Asıl Hain Enver Paşaya Hain Diyendir - Mehmet Turan - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Asıl Hain Enver Paşaya Hain Diyendir - Mehmet Turan
Tarih: 14.04.2009 > Kaç kez okundu? 3227

Paylaş


Talha Uğurluel hocamızın Tuzla’da düzenlemiş olduğu tarih seminerlerinden birindeyim. İçerisi daha gösteriye yarım saat olmasına rağmen tıklım tıklım.Yanımdaki arkadaşla Abdülhamit döneminden bir iki konuyu tartışıyoruz.Önümüzde oturan genç bir adam , bizim entelektüel muhabbetten hoşlandı olsa gerek ki bize birkaç soru sordu.Konu döndü dolaştı İttihat ve Terakki Cemiyeti ile Enver Paşa’ya geldi.Konuşmalarından muhafazakar birisi olduğu bariz belliydi.Onun için (genellikle sağ görüşlü zihniyetlerinde ortak düşüncesi) çok sevdiği biricik Osmanlı’sını yıkan adam hainden başka bir şey olamazdı.Hatta o bir ara daha da ileri giderek : “Bütün İttihat ve Terakki üyeleri haindir.” dedi.Sadece sağ değil ama sol görüşteki bir çok kimse de biricik Atatürk’lerini kimseyle kıyaslayamadıkları için aynı suçlamaların altına imza atmışlardı.

.(SAKIN AKLINIZA OSMANLI VE ATATÜRK DÜŞMANI OLDUĞUM FALAN GELMESİN. BU TABİRLER ONLARIN TABİRİ.ÜSTELİK YILLARDIR BİZİM GİBİ İKİSİNİDE BİR ARADA VE ONURLANDIRICI OLARAK DEĞERLENDİREN PEK AZ BİR KESİM VAR. YANİ NE ATATÜRK’ E NE DE OSMANLI’YA KARŞI BİR ART NİYETE SAHİBİM. TAM AKSİNE İKİSİNİNDE BİZİM KÜLTÜRÜMÜZ OLDUĞUNU VE BİRİNE SEMPATİ BESLEYİP ÖTEKİNE KÖTÜ GÖZLE BAKMANIN ÇOK YANLIŞ OLDUĞUNU SAVUNUYORUM.)

Bu suçlamaların asıl sebebi ise ya Enver Paşa’yı tanımıyorlar. Ya da art niyet sahibiler.Enver Paşa daha gençlik yıllarından itibaren Rumeli ve Makedonya’da ayrılıkçı çetelerle durmadan mücadele etmiş ve daha sonradan bilindiği üzere İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne katılmıştır.Zeki ve bilgili bir asker olması onun İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde yükselmesine vesile olmuştu.Kendisi balkanlardaki Birçok dili konuşabilen ve strateji alanında uzman bir kişilikti.

O 23 Ocak 1913 ‘ de Bab-ı Ali’ye baskını gerçekleştirirken de ( Burhan Felek anılarında Beyazıt meydanındayken beyaz bir atın üstünde , elinde kılıçlı olarak gördüğünü söyler.), Osmanlı’yı 1.Dünya Savaşına Almanya’nın yanında sokarken de asla devleti parçalamayı düşünmemişti:Tek hedefi parçalanmakta olan bir imparatorluğu yeniden ayakta tutabilmek istemesi ve bununda ancak Asya’dan Avrupa’ya uzanan bir Türk birliği ile sağlanacağını düşünmesiydi.Son nefesini bile Tacikistan’da 1922 yılında Sovyet Kızılordusuna karşı vermiştir.

Bugün hala birçok Tarih kitabında ve bazı tarihçilerce O’na Hayalperest ve Maceraperest denir. Fakat bu yorumları yapanların Birinci dünya harbi dönemini iyice incelemesi gerektiğini ısrarla söylüyorum. Çünkü ortada ne bir macera ne de bir hayal vardı.O’nun düşünceleri aslında hayal değil , tam aksine; eğer birinci dünya savaşı kazanılsaydı, galibiyetin doğuracağı sonuçlardı.Düşünün İngiltere , Rusya ve Fransa bırakın artık anlaşma yapmayı , neredeyse Osmanlı’yı kendi aralarında paylaşır hale gelmişti.Zaten daha önceki yapılan anlaşmalardan sonra yapılacak bu savaş öncesi son anlaşma ; olsa olsa vatanı teslim anlaşması olurdu.Çünkü zaten Osmanlı yıkılmanın eşiğinde.Ekonomi batmış.Milliyetçilik akımlarınında etkisiyle gerek balkanlar, gerekse Ortadoğu ve Kuzey Afrika ayrılmak için can atıyor.Kim kaldı geriye ; ALMANYA.Zaten o dönemde sanayisi , ekonomisi ve askeri gücüyle Avrupa’nın en güçlü devleti konumunda.Üstelik sadece Almanya değil diğer devletler de (itilaf devletleri hariç) Osmanlı’yı savaşa sokmak istiyor.Şimdi soruyorum size : Siz olsaydınız ne yapardınız ?

Osmanlı’nın son dönemlerini bilenleriniz vardır. Ama gene de hatırlatayım.Malum imparatorluk çöküş içerisinde.Padişahlar ülkeye teknoloji ,bilim ve buna benzer bazı ihtiyaçları karşılayamıyor.Hatta o dönemin gözde mesleklerinden casusluğa dahi hiç ama hiç önem verilmiyor (Abdülhamit’in bile son dönemlerinde kullandığı muhbirler kurumsal olarak bir yapıda hizmet etmediği için pek sağlıklı olmuyordu).Bu casusluk konusunu da es geçmemek lazım.Çünkü Osmanlı’nın yıkılmasında en büyük role onlar sahipti.İşte burada bir hatırlatma yapalım ilk casusluk teşkilatını kuranda Enver Paşa’ydı. Her neyse üzülerek söylüyorum ki imparatorluğun son iki üç asrında , bazı padişahlar devletin o eski ihtişamlı günlerini hayal eder ve o gün devletin içinde bulunduğu zor döneme sebep olanları suçlardı.Aradan kaç asır geçti ama bugün hala aynı geleneği bizim toplumumuzda görebilirsiniz.İşte Osmanlı yıkıldığında bir hain ve suçlu lazımdı ki millet rahat etsin.O hain de başarısız bir komutan olan Enver Paşa oldu. Koskoca imparatorluğu bir Enver Paşa yıkmıştı sanki. Diğer nedenler değilde en çok bu ilgilendirir oldu bazı tarihçileri. Gerçi onların mantığına göre de baksak koskoca imparatorluk bir kişiyle dağılıyorsa zaten ona imparatorluk denmez.Bugün artık son padişah Vahdettin hepimiz tarafından hain değil,mecburi olarak sürgüne gönderilen bir padişah olarak kabul görmekte.Aynı şekilde neden Enver Paşa’ya neden bir merhamet eden yok ? Acaba üniformasından mıdır nedir? (Malumunuz bu sıralar askerlere pek iyi gözle bakılmamaya başlandı!)

En çok üzüldüğümde Laik Cumhuriyet’i yıkıp yerine Sosyalist düzeni getirmeye çalışan , polis vurup , karakol basan, banka soyan bazı insanlar bu ülkede bugün iyilik meleği, barış elçisi , kardeşliğin temsilcisi ve neredeyse kahraman gibi lanse edilirken yıllarca dağlarda gecesini gündüzüne katıp bu vatan uğruna canını vermiş bir asker hain ilan ediliyor ve tarihini bilmeyen yeni kuşaklarda onu hain olarak tanımaya devam ediyor.Nedense o ilklerin yönetmenleri ; olmayan kahramanlıkları ekranlarda göstermekten fırsat bulupta Enver Paşa için bir belgesel yapamadılar.Hatta bırakın onları birçok aydınımız bu konuda bir tek makale yazmadı. Bilindik bir kıyamet alameti bu durumu açıklar gibi : “Dünün hainleri bugün kahraman, kahramanları ise hain olacak.”

Her şeyi anlarımda İslami kesimin bu suçlamaları yapmasını asla anlamıyorum. Daha küçüklüğümüzden beri bize birini suçlamadan önce on kere düşünülmesi gerektiğini söyleyenler Enver Paşa’nın hakkını nasıl ödeyecekler orası da ayrı bir muamma.

Sağolsunlar Kurtlar Vadisi senaristleri üç yıl önce Polat Alemdar’a mahkemede Enver Paşa ile ilgili birkaç açıklama yaptırtmıştı da ondan sonra birilerinin aklı başına gelmişti. Polat Karakteri mahkemede ; “ Hainle kahraman arasındaki farkı tarih belirler.” Tarihe nereden bakarsak gerçek odur. Dedi ve ekledi:

Enver paşa ;

“1907 ‘de Eşkıya”

“1908 ‘de Hürriyet kahramanı”

“1914 ‘de Başkomutan vekili”

“1918 ‘de Sürgünde bir komutan”

“1923 ‘de Vatan haini” ilan edildi.

Daha sonra Zaman gazetesi ‘nde Osman İridağ’ın , Enver Paşanın torunuyla yaptığı röportajda bazı gerçekler ortaya çıkmış ve tekrar birilerine hatırlatılmıştı.Tıpkı torununun da dediği gibi:”Atatürk’ü Çanakkale’ye Enver Paşa yollamıştı.” ( 6 Mayıs 2006)

Bugün İlber Ortaylı ‘ başta olmak üzere pek çok tarihçi de Enver Paşa’nın hain olmadığını açıkça dile getirmiştir. Hatta İlber Hoca’ya da katıldığım bir konu da otuz üç yaşında Harbiye Nazırı olmuş birisinin hata yapmamasının imkansız olduğudur.

Ayrıca Sarıkamış’ta şimdilerde abartıldığı gibi doksan bin değil yaklaşık yetmiş beş bin civarı askerimiz şehit olmuştur(KAYNAK : MURAT BARDAKÇI).Evet belki çok fazla fark olmasada en azından olayın bazı kesimlerce abartılmasının sebebi tahmin edilebilir.Sarıkamış’ta olan faciayı Enver Paşa’nın üzerine yıkmak çok büyük bir ayıptır.Bugün bir çok general ve kumandan’da kabul etmiştir ki Enver Paşa’nın yapabilecek pek bir şeyi yoktu.Zaten Karadeniz’de batırılan erzak gemileri aç ve yarı çıplak olan askerlerin daha fazla beklemesini önlemişti.

Bizde vatan haini ilan edildi ama bugün Ermenistan ve Rusya ‘ ya verdiği mücadele sayesinde Azerbaycan’ın milli kahramanlarından birisidir Enver Paşa. Siz tarihte hiçbir hain daha gördünüz mü ; Vatan haini ilan edildikten sonra bile o millet için savaşan ve o millet için canını veren ? Üstelik defalarca da er olarak da olsa vatanı uğruna orduda yer almak istediğini karşılık alamadığı mektuplarında yazmıştı.

Bütün bunlara rağmen benim asıl merak ettiğim eğer birinci dünya harbini Almanya ile birlikte Osmanlı kazansaydı bugün ona hayalperest , maceraperest ve vatan haini diyen bir tek kişi kalır mıydı ?Ben gene halka kızmıyorum!Hala 1923 yılından kalma düşünceleri ezberleyen ve yorum yapmaya aklı ermeyen tarihçilerimiz dururken.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 18
Dün Tekil 828
Bugün Tekil 629
Toplam Tekil 1638518
IP 54.205.8.87






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































6 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Türk Devletinin yenilmez, zinde hayat gücü ve Türk Milletinin teminatı ve istikbali gençliktir.
(Alpaslan TÜRKEŞ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 3.409 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu