Üniversite Bahar Şenlikleri Bilim Şenliğine Dönüştürülmelidir - Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Üniversite Bahar Şenlikleri Bilim Şenliğine Dönüştürülmelidir - Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ
Tarih: 01.05.2012 > Kaç kez okundu? 2158

Paylaş


Üniversite Bahar Şenlikleri Bilim Şenliğine Dönüştürülmelidir

Prof. Dr. İbrahim Ortaş,

Çukurova Üniversitesi, asportas@cu.edu.tr



Dünyanın hiçbir ülkesinde görmediğimiz gibi, bizim öğrencilik yıllarımızda olmayan ve YÖK yasası ile birlikte başlayan Üniversite “Bahar Şenlikleri” bütün üniversiteler tarafından her yıl düzenli olarak bir şekilde öğrenci gençliğin dinamizminin yatıştırılması için başlatıldığı ima edilen sosyalleştirme etkinlikleridir. Temelde öğrenciyi ülke ve dünya sorunlarından uzak tutmak ve yalnızca dersleri ile sınırlı bir ortamda tutulmasını sağlamak için başlatıldığına inanılan ve üniversitelilik bilinci ile çok da bağdaşmayan bu anlayış bugün bütün eleştirilere rağmen sürdürülmeye çalışılmaktadır. Ancak, ülkenin geleceği olan gençlerin her yönden donanımlı, kendi yol haritasını çizebilecek yetkinliğe ve olgunluğa gelmesi ile arzulanan yetişkin birey olma beklentisi ile YÖK tarafından devreye sokulan önlemler paketi içindeki şenlikler ne yazık ki arzulanan şekilde gerçekleşmemiştir.



Gençlik Şenliklere Önem Vermemektedir

Çoğunlukla öğrencilerin şenlikleri pek benimsemediklerini duyarız. Hemen hemen her yıl “Bahar Şenlikleri” esnasında öğrenciler şenliklerin işleyiş biçimini kritik ettiklerini biliyoruz. Aynı şekilde öğretim üyesi arkadaşlarımın da şenliklere mesafeli olduklarını duyar ve görürüz.

Genelde değişik üniversitelerde değişik vesileler ile tanık olduğumuz şenlikler dâhil bizim üniversitenin şenlik alanlarını turlayarak insan yüzlerini ve sunulanları değişik açılardan gözlemlemeye çalışırım. Düzenli olarak her yıl öğrencilerime şenlikleri nasıl bulduklarını ve katılıp katılmadıklarını ders aralarında sorarım. Öğrencilerimizle birlikte düzenlediğimiz bir etkinlikte öğretim üyesi arkadaşlar ile birlikteyken konu yine bahar şenliklerine geldiğinde öğrenciler şenliklerin sanki kendileri için değil başkaları için yapıldığını belirttiler. İlgisizliğin bir diğer nedeni de öğrencilerin kendilerinin sürece dâhil edilmediği duygusuna sahip olmasıdır. Yapılan genel şikâyetler, sürece öğrencilerin dâhil edilmediği, şenliklerin belirli organizasyonlara verildiği yönündedir. Öğrenci gözünde şenlikler ticarileşmiş ve kalitesi düşük gıda tüketimi ve fahiş fiyatlar uygulanmasının yarattığı rahatsızlıklar şeklindedir. Bu tür organizasyonlar değişik üniversitelerde benzer programları uyguladıkları ifade edilmektedir.

Şenliklere Öğrencilerden Çok Dışarıdakiler İlgi Gösteriyor

Üniversite öğrencilerinin son yıllarda çok sıkça eleştirdikleri bir diğer konu, üniversite dışından ağırlıklı olarak katılanların oluşturduğu kalabalık. Üniversite dışından yalnızca şenliklere katılmak için gelen misafirlerin yarattığı atmosfer ile üniversite ortamının sokak şenliği atmosferine dönüştüğü yönünde. Bu bağlamda öğrencilerin şenliklere çok katılmak istemedikleri görülüyor. Çoğu üniversitede öğrencilerin bu durumu protesto ettikleri görülmektedir. Bir üniversitemizde iki yıl önce davetli konuşmacı olarak katılmıştım, salon dışında bekleyen çok sayıda öğrenci benimle dışarıda görüşerek bilinçli olarak düzenlenen etkinliğe katılmak istemediklerini belirtiklerinde çok üzülmüştüm.

12 Mayıs 2007 tarihinde şenlik alanında yanımdaki bir arkadaşıma bir bahane ile 10 kişiye üniversite öğrencisi olup olmadığını sordum. Ortamdakilerin nerdeyse tamamına yakını üniversite dışından gelenlerden oluştuğunu görünce çok üzülmüştük. Üniversite öğretim üyeleri arasında yapılacak bir araştırmada şenliklerin üniversitelere pek bir şey katmadığı anlayışı yaygındır.

2010 yılında saygın bir öğretim üyemiz artık bahar şenliklere bir dur demek gerektiğini belirterek ne yapabileceğini sormuştu. Öğrenci ve öğretim üyelerinin tepkilerini ve geçmiş yıllarla bağlantı kurunca bahar şenliklerinin artık sorgulanması gerektiği kanaatini zihinlerde oluşmaya başlamaktadır. Artık genel izlenim ve kanaat artık bu bahar şenlikleri bu şekilde yararlı olmaktan çok zararlı olduğu yönündedir. Artık daha nitelikli, içi dolu, öğrencilerin katılımı ile yürütülen ve içeriği zengin, yaratıcı ve üniversitelilik bilinci yaratan bir atmosfer gerekir.



Şenlikler Üniversite Estetiği ve Kültüründen Yoksun Gelişiyor

Üniversitelerde bahar şenliklerine yapılan temel eleştiri şenliklerin üniversite nosyonundan uzak ve içeriğinin yetersiz olmasıdır. Bir üniversitemizin 2011 yılı şenlik programında play station, dart, langirt turnuvaları düzenleneceğini ve gençlerin eğlenceli bir hafta geçireceğini belirtiyor. Üniversitelilik bilinci adına, üniversite felsefesi adına, bilim adına, sanat ve yaratıcılık adına çok şey görülmüyor. Her yıl çağrılan birkaç seçkin konuşmacı dışında programlar tartışma ve genel kültür edinme bakımından yetersiz. Doğal olarak akşam etkinliklerinde müzik önemli, ancak yine de üniversitelerin kendi öz varlıkları olan öğrencilerin yaratıcılıkları pek yansımıyor. Üniversitelerimizde yapılan bahar şenlikleri beklenenin aksine üniversitelilik bilincine ve üniversitelilik kültürü katmadığı ve amaca uygun gerçekleşmediği görülmektedir.



Öğrenciler Kendi Yarattığı Etkinlikler Düzenlenmelidir

Öğrencilerin kendi sergileyeceği değişik sosyal aktiviteler sergilenmelidir. Öğrenciler içinde resim, müzik, tiyatro yapan, şiir okuyan gençlerin kendisini rahatça ifade etmesi sağlanabilir. Üniversite sorunu, öğrenci sorunu ve diğer ilgili konularda öğrenciler davet edecekleri seçkin kişiler ile konuyu işleyebilirler. Dünyanın bugünkü çoğu lideri dünün öğrenci liderleridirler. Üniversite öğrencileri kendi aralarında üniversiteler arası öğrenci liderlerini davet edilebilir. Örnek davranış sergileyen diğer kişiliklerin birikiminden yaralanılabilir.



Değişik Ülke Üniversitelerinde Bilim Şenlikleri Etkin ve Amaçlı Yapılmaktadır

Batı ülkelerinin bazısında dönem sonlarında kısa süreli şenlikler yapılır. Bu üniversitelerde yapılan şenlikleri genelde öğrenciler tarafından düzenlenir. Gerçekten çok renkli geçen bu şenlikler bizdeki gibi bir hafta değil daha kısa ancak etkili geçmektedir. Öğrenciler kendi düzenledikleri programlar ile kendi sorunlarını, beklentilerini kendi çaplarında değişik platformlarda işlemektedirler. Bu arada tiyatro, müzik, eğlence de yapılmaktadır. Genelde üniversite öğrencilerinin bilinç düzeyi ve öğrenci kulüplerinin başkanları ve konsey başkanları daha nitelikli seçim ile geldikleri için şenliklerin kalitesi ve performansı bizimkilerden farklı olmaktadır.



Ülkenin Aydınlık Geleceği Eğitilmiş İnsan Gücüne Bağlıdır

YÖK ile birlikte başlayan hedeflenen kalıp gençliğin bugün geldiği konumda çoğumuzun şikâyet ettiği günümüz üniversite gençliği çoğunlukla iyi eğitilememiş, yanancı dil bilmediği gibi kendi dilini de yeterince kullanamamakta, mesleki olarak da yetkinleşmediği yönündedir. 30 küsur yıllık YÖK stratejisi sonucunda bugün her yönü ile yetersiz, kültürel alt yapısı geliştirilmemiş, ders dışı alanlarda çok az okuyan, geleceğinden umutsuz, öz güveni yeterince gelişmeyen geniş bir gençliğin yaratıldığını belirtirsek abartmış olmayız. En azından akademik çevrelerin çoğunluğu sık sık bu konudaki serzenişleri bende böyle bir izlenim yarattı.

Bugün ülke olarak çok sayıda sorun ile boğuşuyorsak bunun bir nedeni de gençliğin yeteneği ve enerjisinden doğru yararlanılmadığı kanaatandayım. Sanırım bunun temel nedeni de ülkemizin gençliğini başlangıçta öngördüğü şekilde eğitememesi ve sorumluluk vermemesidir. Ülkemizin öngörüsü olan çağdaş bir toplum yaratmak ve nitelikli insan yetiştirmek için eğitime verdiği önemin gereği olarak üniversitelerin şenlikler dahil bütün işlevinde nitelikli insan yetiştirmeye çalışması gerekir. Ülkemizin gelecekteki başarısının tek formülünün nitelikli insan yetiştirmekten geçtiğini bilerek üniversitelerin rolü ve olmazsa olmazı özerkliğinin yeniden düşünülmeli ve gereği yapılmalıdır.



Şenlikler Üniversite Kültürüne ve Yetişkin Birey Özelliği İle Yapılmalıdır

Genelde hafta sonuna gelecek şekilde birkaç günlük yoğun ve öğrencilerin bilincini zenginleştirecek, kendisini ifade edebileceği, konuşacağı, tartışacağı sorgulayacağı ve üniversitelilik bilincine yakışır etkinliklere dönüşebilir. Tabii şenliklerin üniversiteye yakışır şeklinde olması için gençlerin de üniversiteli olması gerekir. Tartışırken karşıt görüşleri bastırmak, kırıp dökmek yerine, görüşleri saygı ile karşılama ve katılmadığı konuları rahatlıkla sorabilmeli ve tartışabilmelidir. Bu da gençlerimizin yetişkinlik ve bilgisine güvenme düzeyine bağlıdır. Gençlere düşen görev bu yeterlilik ve yetkinlikte olduklarını ve süreci ağır başlılıkla götürebileceklerini belirtmeleridir. Sınırlı sayıdaki nitelikli gencin de ne yazık ki ülkemizin temel sorunu olan liyakat ve ölçütlerin olmaması nedeniyle geleceğini ya yurtdışında ya da değişik kanallarda aramak zorunda kalmaktadır. Her şeye rağmen küçük de olsa, kendini yetiştirebilen gençlerin yaşamın değişik alanlarında boy gösterme isteği de değerlendirilmelidir.

Geleceğimiz olan ülkemizin en dinamik kesimi olan üniversite öğrencilerine güvenmeliyiz. Gençlerin kendi iradesi ile bilim şenliği yapmasına olanak sunalım. Her türlü etkiden uzak olarak gençlerin kendilerini tanıması ve yeteneklerini geçekleştirmesine şans tanıyalım. Göreceksiniz kısa sürede ülkemizin aydınlık geleceği için çok farklı zenginlikler doğacaktır.



Özet olarak, Üniversitelerde YÖK ile getirilen “Bahar Şenlikleri” mevcut hali ile artık gençlik için yaralı olmaktan çok zararlı olmaya başladığı görüşü üniversite çevrelerinden sıkça konuşulmaktadır. Üniversitelere yakışır bilim şenlikleri ile gençliğin kendi yeteneklerini sergilemesine olanak sağlanmalıdır. Gençlerimizin her yönü ile kendini gerçekleştirdiği, yol haritasını çizebildiği, öz güvenli, üretken, eleştirel düşünebilen, dünyada olup bitenleri kavrayan bir yetkinlikle yetiştirmeliyiz. Üniversitelerin görevi üniversitenin bilim ve felsefi sorumluluğuna yakışır etkinliklerle gençliğine uygun iklim ve ortamlar hazırlamalıdır. Buda ancak başta üniversite yönetimlerinin ve diğer bileşenlerin üniversitelilik bilinci ile sağlanır. Üniversitelilik bilinci de özerk üniversite ortamında kazanılır.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 30
Dün Tekil 936
Bugün Tekil 489
Toplam Tekil 1642660
IP 54.197.150.143






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































11 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Yabancı kültürlere girmek demek, onun hakimiyetine girmek demektir.
(Mete'nin Oğlu)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.193 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu