ORG. ERGİN SAYGUN ve TÜRK ORDUSUNA BALYOZ - Dr. Tahir Tamer KUMKALE - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









ORG. ERGİN SAYGUN ve TÜRK ORDUSUNA BALYOZ - Dr. Tahir Tamer KUMKALE
Tarih: 09.10.2012 > Kaç kez okundu? 1695

Paylaş


Bugün Türk milleti, muvaffak olduğu her hayatî şeyin kahramanı olarak kendi ordusunu, ordusuna kumanda eden öz evlâtlarından kurulu subaylar topluluğunu, yüksek kumanda kurulunu görmektedir.(Gazi Mustafa Kemal Atatürk - 1931)



21 Eylül 2012’de hukuken lağv edilmiş bulunan Özel Yetkili İstanbul 10 ncu Ağır Ceza Mahkemesinin BALYOZ davası kararları ile Türk ordusuna ağır bir darbe indirilmiştir.





İçlerinde devre arkadaşlarım Orgeneral Ergin Saygun ( 18 yıl hapis) ve Korgeneral Ayhan Taş (16 yıl hapis ) olmak üzere hepsinin suçsuz olduğuna inandığım 330 silah arkadaşıma 16 ile 20 yıl arasında değişen hapis cezası verilmiştir.





250’si tutuklu 365 asker, iki yılı aşkın bir süredir devam eden yargılama sürecinde bedenleri ile tutsak olmalarına rağmen asker ruhlarının asla teslim edilemeyeceğini dik duruşlarını sonuna kadar muhafaza ederek göstermişlerdir.





Balyoz Davası sanıklarından Orgeneral Ergin Saygun son derece bozuk sağlığına rağmen çok büyük çaba göstererek ayakta ve hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Saygun Paşa; tutukluluk süresinde parmakları tutmadığı halde tamamlamaya muvaffak olduğu Kaynak Yayınları’ndan çıkan “TÜRK ORDUSUNA BALYOZ”isimli 414 sayfalık kitabı ile sadece bize değil, gelecek nesillere de örnek olacak muhteşem bir eser hediye etmiştir.





Ergin Saygun Paşa’nın BALYOZ’unu kısa bir sürede okudum. Okurken pek çoğunu meslek hayatımda fiilen yaşadığım olumsuzlukları tekrar hatırlayarak üzüldüm. Kronolojik bir sıra içinde ve konu bütünlüğü takip ederek bildirdiği olaylar dizisinde şahsına ve ailesine, silahlı kuvvetlere, milletimize ve özellikle devletimize karşı yapılan haksız-hukuksuz tutum ve davranışları her Türkün bilmeğe ve tedbir üretmesi gerekenleri acilen uyarmaya hakkı olduğunu düşünüyorum.





Ergin Paşa; kendisine yakışanı yapmıştır. Karşılaştığı haksızlıkları ve yaşadığı hukuksuzlukları belki anlarlar ve ders alırlar diyerek kitaplaştırarak ileride bugünleri yazacak siyasi tarihçilere önemli bir belge bırakmıştır. Değerli kardeşimi Türk milletine böyle bir ölümsüz eser hediye ettiği için kutluyorum. Biran önce sağlığına kavuşmasını, akıcı Türkçesi ile engin tecrübesini aktaracağı daha nice eserlerle aziz milletimizi aydınlatmaya devam etmesini diliyorum.





Ergin Paşa’nın “ Türk Ordusuna Balyoz” kitabı bir kere okununca atılacak kitap değildir. Aslında Türkiyeyi yönetmeye talip olanların mutlaka okumaları gereken bir kitaptır. Bu kitabı sadece okumak da yetmez. Daima el altında bulundurarak tamamen tecrübi olaylara dayanan değerlendirmelerinden yönetimin her safhasında istifade etmek gerekir.





Bugün ülkelerin yönetimine soyunanlar için okullarda 700 yıl önce İbni Haldun’un yazdığı Mukaddime ile 1000 sene önce Nizamül Mülk’ün yazdığı Siyasetname ders olarak öğretiliyorsa ve bu eserler hâlâ canlılığını muhafaza ederek insanlığın yararına kullanılıyorsa, kanaatimce Ergin Saygun’un Balyoz’u da ayni değerleri taşıyacak ve milletimize yol gösterecektir.





Orgeneral Saygun, Balyoz Davası kararlarının açıklandığı gün aynı davada yargılanan silah arkadaşlarına hitaben kızı aracılığı ile aşağıdaki açıklamayı yapmıştır;

"Sevgili silah arkadaşlarım, sağlık sorunlarım sebebiyle bugün yanınızda olamadım. Orada geçirdiğiniz her saniye kalben sizinle beraberdim. Sözde Balyoz davası yeni başlıyor! Sahte CD'leri üretenleri bulana kadar mücadelemiz devam edecek! Sabır baş eğmek değil, mücadeleye devam demektir. Kuvvet onlarda, hak bizdedir! Asıl şimdi başlıyor! Gazanız mübarek olsun!"





Burada “ Gazanız asıl şimdi başlıyor” diyen kardeşimin söylemlerine aynen katılıyorum. Onların suçsuzluğunun ispat edilmesi herbirimizin önünde duran en önemli meseledir. Burada hepimize görev düşmektedir. Türk ordusu komuta kademesinin sahte olduğu defalarca ispat edilen bir CD ile tutsak alınarak devre dışı bırakılabileceğini kabul etmek, bir bakıma yapılan hukuksuzlukları kabul etmek, cumhuriyeti kuran askerlerimizin aklı, gücü ve tecrübesi ile alay etmek yani onu yok saymaktır.





Mahkeme kararları ile 89 general ve amiralinin hapsedildiği Türk ordusunun moral ve muharebe gücüne büyük bir kayıp verdirildiği açıktır. Suriye ile savaş için TBMM’den izin alındığı, komşularımızla büyük sorunların yaşandığı, PKK saldırılarıyla yurdun her köşesinde şehit cenazelerinin kaldırıldığı, her gün oluk gibi asker kanının suladığı Anadolu topraklarında bağımsız kalabilmemiz ancak güçlü bir ordu ile mümkündür. Oysa bugün Türk Ordusu dışarıdan değil, içeriden saldırılarla her geçen gün güçsüzleştirilmektedir.





Balyoz Davası kararlarının açıklanmasını müteakip 18 yıl hapis cezası alan Tuğamiral Ali Sadi Ünsal'ın: "Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları bu karara ortaktır." demesi kanaatimce TSK komuta kademesine gönderilen çok ağır bir mesaj olarak tarihe geçecektir.. Son yıllarda açılandavalarda Genelkurmay Başkanlığının “hukuka saygılıyız” diyerek yapılan açık hukuksuzluklara karşı rütbeli personelini korumayaması düşündürücüdür. Bizzat Genelkurmay Başkanlarının ağzından “Türk ordusuna Asimetrik Psikolojik saldırı vardır “diyerek açıklanmasına rağmen bu tehdide karşı hâlâ hiçbir tedbir alınmamasının mantıki bir açıklaması da yoktur.





Bir önceki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner ve Kuvvet Komutanları “ Hapisteki arkadaşlarımıza yapılan hukuksuzluklara karşı bir şey yapamadıkları” gerekçesi ile istifa etmişlerdir. Bu tespit doğrudur ve ordu kendi personeline sahip çıkamamıştır.





Türk Silahlı Kuvvetleri, milletin ordusudur. Mensupları milletin bağrından çıkan helal süt emmiş vatan evlatlarıdır.. Cumhuriyetimiz bu sorunlu bölgede ancak güçlü bir ordu ile ayakta kalabilecektir. Suçsuz olduğuna inandığım silah arkadaşlarımızın hukuken suçsuzluklarının ispat edilmesi ile Türk Ordusunun halk nezdinde her geçen gün kaybettirilen itibarının yeniden kazanılacağına inanıyorum.





Ergin Saygun Paşa’yı Harbiyede 1964’de bizlere tercümanlık yaptığı ingilizde eğitim filmlerinden beri tanıyorum. 1970-1972’de Ağrı-Patnos’ta 71 nci Top.Tb.da birlikte batarya komutanı olarak görev yaptık. Bekar misafirhanesinde ayni odada kaldık. 1971’de kara havacılık kursunu bitirerek pilot oldu. 1974 Kıbrıs Barış Harekatına helikopter pilotu olarak katılı. Burada bir ilki gerçekleştirdi. İlk defa bir helikoptere silah monte ederek harekâta bu silahlı helikopteriyle iştirak etti. 1976-1978 yıllarındaki Harp Akademileri öğrenimi esnasında israrla silahlı helikopter diyerek önce kurmay subayların beynine sonra Türk Silahlı Kuvvetlerine silahlı helikopter kavramını zorla kazandıran kişidir. Kara Havacılık sınıfının Ergin Saygun’un hizmetlerini unutması mümkün değildir.





Ergin Saygun’un bir diğer özelliği de Türk Silahlı Kuvvetlerinde askeri diplomat olarak tanımlayabileceğimiz ilk ve son subay olmasıdır. Harbokulunda çok iyi İngilizcesi ile hemen temayüz eden Ergin Saygun teğmen rütbesi ile ilk yurtdışı hizmetini 2 yıl Kore’de yapmıştır. Bilahare NATO hizmetlerinde her rütbede uzun süre görev yapmış olması sebebiyle NATO Ülkelerinin üst düzey komuta heyetleri ile yakın arkadaşlık düzeyinde ilişkiler kurmuştur. Bu ilişkiler sayesinde askerlik hayatının her safhasında askeri diplomat gibi görev yaparak milli menfaatlerimizi her platformda başarıyla savunmuştur. Silahlı Kuvvetler Komuta heyetlerinin dış gezilerinde Ergin Saygun daima planlayıcı, koordine edici ve yönlendirici görevler almış ve komutanların aradığı isim olmuştur.





NATO tecrübesi ile Ayazağada bulunan NATO Kolordusunun kurucu komutanı olmuştur. Özetle Ergin Saygun, hiç bir Türk subayında olmayan özel niteliklere sahip mümtaz bir arkadaşımızdır. Devremizin ilk orgenerali olma şerefine erişmiştir. Bizi hâlâ ona bağlayan tek husus aldığı rütbeler hepimizden büyük olmasına rağmen O’nun hep harbiyeli Ergin kardeşimiz olarak kalabilmiş olmasıdır. .





Ergin Paşa ile 1970’de başlayan dostluğumuz her seviyede ve her zaman ayni saygı ve sevgi çerçevesinde devam etti. 2009’da emekli olduğunda T.C.Devletinin böyle yetişmiş ve bilhassa dış görev tecrübesi olan bir beyinden dış ilişkilerimizde mutlaka istifade edileceğini düşünüyordum.. Çünkü ülkemizin böyle iyi yetişmiş mümtaz beyinlere şiddetle ihtiyacı olduğunu biliyordum. Ama kural bu defada değişmedi. Bu ülkeye sıdkı sadakat ile hizmet etmenin bedelinin daima cezalandırılmak olduğunu çok iyi bilmeme rağmen Ergin Sayguna yapılan muameleyi bir türlü kabullenemedim.





Korede gördüğü kurslarla kazanmış olduğu uzakdoğu sporları kuşakları sayesinde son derece sağlıklı ve zinde bir vücut yapısına sahip olduğuna yakinen şahit olduğumuz Ergin Paşa, bugün telafisi imkansız sağlık sorunlarıyla adeta hayatta kalma mücadelesi vermektedir. İçine düşürüldükleri haksız muamelenin yarattığı psikolojik baskının sağlık sorunlarını nasıl etkilediği hususuna kitabında örnekleriyle yer vermiştir.





Yüce Allah, verdiği canı sonlandıracağı zamanı yine kendisi biliyor. Ama Ergin Paşa’nın mevcut sağlık durumunu dikkate alınmadan hapishaneye gönderilmesi gerçekten büyük bir risk taşıyordu. Tedavi imkanı olmadığını bile bile O’nu hapse gönderenler her halde ne yaptıklarının ve nasıl yanlış içinde olduklarının farkındadırlar.





Kitabı okurken anladımki hiç bir güç onun harbiyeli ruhunu öldüremeyecektir.. Onu sindiremeyecektir. Devlet ve millet yolunda verdiği hizmet mücadelesinden asla döndüreyecektir. Ama şimdi O’nun ve ailesinin her zamankinden fazla biz silah arkadaşlarının desteğine ve özellikle sağlığı için dualarımıza ihtiyacı vardır. Allah Ergin Paşamız ve ailesine sabırlar versin. Elbet bu günlerde geceçektir. Türk askerine karşı yürütülen kirli asimetrik psikolojik savaştan Türk ordusu mutlaka galip çıkacaktır.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 15
Dün Tekil 880
Bugün Tekil 708
Toplam Tekil 1641943
IP 50.16.17.16






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































10 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Yüksel Türk; senin için Yüksekliğin Hududu Yoktur. (Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.382 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu