5 Temmuz Urumçi Olayları Sonrası DOĞU TÜRKİSTAN - İsmail CENGİZ - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









5 Temmuz Urumçi Olayları Sonrası DOĞU TÜRKİSTAN - İsmail CENGİZ
Tarih: 14.07.2012 > Kaç kez okundu? 2183

Paylaş


5 Temmuz Olaylarının Çıkış Sebebi

26 Haziran 2009 tarihinde bir fabrikada zorunlu olarak çalıştırılan Doğu Türkistanlı genç kız ve erkeklerle Çinli işçiler arasında başlayan tartışma, Çinli işçilerin Uygur kızlarına sarkıntılıklarını devam ettirmeleri neticesinde çıkan olaylar, 200 kadar Çinlinin sopa ve demir çubuklarla gece yarısı Uygur gençlere saldırmalarının ardından katliama dönüşmüştür.

Oyuncak Fabrikası’nda meydana gelen ve sabaha kadar süren bu saldırılara güvenlik güçlerinin müdahalede bulunmayarak seyirci kalmaları, faillerin tutuklanmaması, aradan geçen bir haftalık süre içinde hiçbir adli soruşturmanın yapılmamış olması, aksine mağdur ve mazlum Doğu Türkistan gençlerinin abluka altında gözetime tabi tutulması, ölen ve yaralananların Doğu Türkistan’daki yakınlarını ve Doğu Türkistan halkını zoraki galeyana sevk etmiştir.

5 Temmuz Olaylarının Başlaması

Demokratik tepkilerini ortaya koymak, saldıranların cezalandırılmasını talep etmek üzere 5 Temmuz 2009 günü Doğu Türkistan’ın (Şincan Uygur Özerk Bölgesi) başkenti Urumçi’de öğrenciler ile ölen ve yaralananların yakınlarının katılımıyla bir Üniversite önünden bir protesto yürüyüşü gerçekleştirilmiştir.

Haksızlıkları protesto etmekamacıyla düzenlenen masum protesto yürüyüşü Çin Güvenlik Güçleri tarafından kanlı bir şekilde bastırılmış ve kamuoyunun bilgisi dahilinde cereyan eden katliam gerçekleştirilmiş olup, zırhlı araçlarla göstericiler dağıtılmış, çiğnenmiş ve akabinde hedef gözetmeksizin açılan ateş sonucu ilk etapta 200 genç katledilmiştir. Yaklaşık 1000 kişi yaralanmış olup, bunun büyük kısmı Çin haber kaynaklarının da aktardığı gibi kritik yaralı olarak hastanelere sevk edilmişlerdir. Ne var ki hastanelerde Çinli doktorların tedaviyi yavaşlatması sebebiyle kritik yaralı olduğu söylenen gençlerin büyük kısmının bakımsızlıktan öldükleri ve cesetlerinin de sokaklara rastgele atıldıkları haber alınmıştır. Nitekim 6 Temmuz günü gecesi, görgü tanıklarının ifadelerine göre sokak köşelerinden 100’ün üzerinde ceset toplandığı bilinmektedir. Ağır yaralı olarak sokak köşelerinde inleyen ve yardım talep eden gençlerimizin hastanelere götürülmeyip, bulundukları yerlerde darp edilerek öldürüldükleri veya ölmeye terk edildikleri öğrenilmiştir.

Urumçi’de 7 Temmuz 2009 sabahından itibaren, adeta “insan avı” başlatılmıştır. Yaşları 14 ila 30 yaş arasındaki Doğu Türkistan gençleri potansiyel suçlu olarak evlerinden alınarak gözaltına alınmışlar ve beyin yıkama kamplarına sevk edilmişlerdir. Doğu Türkistanlılara ait iş yerleri yağma edilmiş, olaylar çığrından çıkmış, kontrol edilemez noktaya ulaşmıştır.

Olayların başladığı günden bu yana geçen 3 yıl gibi bir zamana rağmen hala onlarca kayıp gençten haber alınamıyor olması 5 Temmuz Urumçi Olayları’nın boyutunu ortaya koymaktadır.

*****

1949 yılından bu yana Çin Halk Cumhuriyeti’nin hakimiyeti altında bulunan Doğu Türkistan’ın başkenti Urumçi’de 2009 yılı 5 Temmuz gününde yaşanan olaylar esnasında sergilenen kontrolsüz güç, binlerce masum insanın hayatını tehlikeye atmıştır.

Adeta 5 – 8 Temmuz günleri abartısız ifade etmek gerekirse minimal bir etnik bir soykırım uygulanmıştır. Olaylarda; kritik yaralı olarak nitelendirilen ağır yaralıların ölüme terk edilmesi sonucu şehit edilenlerin sayısının yüzlerce kişiye ulaştığı tahmin edilmektedir. Hatta bazı kaynaklar ve görgü tanıkları bu sayının üç binlerde olduğunu söylemektedirler. Urumçi’de tutuklanan, gözaltına alınan gençlerin sayısı bilinmemekle birlikte sadece Kaşgar şehrinde 3 gün içinde 7 bin gencimiz evlerinden alınarak bilinmeyen yerlere götürülmüşlerdir.

Velhasıl bölgede --aksini iddia edebilmek için maalesef uygun bir ortam ve imkan bulunmadığından--Müslüman Türklere yönelik bir etnik soykırım uygulandığı kuşkusu hakim olmuştur.

Amerika’da kurulan Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti; Uygur’uyla, Kazak’ıyla, Kırgız’ıyla, Özbek’iyle bir bütün olarak ayakta kalma mücadelesi veren Doğu Türkistan gençlerinin hak arayışlarının orantısız ve aşırı güç kullanarak şiddetle bastırılmasını protesto etmektedir.

Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti; katliam boyutuna ulaştığı anlaşılan ve Hitlervari, Mussoloni benzeri devlet terörünün durdurulması konusunda başta Pekin Hükümeti olmak üzere hür dünya ülkelerini, Birleşmiş Milletleri, Avrupa Parlamentosu’nu, AGİT’i, İslam Konferansı Örgütü’nü hatta Şanghay İşbirliği Örgütü’nü girişimde bulunmaya davet etmektedir.

Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti; özellikle Türkiye Cumhuriyeti’nin bu ve benzeri olaylara, insani ihlallere müdahil olmasını talep etmektedir. Türkiye’de ve hür dünyada yaşayan Doğu Türkistanlılar’ın beklentisi bu yöndedir. Filistin’in, Gazze’nin haklı davasına gösterilen “resmi hassasiyetin” Doğu Türkistan için de gösterilmesi durumunda, olayların daha da üzücü boyutlara ulaşmasının önleneceği kanaatimiz vardır. Nitekim Sayın Erdoğan’ın, Sayın Davutoğlu’nun sergiledikleri kararlı tavır ve onurlu duruş, kardeşlerimize moral verdiği gibi, katliamın bir nebze de olsa yavaşlamasını sağlamıştır. Beklenti bu onurlu duruşun devamı ve ilişkilere yansımasıdır...

Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti; bu düşünceden yola çıkarak Pekin yönetimini daha itidalli olmaya, demokratik hak arayışlarına saygılı olmaya, Doğu Türkistan (Şincan Uygur Özerk Bölgesi)’daki yerel askeri güçlerin aşırı ve orantısız güç kullanmalarına engel olmaya davet etmektedir. Çin’de ve Doğu Türkistan’da etnik katliama dönüşen devlet terörünün son bulmasını başta BM olmak üzere hür dünyadan ve Pekin yönetiminden talep etmektedir.

(*) Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti Başkanı





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 14
Dün Tekil 790
Bugün Tekil 254
Toplam Tekil 1639796
IP 54.163.159.27






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































8 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Benim Hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.193 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu