DAVUTOĞLU, DIŞ POLİTİKADA BİZİ SINIFTA BIRAKTI… - Necdet SİVASLI - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









DAVUTOĞLU, DIŞ POLİTİKADA BİZİ SINIFTA BIRAKTI… - Necdet SİVASLI
Tarih: 08.07.2012 > Kaç kez okundu? 1834

Paylaş


BAŞKENT GÜNLÜĞÜ / NECDET SİVASLI



e.mail: necdetes@mynet.com



DAVUTOĞLU, DIŞ POLİTİKADA



BİZİ SINIFTA BIRAKTI…



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Türkiye’yi sürükledikleri dış politikayı benimsemediğimizi, beğenmediğimizi ve bu ikilinin ülkemizi uçurumun kenarına sürüklediklerini yazanlardan biriyiz. Özellikle de Suriye politikaları ile çok büyük risk alan, planları tutmayan ve ABD’nin planlarını uygulayan, Arapların peşine takılan bugünkü AKP Hükümeti, yalpalayan dış politikaları ile de hem içte, hem dışta sürekli itibar yitirmektedirler.



Suriye’deki rejimin, ortaya koyduğu kıyım, insanlık dramı ve uygulamalarını kesinlikle kabul etmiyoruz. Bunun karşısında olanları da kınamıyoruz. Baas Rejiminin son bulmasını, komşumuza demokrasi gelmesini, çok partili sistemle yönetilmesini de istiyoruz. Gerek Başbakan Erdoğan, gerekse Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun Suriye konusunda baştan bu yana öne çıkmasına da bir anlam veremiyoruz.



ÇİFTE STANDARDIN BÖYLESİ



Suriye’de kriz çıkmadan önce, Türkiye-Suriye ilişkileri tavan yapmıştı. Neredeyse iki ülke Bakanlar Kurulu birlikte yapılacaktı. Başbakan Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte özel olarak Şam’a gidip, Esad’ların konuğu olmuyorlar mıydı? Karşılıklı hediyeler havada uçuşmuyor muydu? Karşılıklı vizeler bile kaldırılmış sınırlar açılmıştı. Peki, o zamanlar Suriye’deki rejimi başka rejim miydi? Baskıcı, tutarsız,



Neden sürekli Suriye?



Sadece Dışişleri Bakanı Davutoğlu’na şu soruyu yöneltelim:



Sudan’da, hakkında uluslararası tutuklama kararı bulunan El Beşir rejimi ile niye içli dışlısınız? Niye, bu rejimle askeri işbirliğine varan anlaşmalara imza attınız? El Beşir, halkını katleden, demokrasiye karşı olan, insanlık onuru ve özgürlüğü hiçe sayan Sudan rejimi yanı başımızdaki Suriye rejiminden farklı mı? El Beşir iç çatışma başlatıp, halkını katletmedi mi? Kadın, çocuk, genç, yaşlı binlerce insan hayatını kaybetmedi mi?



Bir yandan demokrasiyi katleden, insanlık sucu işleyen Suriye’ye karşı savaşa varan bir anlayış içinde olup, aynı anlayış içindeki Sudan’daki rejimle içli dışlı olmak dış politikada doğru bir yaklaşım olabilir mi?



MEZHEP ÇATIŞMASI KÖRÜKLENİYOR



Çok uzaklara gitmeye gerek yok. Daha önce Yemen ve Bahreyn’de katliamlar yapıldı, bunlara sadece seyirci kalındı? Acaba Başbakan Erdoğan’ın, Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun bunlara niye sesi çıkmadı? Adı geçen ülkelerde de demokrasi yok, insan hakları yok, kadın hakları yok. Yok, da yok. Peki, bunların özelliği ne?



Suudi Arabistan ve Katar, Suriye’deki rejimin devrilmesi için elele verip, Türkiye’ye gaz veriyor. Suudi Arabistan’da, Katar’da demokrasi var mı? İnsan hakları var mı? Kadın haklarına saygı var mı? Bu ülkelerin modern dünyadan kopuk olduğunu da biliyoruz. Ancak, Amerikan politikası böyle istiyor, biz de bu politikalar çerçevesi içinde hareket ediyoruz.



Aslına bakılacak olursa ortada bir mezhep çatışması var, bu mezhep çatışması da körükleniyor. İslam ülkelerindeki Şii’lere karşı büyük bir kıyım var ve bu kıyımda AKP Hükümeti’nin de izleri bulunuyor. ABD ve diğer güçler, Müslümanları mezhep çatışmaları ile baş başa bırakıp, işlerini rahat görüyor, hedeflerine daha kolay ulaşmanın hesaplarını yapıyor.



DIŞ POLİTİKADA ÇİFTE STANDART



Yazımızın başına dönecek olursak, bugünkü hükümetin uyguladığı dış politikalar çifte standart kokuyor ve güven vermiyor. Sadece biz değil, son günlerde iç ve dış basında Davutoğlu bu nedenle çok eleştiriliyor. Tutarsız bir dış politika uyguladığı vurgulanıyor. Hatta Davutoğlu’nun başarısızlığı nedeni ile istifa etmesini isteyenlerin bile sayısı artıyor.



Başarısızlıklarını yazanlara da kızıyorlar.”Nerede yanlış yapıyoruz?” sorgulamasını yapmıyorlar. Hep, haklı olduklarını savunuyorlar. Doğruları yazan ve söyleyenleri de neredeyse “vatan haini” ilan edecekler.



Daha önce Libya’da ortaya konulan politikaların iflas ettiğini, Libya’da Kaddafi’nin devrilmesinden hemen sonra görmüştük. Bugün, Libya’da devrimden sonra ne elde ettik? Kaldı ki elimizdekileri bile kaybettik. Eğer, tutarlı ve sağlam bir politika uygulansa, güç ortaya konulabilse bugün daha farklı bir konumda olmaz mıydık?



Kendilerine göre çok başarılı bir dış politika uyguladıklarını söyleyen Başbakan ve Dışişleri Bakanı, aslında uyguladıkları politikalarla Türkiye’yi hem tehlikeli bir noktaya getirmişler, hem de komşularla var olan sıfır sorunu, komşuları ile çok sorunlu bir ülke konumuna taşımışlardır. Giderek daha çok düşman kazandığımızı da görebilmekteyiz.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 18
Dün Tekil 828
Bugün Tekil 270
Toplam Tekil 1638159
IP 54.161.208.7






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































6 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Türk Devletinin yenilmez, zinde hayat gücü ve Türk Milletinin teminatı ve istikbali gençliktir.
(Alpaslan TÜRKEŞ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.883 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu