“ Avrasya Yansımaları “ (!) - Av. Suat Bulut - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









“ Avrasya Yansımaları “ (!) - Av. Suat Bulut
Tarih: 09.04.2009 > Kaç kez okundu? 2906

Paylaş


Rus stratejist Aleksandr Dugin tarafından kaleme alınan “ Rus Jeopolitiği ; Avrasyacı Yaklaşım “ adlı eserin Türkçeye tercüme edilerek yayınlanması fikir hayatımız bakımından oldukça önemli bir hizmet olarak değerlendirilebilir. Vügar İmanov tarafından tercüme edilip, 2003 yılında Küre Yayınları tarafından basılan eser bu bağlamda oldukça önemli bir boşluğu doldurmuştur.

Bu güzel çalışmadan sonra, adı geçen kitabı çeviren Vügar İmanov ‘un telif eseri olup ve bir açıdan da Arasyacılık hakkında tamamlayıcı eser olarak da tanımlanması mümkün olan,” Avrasyacılık ; Rusya ‘nın Kimlik Arayışı “ adlı kitap da aynı yayınevi tarafından 2008 yılında basılmıştır. Söz konsu kitabında yazar, Avrasyacılık hareketinin temellerini, kurucu fikir adamlarını ve bu hareketin ortaya çıktığı , sosyolojik,ekonomik ,tarihsel ve coğrafi ortamları yine Avrasyacılığın kurucuları olarak kabul ettiği, Trubetskoy,Savitski,Panarin,Erasov gibi aydınların eserlerinden alıntılar yaparak uzun uzadıya anlatmış olup kitabının ilk üç bölümüne kadar tarihsel süreci takip ederek, en son Dugin ve Putin ‘e kadar gelmiş ve burada tarihi süreci haklı olarak bitimiştir.

Ancak bu güzel araştırmaya sonradan eklendiği izlenimini veren dördüncü bölümde ise “Avrasya Yansımaları “ adı altında Türkiye özelinde bazı aydınlar ve yayınlar esas alınarak, Türk Fikir Hayatında Avrasyacılıkla ilgili birikimin sorgulandığı bölümde yapılan değerlendirmelerin yazarın kapasitesini fazlasıyla aştığını ve kendi kitabındaki bilgilerle dahi çelişkili hükümlere vardığı ve bu yönüyle bu güzel çalışmaya gölge düşüren tespit ve yorum hatalarıyla dolu söz konusu son bölümün değerlendirmesini yapmak gerekliliği doğmuştur.

Söz konusu kitabın ilk üç bölümündeki nesnellik ve araştırmacılığın ortadan kalktığı ve yazarın üslubunun ani bir değişime uğrayarak agresifleşip, alaycı ve yanlış bilgilerin görüldüğü bu bölüm( dördüncü bölüm) okunduktan sonra, yazarın bir araştımacı- yazar olarak başarılı ancak bir entelektüel olarak bu alanı magazinel ve pejoratif söylemlerle haddinde fazla zorladığı görülmektedir.

Bahsi geçen “ Avrasya Yansımaları” (4. Bölüm ) başlığı altında, Türkiye özelinde değişik fikir grupları ve bazı yayın oraganları incelenmiş olup bunların özetle Avrasyacılığı bilmedikleri, bu aydınların bilgisiz , yüzeysel bakışa sahip oldukları , sınırları zorlayan ve haddi aşan bir üslpsuzlukla anlatılmaya çalışılarak güya eleştiri yapılmaya çalışılmıştır.

Gerek yazarın kendi kitabında ( Avrasyacılık ; Rusya’nın Kimlik Arayışı )ve gerekse çevirisini yaptığı Dugin ‘in eserinde ( Rus Jeopolitiği; Avrasyacı Yaklaşım) Avrasyacılığın, Rus ve Rusya merkezli bir strateji olduğu, Rusya için önemli bir vizyon olarak değerlendirildiği açıktır. Bu yönüyle de Rus Milliyetçiliğinin değişik ve emperyal bir yorumu olduğundan kuşku duyulmamaktadır. (Bu tespitin sadece bu iki çalışma bakımından yapıldığını belirtmek gerekliliğini ifade etmek isteriz. ) Ayrıca bu saptamanın yazar tarafından da kitabının başlığı ile teyit edildiği ortadadır. Rusya ‘nın kimlik arayışı elbette ki Rusya özelindeki çalışmalarla ve Rusya eksenli olacaktır. Bu yönüyle Avrasyacılık yazarın anlattığı ve anlamlandırdığı anlamda Rsuya’nın öncülüğünde ve Rusya için bir strateji olarak ortaya çıkmaktadır.

Buna rağmen yazarın kitabından böyle bir sonuç çıkmamasına ve önemle bahsettiği klasik Avrasyacı yazarlar tarafından da bu yönde ciddi bir iddia söz konusu olmamasına rağmen Avrasyacılığı bir “ Medeniyet Projesi “ olarak algılaması ve böyle takdim etmesinin anlamlı bir gerekçesi bulunmamaktadır. Kitabının girişinde, S.P. Huntington ‘ a atıfta bulunan Yazar , Huntington ‘un Medeniyet kavramını din ekseninde algıladığını görmezden gelmektedir. Medeniyeti bir analiz birimi olarak ele almanın sadece metodolojik bir benzerlik taşıyabileceğini , çözümleme bakımından ve Avrasyacılık özelinde, farklı dinlere ve entisitelere sahip topluluklardan oluşan Avrasya coğrafyasında nasıl bir medeniyet kurgusuna gidileceği açık bir çeliki olmakla , muhayyel bir çaba olarak kalmaktadır.

Aynı gerekçeyle yine kitabının giriş kısmında Ahmet Davıutoğlu ‘na atıfta bulunan Yazar, Davutoğlu ‘nun “ben idraki “ kavramını esas almakta ve buradan oldukça zorlama bir yorumla Klasik Avrasyacı yazarlarla bağlantı kurmaya çabalamaktadır. Davutoğlu ‘nun tanımı ile ( kimliği de aşan ) “ … ancak ve ancak daha kapsamlı bir varlık bilinci, bilgi temeli ve davranış normları bütünü ile yeni bir medeniyet oluşabileceği (s.18) yaklaşımını referans almakla hem popülist davranmakta hem de söyledikleri arasındaki çelişkilerin artmasına yol açmaktadır.

Bu tanımda anlatılmaya çalışılan ben idrakinin ancak bir din tarafından sağlanabileceği gerçeği bile hem Davutoğlu ‘nun hem de Huntigton’un medeniyeti din eksenli algıladıklarını göstermeksi bakımından dikkate değerdir. İşte tam da bu noktada yine aynı problem karşımıza çıkmkatadır. Bu atıflarla ulaşılan medeniyet tasavvuru ile Klasik Avrasyacıların medeniyet tasavvurları arasındaki gizlenemez farkın yazar tarafından yok sayılmasının ikna edici bir yanı bulunmamaktadır. Yazarı içine düştüğü bu ve benzeri pek çok çelişkiyi uzun uzadıya anlatmak mümkünse de üzerinde asıl durulması gereken konunun Yazar tarafından bir medeniyet projesi olarak takdim edilmeye çalışılan Avrasyacılığın bir medeniyet projesi olmadığı ve olmayacağıdır.

Yazarın , Klasik Avrasyacı düşünürlerle hiçbir ortak yönleri olmadığını ifade ettiği Türk Aydınlarında agresif ve alaycı bir üslupla bahsettiğini, bu Aydınların, Rus Avrasyacılığı ile uyumlu olmadıklarını, Avrasya Bölgesini tanımadıklarını, bilgisiz ve çelişkili fikirlere sahip olduklarını ifade ettiğini belirtmiştik.

Özellikle, üslubunun en çok agresifleştiği bölüm olan “ Milliyetçilerin “ Avrasyası” Türk / Turan Birliği “ başlıklı bölümde, başta Ümit Özdağ olmak üzere, N. Kemal Zeybek,Arslan Bulut ve Suat İlhan gibi aydınlara saldırmakta ve bunların , Avrasyacı olamayacaklarını ( sanki böyle bir iddiaları varmış gibi) çünkü Avrasyacılıktan bahsederken Türkiye ‘yi ve Türklüğü ön plana çıkardıklarını bunun da Klasik Rus Avrasyacılarının fikirlerine ters düştüğünü ifade etmektedir.

Bir başka ifadeyle Araştırmacı Vügar İmanov, adı geçen Türk Aydınlarına zımnen, Rus Milliyetçiliği yapmadıkları için sitem etmektedir. Türk Milliyetçilerinden Rus Milliyetçiliği yapılmasını istemek ve buna gerekçe olarak da kafasında tam oturmadığı anlaşılan , medeniyet , kültür, din …. gibi sosyolojik kavramları yanlış yorumlayıp yanlış yerlede kullanmakla bu gerekçeyi sağlamaya çalışmaktadır.

Oysa yine kendi kitabında eleştirmeye çalıştığı Ümit Özdağ ‘dan “ .. her toplum için farklı bir Avrasyacılık tanımı bulunduğunu..” alıntısını yapan yazar bu alıntıdaki ifadelere rağmen ve Avrasyacılığı bir medeniyet projesi zannettiğinden ısrarla Rus Avrasyacılığı yapılmadığını ve bu sebeple de bu aydınların bilgisiz olduğunu oldukça alaycı bir üslüpla anlatmaktadır.

Yazarımız hızını almayıp Attila İlhan hakkında da “ …. Böylelikle Türkiye’nin son zamanlarda önemli şairlerinden addedilen Attila İlhan ‘ın Avrasyacı bir düşünür olduğu kanısı oluşmuştur. “ gibi alaycı bir üslupla Türk Fikir hayatı hakkında ciddi bir müktesebata sahip olmadığı ve bu haliyle yönlendirildiği kanaatini güçlendiren ifadelerle Attila İlhan ‘ın ne şair ( çünkü sadece şair addediliyor ) ne de bir fikir adamı ( çünkü bu sadece bir kanı olarak kalıyor) olarak kabul etmeyen yazarın bu tavırları hiç de yabancı gelmemektedir.

Yazar , Türk Aydınlarına gösteremediği anlayış (!) iyiniyet (!) ve müsamahayı her nedense, gereğinden fazla etkisi altında kaldığı anlaşılan ve Türkiye için

“ Bir Ulus Devlet ve NATO üyesi olarak, Türkiye Avrasya projesi için yeterince hasım bir oluşumdur. Böyle bir Türkiye ile Rusya’nın ortak hedeflerinden çok daha fazla jeopolitik çelişkiler bulunmaktadır. “ diyen Aleksandr Dugin ‘e gösteren ve çalakalem Dugin ‘in Türkiye aleyhindeki yorumlarını revize etmeye çalışan Yazar , “ ancak” aslında” gibi ifadelerle olayı geçiştirmeye çalışmaktadır.

NATO‘yu anladık diyelim, ancak “ bir ulus devlet “ olarak yazarın ve Dugin ‘in beğenmediği Türkiye için her ikisine de şu hususu ifade etmemiz gerekir ki bu da Ulus Devletin bizim için olmazsa olmazımız olduğudur. Tıpkı Avrasyacılığın da yazar ve Dugin için olmazsa olmazı olduğu gibi…

Komplekse lüzum yok. Elbette ki Türk Aydınları Avrasyacılığı , İmanov gib yada O’nun öve öve bitiremediği Rus Aydınları gibi anlayamaz , anlamlandıramaz . Yazar araştıma alanı olan Avrasyacılığın bir “ medeniyet projesi olmadığını “ bunun ancak ve ancak bir stateji olabileceğini eğer kendisinin anladığı anlamda Avrasyacılığın bir medeniyet projesi olduğunda ısrarlı ise bu medeniyetin merkezinde bütün emperyal görüntüsüyle Rusya ‘nın olduğunu anlamak gibi bir çabaya gayret etmelidir. Bu Milletin ABD (Ilımlı İslam ) veya Rus (Yazarın anladığı Avrasyacılık ) himayesinde yaşamasını gerektirir hiçbir gerekçe yoktur.

Son olarak Yazarın Üstadı DUGİN ‘den bir alıntı yaparak ve söylenecek daha çok şeyin var olduğunu ifade ederek yazıya son verelim;

“ Turancı bir entegrasyon jeopolitik Avrasyacılığın, karşı- tezidir. Bu tür bir entegrasyon karasal güçleri üç kısma parçalamaktadır. Turancılık İran ve Afganistan konusunda ise İslam Dünyasını bölük pörçük etmektedir. Buradan hareketle, hertland Türkiye ‘ye ve “ Panturanizm” taşıyıcılarına karşı sert bir pozisyonel savaş ilan etmelidir. “

Yazardan son bir talep ; Ünlü Tunuslu Sosyolog , Albert Memmi ‘nin “ Sömürgecinin Portresi, Sömügeleştirilenin Portresi “ adlı kitabı bir an önce okumasıdır.

Zırva tevil götürdü...





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 10
Dün Tekil 828
Bugün Tekil 369
Toplam Tekil 1638258
IP 54.205.87.3






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































6 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Türk Devletinin yenilmez, zinde hayat gücü ve Türk Milletinin teminatı ve istikbali gençliktir.
(Alpaslan TÜRKEŞ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.788 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu