Ayhan Dəmirçi İlə Müsahibə - Elnur Eltürk - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Ayhan Dəmirçi İlə Müsahibə - Elnur Eltürk
Tarih: 06.04.2009 > Kaç kez okundu? 2198

Paylaş


Ayhan Dəmirçi “Bu ülke sahipsiz değildir. Bu ülke sende git bu vatan için ya şehit ol ya gazi diyen Analara ve bu anaların doğurduğu Mehmetçiklere emanettir”.

Bu gün Türkiyə-Ermənistan əlaqələri ilə bağlı görünməmiş yaxınlaşma müşahidə olunur. Əvvəllərdə bu əlaqələr mövcüd olsada ancaq qeyri-leqal daşıyırdı. İndi isə bu əlaqələr geniş vüsət alır və qardaş türkiyənin bu addımı Azərbaycan türklərinidə incitməyə bilməz. Xüsusi ilə daxildə və xaricdə yaşayan soydaşlarımızın narahatçılığına səbəb olur. Bu və ya digər sualların cavabını almaq üçün Belcikada fəaliyyət göstərən Belcika-Azərbaycan Dostluq Cəmiyyətinin başqanı Ayhan Dəmirciyə müraciət etdik.

Ayhan bəy ilk öncə sizi salamlıyıram. İlk sualmıza ondan başlayaq ki,bu gün Türkiyə-Ermənistan arasında nələr baş verir?

Bu suale cevap vermek için önce Türk-Ermeni sorununun kaynağına temas etmek gerekir.Birinci sebep ermenilerin Osmanlılara karşı kışkırtılmasıdır.Bu noktada emperyalist güçler Anadolu Hiristiyanlarından Ermenileri seçtiler.Rusya ile Ermenilerin birbirlerine karşılıklı olarak ilgi duymaları 18.yüzyıl başlarında 1.Petro dönemine rastlar.24 Nisan 1887 de başlayan Osmanlı Rus harbinde ise Rusya Doğu Anadoluda yaşayan Ermenilerden yararlanma yoluna gitmiştir.Savaş sonrasındada Ermenilerin Rus Çarı”ndan istekleri başlar ve bu istekler şunlardır.

a-Fırata kadar olan bölgenin Ararat ile birleştirilerek Rusyaya bağlı bir Ermenistan kurulması

b-Arazi ilhakı olmayacaksa Bulgaristana ve Bulgar milletine verilecek imtiyazların Ermeni milletinede verilmesi gibi

Yine aynı zihniyet I. Cihan harbindede zuhur etmiş ve kurulan çetelerle Osmanlıyı ciddi anlamda rahatsız etmeye başlamışlardır.ve bunun neticesindede tehcir kararı alınmış ve uygulanmıştır.

Yakın tarihimizdede Türkiye-Ermenistan sınırı Ermenistanla Azerbaycan arasındaki dağlık karabağ sorunu ve 1915 de Osmanlı Ermenilerinin tehcire tabi tutulmaları ve bunu Ermeni Diasporasının soykırım olarak kabul etirme çabaları sorunu çözümsüz bir noktaya taşınmıştır. Futbol diplomasisiyle başlayan Türkiye-Ermenistan açılımı ABD Başkanı Barack Obama”nınTürkiye ziyaretinden önce tekrar sıcak gündemde yer almıştır.Dışişleri kaynaklarından alınan bilgiye göre çözüm paketinin genel hatlarıyla tamamlandığı belirtilmiştir.Birinci adımda karşılıklı diplomatik temsilciliklerin açılması,ikinci adımda sınırın günün belirli saatleri arasında açık tutulması karşılıklı ticarete izin verilmesi ve böylelikle halkların yakınlaşmasının sağlanması,üçüncü adımda ise 1915 olayları ve Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki Dağlık Karabağ sorununun çözümü için gerekli girişimlerin başlatılması şeklinde bir çözüm paketinin benimsendiği edindiğimiz bilgiler arasındadır.

Sizcə ola bilərmi ki, Türkiyə dövlətinin bu addımı hesablanmış siyasətdir. Qarşıdan gələn erməni soyqırımına görə gedişlər edir və erməni diasporasını sakitləşdirmək siyasəti yürüdür?

Doğrusu Ermeni Diasporasının yabancı ülke parlamentolarında yaptıkları çalışmalar zaman zaman Türk Dışişlerini ve Ankara”yı meşgul ve rahatsız etmiştir.

XIX.asrın ikinci yarısından sonra yavaş yavaş dillere yerleşen "Ermeni Sorunu" tabiri aslında hiçbir devlet için sorun olarak görülmemiştir.Bu konuyu sorun gibi görenler Ermeni Kilisesi,Ermeni terör örgütleri ve bunlara mensup az sayıda Ermeni olmuştur.Buna karşılık büyük devletlerin hepsinin elçiliklerinde ve Konsolosluklarında Ermeni dosyası mevcuttur.Zaman zaman kendileri bakımından bir istifade sözkonusu olunca devletler bu dosyayı açmışlar ve o dönem geçince kapatıp,yeni bir sebep çıkana kadar rafa kaldırmışlardır.

Mevcut ve belirli bir sorunun çözülmesi için çalışıldığını zanneden Ermeni toplumları ise bir türlü bu hakikaktı görememiş veya görmek istememiş her olayda dosyaya bir kağıt ilavesinden başka bir gelişme olmayacağını idrak edememişlerdir. Son çeyrekteki Ermenistan ve Ermenileride çok iyi tahlil etmekte fayda görüyorum.Ermenistan Devlet anayasasının giriş kısmında şövenist ve militarist ibareler bulunan bir ülkedir.Ayrıca Ermenistan Birleşmiş Milletler kararını tanımayıp komşusu olan Azerbaycan topraklarını işgal etmiş ve halen işgal altında tutan bir ülkedir.Ermenistan aynı zamanda tarihin en eski terörist gruplarından olan Taşnak terör örgütüne ev sahipliği yapan bir ülkedir.Bu itibarla Ankara gerek Ermenistan Yönetimine gerekse Ermeni Diasporasına karşı tutarlı bir duruş sergilemek zorundadır.

Ermenilerin Birinci Dünya savaşı esnasında yapılan tehcir çalışmalarını soykırım olarak kabul etmeleri ve dünyanın çeşitli ülkelerinin parlementolarından geçirme gayreti içerisine girmeleri iki ülke ilişkilerinin en hassas noktalarından birini oluşturmaktadır.Son dönemde Ermenistan yönetimi bir yandan Dünyada sözde soykırımı tanıtma çabası içine girerken diğer yandan Sarkisyan yönetimi "Soykırımın tanınmasını" ilişkilerimizin geliştirilmesinde bir ön koşul olarak asla görmüyoruz.Bu yüzden Türkiye ile ön koşul olmadan diplomatik ilişki kurmaya hazır olduğumuzu söylüyoruz demektedir.Ama Ermenistan yönetimi ve Diaspora Ermenileri bu iddialarından vazgeçmemektedirler.

Amma bir şeyi nəzərdən qaçırmaq olmaz ki,Türkiyə-Ermənistan əlaqələrinində qurulması ermənilərin maraqlarına cavab verir və Dağlıq Qarabağ münaqişəsinə təsir edəcək. Bu gün məsələnin görünən tərəfi odur ki, danışıqlarda ermənistanın mövqeyində yaxınlaşma müşahidə olunmur.

Ben bu konudaki fikirlerimi şöyle arzetmek isterimki; Dağlık Karabağdan çekilmeyen bir Ermenistan ile,Bağımsızlık bildirgesinde Türkiye!nin Doğu Anadolu bölgesini Batı Ermenistan olarak gösteren bir Ermenistan ile,Ağrı Dağı”nı Devletin resmi arması olarak kullanan bir Ermenistan ile,sözde soykırım iddialarından vazgeçmeyen bir Ermenistan ile,PKK terör örgütüne destek veren ve başkentinde PKK terör örgütünün faaliyet gösterdiği resmi ofisi barındıran bir Ermenistan ile,Türk diplomatlarını şehit eden Asala terör örgütü katillerine Kahramanlık madalyaları veren bir Ermenistan ile,Dağlık Karabağı işgal edip orada soykırım yapan bir Ermenistan ile,sırf AB ve ABD istiyor diye Kars-Gümrü demiryolu hattının açılmasına,Nabucco hattı ve diğer bazı enerji hatlarının Ermenistan”dan geçirilmesine şiddetle karşıyım.Çünkü bu Dağlık Karabağ sorununu dahada çözümleştirirki buda iki kardeş ülke Türkiye-Azerbaycan arasında tamiri imkansız sıkıntılar doğurur.

Hafızalarımızı tazelersek,Ermenistan eski Devlet Başkanı Koçaryan Ankara!ya açık bir teklifte bulunmuştu.Şöyleki;Türkiye ve Ermenistan ilişkileri üçüncü ülkelerin çıkarlarına bağlı kalmamalıdır demişti.Bu itibarla Ermenistan”ın Dağlık Karabağ”ın bağımsızlığından herhangi bir taviz verme gibi bir niyetinin olmadığı açıktır.

Hatırlarsanız Ermenistan Dışişleri Bakanı Nalbandyan;

Türkiye ile barışmamızdan herkesin mutlu olduğunu söyleyemem.Ama yinede iki ülke liderleri olarak sıradışı kararlar almaya hazırız demişti.Bu sözlerle herhalde Ermeni diasporasını kastetmişti.Bu ifadelerden çıkarılacak sonuç şudur.Ermenistan,Türkiye ile her türlü sorunu görüşebileceğini ifade edecek,soykırım ve toprak talebi gibi iddialarını yüksek sesle ve resmi ağızdan açıklamayacak.Ama diaspora yine yabancı ülke parlementolarında Türkiye karşıtı faaliyetlerine devam edecek ve Erivan yönetimide diasporanın bu çabalarını perde arkasından destekleyecektir.

Diasporanın hem Ermenistanda ve hemde Sarkisyan iktidarı üzerindeki etkisini dikkate aldığımızda,Erivan yönetiminin diasporadan bağımsız ve hatta diasporayı karşısına alarak Türkiye ile bir açılım başlatması inandırıcı değildir.

Şimdi ise gelinen noktada acaba AB ve ABD Türkiye için vazgeçilmez bir konumda olan Azerbaycan”ın çıkarları Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin dışınamı çekilmek isteniyor doğrusu bu çok kaygı vericidir.

Ermenistan açısından bakıldığında Tükiye ile ilişkilerin normalleşmesinin sağlayacağı faydanın daha çok ekonomik yönden olacağı görülmektedir.Eski Cumhurbaşkanı Koçaryan”ın ülke ekonomisindeki kötü gidişatı soykırım iddialarına bağlaması gibi sivil halktada aynı düşünceler hakimdi.Her sivil Ermeni”de soykırım iddialarını Ermenistan ekonomisindeki kötü gidişatın en önemli sebeplerinden biri olarak görmektedir.

Ankara Ermenistan ile ilişkilerinde Azerbaycanı nereye koyacağını çokiyi hesap etmelidir.Elbetteki bizde Yukarı Karabağ sorununun olduğu gibi bırakılmasından yana değiliz,elbetteki çözümden yanayız.Ancak bütün ilişkilerin Türkiye-Ermenistan,Türkiye-Azerbaycan,Azerbaycan-Ermenistan arasında değil,Türkiye-Ermenistan ve Azerbaycan ilişkilerinin birlikte yürütülmesinden yanayız.

Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde normalleşme arayışı,Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerinde normalleşme arayışı ile paralel sürdürülmelidir.Azerbaycan,Türkiye”nin asla ihmal edebileceği,öncelik sırasını değiştirebileceği bir ülke değildir.

Bəzi siyasi analitiklər təhlil edirlər ki,Türkiyə-Ermənistan yaxınlaşması rəsmi ankaranın Cənubi Qafqazda nüfuzunun artmasına buda sonucda dominatlığına səbəb olacağını proqnozlaşdırırlar.

Ben yukarıda sözünü ettiğimiz çözüm paketinin birinci adımında 1915 olayları ve Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki Dağlık Karabağ sorununun teşkil olunmasını isterim.Ancak sözü edilen üç adımda yürütülecekse bu girişimlerin çok dikkatli yürütülmesi ve Azerbaycan tarafını olumsuz etkileyecek her türlü girişimden kaçınılması gerektiğini önemle vurguluyorum.

Bütün bu girişimler neticesinde Güney Kafkasyada çok daha aktif olunabilmesi,Bölgede barış ve istikrarın sağlanmasında aktif rol alabilmesi gerekmektedir.

Türkiyənin ən böyük sorunlarından olan PKK və ya Kürd problemi aktuallaşır. Üstəlikdə türkiyənin prezidenti Abdulla Gülün açıqlamasıda gələcəkdə problemler yaratmayacaq ki, bu haqda fikirlərinizi bilmək istərdik.

Bilindiği üzere PKK eli kanlı bir terör örgütüdür.Bu örgüt Kürtlerin Türklerden farklı bir halk olduğunu ve bu halkın Türk Devletince sömürüldüğünü,sözde Kürdistan denilen Bölgenin Kürt parçası olduğunu ve en büyük parçanın da Kuzey Kürdistan olarak nitelenen Güney Doğu ve Doğu Anadolu bölgeleri olduğunu iddia ederek bu toprak parçalarını birleştirmek ve Bağımsız Birleşik Sosyalist Kürdistan Devletini kurmayı amaçlamaktadır.Bu vesile ile ülkenin Doğusunda ve Güney Doğusunda devletin askeriyle,polisiyle çatışmış hizmetleri engellemek için devletin öğretmeninin,doktorunu şehit etmiş ve sivil halka yönelik vahşice katliamlar gerçekleştirmiştir.

Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül uçakta bulunan gazetecilere PKK terör örgütü Irak Kürdistan bölgesel yönetimi alanında faaliyet gösteriyor değerlendirmesinde bulunmuş gazetecilerde kendisine Kürdistanmı dediniz soruları üzerine Sayın Abdullah Gül de Irak Anayasasında ne yazıyorsa o kendi Anayasalarında yazıyor diye açıklama yapmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti üniter yapıya sahip tek vatan,tek millet,tek bayrak ilkesinde Laik ve Sosyal bir hukuk devletidir.Ulusal egemenliğimizin teminatı noktasında hiçbir endişem yoktur.Bu ülke sahipsiz değildir.Bu ülke sende git bu vatan için ya şehit ol ya gazi diyen Analara ve bu anaların doğurduğu Mehmetçiklere emanettir.

Söhbətləşdi : Elnur Eltürk

Müsahibə Dünya Azərbaycanlıları Konqresi Strateji Araşdırmaları Mərkəzi üçün alınıb.









Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 18
Dün Tekil 936
Bugün Tekil 249
Toplam Tekil 1642420
IP 54.161.168.21






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































11 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Yabancı kültürlere girmek demek, onun hakimiyetine girmek demektir.
(Mete'nin Oğlu)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.002 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu