BİR DOKUNUP BİN AH İŞİTMEK - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BİR DOKUNUP BİN AH İŞİTMEK - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK
Tarih: 28.09.2012 > Kaç kez okundu? 1848

Paylaş


İki hafta önce sitemizin bu köşesinde ‘Bir Yolculuğun Düşündürdükleri’ başlıklı bir yazı yayınlamıştım (www.turansam.org/makale.php?id=5134). Yazım 6 internet sitesinde daha ve 3 de gazetede yayınlandı.



Bu yazıyla ilgili çok sayıda okuyucu yorumu aldım. Bunlardan üçünü seçip görüşlerinize sunuyorum:



1. Mesaj: İstanbul, M. Cihangir







Elinize sağlık; yazdıklarınızın çok fazlasını söylediğinizi duyar gibi oluyorum, dilinize sağlık! En ebleh dört ayaklı yaratığı eğitsen, bazı vatandaşımızdan daha medeni hareket eder.



Yıllar önce bir gece vakti, Irak'ta bir görevliye "tuvalet nerede?" diye sormuştum; yüzünü sahraya çevirdi ve "küllü sahra tuvalet" diye cevap verdi. O günden beri nerede bir pislik görsem, Arabın bu sözü aklıma gelir.



Vatandaşlarımızın da "çöplük" yaklaşımı çok benzer. Adeta "bütün memleket çöplük" felsefesiyle hareket ediyorlar. Vatandaşımız kazuratını; yollara, kaldırımlara, piknik yerlerine, velhasıl nereyi bulursa, saçıyor. Utanmıyor, sıkılmıyor. Ar damarı çatlamış. Müdahale etsen, ya pişmiş kelle gibi sırıtıyor veya saldırıyor. Cevap veremeyince, "ısırmaya" teşebbüs ediyor. Maddeten belirli bir refah seviyesine gelindi; (tabii ki çok fakirlerimiz de var), ancak ruhen ve fikren hızla gerilediğimiz kanaatindeyim. Yoksa boynu yularlı-yularsız, altında araba (lüks-normal, otomobil, jip, kamyon, otobüs fark etmez) tasmasız bir sürü it, ortalıkta dolaşmazdı.



İslâhiye’de olduğu gibi, yaklaşık 40 yıl önce bir belediye başkanı, bir ilimizin İstasyon Caddesi’nin iki tarafındaki devasa çınar ağaçlarını katledip, yolu damdazlak ederek genişletmişti.



İstanbul’da Fatih-Edirnekapı arasındaki devasa ağaçlar da bizim üniversite yıllarımızdan önce katledilmemiş mi?



İslâhiye geç (!) kalmış; bu farkı (!) kapatmak için, bütün ilçede "çevre düzenlemesi"ne (!) başlamalı… Seçim de yaklaşıyor. Vatandaşın cebinden çevreyi katlediyor. Böyle garip bir millet görülmemiştir: Ödediğimiz vergileri harcayarak yani bizim kesemizden hovardalık yaparak “beldemizi/ ilçemizi/ şehrimizi katletsin” diye, başkan seçiyoruz. Sonra da lâf ediyoruz. Çünkü problem seçilende değil, seçenlerde. Seçilen, bir kişi; seçenler, adı üstünde: seçmen! Örnek kütle (seçilen), ana kütlenin (seçmen) bütün özelliklerini yansıtıyor. Daha ne olsun… İşi ehline vermeyip, parti büyüklerimizin tensip buyurduklarına verirsek, sonucuna da katlanmalıyız. Kimi, kime şikâyet ediyoruz? Kendimizi, kendimize şikâyet etmemiz gerek!



Çevre düzenlemesinin çağdaş adı da "peyzaj" oldu. Malum, her konuda çağı yakalıyoruz, hatta aşıyoruz... Kelimeleri yabancılaştırdıkça, kendimize de yabancılaşıyoruz. Adam olduğumuzu zannediyoruz; cudam olduğumuzun farkında değiliz.



"Neye layıksanız, onunla idare olunursunuz" buyuruluyor. Bu millet demek ki böyle idarecilere lâyık. Böyle başa, böyle tarak… Rabbim'in merhameti olmasa, çok daha kötü idarecilerle karşılaşabiliriz. Bu azgınlık, hayra alamet değil!



Bir yaz yazdınız, dertlerimi depreştirdiniz. Söyleyecek, yazacak çok şey var; ama dinleyen, anlayan yok. Olsun. Belki, bir gün birileri çıkar.



Vesselam…



* **

2. Mesaj: Elazığ, M. Kebir



Hocam,



İslâhiye - Gaziantep arası karayolundan hiç yakınmamışsınız? Doğrusu garipsedim. Hele İskenderun’dan, Kırıkhan üzeri İslâhiye’ye sakın gitmeyi denemeyin. Yolda arabanızın rotilleri kırılır, süspansiyonları dağılırsa hiç şaşmayın. Benim en çok kullanmak istediğim bu yol belki de benim şansızlığımdan dolayı, kimsenin dile getirmediği bir yol? Hayret ediyorum. Bu yolu dile getirin Hocam. Getirin de, ben de Elazığ-İskenderun arasında yaptığım yolculuktan biraz zevk alayım. Gerçi seyyahlık bana göre değil, onun için de söylemiyorum... Ama bu güzergâhtan gitmek ve dönmek artık bizim için vazgeçilemez bir zorunluluk...



Hani derler ya; 500.- liralık bir dikiş makinesi, 50 kuruşluk iğneyle işlevini yapar. Benim yorumum da o hesap… Bakarsınız ilgililerin dikkatini çeker de el atarlar.



Şu anda ne düşünüyorum biliyor musunuz? İslâhiye’nin toz biberine düşkün olduğum için -biliyorsunuz Gaziantepliler cırtlak kebabına Diyarbakırlılar da ciğer kebabına düşkündür- Elazığ-İskenderun arası dönüşümde mutlaka Nurdağı kavşağından İslâhiye-Kırıkhan üzeri İskenderun'a dönüyorum. Tabi bu hareketimle İslâhiye’de bazı şeyler dikkatimi çekiyor. Bunun en başta geleni, İslâhiye’nin semt pazarının açık arazide çok dağınık olması... Diyorum ki, yorumumu yayınlatacağınızı bilsem, İslâhiye’ye güzel bir semt pazarı kazandırılması dileğimi bildirirdim.



Sizi gurbette hüzünlendirmek istemiyorum ama Hocam, inanın İslâhiye’nin pazarı hem çok güzel, hem de ucuz ve de kaliteli...



***

3. Mesaj: Ankara, C. Özkan



Yine seyahat anılarınızla bizi de memleketinize götürdüğünüz için teşekkür ederim hocam.



Ben de sizinle bir anımı paylaşmak isterim.



Fırsat buldukça ben de karayoluyla gezmeyi severim. Esasında beyin yorgunluğu denen bitkinliği yatarak atamadığımı, yol giderken dinlendiğimi düşünüyorum. Bu sebeple sık sık uzun yola çıkarım. Bir gün İstanbul'dan çıkmış Nevşehir, Kırşehir, Kayseri tarafına giderken bir dinlenme tesisinde durdum, aracımı park ettim. Tam araçtan indim tesise girerken bir tabelâ gözüme çarptı. Tabelâda "Sayın müşterilerimiz lütfen tesisimizi temiz tutunuz. Çöpleri toplamak maliyeti arttırdığından dolayı fiyatlarımızı yükseltmek durumunda kalıyoruz. Sizlere düşük fiyatlarla hizmet vermek isteriz." yazıyordu. İşte o an yüzümde önce bir gülümseme oldu, ancak düşününce durumun vahametini anladım. İşletmeci resmen isyan etmiş, isyanın sesiydi bu… Maalesef ki millet olarak evimizin içine ne kadar titiz isek, kapımızın önüne o kadar duyarsızız.



Duyarlı insanlarımıza teşekkür ediyorum.







Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 19
Dün Tekil 767
Bugün Tekil 595
Toplam Tekil 1637656
IP 54.205.150.215






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































5 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Üstümüze kılıç çekilmedikçe, ülkemize girilmedikçe, teb'ama cefa edilmedikçe Bizden kimseye zarar gelmez. (Fatih Sultan MEHMET)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.597 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu