ÜLKE VE İNSANLAR KAMPLARA AYRILIRSA… - Necdet SİVASLI - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









ÜLKE VE İNSANLAR KAMPLARA AYRILIRSA… - Necdet SİVASLI
Tarih: 25.09.2012 > Kaç kez okundu? 1708

Paylaş


BAŞKENT GÜNLÜĞÜ / NECDET SİVASLI



e.mail: necdetes@mynet.com



ÜLKE VE İNSANLAR



KAMPLARA AYRILIRSA…



Balyoz Davası sonunda sanıklara verilen cezalar, çeşitli platformlarda tartışılıyor. Genel olarak cezaların ağırlığından, çoklarının bunu hak etmediğinden yakınılıyor. Bize göre de kamu vicdanı rahat değil ve kanıyor. Bütün bunlar, “Adalet mülkün temelidir” sözünün artık sadece sözde kaldığını gösteriyor. Bugün dikkat edilecek olursa hukukçular, köşe yazarları, siyasiler, eski askerler yaptıkları açıklamalarda cezaların ağır olmasından, hukukun bundan sonra daha da tartışılacağı konusunda bir noktada buluşabiliyorlar.



Zaten Türkiye, çok sıkıntılı bir dönemden geçiyor. İçeride PKK belası ile uğraşıyoruz ve bu mücadelede bir sonuç da alamadık. Ekonomide ibre eksiye doğru kayıyor. Bütçedeki açık kapatılamıyor ve zam sağanağı başladı. Yanı başımızda Suriye sorunu bizi her an vakumlayıp içine çekebilir, endişeliyiz.



HUKUK TARTIŞILMAYA BAŞLADI



Günlerdir Antalya’dayız. Turizmin başkentinde bazı vatandaşlarla ve meslektaşlarımızla da görüşme fırsatımız oldu. Geçenlerde de Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Can Ataklı ile Halkın Gündemi”nde Kültür Merkezi’ndeki söyleşiye katıldık. Salonu dolduranlarla da konuştuk. Balyoz Davası, her ortamda tartışılıyor. Herkes huzursuz, geleceğinden umutsuz görünüyor. Hukukun da böylesine çiğnenmesinden rahatsız olanların bu rahatsızlığının her tarafına yayılmış olduğu izlenimini edindik.



Gazeteci arkadaşımız Can Ataklı da konuşmasında Balyoz Davası’nda verilen cezalara değindi ve “ Maalesef Türkiye’de insanlar kamplara ayrılıyor. Bunu çok da tehlikeli buluyorum. Balyoz Davası’nda verilen kararlar adeta bir intikam havası yarattı ki bunun gelecekte nelere mal olacağını tahmin bile edemiyorum” diyerek kaygılarını dile getirdi.



Can Ataklı, güncel konuların hemen hepsine değindi ve görüşlerini dile getirdi. Yerimiz kısıtlı olduğu için bu konuşmadan fazla alıntıyı sizlerle paylaşamıyoruz. Ancak Ataklı’nın “Hukuka kimsenin güveni kalmadı” dediğinin de altını çizelim. Eğer, bir ülkede hukuka güven kalmamış ve tartışılır hale geldiyse orada demokrasiden söz edilemez. Bunu da biz söyleyelim.



Çok uzaklara gitmeye gerek görmüyoruz. Başbakan Erdoğan yaptığı açıklamada “Biz yargıya gereğini söyledik” diyebiliyorsa, bu ülkede hukuk tartışılır hale gelmez mi?



ASKER ÜZERİNDE OYUN OYNANIYOR



Biz her zaman şu görüşümüzü dile getirdik:



Darbelere kesinlikle karşıyız. Askerler arasında bu görüşte olanlar olabilir. Bunlar her zaman ayıklanmışlardır. Kaldı ki, Türkiye, bugüne kadar üç askeri darbe yaşadı. Bu darbelerin arkasında da Amerika’nın var olduğunu bilmeyen mi var? Bugüne gelecek olursak, artık Türkiye’de bir darbenin olmayacağı 1990 yılında belli olmuştur. Çünkü Sovyetler Birliği’nin parçalanması ile Türkiye’nin bekçilik görevi de sona ermiştir. Konuyu bu boyutu ile ele alacak olursak, askerlerin bir ABD desteği ve oluru olmadan ayağa kalkmaları ve darbe yapmalarına olanak yoktur.



Darbe teşebbüsü nedeni ile ve düzmece belgelerle askerler üzerinde oynanmak istenilen oyunların da her zaman karşısında olduk. Bunun, askeri yıpratmaktan, çökertmekten başka bir işe yaramayacağını söyledik. Bugün, bunu yaşıyoruz.



Yapılan uygulamalara baktığımızda adeta askerlerden bir intikam alındığı izlenimi ediniyoruz. Çokları da bunu açık dille ifade edebiliyorlar. Bunun bir yararı olabilir mi? Bu uygulama bir noktada Türkiye’nin askeri bakımından zayıf düşürülmesi demektir. Dış basına baktığımız zaman, bizimle aynı görüşleri paylaştıklarını da görüyoruz.



İNSANLAR KAMPLARA AYRILIYOR



Burada önemli olan, ülkenin, insanlarımızın, medyanın kamplara ayrışmış olmasıdır. Birçokları verilen bu cezaları kasıtlı ve ağır bulurken, bir kesim adeta bayram ediyor. Korktuğumuz, istemediğimiz bir ortama sürükleniyoruz. Ülke ve insanlarımız kamplara ayrılıyor. Bu da bölünme sürecini hızlandırır. Ülkenin çok büyük bir bölümü kan ağlarken, diğer bir bölümü adeta bayram ediyor. Mutsuzlarla, mutlular ayrı kamplardalar. Böyle bir ülke, böyle bir ülke yönetimi olabilir mi? Böyle bir durumda olan ülkemiz için demokrasiden söz edilebilir mi?



Ülkenin ve insanlarımızın kamplara ayrılması Balyoz Davasındaki sonuçlarla da sınırlı kalmayabilir. Bugünkü AKP Hükümeti ve Başbakan adeta işi kışkırtmaya varan noktalara getiriyor. Bugün Suriye’de yaşananlar ve gelecekte hem bizi, hem de bölgeyi kasıp kavuracağına inandığımız mezhep ayrışması da ensemizde hissettiğimiz büyük bir tehlikedir. Bunun mutlaka iyi okunması gerekiyor.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 15
Dün Tekil 763
Bugün Tekil 531
Toplam Tekil 1636825
IP 54.211.191.72






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































4 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.716 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu