Ankara’dan ‘Anayurt’ Gazetesi - Prof. Dr. İsa KAYACAN - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Ankara’dan ‘Anayurt’ Gazetesi - Prof. Dr. İsa KAYACAN
Tarih: 03.07.2012 > Kaç kez okundu? 2156

Paylaş


Gazetelerimizin sayfalarındaki gezintilerimizle gördüklerimiz, genel bir değerlendirmeyle, gazetelerimiz hakkında vermeye çalıştığımız bilgilerimiz. Merkezi Ankara’da bulunan ulusal bir gazetemiz, Anayurt.

Günlük olarak 16 büyük sayfayla yayınlanıyor. Masamızda, 7 bin 133, 34, 35 ve 7 bin 136. sayıları bulunan Anayurt Gazetesinin kimliğine bakıyoruz. Gördüklerimiz:

İmtiyaz Sahibi: Peyman Alan, Genel Yayın Yönetmeni: Naci Alan, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Saniye Doğukan, Haber Müdürü: A. Cevat Uğraş, Satış Müdürü: Hakan Bingül, Reklam ve Halkla İlişkiler Müdürü: Murat Kocakök, Kültür ve Sanat Danışmanı: Prof. Dr. İsa Kayacan, Editör: Mihriban Başlı, Özgür Güvenç, Aykut Örenli, Feride Serveroğlu, Görsel Yönetmenler: Sibel Aktaş, Halil Aldemir, Hasan Uygun, Seher Kaya, Dağıtım Sorumluları: Nihat Ünal, Erdoğan Akgün, İstanbul Temsilcisi: Attila Güvenç, Mersin-Adana Temsilcisi: Fuat Yıldırım. Tlf: 0312 425 23 71.

Sayfalarının ayrı ayrı düzenlemeler ve haber konularına göre bir şekillendirmeyle, okurlarının karşısına çıkarılan Anayurt Gazetesinde, makale yazarlarının sayısı bir hayli fazla. Masamda bulunan 4 ayrı sayıda imzaları bulunan makale yazarlarının sıralanışını şöyle bir tablo üzerinde görmekteyiz:

Orhan Selen, Muhsin Akıl, M.Yahya Efe, Hamdi Yılmaz, Mustafa Nevruz Sınacı, Ali Coşkun, Ahmet Yalvaç, İsa Kayacan, Murat Polat, Güran Tatlıoğlu, M.Arif Demirer, Feyzullah Aydaş, Mustafa Balkız, Günseli Rumelioğlu, Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu, Oktay Taş, Cemal Çalışkan, Hüseyin Hakkı Kahveci, Kasım Alper Özdemir, Nusret Kebapçı, Yrd. Doç. Dr. Latif Onur Uğur, Osman Baş, Yaşar Can. Şimdi bu makale yazarlarının bazılarının makalelerinden bir kaçar cümle nakletmek istiyorum efendim:

1- Aydınlanma çağını ıskalamış bir toplum olarak, ışığa daha çok yaklaşmaya çalışmamız gerekirken, sokaklarda serüven arıyoruz (Orhan Selen)

2- Gazetecilik galiba dürüstçe yapılmasına imkan olmayan bir meslek. Çünkü birbirine zıt işlerin aynı anda icra edilmeleri gerekiyor (Hamdi Yılmaz)

3- Türkiye’nin bundan 50 yıl öncesi ahlaki yapısı ile bugünkü ahlaki yapısı arasındaki korkunç farkın bütün çıplaklığıyla ortaya çıkartılması gerek (Muhsin Akıl)

4- “Milli Görüş” ve “Adil Düzen” diye yola çıktılar. 10 yıllık medar-ı iktidarları sonunda geldikleri noktaya bakın (Mustafa Nevruz Sınacı)

5- 1922 yılı Kasım ayında Ankara’ya gelen Said Nursi, milletvekillerinin düzenli olarak beş vakit namaz kıldıklarını görüyor kızıyor ve bir matbaada Beyanname bastırıp Meclis’te dağıttırıyor. (M.Arif Demirer)

6- Bu iş, bölücü örgütün uluslar arası destek aldığını silah ve stratejik destek aldığının açık bir göstergesi (Oktay Taş)

7- İletişimde kişinin konuşma biçimi, seçtiği sözcükleri, ses tonu, beden duruşu, jest ve minikler önemlidir (Osman Baş).

GÜNÜN SÖZLERİ:

1. Kendin pahasına olduktan sonra, tüm dünyayı kazansan eline ne geçer? (Sokrates)

2. Başarısızlığınız ile soylu bir şekilde yüzleşin, başarıdan farkı kalmayacaktır (Emerson)

3. Mutluluk maddi sevinçlerden ibaret olsaydı, çayıra koşan öküzleri mutlu saymak gerekirdi (Heracletius)

4. Size öyle bir vatan aldım ki; ebediyen sizin olacaktır (Alp Arslan)

***

Gazeteci Dursun Erkılıç’dan: Seyirbaz

Prof. Dr. İSA KAYACAN

Gazeteciler arasında, şair-yazar olanların sayısı fazla değildir. Dursun Erkılıç yıllardır tanıdığım, değişik gazetelerdeki başarılı çalışmaları ve meslekteki ustalığı gibi özellikleriyle takdir edilen alkışlanan bir isim ve imzadır.

Yıllardır gözlediğim bir gerçek Dursun Erkılıç’la ilgili: O, pek çok haberinin içine, şiirsel anlatımlar da yerleştirir. Haberler şiirli bir güzellikle daha bir anlaşılır, daha bir ‘haber tadında’ çıkar okurlarının karşısına.

120 sayfalık, ince uzun boylu, yakışıklı bir görünümlü Dursun Erkılıç’ın, “Seyirbaz” adlı kitabı şiir ve denemelerden oluşuyor. Beşinci sayfada başlayan “Aşk” başlıklı şiirli yazı, aşkın geçmişinden günümüze önemli mesajlar getiriyor.

Dursun Erkılıç “Aşk” başlıklı yazsının girişinde bir dörtlükle çıkıyor okurlarının karşısına. Bu dörtlük şöyle:

Aşkın gözü kör ya, mil mi çekilmiş,

Bilinmez hallerin kara bahtıdır.

Aşk aslında gönül gönül ekilmiş,

Menekşe, sümbüllü nara bahtıdır.

Bundan sonra birkaç cümlede çalkalanması var Dursun Erkılıç’ın. Bu yazı bu deneme şiirli anlatım, şiirli deneme olarak kabul edilebilir. Aşk’la ilgili anlatım girişi Dursun Erkılıç’ın:

-“Aşk; sadece Ademoğlunu çalkalayan bir ruh-beden sarsıntısı değil; tüm hayvanat ve nebatı da tarumar eden yakıcı, yıkıcı bir zelzeledir. Karşı cinsin yüreğe diktiği bir huzur anıtıdır aşk”.. Devam ediliyor anlatım olarak.

Dursun Erkılıç’ın “Seyirbaz” adlı kitabında yer alanlar, başlı başına bir şiirli sergileme, başlı başına bir anlatımlı-denemeli ifade ediş, sayfalara aktarış. Bir anlamda “çeşitleme” yapılmış, yazılar arasında her iki türdeki duygular serpiştirilmiş. Kitabın sayfalarındaki gezintiniz uzadıkça, gördüğünüz gerçekler arasında; Dursun Erkılıç’ın gazeteciliği, haberciliği, kalem bütünlüğü, duygularının şiirsel bölümündeki incelik, hassasiyet gibi özelliklerle birleşiyor, ortaya çok güzel bir anlatım, duygu nakletme biçimi çıkıyor. Bu genel değerlendirmeyle anlıyor ve görüyoruz ki, Dursun Erkılıç farklı bir kalem, farklı duyguların harman olduğu dünyanın sahibi.

Aynı zamanda TV Programlarının yapımcı ve sunucusu Dursun Erkılıç’ın anlatım zenginliği içindeki duyguları arasında kaybolmamak mümkün değil. Sayfa 74’de başlayan “Anne” başlıklı yazının duygu bütünlüğünün içine yerleştirilen dörtlüklerden biri şöyle karşımıza çıkmakta:

Anne, en şair günümde öldün,

Senin için şiir yazamıyorum.

Mezar yapmış adam, kelimelerle,

Ben seni anlatamıyorum.

Dursun Erkılıç: 1958 yılında Yozgat’ta doğdu. 1974 yılından beri gazetecilik yapan Erkılıç, öykü, deneme ve şiirleriyle dikkat çekti. Belde Gazetesinin Haber Müdürlüğü yanında, Konya TV’nin Ankara temsilcisi olarak çalışmalarını sürdürüyor.

***

Ankara’dan ‘Sonsöz’ Gazetesi

Prof. Dr.İSA KAYACAN

Gazetelerimizle ilgili değerlendirmelerimiz, bu gazetelerimizin sayfalarındaki gezintilerimizle gördüklerimizin ortaya koyduğu genel tablo üzerindekilerle ilgili sütunumuza aldıklarımız.

Ankara’da 16 büyük sayfayla günlük yayınlanan ve 13 bin 453, 54, 55, 56, 57 ve 13 bin 458 nci sayıları masamda bulunan ‘Sonsöz’ Gazetesinin kimliğine bakıyorum, gördüklerimiz:

İmtiyaz Sahibi: Abdi Pehlivan, Yazı İşleri Müdürü: Cafer Külahlıoğlu, İstihbarat Şefi: Ahmet Aydın Köksal, Spor Sorumlusu: Ali Yalçın Ercan, Görsel Yönetmen: Çavuş Işık, İstanbul Temsilcisi: İbrahim Demirci, İzmir Temsilcisi: Ataman Sarıgedik, Karadeniz Temsilcisi: Kemalettin Tangal, Sivas Koyulhisar Temsilcisi: Engin Oruç, Alanya Temsilcisi: Celal Ertuvan. Tlf: 0312 - 312 12 82.

Sonsöz Gazetesinin makale yazarları: Mazhar Eylem Şimşek ve İlker Çakan Ahmet Aydın Köksal, Prof. Dr. Mustafa Altıntaş, Mustafa Nevruz Sınacı olarak görülüyor. Bu bisim ve imzalardan bazı cümleler:

1- Anadolu’da ilk siyasi birlik, Hititler zamanında kurulmuştur. Bolu Bizans yönetimindeyken şiddetli bir deprem sonucu tamamen yıkılmıştır (İlker Çakan),

2- Demokrasi kültürünün ve adaletin yerleşik olduğu bir rejimde hukuk, suçlayanın suçu ispat etmesi temeline dayanır (Mazhar Eylem Şimşek)

3- Bir avuç Anadolu insanının bir araya gelerek yapmış olduğu bu hizmet insanlığın halâ ölmediğinin bir göstergesidir (10.Türkçe Olimpiyatları, Ahmet Aydın Köksal)

4- Uğurunda bunca harcama yapılan, olmaz zillete katlanılan, bel bükmelere, boyun kırmalara neden olan Rektörlüğün getirisi nedir? (Prof. Dr. Mustafa Altıntaş)

5- İnsanlarımızın üçte birinin tükettiği rakı, şarap, votka, konyak gibi içkiler.. Mezkür usul, esas ve bazı kriterler bir utanç, zulüm ve yüzkarası değil de nedir? (Mustafa Nevruz Sınacı).

Bazı haber başlıkları: OSTİM örnek büyüme gösterdi/ Çöpten çıkan Atatürk posterlerini baş tacı yaptılar/ Ulubat Gölü 2070’te çöl olacak/ Ortadoğu’daki barış ölüm döşeğinde/ Burdur’da tam teşekküllü deprem konteyneri oluşturuldu/ Kuvayi milleye ruhu 93 yaşında.

- Türkçe her zaman barışın dili olmuştur/ Niksar’da tarihi hükümet konağı turizme kazandırıldı/ Ulucanlar Cezaevi Müzesi 1 yaşında/ Kapadokya’da turizmciler 2012 turizm sezonunda umduğunu bulamadı.

***

Nihat Taydaş’dan: İki masal kitabı

Prof. Dr. İSA KAYACAN

Nihat Taydaş, bir eğitimci, yazar-araştırmacı. Yayınlanmış kitapları var. Bu kitaplardan son ikisi: Bir Varmış İki Çokmuş ve Bana bir masal anlat, adlarıyla karşımıza çıktı.

Merkezi Ankara’da bulunan Payda Yayıncılık, yayınları arasında günyüzü gören kitaplar sırasıyla:

BİR VARMIŞ İKİ ÇOKMUŞ

32 sayfalık bu kitap, Tembeloğlan, Nine ile tilki, Ülkenin sahipleri, Barış’ın büyülü bilyesi ve Güldal ile Serdal, adlı masallardan oluşuyor. Nihat Taydaş hocanın 2004 yılında yazdığı bir yazı, sunuş haline getirilmiş. Buranın bir yerinde:

“Halk masalları, toplumun bütün gerçeklerine yönelik değillerdir.. Bu masallar, daha çok toplumsal yapının öğelerinde sıkıntı, gerilim, kaygı verici değişim ve umut kırıklığı olduğu durumlarda görülür” denilerek, önemli bir tespit ve tahlil yapılıyor.

Her masalın genel anlatımı, görüntüsünün ortaya koyduğu bir çizim gerçekleştirilerek kitap içindeki anlatımlar zenginleştirilmiş. İlk masal Tembeloğlan, bir şiir anlatımıyla başlıyor. Evvel zamanda yoksullar handa, yoksuloğlan yaşarmış. Tembeloğlan, adı üstünde, tembelin tembeli, bir erkek çocuğuymuş, şeklinde masal anlatımı başlıyor.

BANA BİR MASAL ANLAT

Nihat Taydaş hocanın ikinci masal kitabı. Daha doğrusu son yayınlanan iki kitabından ikincisi. Bu kitap da merkezi Ankara’da bulunan Payda yayıncılık yayınları arasında 32 sayfayla günyüzü görmüş.

Nihat Taydaş biyografisinden sonra, sunuş, Yiğit savaşçı, Avcı çocuk, Memleketin birindeki “Apaydın”, Billur köşk adlı masallarla şekillenmiş, yayınlanmış kitap. Bu kitabın sunuşunda da Nihat Taydaş “Masalı yalnızca ‘boş söz dizileri’ olarak tanımlamak doğru değildir” diye bir kesinlik getiriyor.

Sayfa 16’da başlayan “Memleketin birindeki-Apaydın” da bir şiir anlatımıyla başlıyor. Şöyle: “Handadır handa, bir kara manda/Üç yüz yaşındaydım evvel zamanda”..

Nihat Taydaş: Öykücü, araştırmacı, yazar. Haziran 1958’de Kars ilinin, Sarıkamış ilçesi, Hamamlı köyünde doğdu. Ankara Eğitim enstitüsü ve Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümünden mezun oldu. Değişik eğitim kuruluşlarında öğretmen olarak çalıştı.

Farklıu Dergi ve gazetelerde, yazı ve öyküleri yayınlanan Nihat Taydaş, inceleme-araştırma, masal, derleme alanlarında pek çok kitap yayınladı. Yazıp yayınlama çalışmalarını sürdürüyor.

***

Ankara’dan ‘24 Saat’ Gazetesi

Prof. Dr. İSA KAYACAN

Gazetelerimizin sayfa ve sütunlarında başlattığımız gezintimiz sürüyor. Bugün gündemimizdeki gazetemiz, merkezi Ankara’da bulunan Gazeteciler Cemiyetinin yayın organı, günlük 16 büyük sayfayla yayınlanan ‘24 Saat’ Gazetesi.

24 Saat Gazetesinin 9 bin 954, 55, 56, 57, 58 ve 9 bin 960 ncı sayıları masamızda. Bu sayıların sayfa ve sütunlarında gezinti yapacağız. 24 Saat Gazetesinin önce kimliğine bakalım:

Gazeteciler Cemiyeti adına sahibi: Nazmi Bilgin, Yönetim Kurulu olarak isimleri yer alanlar: Ayhan Aydemir, Mehpare Çelik, Bahadır Selim Dilek, Hande Fırat, Ümit Gürtuna, Kemal Karacehennem, Savaş Kıratlı, Ali Oruç, Mithat Sirmen, Güray Soysal, Ali Şimşek, Ateş Tümer, Ertürk Yöndem.

24 Saat Gazetesinin Yazı İşleri Müdürü: Ali Bavuk. Usta Gazeteci İ.Zeki Aparı’nın Gazetenin çalışanları arasında yer aldığını kaydedelim. Tlf:0312-427 15 22

Gazetede önceki aylarda değişik romanları tefrika edilen, yayınlanan Sevinç Doğancan Güven’in elimizde bulunan gazete sayılarında gördüğümüz “Çocuklar Unutmaz” adlı romanı yayınlanıyor.

Bu satırların yazarı İsa Kayacan’ın “Ankara Mektubu” köşe başlığıyla 2 nci sayfadaki makaleleri yayınlanmaya devam ediyor.

Sevinç Doğancan Güven’in romanının yayınlanan 19 ncu günündeki bölümden birkaç cümle:

- Ekmek fiyatları serbest bırakılıyor, neden?. Banker Kastelli İsviçre’ye kaçıyor. İstifa eden Kaya Erdem’in yerine Adnan Başer Kafaoğlu getirilince, Başkan Yardımcısı Turgut Özal istifa ediyor.

12 Eylül ‘den sonra kurulan kabinede hareketlilik günleri anlatılıyor, hatırlatılıyor burada efendim.

İsa Kayacan’ın Ankara Mektubu Köşelerinden birinde, Fethiye’den gelen “Gözde Yaşam” Dergisinden söz ediliyor. Bir yerinde: “Ünal Şöhret Dirlik hocanın düzenlediği kültür sanat sayfalarında, Ünal hocanın dört ayrı dörtlükten meydana gelen ‘Gittin gideli’ adlı şiiriyle, bu şiire nazire olarak Mustafa Kaşıkçı hocanın kaleme aldığı sekiz dörtlükten meydana gelen bir şiiri var” deniliyor.

24 Saat Gazetesinin elimizdeki sayılarında yer alan haberlerden bazı başlıklar vererek devam edelim ve noktamızı koyalım:

- Evlenme de, boşanma da arttı/ İkinci el konut artışında lider Antalya/ Motorlu taşıt satışı arttı/ Ulucanlar Cezaevi Müzesi 1 yaşında,

- Sıcaklarda en yararlı içecek ayran/ Kadir Abi’den Volkan Abi’ye sitem/ İtalya’da şikeye ilk cezalar verildi,

- ÇAYKUR’da birinci sürgün yaş çay alımları tamamlandı/ Hamilelikte fıtığa dikkat fazla 1 kilo, eklemlere 4 kilo vd.

GÜNÜN SÖZLERİ:

1. Sevdiğini elde edemezsen, elde ettiğini sevmeye çalış (Corneille)

2. Her kötülük zayıf karakterden doğar (Seneca)

3. Kim Kuvvetini güvenerek zayıfları ezerse, onun kendi kuvveti başına bela olur (Beydeba)

4. Rütbe, mevki geçicidir, kalıcı olan şeref ve huzurdur (Cevdet Sunay)

***

İÖO Öğrencisi Burak Can Akdoğan’dan

bir ‘yangın’ öyküsü

Prof. Dr. İSA KAYACAN

İlköğretim okullarımızda okuyan miniklerimiz, öğrencilerimiz arasında, kalemlerinin keskinliği, anlatımlarının akıcılığıyla ilgili olarak, ilk sıralarda yer alanların sayısı fazladır.

Burak Can Akdoğan (benim arkadaşım), Ankara 19 Mayıs İlköğretim Okulunun 5. sınıfında 5-C kaydıyla öğretim görüyor. 2012’den sonra, 6. sınıfta okuyacak, başarılı öğretimini sürdürecek.

Burak Can Akdoğan, bir gazeteci annenin, Feride Akdoğan’ın oğlu…

Belde Gazetesinin başarılı editörlerinden Feride Hanım. Burak Can Akdoğan arkadaşımın “Yangın” başlıklı üç sayfalık bir anlatımı, kompozisyon denemesi var. Minik elleriyle yazılmış, anlatım sayfalara dökülmüş. Buradan bu sayfalardan bazı cümleler nakledeceğim aşağıda. Bakalım Burak Can Akdoğan yangın hakkında neler söylüyor:

1- Güneşli bir yaz sabahında, Ömer sokağa çıkıp biraz oyun oynamak istedi. Annesinden izin alıp, dışarı çıktı. Arkadaşlarıyla eğlenceli vakit geçirmek onun en sevdiği şeydi. Gidip Ahmet’i çağırdı. Ahmet’le aynı yaştaydı. (Ömer ve Ahmet, değişik noktalardan geçiyorlar, birlikte bir yere gidiyorlar)

2- Bir köpek sesi diye bağırdı Ömer. İkisi de var gücüyle kaçtılar ama Ahmet dikkatsizlikle yaktığı kibriti yere düşürdü. Yerden bir kıvılcım çıkıp duvara sıçradı. Bu sırada Ömer ve Ahmet hızla evlerinin yolunu tutmuşlardı.Konak yanmaya başlamıştı. Otlar, çiçekler hepsi yanıyordu. İtfaiyenin sesi duyuldu. İtfaiye son hızıyla konağa yaklaşıyordu.

3- Tüm mahalleli sokağa dökülmüş, olacakları izliyorlardı. Tam o sırada içeriden bir köpek sesi duyuldu. Köpek sesini duyunca itfaiyecilerden iki kişi (biri uzun boylu, diğeri kısa olmak üzere) Konağın içine girmeye gönüllü oldu. İtfaiyeciler son hızıyla içeri daldılar.

4- Aradan epey zaman geçmişti ki, kapıda itfaiyeciler göründü. Ellerinde Kangal cinsi iri bir köpek vardı ve yaralıydı. Hemen ambulans çağrıldı. Gecenin ilerleyen saatlerinde itfaiye yangını söndürmeyi başardı.

5- Köpek güvencedeydi, ama Ömer ve Ahmet ne yapacaklarını bilemiyorlardı. Sonunda bu işi gizlemeye karar verdiler ve bir daha bilmeyecekleri yerlere gitmeyeceklerine birbirlerine söz verdiler.

Başarılı bir anlatımla ortaya konulan, Burak Can Akdoğan’ın bir yangının öyküsü burada bitiyor. Ama, Ömer ve Ahmet’in yangın sonundaki üzüntüleri, köpeğin yaralı hali karşısındaki tavırları, pişmanlıkları, yapılan yanlışlıklardan sonra, insanların (çocukların) daha dikkatli olmaları gerektiği gerçeğinin ortaya konmasıyla, her yanlışlıktan ibret alınması ve tekrarlanmaması gerektiğinin anlatılması kabul edilmesi, karar verilmesi, Burak Can Akdoğan’ın anlatım kararlılığını ortaya koyuyor. Tebriklerimi sunuyorum efendim.

***

Ankara’dan ‘Gündem’ Gazetesi

Prof. Dr. İSA KAYACAN

Gazetelerimizin sayfa ve sütunlarındaki gezintimiz çerçevesinde yeni yeni gazetelerle bu araştırma ve incelememiz, değerlendirmemiz sürüyor.

Bugün, sayfa ve sütunlarında gezeceğimiz Gazete, Ankara’da 16 sayfayla günlük yayınlanan ‘Gündem’ Gazetesi.

Gündem Gazetesinin kimliğine bakıyoruz: İmtiyaz Sahibi: Abdi Pehlivan, Yazı İşleri Müdürü: Güner Karabıyık, Spor Sorumlusu: Ali Yalçın Ercan. Tlf: 0312- 310 71 63

Gazetede ‘Tarihte Bugün’den söz ediliyor, günle- günlerle ilgili tarihi bilgiler veriliyor. Yaygın basından bazı makale yazarlarının yazdıkları, gazeteleri itibariyle veriliyor.

Konularına göre sayfalardaki düzenleme dikkat çekiyor. Ekonomi, politika, kültür sanat gibi söz konusu ettiğimiz sayfalardaki ayırım.

Elimizde bulunan Gündem Gazetesinin 3 bin 522, 23, 24, 25 ve 3 bin 526 ncı sayılarının sayfalarına ayrı ayrı göz atalım, gördüğümüz genellik taşıyan, siyasi olmayan haber başlıklarından bazı nakletmeler yapalım:

- Hemzemin çilesi tarihe karıştı/ Türkiye’de kendini mutlu hissedenlerin sayısı giderek artıyor,

- Yoksul ülkelerde anne ve çocuk ölümleri azaldı/ Aşırı sıcaktan dolayı ürünler gazete kağıdına sarılıyor,

- Milas’ta tarihi alanda kurtarma kazısı/ Yılın tiyatro sanatçısı ödülü Gülin Ersoy’a verildi.

- 3.Rus Kültür Günleri etkinlikleri düzenlendi / LÖSEVLİ çocuklar “Şimdiki Çocuklar Harika” adlı oyunu sahneledi,

- 37 yıl sonra tesadüfen buluştular/ Yanlış klima kullanımı yüz felçine sebep olabilir/ Çevre dostu hastaneler yapılıyor,

- Türk mucidin icadıyla klima hastalıklarına son/ Kalecik Barajının temeli atıldı/ Çevreciler kent için çalıştı,

- Hamamönü gece yolcularını ağırladı/ Diyanet TV yayınına başladı/ Türkiye benim ilham kaynağım,

- Safaranbolu’ya rekor ziyaret/ Sezen Aksu Denizli’yi salladı/ Avrupalı öğrenciler sabundan meyve figürleri yapmayı öğrendiler,

- Diş tedavisinde çamaşır suyu yerine gül suyu/ Engelli öğrenci üniversiteden birincilikte mezun oldu,

- Hırs ve ezber yerine öğrenmek esas olmalı/ Çapkınlık bir beyin hastalığı olabilir/ 24 Saat makyaj yaparak rekor kırdılar vd.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 14
Dün Tekil 790
Bugün Tekil 560
Toplam Tekil 1640102
IP 50.16.107.222






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































8 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Benim Hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.193 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu