Sora Sora Bağdat Bulundu - Prof. Dr. İsa Kayacan - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Sora Sora Bağdat Bulundu - Prof. Dr. İsa Kayacan
Tarih: 15.04.2009 > Kaç kez okundu? 2495

Paylaş


Sora Sora Bağdat Bulundu (1)

Atasözlerimiz arasında yer alanlardan; Ana gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz… Sora sora Bağdat bulunur.

Bizde, sora sora Bağdat’ın nerede olduğunu öğrendik ve 27–30 Mart 2009 tarihleri arasında, Irak Gençlik ve Spor Bakanlığının davetlisi olarak Fuzuli Festivaline katılmak üzere Bağdat’a gittik.

Ankara’dan, Irak Türkmenlerinin Türkiye Temsilcisi gibi çalışan, başarılı hizmetlerin altına imza atan Şemsettin Küzeci’nin organize ettiği bu seyahate Türkiye’den Dr. Mehmet Sılay, İsa Kayacan, Hayrettin İvgin ve Şemsettin Küzeci katılırken, Azerbaycan’dan, Prof. Dr. Muharrem Kasımlı, Doç. Dr. Galibe Gültekin, Ekber Goşalı, Osman Enveroğlu, Gülaye Şınıxlı, İlham Askeroğlu katıldı.

Ankara-İstanbul, İstanbul- Bağdat yolculuğundan sonra Bağdat’a inişimizde, bizi, 275 milletvekilinin bulunduğu Irak Parlamentosunda yer alan Türkmen Milletvekillerinden biri olan, Türkiye’ye sık sık gelişiyle tanıdığımız Fevzi Ekrem Terzioğlu ve Bakanlık yetkilileri karşıladı.

Bağdat Hava alanı ve terminali yeniden düzenlenmiş. Şehrin girişi ve bütününde sık sık kontrol noktalarının bulunuşu dikkat çekiyor. Beton duvarlar-korunmalar, Irak’taki ABD işgalinin izleri ve keskin görüntüleri olarak karşımıza çıkıyor. Bize eskortluk yapan resmi korumaların bulunduğu arabanın açtığı yollar, istenilen-beklenilen hızlılık içinde açılmıyor. Kontrol noktalarındaki kısa beklemeler, kısa konuşmaların sonucunda yolumuza devam edişimizle ilk planda bir veya iki katlı, üstleri beton evlerle binalarla karşılaşmamız yanında hurma ağaçları sıklık içindeki görüntüleriyle dikkat çekiyor.

Bağdat merkezinde kaldığımız otelin adı: Al-Mansur Hotel. Beş yıldızlı. Irak’ta 37 Bakanlık bulunuyor. Bunlardan bir tanesi Gençlik ve Spor Bakanlığı Türkmenlere verilmiş. Irak’ın 73 Büyükelçisi var dünyanın değişik ülkelerinde. Bu büyükelçilerden sadece birisi, Azerbaycan Büyükelçisi Türkmenlere verilmiş.

Gençlik ve Spor Bakanı Casım Muhammed Cafer 27 Mart 2009 tarihi akşamı bizlere bir akşam yemeği veriyor. Burada, güler yüzlü ve sonraki günlerde görüp alkışlayacağımız, sanat ve edebiyata, şair ve yazarlara vakit ayıran, örneğin ertesi günü gerçekleştirilen Fuzuli Festivali konuşma-tebliğ sunma, şiirlerin okunması süresince salonda oturarak bizlerin takdirini kazanan bir bakan olarak belleklerimizde yer edişini, alkışlarımla kaydetmeliyim.

28 Mart 2009 Cumartesi günü Fuzuli Festivali’nin gerçekleştirildiği Kerbela’ya gidiyoruz. Gidiş yolumuzda, yine belirli noktalardaki kontroller sürüyor. Salondaki katılımcıların fazlalığı dikkat çekiyor. Kürsünün bulunduğu sahne bölümü yapay çiçeklerle donatılmış, saygı duruşu, milli marşın ve Kur’an-ı Kerim okunuşunun ardından protokol konuşmaları yapılıyor. Kerbela Valisi Dr. Akil Hazal Gençlik ve Spor Bakanı Casım Muhammed Cafer, Milletvekili Fevzi Ekrem Terzioğlu konuşuyorlar. Konuşmalar arasında halk ozanlarının Fuzuli’yle ilgili yazdıkları şiirler salonda yankılanıyor Heyetler adına Dr. Mehmet Sılay, Prof. Dr.Muharrem Kasımlı kısa birer konuşma yapıyorlar.

Katılımcılardan; Prof. Dr. Muharrem Kasımlı, Doç. Dr. Galibe Gültekin, İsa Kayacan, Hayrettin İvgin, Osman Enveroğlu bildirileriyle program içinde yer alıyorlar. Ekrem Goşalı, Şemsettin Küzeci, şiirleriyle, İlhan Askeroğlu sazı ve sözüyle yer alırken, TRT’nin kanallarından biriyle, Irak TV’lerinin naklen yayınladıkları konuşmalar solondakiler tarafından dikkatle izleniyor.

Program öğleden sonrada devam ediyor. Türkmen şairlerinden Mehmet Ömer Kazancı’nın yönettiği program öğleden sonrada, bakan, milletvekili ve vali tarafından izleniyor. Irak Türkmen şairleri ve araştırmacılarının katıldıkları program içerisinde Mehmet Mehdi Bayat, Abdülaziz Zemin Bayatlı, Dr. Faik Köprülü gibi Türkmen şair ve araştırmacıları yazdıkları ve değerlendirmelerini izleyicilerle paylaşıyorlar.

Sora sora Bağdat bulundu (2)



Kerbela I.Fuzuli Festivalinin 28 Mart 2009 cumartesi günkü öğleden sonraki bölümünün bitiminden ödüllerin ve teşekkür belgelerinin verilişinden sonra, Kerbela’da kalacağımız Otel Sefir Kerbela’ya yerleşiyoruz.

Dinimiz, ruhumuz ve Fuzuli açısından önem taşıyan mukaddes topraklar üzerindeki ziyaretlerimiz başlıyor. Fuzuli’nin sembolik mezarı önünde dualar okuyor, saygı duruşunda bulunuyoruz. Fuzuli burada “ulu şair” olarak adlandırılıyor, ifade ediliyor. Hz. Ali’nin oğlu İman Hüseyin Aleyhisselam ve İmam Abbas başta olmak üzere öteki türbe ziyaretlerinin gündüzleri çok kalabalık olduğu için, akşam ziyaret edilmesi kararlaştırılıyor.

Saat 22.30’da başlayan İmam Hüseyin ve İmam Abbas türbeleri başta olmak üzere öteki ziyaretlerimiz Sayın Bakanın öncülüğünde gerçekleştiriliyor. Peygamberimizin torununun türbesi ve ötekiler göz kamaştırıyor. Temizliği, pırıl pırıl ışık altında görüntüleri arasında dualar ediyor, namazlar kılıyoruz. 27 bin kitabı bulunan muazzam kütüphaneye ilgililer nezaretinde ziyaretimiz gerçekleşiyor. Abbas’ın Hüseyin’in kardeşi olduğunu öğreniyoruz. Buradaki altın iplikle işlenmiş taşların, dünyanın en pahalı taşları olduğu ifade ediliyor. 72 şehidin bir türbede yattığı bunlar arasında bir Türk’ün de bulunduğu verilen bilgiler arasında yer alıyor. Türbeler arasında, gruplar halinde bir liderin öncülüğünde dua edenler, namaz kılıp Allaha yalvaranlar var. Burada din turizminin öne çıktığı görülürken, İran’dan Güney Azerbaycan’dan gelenlerin sayılarının fazla olduğu anlatılıyor.

Yabancıların, burada 3 öğün bedava (ücretsiz) yemek yiyebildikleri anlatılırken, “isterseniz yarın öğleyin siz de buyurun” cümlesiyle davet ediliyoruz. Aynı anlayışın, Necef’te normal günlerde bin, ölüm yıldönümlerinde 9–10 bin kişinin ziyaret ettiği İmam Ali-Hz. Ali’nin türbesindeki yönetimde de var olduğunu görüyoruz. Bizim, Ramazanlarda Belediyelerimizce verilen iftar yemekleri aklımıza geliyor. Ama bunlar bir öğün değil, üç öğün veriyorlar. Her iki yerde de ayakkabılar girişte çıkarılıyor.

29 Mart 2009 Pazar günü Kerbela’dan Necef’e geçiyor, İmam Ali’nin-Hz. Ali’nin türbesindeki ziyaretimizi aynı gönül rahatlığı ve huzuruyla gerçekleştiriyoruz. Dualar ediyoruz. Necef Şiilerin Başkenti olarak biliniyor. Necef dünyada İslami illerin ilki. Eski yerini (özelliklerini) koruyan bir şehir. 4 mahalleden oluşuyor. Uluslar arası havaalanı düşüncesi gerçekleşmek üzere. 10 bin kitabın yaşının bin yıllık olarak kayıtlarda yer aldığı anlatılıyor.

Bağdat’a dönüyoruz. Milletvekili Abbas Bayatlı ziyaretimize geliyor. Irak’ta Başkanlık yönetimi var. 30 Mart 2009 Pazartesi kahvaltıdan sonra Başkanlık (Cumhurbaşkanlığı) 1. Yardımcısı Adil Abdil Mehdi tarafından, Sayın Bakanın başkanlığında kabul ediliyoruz. Buraya, Yeşil Bölgeye çok sıkı bir kontrol-denetim altında giriyoruz. Asılı (Asma) köprüden, Diclenin üzerinden geçiyoruz. Bağdat’ta Fırat ve Dicle’nin nazlı nazlı akarak, Türkiye’den selam getiren görüntüleride çok muhteşem. Yeşil Bölgeye, normal insanlar giremiyor. Burada, Başbakanlık BM binalarıyla milletvekili lojmanlarının bulunduğu anlatılıyor. “Bir zamanlar buradan kan kokusu geliyordu “cümlesi zor kaydettiklerimiz arasında yer alıyor. Sağlı, sollu beton duvarlar, zik-zak şeklindeki araç gidişleri dikkat çekerken, düşündürüyor.

Başkanlık (Cumhurbaşkanlığı) 1.yardımcısı tarafından “kabul ediliyoruz, ziyaret sonrası çekilen fotoğraflardan sonra Başkanlık binasından ayrılıyoruz. Binadan içeri girerken, “buraya ABD Başkanları, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan R. Tayyip Erdoğan’ın da geldiği aynı yerden içeri alınıp karşılandıkları” anlatılıyor.

Al Mansur Otel’deki öğle yemeğimizden sonra, havaalanına doğru yola çıkıyoruz. Başkanlık sarayına giderken gördüğümüz (siyah tenli) iki ABD askerinden sonra, birkaç ABD askerinin de havaalanında bulunduğunu görüyoruz. ABD askerlerinin şehir içinde hemen hemen hiç görünmeyişleri, bulunmayışları, yönetimin –idarenin Iraklı’lara teslim edildiğini gösteriyor olmasının ne kadar inandırıcı olduğunu düşünüyoruz.

“Saddam döneminde, Türkiye’den gelen bir şoför görsek gerçek Atatürk’ü görmüş kadar sevinirdik” cümlesi bizi gururlandırıyor. Geciken THY’nin Bağdat-İstanbul uçağıyla İstanbul’a ve kıl payı kaçırmadan, 23.00 uçağıyla da Ankara’ya dönüyor, sora sora Bağdat’ın bulunuş öyküsünü burada, Irak 15–20 yıl sonra belki normale dönebilir düşüncemizle, noktalıyoruz.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 18
Dün Tekil 936
Bugün Tekil 685
Toplam Tekil 1642856
IP 54.197.150.143






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































11 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Yabancı kültürlere girmek demek, onun hakimiyetine girmek demektir.
(Mete'nin Oğlu)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.502 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu