KİM NEDEN İNANIYOR VE GÜVENİYOR? - Prof. Dr. Nurullah AYDIN - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









KİM NEDEN İNANIYOR VE GÜVENİYOR? - Prof. Dr. Nurullah AYDIN
Tarih: 01.05.2012 > Kaç kez okundu? 1834

Paylaş


Türkiye akıl hummasına girmiş gibi. İnsanlar şaşkın. Gazete sayfaları ve TV ekranları yalaka, yandaş, kırıntı bilgi sahibi tiplerle dolu. Ahkam kesiyorlar. Yalan yanlış, kendilerine söylenenleri tekrarlayan papağana benziyorlar.







Yaşamları, batı kulübe karşıtlıkla geçti. Batı kulübü’nün desteği ile yetki ve güç sahibi oldular. AB kararlarına imza attılar. İstedikleri sömürgeleştirme projelerine evet dediler.







ABD karşıtıydılar şimdi eş başkanları oldular. Füzelere hayır dediler Malatya’da füze çatılar.



Müslüman kardeşler dediler Irak işgaline destek oldular.







İtalyan başbakanı Berlisconi dostlarıydı, şimdi ortalarda yoklar.







Alman başbakanı Merkel’e vakıf ve deniz feneri davası nedeniyle düşman oldular.







Mısır lideri Mübarek’le çok iyi anlaşıyorlardı. Muhaliflerle yıkılışına destek verdiler.







İsrail’le dosttular, mecliste bölgede iki demokratik ülke diye övgüler düzdüler. Mayın temizlemeden büyük ihalelere kadar İsrail’e verdiler sonra düşman göründüler.







El Fetih lideri Abbas’a övgüler düzdüler sonra terör örgütü Hamas’ın kardeşi oldular.







Libya lideri Kaddafi’den Barış ve insanlık ödülü aldılar. Milyonlarca dolar yardımla teröristleri eğittiler gönderdiler linç edilmesine alkış tuttular.







Suriye lideri Esad’la Kardeşim diye kucaklaştılar, ailece görüştüler, birlikte tatil yaptılar, maça gittiler. Şimdi kellesini istiyorlar.







Irak başbakanı Maliki ile dosttular şimdi eleştiriyorlar, Irak cumhurbaşkanı yardımcısına koruma veriyor ağırlıyorlar, dünün teröristi Barzani eşkıyasını makamda ağırlıyorlar.







Katar ve Suudi Arabistan’ın Sünnilik dışı Vahhabi olduğunu ileri sürdüler şimdi bunların destekleriyle ABD-İngiltere Fransa şer üçgenin bölge temsilciliğine soyundular.







Peki bugün ne oldu? Birinin devrilmesinde önemli rol aldılar, diğerini de devirmek için ellerinden geleni yapıyorlar.







Yani; formdalar. Küresel şer güçleri arkalarında. Dini kavramları kullanıyorlar. Eşleri türbanlarıyla boy gösteriyor.







Günlük siyasi çekişmelerdeki üsluplarını tarih konusuna kaydırdıklarında, söyledikleri kendi tabanlarını mutlu ediyor. Buna karşın toplumsal barış ve anlayışa dinamit koymakla eşdeğer, ama anlamıyorlar. O kadar kin nefret ve öfke dolular ki.







Siyasi ideoloji haline getirdikleri ilahi mesajdan uzaklaştırılmış din ile oynuyorlar. İslam’ın Kur’an ve peygamber odaklı ilkelerini tersyüz ediyorlar. Hurafeleri din diye algılyorlar.



Şu anda dilediklerini yapabiliyorlar. Milletimiz diyorlar, adalet diyorlar, demokrasi diyorlar, özgürlük diyorlar, darbelerle hesaplaşma diyorlar.



Ancak bunları yerine getirmek için yaptıkları hokkabazlık. Her biri ilizyonist oldu.







Israrla Cumhuriyet döneminin dini yasaklatmaya çalıştığını, dindarlara büyük baskılar yaptığını, eziyet çektirdiğini anlatıyorlar. Anlatmıştı kanıtına dayandırıyorlar.







Söylediklerine göre; camiler kapatılmış ahır yapılmış. Selamünaleyküm, inşallah denilenemiyormuş.







Peki; Ölenlerin cenazesi nasıl kaldırılıyordu? İmam yok muydu?



Anlattıkları şeylerin hiçbirini de bu yaşıma kadar duymadım, anlatana da rast gelmedim. Nedense sadece bu İslam diye haşhaşi dini ideolojiye sahip olanlar söylüyor bunu.







Dine bağlı olmak başka, dini siyasete alet etmek ve halkın vicdani duygularını övüyormuş gibi yapıp aslında zedelemek farklıdır.







İnsanları, devletleri, geçmişi eleştirirken sarf edilen sözlerin, yakın bir gelecekte toplumda çok ciddi kavga ve ayrımlara neden olacağını halkında fark edeceği açıktır.







Ne diyelim halk ipnotize edilmişse, muhalefet aciz ise söylenecek bir şey kalıyor mu?







Günün Sözü: Yalan uzun ömürlü değildir. Doğrunun çarpması acımasız olur.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 20
Dün Tekil 763
Bugün Tekil 676
Toplam Tekil 1636970
IP 54.147.236.192






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































4 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.907 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu