Din ve Mehdi Tartışmalarına mütevazı bir katkı - Umut BULUT - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Din ve Mehdi Tartışmalarına mütevazı bir katkı - Umut BULUT
Tarih: 16.05.2012 > Kaç kez okundu? 1802

Paylaş


İnsanlar mı dinden uzaklaşıyor, din mi insanlardan uzaklaştırılıyor? Büyük soru işte budur. Cevabından çok sorunun önem arz ettiği bir durum söz konusu burada… Din budur diyerek hemen hemen herkes kendi ağzını işaret ettikçe din adına bir Babil Sendromu yaşanıyor bu toplumda. Hava da bulanık olunca insanların dini tercihlerini şekillendirmek isteyen çevreler kendilerine göre bir din algısı ve dindarlık tanımı üretiyorlar.



Geleneksel dini yorumlama biçimlerimiz ‘’resmi söylem ya da resmi din’’ denilerek paranteze alınınca, din adına istedikleri her aşıyı topluma şırınga etmeleri kolaylaşıyor. Alternatif dinler yedek tanrılar üretiyorlar gerektiğinde kullanılmak üzere… Bir şekilde içi boşaltılıp anlamsızlaştırdıkları İslam’ın doyuramadığı kitlelere onun yerine Budist kalıntısı/ uzantısı bir takım alternatif diye koyuyorlar.



İnsanlar din adına önlerine bir şeyin konulmasını bekliyor bir heyecan bir ruh katacak bir şey olsun adına ne demiş olursanız olun hiç fark etmiyor. Bu sadece bu günün meselesi de değil tarih boyunca Hıristiyan papazlar kitlelerin önüne büyük büyük yalanlar atmışlar kendi bağlılarını kilisede tutabilmek için. Boşalan kiliseleri yeniden doldurmak için her dönemde kıyamet geliyor diye tarih ve saat vererek kitleleri korkutmak mecburiyetinde kalmışlar.



Durmuş durmuşlar insanlara akla hayale gelmeyecek yalanlar uydurmuşlar. Şimdi bile yok Fatima’nın sırrı yok bilmem kıyamet saati gibi aklın mantığın almayacağı ama insanların kolay inanacağı yalanları söylemişler.



Aynı şey günümüz İslami cemaatleri için de geçerli ki müşterisini kaybetme korkusu taşıyan esnaf gibi yeni ve cazip kampanyalar yapma telaşı taşımaktadırlar. Mehdi geliyor geldi gelecek gibi kendi cemaatlerini sık ve düzgün tutabilmeye matuf bir takım çıkışları mecburen yapmaktadırlar. Cemaatin önüne inanabilecekleri büyük yalanlar koymak durumunda kalıyorlar.



Sahih kaynakların içinin boşaltılmasıyla toplum içinde uçtu kaçtı hikâyeler itibar kazanıyor. Bir anlamda geleneğin ortaya koyduğu tatsız tuzsuz ruhsuz hakikat hiçbir anlam ifade etmezken, insanlara heyecan ve umut pompalayan yalanlar insanlar için daha kullanışlı bir hal alıyor. Daha açık ifade edecek olursak hakikatin bayrağını yukarıda tutmak isteyen birinin yapabileceği pek bir şey yok bu saatten sonra.



Geleneğin kendini yeniden üretemediği yerde eski metinler kısa zamanda tüketilip ucuzlatılıyor. Sinema sanatçılarının belli bir zaman sonra yüzlerinin eskimesi gibi karizmatik dini liderlerin de belli bir saatten sonra yüzleri ve sözleri eskiyor anlamını yitirmeye başlıyor. Kitleler yeni ve değişik liderler peşinden hiç sorgulamadan gitme ihtiyacı hissediyor.



Geleneği silsilesi olan oturmuş yerleşmiş bir anlamda kökleşmiş cemaat liderleri etkilerini kaybederken, hiçbir köke ve kaynağa başlı olmayan aniden çıkıp ortalığı sallayıp savuran insanlar rağbet görebiliyor.



Teneke çalan mahallenin delisi etrafına bir kalabalık toplar mı toplamaz mı? Kalabalıkların alkışlıyor olması insanların peşine takılmalarını meşrulaştıracak bir gerekçe olamaz. Kalabalığı toplamak bir anlamıyla lazımdır ama dini bir meşruiyet için kâfi değildir.



Mehdi geldi geliyor gibi sapır saçma iddiaların ne dini ne entelektüel anlamda anlamlı bir karşılığı yoktur. Bu insanlar bu türden saçma sapan şeylere neden inanabiliyor diye şikâyet etmek yerine galiba kendimize bir büyük soruyu sormamız gerekiyor. Bunun yerine biz ne koyabiliyoruz?





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 18
Dün Tekil 825
Bugün Tekil 583
Toplam Tekil 1636114
IP 54.197.75.176






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































3 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ben sadece asil bir ailenin evladı olmakla değil, fakat asil bir milletin evladı olmakla gururluyum.
(ATİLLA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.597 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu