Bolivya’ya Az Kaldı! Petrolüm Nerde? - Mehmet Turan - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Bolivya’ya Az Kaldı! Petrolüm Nerde? - Mehmet Turan
Tarih: 23.04.2009 > Kaç kez okundu? 2238

Paylaş


1972 Bolivya’sını hatırlar mısınız ? Hani halkın , zaten kendisine ait olan madenleri , kendi ülkesinde , üstelik iki kez satın aldığı dönemi.Bolivya çinko ve kurşun madenlerinin zengin olduğu bir güney Amerika ülkesidir (Bu madenler daha sonradan üç burjuva ailesinin tekeline dahil olmuştur).Her ne kadar 1955 yılında madenler millileştirilse de , 1966 yılında yaklaşık 200 bin dolar gibi bedava sayılabilecek bir ücrete M.Choscild adında bir işadamına satıldı.Daha sonraları ise madenlerin %49 luk hissesi U.S Steel Corporation ve Engelhards Minerals and Chemicals adlı iki şirket bünyesine girdi.

O dönemde dikkat edilecek bir husus da Gerenal Torres’in madenleri millileştirmek istemesi üzerine sağcıların darbesiyle alaşağı edilmesidir. Bu nasıl milliyetçilik orası da tartışmalıdır. O dönemin solcuları bu madenlerin devletleştirilmesi gerektiğini savunurken tam tersine yancı kesim emperyalizmden haz duyar bir şekilde , sanki çok rahatmışçasına tavır takınıyordu.Bugün o ülkede yaşanan olaylar dünyada büyük yankılar bulmuş ve diğer sağcılarında zan altında kalmasını sağlamıştır.

Üstelik bizim ülkemizde dört veya beş darbe bugün tencit pilavı gibi ısıtılıp cahil halkın önüne konulurken ; Bolivya ‘da sadece 1825 ‘den 1970 ‘ lere kadar değişen 187 hükümetin 170’ i darbeyle değişmiştir.Tabii şunu da belirtelim.Bu darbelerle başa gelen insanlarında hemen hemen aynı fikirde ve “maşa” olmalarının bile onları kurtaramadığını görmek gerekir.

Bolivya’da ölen Che Guevara ‘nın da hakkını burada vermek gerekir. Bizim ülkemizde ki solcuların yamuk olmasından dolayı halkımız ondan da pek haz etmemektedir.. Ama hiçbir askeri operasyona bile ihtiyaç duymadan bir ülkenin böyle göz göre göre işgal edilmesine seyirci kalmayan bir insandı kendisi. Özellikle de milyonlarca insanı kendi keyif ve açgözlülükleri uğruna katleden : insanlığın yüz karaları Lenin ve Stalin ‘ i onunla aynı kefeye koyanlara da bunu hatırlatmak isterim.

Bolivya’da insan ömrünün yaklaşık 40 yıl olduğu , üstelik geçen bu kırk yılında fakirlik , yoksulluk ve hastalık içinde adeta sürünerek geçtiğini okuyanlar bilir..Buna boyun eğmek ne Müslümanlığa ne de insanlığa sığar bunu da kabul edilmesi gereken bir gerçektir..

Her neyse darbeyle gelen Barzel tazminat olarak 8 milyon dolar değer biçilen madenlerin hisselerini geri almak için iki firmaya mecburi olarak 13,4 milyon vermeyi kabul etmiştir. Fakat acıdır ki parası olmadığından ,bu ücreti üç Amerikan bankasından kredi çekerek temin etmiş ve yaklaşık faizleriyle birlikte 18 milyon dolar ödemek zorunda kalmıştır.

Peki şimdilerde durum nasıl ?

Daha geçen günlerde Bolivya ‘nın bu seferde petrol ‘ü gündemdeydi .Tıpkı Zeynep güneş ‘in de dediği gibi Bolivya hem Amerika kıtasının en zengin doğalgaz yataklarına sahip fakat hemde en yoksul ülkeler sıralamasında en başlarda. Ülkenin dış borcunun 16 katından çok daha fazla olan , 100 milyar doların üzerindeki petrol ve doğalgaz rezervlerine rağmen Bolivya’ lıların %65 ‘i yoksulluk sınırının altında yaşıyor.Buna rağmen petrol tekelleriyse yatırdıkları her 1 dolar karşılığında 10 dolar kazanıyor.

Bolivya’yı fazla uzatmak istemiyorum. Çünkü yazmaya kalksak sayfalar yetmez. Ama aynı şekilde dünyanın öteki ucunda farklı bir millet , hemde geçmişinde dünyayı yönetmiş bir millet onu hızla takip ediyor.

Türkiye’de de durumlar pek iç açıcı değil. Dünya’nın en verimli on toprağından birine sahip Türkiye’nin dünya tarımına ve tüketimine katkısı nedir ? Hatta dünya tarımından umudumu kestim ! Kendi insanına katkısı nedir ? Birilerinin boy boy reklamlarını izlesek de bir soruyu sormadan geçemeyeceğim: Madem o kadar iyisiniz , neden bugün çayı bile ithal eder hale geldik ? Ne hikmetse İMF ‘nin ( sağolsunlar ) dün : “Sen Tarım toplumusun, toprakların elverişli. Avrupa da zaten sanayi kuruluşları var. O yüzden sen sanayini geliştirmek yerine Avrupa’nın gıda ihtiyacını karşıla.” gibisinden verdiği emirler sayesinde sanayimizin geri kaldığı yetmedi. Son yirmi yılda da : “Türkiye Bilim ve teknoloji cenneti olacak! ” , “Türk ekonomisi hızla gelişiyor.” , “Gelişen sanayi sektörü!” gibi ucuz sloganlarla o en çok bildiğimiz tarım işini de yapamaz hale geldik.

Diyelim ki tarımı da bıraktık. Yıllardır bor madenlerini işletecek firmanın çıkmamasının nedeni nedir ? Bu ülkede hiç mi zengin yoktu ? En lüks Amerikan taklidi Türk ekonomi dergilerinde muhabirlerin öve öve bitiremedikleri , son teknolojiyi iş yerlerinde barındıran , müthiş ekonomik stratejileri olan işadamları her sektöre el attılarda bir madenleri mi çıkartamadılar ? Çıkartamadılar diyince bozulurlar. Onların güçleri her şeye yetermiş ya.O yüzden ağabeyleri izin vermediler ve çıkartmak istemediler desem daha hoşlarına gider heralde.Çünkü zaten Emperyalistlerle işbirliği yapmaktan artık gocunur halde değiller.Bunun adı da stratejik ortaklık oldu.Onlar ceplerine girene , çıkana bakarlar.Bizim bu laflarımızı televizyonlarında , gazetelerinde söylendirenleri de işte ancak yok etmeye çalışırlar.O yüzden en kral solcularımız bugünlerde sosyetenin en gözde isimlerinden oldu ya! Geçen yıl bu bor madenlerinden 300 milyon dolar ihracat yaptık.Hani şu dünya rezervinin kimisine göre %90 ‘ı , kimisine göre %75 ‘i bizde olan , elektrikten , nükleer enerjiye , otomobil yakıtından daha akıla gelmeyecek bir çok derde deva olacak bor madenleri.Üstelik şimdilerde bor madenlerinin özelleştirildiğine ilişkin haberler internette sürekli dolaşıyor.Ama resmi birkaç kişi bunu yalanlıyor.Etibank ‘ın bünyesinde bulundurduğu madenleri eğer ileride iki kez satın alırsak hiç şaşırmayalım! Aynı şekilde bir çok devlet kurumunu özelleştiren devlete sağcılarımız hangi cesaretle destek verdiler onu da anlamış değilim? Bunun vebalini de nasıl ödeyecekler orasını Allah bilir.

Hadi onu da geçtim. Yıllardır uluslar arası bilim adamlarınca yapılan araştırmalara dayanarak ülkemizde çıkmadığına inanılan petrol rezervleri ne oldu da son üç dört aydır bereket fışkırır gibi bir anda çıkıverdi ? Yoksa çok bildiğimiz halk arası rivayet doğru muydu ( Hani şu yabancı şirketlerin bizim memleketlerimizde bulup üzerini beton dökerek kapattıkları meşhur hikaye ) ? Çıkan bu petroller yıllardır Türk milletinin en büyük sıkıntısı olan işsizlik sorununa ya da yabancı ülkelerden kazık yiye yiye doyamadığımız ama eli mahkum olarak aldığımız doğalgazın ve petrolün fiyatlarına etkisi olur mu ? Unutulmasın ki ülkesinde petrol çıkmayan Yunanistan bizden çok daha ucuza petrol ve doğalgaz ‘a sahip olabiliyordu.Yoksa kurmayı düşündükleri Kürt devletine maddi kaynak olabilir mi ? (ASLA düşünmek bile istemiyorum ) Ya da kabul ettirecekleri Ermeni sorununun tazminatını bu petrolle ödetebilirler mi ? Onları da ilerleyen yıllarda New York Times , Washington Post , Daily News gibi gazeteleri okuyan sözde antiemperyalist aydınlarımız sayesinde biraz geç de olsa öğreneceğiz.Umarım elde avuçta bir şey kalmadan tehlikeleri sezerlerde çocuklarımızda rezil bir hayat yaşatmayız.

Ama merak etmeyin bizim başımızdakiler tıpkı zamanında İsrail lideri gelip bu ırmağı (yani su kaynağını) alıcam dediğinde nasıl boyun eğdiyse yarında eğmesini pekala bilecektir.

Ne Avrupa Birliği’nin , ne IMF ‘nin ne de çıkan madenlerin işçilere bir faydası olacağını zannetmiyorum.İspatını az önce okudunuz.Kırk yıl öncesinin Bolivya’sı ile günümüz Bolivya’sı arasındaki fark neyse , kırk yıl öncesinin Türkiye’siyle de bugün aynen karşı karşıyayız.Sadece sömürenlerin : bizi tahammül edebileceğimiz derecede soymalarını , verdikleri teknoloji ve nimetlerle(dikkat edin nimeti ALLAH verir.Ama birileri için artık başkaları da vermeye başladı)kendimizi eskiye nazaran iyi hissetmemizi ve bu sayede uyutularak buna sessiz kalmamızı sağladıklarını görebiliyoruz.Her ne kadar varlık içinde yokluk yaşayan dünyanın iki farklı ülkesi de olsa , ezilen her zaman en altta olanlardır. Protesto ve mitinglerle dolu gerçek zulmün yaşandığı Bolivya ile ceplerde son model telefonların olduğu , son model lüks arabalardan birinden inilip ötekine binildiği , en batılı (onlara göre çağdaş) ahlaksız filmler izlendiği ve ayaklardan converse’in çıkmadığı , ellerden Coca Cola ‘nın düşmediği fakat sözde işçi haklarından dem vuran insanların mitingleriyle geçecek yeni bir yüzyılın onda birini geçirmiş bulunmaktayız.Bunlar unutulmasın çünkü orası Bolivya ise Burası Türkiye !





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 25
Dün Tekil 813
Bugün Tekil 803
Toplam Tekil 1641158
IP 54.167.149.128






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































9 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Onlara Allah Türk Adını verdi ve Onları yeryüzüne hakim kıldı.
(Kaşgarlı MAHMUT)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.098 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu