NEREDE KALDI BİZİM KÜRESEL GÜÇ OLMA İDDİAMIZ? - Necdet SİVASLI - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









NEREDE KALDI BİZİM KÜRESEL GÜÇ OLMA İDDİAMIZ? - Necdet SİVASLI
Tarih: 05.09.2012 > Kaç kez okundu? 1752

Paylaş


BAŞKENT GÜNLÜĞÜ / NECDET SİVASLI



e.mail: necdetes@mynet.com



NEREDE KALDI BİZİM KÜRESEL



GÜÇ OLMA İDDİAMIZ?



Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye krizi ile başlayan süreçte yaptığı konuşmalarda şöyle diyordu:



“ Türkiye, bölgesel güçtür ve küresel düzeyde de etkin olma yolundadır. Ortadoğu’da yapılacak her türlü düzenlemede Türkiye etkin rol oynayacak güce kavuşmuştur.”



Biz, o dönemlerde yazdığımız yazılarda, ülkemizin böyle bir saygınlığının bize gurur vereceğine değinmiş ve “ Ancak, egemen güçler buna izin vermez. Türkiye’nin önünü tıkarlar. Özellikle de ABD, bölgede güçlü bir Türkiye istemez” demiştik. İçinde bulunduğumuz duruma baktığımızda bazı şeyleri çok daha açık biçimde görebiliyoruz.



“TÜRKİYE BOYUNUN ÖLÇÜSÜNÜ ALDI”



BM Güvenlik Konseyi’nin Suriye ile ilgili toplantısındaki gelişmeler, bizim bu görüşümüzü haklı çıkarmıştır. Davutoğlu, Konsey toplantısında büyük hayal kırıklığı yaşamış, Suriye konusunda isteklerinin hiç birisine olumlu yanıt alalamıştı. Bu konuda yazdığımız yazılarda da “Suriye konusunda yalnızları oynuyoruz” demiştik.



Şimdi, içinde bulunduğumuz bu durum karşısında bırakınız küresel güç olmayı, bölgesel güç bile olamayacağımız açıkça ortaya çıkmıştır. Güvendiğimiz dağlara kar yağmıştır. Bizi, Suriye’ye müdahaleye zorlayan Suudi Arabistan ile Katar bile, akın akın gelen mültecilere yardım konusunda arazi olmuşlardır. Özetle, Batılı bazı gazetelerin yazdığı gibi, “Türkiye boyunun ölçüsünü almış” olmaktadır.



Bize göre, bu durum dış politikada bir yenilgidir.



Batılı müttefiklerimizin bile geri çekildiği, Suriye batağında kaderimizle baş başa kaldığımız bugünkü tabloyu başka ne şekilde değerlendirebiliriz? Bir yandan içte PKK terörü ile uğraşırken, diğer yanda Hatay’a akan ve sürekli sorun yaratan mülteciler konusu öyle görünüyor ki daha uzun süre Türkiye’nin başını ağrıtacaktır.



DAVUTOĞLU’NUN YENİLGİSİ



Şimdi Dışişleri Bakanı Davutoğlu “BM sistemi kilitlendi” diye şikâyette bulunuyor. Bakanın böyle bir şikâyette hakkı yoktur. BM Güvenlik Konseyi’nin nasıl ve hangi şartlarda çalıştığını en iyi bilmesi gereken Dışişleri bakanıdır. Eğer, bu işleyiş şeklini bilmiyor ve şikâyette bulunuyorsa, bu daha büyük bir gaf ve yanılgıdır.



Baştan bu yana BM’nin daimi üyeleri Rusya ve Çin, çalışmaları zaten kilitledi, tavırlarını ortaya koydular. BM’nin dışında NATO’dan umutlanan Davutoğlu’na, buradan da tokat gibi bir yanıt geldi. NATO, özellikle Suriye topraklarında oluşturulması istenilen tampon Bölge için “Bu imkânsız” dedi. Güvendiğimiz bütün kapılar yüzümüze kapandı, güvendiğimiz bütün dağlara maalesef karlar yağdı.



Bütün bu gelişmeleri alt alta koyduğumuzda ortaya çıkan tablo, Türkiye’nin dış politikada bir yenilgisi mi, değil mi? Öncelikle bizi yönetenlerin buna yanıt vermesi gerekiyor. Eğer, güçlü bir devlet yapımız olsaydı, bu gücümüzü kullanabilir, hem Batı’yı, hem Doğu’yu harekete geçirebilirdik. Bunu da başaramadık. Sözümüz dinlenmiyor. Önümüz açılmıyor. Bu durumu nasıl izah edilebilir? Kaldı ki, Suriye krizi daha da büyümeye başladı. Bundan sonra nasıl gelişmeler olur, bunu kestirmek bile mümkün değil.



ÇARESİZLİK İÇİNE DÜŞTÜK



Bölgesel veya küresel güç olma konusundaki iddialarımız maalesef iflas etmiştir. Türkiye olarak Suriye konusunda ortada kaldık. Bizi bu işin içine atmak isteyenlerin hiç biri hem yanımızda yok, hem de yardım etmemek için çeşitli bahaneler üretiyorlar. Dikkat ediniz, önümüz kış. Acaba, bu şartlarda bu mültecilerin barınması nasıl sağlanacak? Daha ne kadar sıkıntılar ortaya çıkacak. Bütün bunların da iyi hesaplanması gerekiyor.



Eğer, daha önceki durumlarda dolduruşa gelip, Suriye’ye saldırmaya kalkmış olsak acaba durum ne olurdu? Mülteciler konusunda bizi yalnız bırakanlar böyle bir çatışmada yanımızda yer alırlar mıydı? Aslına bakılacak olursa, çok daha büyük tehlikelerden direkten dönmüş olduğumuzu görüyoruz.



Şimdi, bakıyoruz Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Suriye konusunda artık eskisi kadar asıp kesmiyorlar. Geri adım atmadıklarını ima eden sözler ediyorlar ama içinde bulundukları çıkmazdan nasıl kurtulacaklarının da hesabını yapıyorlar. Bu bataktan çıkılabilir mi, hiç sanmıyoruz çünkü iş işten çoktan geçti. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, komşumuz İran ile de aramız açıldı, Rusya ile karşı karşıya geldik. Daha da açıkçası, çaresizlik içinde kıvranıp duruyoruz.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 17
Dün Tekil 863
Bugün Tekil 630
Toplam Tekil 1639382
IP 54.166.89.187






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































7 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


TÜRK, Yıldırımdır, kasırgadır, Dünyayı aydınlatan güneştir
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.597 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu