Kaosta Ahengi Anlatan Sanatçı: Hasan Aycın - İkbal Vurucu - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Kaosta Ahengi Anlatan Sanatçı: Hasan Aycın - İkbal Vurucu
Tarih: 07.04.2009 > Kaç kez okundu? 2147

Paylaş


Ülkemizde pek yaygın olmayan bir sanat dalı olarak çizgi, kimi zaman uzun bir makalenin kimi zaman bir kitabın dile getirebileceği duyguları, düşünceleri anlatabilme kapasitesine sahip bir etkinliktir. Bu makalemizde genel olarak sanat etkinliğinin ve Hasan Aycın’ın çizgilerinin bazı özellikleri üzerinde görüşlerimizi bildireceğiz.

Sanat ve bir sanat dalı olarak özelde çizgi ve bu çizgi üzerine yapılacak yorumlar bilimsel bir nitelik taşımaz. Başka bir deyişle, sanat bilimsel olmadığı gibi bilimsel sanat ta söz konusu değildir.

İnsanın içinde yaşadığı evrenin belirsizlikle dolu yapısının bir kısmı bilimle, bir kısmı dinle, bir kısmı felsefe, bir kısmı da sanatla açıklığa kavuşur. Bunlardan sanat faaliyeti öznelliğe içkindir. Genel olarak sanat üzerine yapılan değerlendirmeler ve yorumlar öznenin öznelliğine bağlı özellik arz eder. Öznenin sosyal ve kültürel çevresi, psikolojik farklılıkları, ilgileri, sevgileri, nefretleri, hüzünleri, ülküleri sanat eserinin üretiminde temel belirleyici olduğu gibi sanatçı dışındaki değerlendirici tarafından da bu sıfatlar geçerlidir Buradan sanatla ilgili şu hükmede ulaşabiliriz: sanat evrensel olmaz. Çünkü evrensel olarak ifade edilen hiçbir kavramın dünyada nesnel bir gerçekliği ve karşılığı yoktur. Duygu oluşumunun, sanatın üretilmesinde kitap ve eğitim tek veya temel belirleyici değildir. Fakat duyguların harekete geçirilişinde bireyin yaşadığı kültürel ortamın etkisi çok önemlidir.

Öznenin duygu, düşünce, hal, hareket, düşünce kalıplarının teşekkülünde, biçimlendirilmesinde kültür başat rol oynar. Öznenin yaşam alanının bir toplum olması, ilk sosyalleşme merkezinin de aile ve sokak olması kişinin dünyayı, toplumu, olayları değerlendirme ve biçimlendirme iradesine etki eder. Öznenin eylemlerinde tecelli eden sanat dalının toplumsal, kültürel, sosyal norm ve değerler ölçüsünde belirginleşir. Mesela bir aşıklık geleneğinin, bir koç boynuzu motifinin sadece Türklerde görünüp diğer toplumlarda görülmemesi sanatın özgün ve özgül bir faaliyet alanı olduğunun göstergesidir. Bir sanat ürününün anlamlı olup olmaması kültüre göre değişkenlik gösterir.

Sanat tekil ve tikeldir; özneldir; ortaklık değildir. Çünkü sanat sanatçının duygularının, öznelliğinin yoğunlaşması ile tebarüz eder. Sosyolojik olarak sanata sadece öznenin bağlılık, ilişki ve etkileşim ortamı çerçevesinde yaklaşılır. Sanat ve toplum arasında, çeşitli görüşlerin varlığına rağmen, doğrudan bir ilişki ve etkileşimin varlığı olgusal bir gerçekliktir. Her sanat eylemi toplumsal yapının bir olay, olgu, kültürel hareketinden etkilenerek şekillenir. Sanat eserinin toplumsal bağıntısı göz ardı edilemeyecek kadar gerçek bir olgu olmakla birlikte yukarıda değindiğimiz gibi psikolojik boyutu da ihmal etmek söz konusu olmaz. Sanat eserinde sanatçın, kişiliği, karakteri, özlemleri, isyanları, ülküleri, hatta ideolojik kabullerini de görebiliriz.

Hasan Aycın’ın çizgileri ile ilgili olarak bizim yapacağımız yorumlarda araştırma nesnesinden tam bağımsız olamayacağı gibi tam bağımlı da diyemeyiz. Görüp algıladığımız çizgiler Aycın’a ama yorumlama tarzı ve ifadeler bizim öznelliğimize mütealliktir. Bir bakıma bizim yorumlarımıza vesile olan çizgilerdir. Biz kendi dilimizi o çizgilerle inşa etmekteyiz. Aycın’da çizgi, ilk bakışta algılamada zorluk çekilen, daha doğrusu parçalı bir görüntü ve anlamlar tasavvuru doğurur. Onun bu çizgilerini sanat ve toplumunun doğasında mevcut olan doğuş ve işleyişine bağlı olarak yumuşak çelişki olarak adlandırabiliriz.

Aycın’ın çizgilerindeki müşahede edilebilen bariz özelliği, biçimdeki karmaşıklık, zıtlık, çelişki figürlerinin gösterdiği derin anlamsal bütünlüktür; ahenkli bir anlatım tarzı oluşturmasıdır. Burada modernizmin çelişkilerini de yakalayabiliriz. Çok farklı imge ve simgede biçimsel olarak göze hitap eden algı boyutunda çelişkili simgeleme, keşmekeş, anlatılmak isteneni tersinden ifade etme yolu kullanılırken bir bakışta algının ötesinde tarihsel anlamlandırma referanslarını harekete geçirerek çok derinlerdeki anlatılanı yani dili okumaya çalışıyoruz ve bu bir bütünsellik içinde olmaktadır. Bu iki özellik çizgiye mesaj olarak vurucu bir anlatım kazandırmaktadır.

Aycın’da felsefi bir derinlikte vardır. Günlük gazetelerdeki çizgi ve karikatür ürünlerinde mevcut olan basit algı ve anlama düzeyi Aycın’da söz konusu değildir. Aksine derunilik, süreklilik, ruh vardır. Çizgisinde ilk bakışta deruni bir anlamsal yoğunluk ve bunun verdiği bir süreklilik hissi söz konusudur. Bu anlamsal yoğunluk ve süreklilik ise önemli ölçüde İslami imge-simgelerle mümkün kılınmaktadır. Bu iki özelliğe bağlı olan ve öznenin günlük yaşam olayları ve gündemle bağlantısını sağlayan diğer bir niteliği de güncel olan ile kurduğu bağlantıdır. Yani anlamsal yoğunluk İslam referanslı simge ve imgelerde; süreklilikte bunlarla içeriklendirilen bütünsel yorumun güncelle birleşmesinde temayüz etmektedir.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 17
Dün Tekil 767
Bugün Tekil 714
Toplam Tekil 1637775
IP 54.87.119.171






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































5 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Üstümüze kılıç çekilmedikçe, ülkemize girilmedikçe, teb'ama cefa edilmedikçe Bizden kimseye zarar gelmez. (Fatih Sultan MEHMET)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.788 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu