Türkler Ne Yapmalı? - Ferhat Yenisey - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Türkler Ne Yapmalı? - Ferhat Yenisey
Tarih: 05.04.2009 > Kaç kez okundu? 2999

Paylaş


Türkler için bu yüz yılın en büyük kafa karışıklığı yaratttığı alan belki de müttefik seçiminin yeniden yapılması ve 22. yüzyıla doğru stratejik ortakları ile birlikte güvenli bir şekilde ulaşıp ulaşamama meselesidir.

Bu Türkiye ve Türk dünyası içinde kaçınılmaz bir tercihtir. Güney Azerbaycan’da özgürlük ateşini çoktan yakan Türkler kendi saflarını Türkiye ve özgürlükten yana olarak belırlemişlerdir.

İran’ın baskıcı ve şeriata dayalı acımasız rejimi yüzlerce Türk düşünür ve aktivisti hapishanelere tıkıp, işkencelerden geçirmesi neden Türkiye’de yeterince ilgi görmemektedir?

Resmi makamların bu suskunluğu nedir? Bugün işbaşındaki Türk hükümeti niçin bu özgürlük mücadelesinin uzağında durmaktadır? Ruslar ve Iran Türk hükümetinin bu tavrında ne kadar önemli rol oynamaktadır? Türkiye’deki gizli Rus yapılanmasının ardında ki destekçiler kimlerdir? Amerika ile neoconlar döneminde bozulan ilişkilerin daha da kötüleşmesini kim neden istemektedir? Avrupa Birliği neden Türkiye’yi ısrarla Doğuya ve şeriat rejimine doğru itmektedir? Bugün iktidarda bulunan Türk hükümeti neden ve nasıl Amerika ve İsrail stratejik ortaklığından uzaklaşır bir görüntü vermektedir? Yanıbaşında nükleer silahlar üretme derdine düşmüş İran’a tepki göstermek yerine bu sahte dostluk gösterilerinin altında neler yatmaktadır, esas ona bakmak gerekir. Yoksa Türkiye’nin yönünü Batı’dan ve Batı değerlerinden Doğuya doğru kaydırmaya çalışanlar, amaçlarına ulaşmak üzeremidirler? Türk ordusunu psikojik baskı altına alan Pentagon mudur yoksa Rus gizli servisi midir, o hala büyük bir soru işaretidir. Ama tüm bu soruların ardında görünen gerçek şudur ki Türk hükümeti iki bin yıldır sürdürdüğü Batıya gitme macerasında ilk kez yönünü Doğu’ya çevirmiştir. Asıl tehlike budur.

Avrupa Birliği özellikle Almanya ve Fransa Türkiye’de ki bütün aşırı dinci akımları desteklemektedir. Bugün işbaşında olan hükümet de bunların eseridir.Türkiye’nin yönü Batı değerlerinden geriye çevrilmek istenmektedir. Fransa-Almanya ve geri planda Rusya-İran ittifakı aynı noktadan hareketle Türkiye’yi ABD-İngiltere-İsrail müttefikliğinden uzaklaştırmayı palnlamakta ve bu planı 10 yıla yakın bir süredir uygulamktadırlar. Bunun en somut örneklerinden biri eskiden Çeçenistan konusunda Rusya’ya karşı çıkan Türk hükümetinin artık bu konuda suskun kalarak adeta Rusları destekler bir görüntü vermesi manidardır. Bu operasyonun en önemli bir ayağı da gectiğimiz yıllarda Süleymaniye’de Türk askerlerinin başına çuval geçirilmesi olayıdır. Olayı yapan müttefik ABD askerleri olmasına rağmen ABD ordusuna bölgede ki Türk Özel Kuvvetleri hakkında kışkırtıcı bigiler veren Rus gizli servisi ve onların işbirlikçisi Barzani’dir. Ruslar ve İranlı ajanlar bu olayda Barzani vasıtasıyla ABD ordusunu büyük bir tuzağın içine çekmişler, neredeyse iki stratejik ordu arasında büyük bir çatışma yaşanmasına ramak kalmıştı. Tecrübesiz ABD’li subayların bu aceleci tavrı Türk Genelkurmayı’nın soğukkanlı tavrı sayesinde büyük bir çatışmaya meydan vermeden önlenmişti. Ama Rusya-İran ittifakının amacı bir nebzede olsa gercekleşmişti; Türk ve ABD orduları arasında ki işbirliği yerini derin bir hayalkırıklığı ve kuşkuya bırakmıştı. Neyse ki iki ordu arasında planlanan savaş olayı gerçekleşmedi. Bu olayı bekleyen Fransa- Almanya ve Rusya –İran ittifakı olayı perde arkasından keyifle izlediler. Zaten daha önceden Türk medyasında uzun dönem tartışmalara neden olan Metal Fırtına isimli kitap aslında bu amaca hizmet etmek için yazılmıştı. Bir nevi ABD ve Türkiye’nin ilişkilerini dinamitleme amacı taşıyordu bu kitap.

Şimdi Türkiye’nin şapkasını önüne koyup düşünme zamanıdır; 22. yüzyıla kimlerle ve nasıl yürüyecektir? Bu sorunun cevabı ABD-İngiltere-İsrail hattında gizlidir. Türkiye Avrupa Birliğinin kendisine şeriat pompalama isteğine ve arzusuna bir son vermelidir. Rusya hala diktatörlükle yönetilen bir ülkedir. Muhalif gazeteciler hala Stalin dönemindeki gibi açıkça katledilmektedir. İran baskıcı faşist bir rejimdir ve kendi halkına ağır baskılar yapmaktadır.Nüfusun büyük çoğunluğu olan Türkleri asimil etmek için her yolu denemektedirler. Her iki ülkede demokrasi düşmanıdır ve totaliter rejimler sıralamasında ilk iki sırayı paylaşmaktadırlar. Avrupa Birliği, ordusu olmayan, nüfusu yaşlanmış ve hala kendisini rönasansta zanneden Fransız- Alman yetersizliği altında ilerlemeye çalışan bir görüntü vermektedir. Doğru düzgün ordusu olmayan bir birlik bugünkü manada gerçekçi değildir. Ve demokrasi adı altında 40 yıldır kapısında beklettiği Türkiye’ye şeriat pompalamaya çalışan bu ülkeler büyük bir hata yapmaktadırlar. Özellikle Almanya Türkiye’ye adeta şeriat ihraç etmektedir. Bakınız Milli Görüşçüler ve diğer dini gruplar hep Almanya’da faaliyet göstermektedirler.

Türkiye 22. yüzyıla doğru giderken kesinlikle ABD-İngiltere-İsrail stratejik ortaklığını korumalı ve geliştirmelidir. Amerika ve İngiltere’nin büyük birer demokrasi kültürü vardır ve bu kültür bu ülkeleri Batı normlarında zirveye taşımıştır. Türkiye örnek alacaksa bu demokrasi kültürünü almalı ve değerlerini bu değerlerle kaynaştırmalıdır.

Fransa-Almanya yani Avrupa Birliğinin arkasında ki gizli destekçilerinin Rusya-İran ittifakı olduğunu görmek şarttır. Bu ittifak şimdilerde Türkiye’yi ABD-İngiltere ittifakından koparmaya çalışıyor. (Hatırlayınınız eski MGK sekreteri General Tuncer Kılınç bir açıklamasında Türkiye’nin yönünü Rusya-İran ittifakına çevirmesi gerektiğini söylemiş ve Türk kamuoyu bunu şaşkınlıkla karşılamıştı.) Demek ki askerinde kafası karıştırılmış durumdadır.

Hükümetler değişebilir ama Türk devleti stratejik ortakları olan ABD-İngiltere ve İsrail ile yeni anlaşmalar imzalamalı bu ortaklığı 22. yüzyıla sağlam bir şekilde taşıyacağını dosta düşmana açıkça ilan etmelidir. Hem İran hem Rusya Türk Dünyasının özgürlüklerinin üzerine bir karabasan gibi çökmüş ülkelerdir ve Türkiye bunlara gereken cevabı vermelidir.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 25
Dün Tekil 863
Bugün Tekil 506
Toplam Tekil 1639258
IP 54.166.112.64






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































7 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


TÜRK, Yıldırımdır, kasırgadır, Dünyayı aydınlatan güneştir
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.716 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu