Tarihten Bir Yaprak. Ses Bayrağımız Türkçe Üzerine Düşünceler - Hasan Orhan - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Tarihten Bir Yaprak. Ses Bayrağımız Türkçe Üzerine Düşünceler - Hasan Orhan
Tarih: 03.04.2009 > Kaç kez okundu? 2793

Paylaş


Türk varlığının ve birliğnin tesisinde Türk dilinin yaşaması, varolma ve yok olma kadar önemlidir.Zira, Miletleri Millet yapan yapan en önemli unsurlarından biri de dil’dir. Türklük şuurunun gelişmesinde,Türk mantığının kuvvetlenmesinde, Türkçenin çok önemli bir yeri vardır. Milletlerin elinden bayrağını,vatanını,toprağını inancı alınsa bile,milletler konuştukları dilleriyle sonsuza kadar yaşarlar.Türk tarihine bakıldığında bunun örneğini görebiliriz.Çünkü Türk dili bütün kültür unsurlarını içinde barındırır ve kuşaktan kuşağa destanlarla,halk hikayeleriyle şiirlerle, anlatımlarla aktarır.

Türk dili,Türk kültürünün ve ülkü birliğinin temel taşı,amil kurucusudur.Türk dili diğer Dünya dilleriyle,günümüze kadar iyi bir yarış atı gibi yarışa gelmiş,köklü ve eski bir dildir.Dünyada hiçbir dil,Türkçe kadar saldırılara ve tahribata maruz kalmamıştır.Türk dilinin ve Türk varlığının yok edilme gayretleri ilk önce Çinlilerce başlatılmış günümüze kadar kültür emperyalizminin mihraklarınca süregelmiştir.Türkler asırlardır hüküm sürdükleri çeşitli coğrafyalarda Kültür Emperyalizminin (yayılmacılık) ‘’alıştırma-kaynaştırma’’ politikalarına rağmen ana dillerini unutmamış.Türkçe düşünmeye,Türkçe konuşmaya,Türkçe sevmeye ve hatta,Türkçe konuşmayı varlığının ve hayatının ekmek kadar,su kadar ayrılmaz bir parçası görmüştür.

Anlambilim bakımından zengin ve köklü bir geçmişi olan Türk dili zamanımızda Adriyatik sahillerinden, Çin Denizine kadar,Orta Asya steplerinden Sibirya Tundralarına geniş bir coğrafi alana yayılmış bölgelerde farklı lehçe,farklı aksanlarla konuşulmaktadır.Zamanımızda Asya da 5 Türk Cumhuriyetinin daha bağımsızlığına kavuşmasıyla birlikte Türk Dilini kullananların sayısı 400 milyonu geçmiş yerini korumuştur.

Artık Azerbaycanlı,Karaçay’lı,Uygur’lu,Kırım!lı,Özbek Türkmen Türkistanlı,Kıbrıs,

Kerkük,Kırgız Kazan’lı,Rumeli Balkan veya bir Bulgaristan Türkü’nün günümüz Türkiye Türkçesiyle duygu ve düşüne birliği kurması mümkündür.Türkiyede de Türkçe konuşulur.Doğulusuyla Batılısıyla, Güneylisi Kuzeylisiyle bu topraklarda yaşayan herkes Türkçe konuşmakta olur Türk diline sahip çıkmaktadır.Devlet dilinin Türkçe olduğu bir yerde mahalli dillerin hakim kılınması çabaları Dil-Teorilerine ve dil sosyoloji kurallarına aykırıdır.

Şanlı ve şerefli Türk milletinin yaklaşık 5 bin yıllık yazılı 10 bin yıllık ta mitolojik tarihi vardır.Türk dilbilimcileri ve Türkologlarımız Türk dili ve şuurunun hedeflerini şöyle sıraladıklarını görürüz.Bağımsızlık.Dilde İş ‘de Fikir’de Birlik sırası takip edilmeli ve bunlardan ödün verilmemelidir.Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk dili üzerine söylenmiş önemli sözleri şöyledir.:

‘’- Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir.Dilin Milli ve zengin olması milli hissin inkişafında (ortaya çıkmasında) başlıa müessirdir; yeterki bu dil,şuurla işlensin.Ülkesini,yüksek istiklalini korumasını bilen Türk Milleti,dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.-‘’ GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

‘’-Milletin çok açık niteliklerinden biri de dildir.Türk milletindenim diyen insan her şeyden önce ve kesinlikle Türkçe konuşmalıdır.Türkçe konuşmayan birinin Türk kültürüne,Türk toplumuna bağlı olduğunu iddia ederse buna inanmak doğru değildir.-‘’GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Büyük Sosyolog ve Antropolog,Türkçülüğün Esaslarının yazarı, Büyük Türk Milliyetçisi Ziya GÖKALP,Türk dilinin korunmasının önemini şu dizelerle ifade etmeye çalışmıştır.

Aruz sizin olsun,hece bizimdir.

Halkın söylediği Türkçe bizimdir.

Leyli sizin,Şeb sizin,Gece bizimdir,

Dilde,dinde müşterekiz hep gelmişiz bir soydan,

Devletimin kapısıyla,Milletimi unutmam. Diyerek Türk insanının Türk dilini mutlaka korunması gerektiğini vurgulamıştır.Öte yandan, Fazıl Hüsnü DAĞLARCA’da yine bir yazısında ‘’TÜRKÇEM BENİM SES BAYRAĞIM’’ diyerek milletleri millet yapan dil,din kültür ve örf adetlerimize sahip çıkılması gerektiğini belirtmiştir.İlim,fen,teknik,metod ve sistem için Avrupa ya,Amerika’ya İster Japonya ya gidelim fakat ,öğrendiklerimizi ana dilimizle yoğuralım.Kültürde,ahlak ve töre de, düşüne ve davranışta her zaman,her yerde ses bayrağımız Türkçe nin önemini kavrayalım.

Cumhuriyet dönemi yazarlarından Peyami SAFA, dilin milletler için ne kadar önemli olduğunu da öyle ifade etmektedir. ‘’-Dilini kaybeden bir millet her şeyini kayıp etmiş demektir.’’

ESKİ TÜRKLERDE VE TÜRK DÜNYASINDA DİL

Türkçenin tarihi,Göktürk Alfabesinin çözülmesi ve eski Çin kayıtlarında görülen yer,şehir ve Türk Kağanlarının isimlerinin görülmesi,özellikle Göktürkler ve Hun Türkleri döneminden kalan birçok Türkçe yer.ve insan ismleri kalmasıyla bilinmektedir.Örneğin;Kız,Katun-Hatun,Od,Köz,Tağ-Dağ,Büyü-Sihir,Tok,(kalın-kuvvetli)v.b.gibi kelimeler çok eskiden günümüze kadar gelmiş ve değişime uğramamış Türkçe kelimelerdir.Avrupanın büyük milletleri henüz kültürel ve sosyolojik alanda inkişet etmemişken,Slavların tarihsiz ve meçhul yığınları arasında Ruslar dahil,tek bir kavim dahi,Sosyo-Kültürel alanda sivrilmemiş iken;Türklerin çok eski çağlardan beri kendilerine özgü has isimlerini takip etmek mümkündür.İngiliz,Rus ve diğer milletlerin zekası henüz ortaya hiçbir eser veremediği,ve bu milletlerin kendilerine gelerek şuurlarına sahip olamadıkları bir çağda,Türk asıllı Mahmut Al-Kaşgari,dğer daıyla Kaşgarlı Mahmut,Türk dilini derlemiş toplamış,Çağatay lehçesinin yoğun olarak konuşulduğu üstelik o zamanda ilim dili Arapça, edebiyat dili Farsçanın kullanıldığı bir dönemde,Ansiklopedi değerini taşıyan muazzam bir sözlük meydana getirmiştir.Kaşgarlı Mahmudun derleyip yazmış olduğu Divanü Lügat-üt Türk adlı eseri Türk dilinin ne kadar zengin ve köklü bir dil olduğunu ispat etmiş ve Türk dilinin yaşayıp yaşatılmasında ciddi anlamda tarihi bir görev ifa etmiştir.Yaşadıkları coğrafya da çok farklı lehlerle konuşan Türk kavimleri birbirleri ile olan sürekli temas ve karışmadan dolayı,aynı zamanda birkaç lehçe özelliği gösterebilmektedir.Tarihçiler ve Dilbilimcileri,bunları şöyle sıralamaya tabi tutmuşlardır.

1-Uz (oğuz) karekterli diller: Azerbaycan,Kırım,Anadolu Türkleri,Selçuklular ve Türkmenler.

2-Kıpçak karekterinde olan diller :(Orta Asya da ‘’Deşti Kıpçak’’ olarak bilinen bölgede yaşayan Türk boyları) Balkar,Başkurt,Karaçay,Karay,Kazan,Kazak Türklerinin kullandığı lehçelerdir.

3-Sibirya karekterini taşıyan diller: (İncelendiğinde ise karşımiza şunlar çıkar) Abakay,Altay,Kaçın,Kuntak ve Karagan lehçeleri.

4-Türki karekterinde olan diller :Çağatay ve Doğu Türkistan lehçeleri (bilindiği gibi Doğu Türkistan 1949 yılından beri Kızıl Çin’in işgal ve esareti altındadır.

5-Çuvaş lehçesi : Çuvaşıstan da kullanılan lehçe.Çuvaşlar bilindiği gibi Türk Soy ağacının bir kolu olup Türk asıllıdır.

6-Yakut lehçesi.7-Göktürk lehçesi.8-Uygur lehçesi.9- Türkistanın diğer lehçeleri gibi birçok Türk lehçeleri halen Türk boyları arasında konuşulmaktadır.

Türkler tarih boyunca 5 büyük alfabe kullanmışlardır.Beşinci asırdan itibaren metinlerini takip ettiğimiz Orhun Alfabesi bunların ilkidir.Uygur Türkleri tarafından da bir kullanılan Orhun Alfabesi,Tarih sahnesinde 10. asıra kadar kalmış sonra kullanılmamıştır.Bugün Moğolistanda bulunan Orhun Anıtlarında yazı Orhun Alfabesi ile yazılmıştır.

Son zamanlarda Dünyanın çeşitli bölgelerinde yapılan arkeolojik kazılarda Türkçe yazılı tarihi eserlere rastlanmaktadır.Geçtiğimiz yıllarda Kazakistan’ın eski başkenti Alma Ata yakınlarındaki ‘’Yedi Irmak’’ diye bilinen bölgede yapılan kazılarda bulunan eski bir mezarda,altın levhalarla süslü elbisesiyle bir Türk Tigin’in (prens) iskeleti ve eşyaları bulunmuştur.Kazakistan Bilimler Akademisi Tarih Arkeoloji ve Etnoğrafya Entitüsü üyelerinden bazı bilim adamları ‘’Altın Tepe’’ adı verilen bu bölgede yaptıkları kazılarda dört binden fazla altın eşya bulmuşlardır.Bu buluntular arasında en önemlisi olan üzerine iki satır Türkçe yazı bulunan gümüş bir fincan heyecan uyandırmıştır.

Ünlü Türkolog Musabayef’in açıklamasına göre M.Ö. 7 5 nci yüzyıllara ait yerleşim yeri olan bu mezar ve Yedi Irmak topraklarında yaşayan Türkçe konuşan topluluklardan birine ait olan bu gümüş fincanda şunlar yazılmaktadır:

YUDUNUN BAYRAĞINI,ŞEREFLERLE YÜKSEKLERDE TUT

SAYILAN BİR BAŞBUĞ,ÇEVİK ATLAR,GÖZÜPEK YİĞİTLER SANA ŞAN GETİRECEK..

BÜYÜYÜNCE KENDİ MUTLULUĞUNU KENDİ ELLERİNLE KUR.

SAĞ OL..

Musabayef’in çözdüğü yazılar.bugünkü Kazakistanın güneyinde yaşayan boyların o zamanlar eski Türk yazısını bilip kullandıkları gerçeğini ortaya koymaktadır.Buna göre şu demek oluyor ki, bilinen yazılı Türk tarihinin 800 ile 100 yıl daha gerilere gitmektedir.

İkinci Türk alfabesi Uygurlara aittir.Soğdak menşeli olan bu alfabe,daha çok Doğu Türkistan’ın Hoço,Turfan,Başbalık gibi şehirlerinde kullanılmıştır.Bugün Dünyanın halen ünlü kütüphanelerinde bu alfabe ile yazılmış binlerce sayfalık muhtelif eserler mevcuttur.Türklerin Müslüman olmalarını müteakip,10. asır dan itiren Arap alfabesi kullanılmıştır.Günümüz Dünyasında ise Adriyatik kıyılarından Sarı Çin denizine kadar olan Uluğ Türk Dünyasında Latin,Arap ve Kiril alfabesi harfleriyle üç ayrı alfabe kullanılmaktadır.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 20
Dün Tekil 880
Bugün Tekil 759
Toplam Tekil 1641994
IP 54.204.108.121






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































10 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Yüksel Türk; senin için Yüksekliğin Hududu Yoktur. (Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.692 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu