Devlet, Millet Birlikteliği - Aziz Dolu ATABEY - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Devlet, Millet Birlikteliği - Aziz Dolu ATABEY
Tarih: 26.05.2012 > Kaç kez okundu? 1953

Paylaş


Devlet - Millet birlikteliğinin sihirli formülü iki kelimeden ibarettir. Bunlar yukarıdan aşağıya adalet; aşağıdan yukarıya sadakat hisleridir. Peki, vatandaşlık bağı ve sadakat olmazsa ne olacak? En azından saygı… Bu vatanda yaşamanın yasal yükümlülüğü budur. Gerisi lâf-ı güzaf…



Devlet anadır, babadır derken; her şeyi devletten beklememek lazım demeye başladık. Bu bir felsefe değişikliği… Binlerce yıllık devlet geleneğimizin kırılma noktasıdır bu söylem. Ve devlet-millet birlikteliği açısından bakacak olursak tehlikeli sulara yelken açmakla eşdeğerdir. Zira devletten yana bir beklentisi kalmayan insanın; devlete sadakat duygusu da kalmaz.



Türkiye’de devlet-millet birlikteliğinin zedelenmesinin belli başlı birkaç sebebi, müsebbibi vardır. Türkçenin ve Türkçe konuşanların saraydan uzaklaştırılması Selçuklu döneminin sonunu getirmiştir. Osmanlı’da devlet-millet çözülmesi Tanzimatlı yıllarla başlar. Hatta bu çözülmeyi Şehzade Mustafa’nın idamına kadar götüren tarihçiler de vardır. Osmanlı’da, Batılılaşma hareketlerinin başlaması ile birlikte bir Doğululaşma hareketi de başlar ister istemez. Türkiye’yi Batı’nın en doğusuna koyanlarla, Doğu’nun en batısına koyanlar arasında iki asırdan fazladır süregelen fikri ve -zaman zaman- cebri bir mücadele süreci de böylelikle başlamış olur.



Bizim anlayışımızda, devlet-i ebed müddet anlayışıdır asl’olan. Hasbelkader Müslüman Türk olarak yaratılmışız malûm. Bunun gereği olarak da Allah’ımıza inanır, devletimize güveniriz. Aklı başında insanlar olmamız hasebiyle inanç noktasında bir meselemiz yoktur elhamdülillah. Yalnız, devlet kurumlarımızda vazife gören bir kısım zevatla anlam kazanan ‘beşer, şaşar’ düstûru gereğince güven duygularımızın arada bir törpülendiği de olur. Bu gibi durumlarda yapmamız gereken devlet-millet birlikteliğine her zamankinden daha çok önem vermek; yıkıcı değil, yapıcı eleştiriler yöneltmek olmalıdır.



Haddizatında bu millet, söz konusu devlet olunca kan kusar ama kızılcık şerbeti içtim demesini de bilir. Bağrına taş basar evelallah. Bu hâl, devlet-i ebed müddetin genlere işlenmiş hâlidir. Dahası Oğuz töresi, Hanefî terbiyesidir. Ulu’l emre itaattir de aynı zamanda. Bu hâl, “Müslüman’ım” diyenler içindir tabi ki. “Gayemiz kuru bir cihangirlik davası değildir.” diyen Osman Gazi de; “Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” diyen Atatürk de bu inancı taşımıştır yüreğinde. Bu düstur birçok meselenin hallolası için yeter de artar bile. Yalnız devlet de devlet gibi olmalıdır. Devlet adamları adam gibi adam!.. Devlet, millet için olmalı; devlet adamları, milletin hizmetkârı olmalıdır. Tıpkı Sina çölündeki Yavuz gibi!.. Bunlar olduğu takdirde dünya denen kızıl elma yine bizim olur. Yine Akdeniz’i köşkümüzün (villa) önüne yüzme havuzu yaparız. Elin Fransız’ı, İspanyol’u, Amerikalısı havuza girmek için Cebelitarık’ta bilet kuyruğuna girer. Çinliler ata meslekleri olan duvar ustalığına dönüp, taş işçiliğinin inceliklerini sergilerler. Ruslar bataklıklarda kurbağa avlayıp, mağaralarda zıbarırlar. Tarih başa döner. Türklük geri döner! Bütün bunların olmazsa olmazı ise devlet-millet birlikteliğidir. Evet, hanımlar-beyler! Kalemle halvetimizi Hz. Ali’nin (r.anh) konumuzla alâkalı bir sözünü naklederek noktalayalım: “Şahsınıza kötülük eden bir düşmanı affediniz lâkin vatanınıza ve milletinize kötülük eden bir kimseyi asla affetmeyiniz.” Serik–10.09.2010 Cuma





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 17
Dün Tekil 863
Bugün Tekil 770
Toplam Tekil 1639522
IP 54.204.198.71






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































7 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


TÜRK, Yıldırımdır, kasırgadır, Dünyayı aydınlatan güneştir
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.002 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu