PUTİN'İN RUSYASI / PUTİN-LAND - Dr. Tahir Tamer KUMKALE - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









PUTİN'İN RUSYASI / PUTİN-LAND - Dr. Tahir Tamer KUMKALE
Tarih: 05.03.2012 > Kaç kez okundu? 1923

Paylaş


Sovyet Rusya ile daima iyi komşu olmaya gayret etmeliyiz. Fakat ne haklarımızdan en küçük bir şey feda etmeliyiz. Ve ne de oyunlarına kapılmalıyız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk- (1922)





Rus halkı yeniden Putin dedi. Şimdiye kadar Rusya’nın liderliğini 8 yıl cumhurbaşkanı, 4 yıl başbakan olarak 12 yıldır sürdüren Putin, 4 Mart 2012 seçimlerinde de olağanüstü başarı göstererek Rus halkından altı yıl daha cumhurbaşkanı olarak Rusya’yı yönetme izni aldı. 2018 seçimlerinde de rakipsiz olduğunu düşünürsek Putin, Rusya’nın 2000 - 2024 arasındaki yirmidört yılına tek adam olarak imzasını atmış olacaktır.



Bilindiği gibi 1917’de oldukça kanlı geçen Komünist devrimi sonucunda Çarlık Rusyası’nın yıkılmasını müteakip kurulan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) bu defa kansız bir halk ihtilali ile 21 Aralık 1991 tarihinden itibaren siyasi yaşam sürecini tamamlayarak tarih içindeki yerini almıştır. İki kutuplu dünyanın bir kutbunu teşkil eden Varşova Paktı’nın merkez ülkesi konumundaki dünya süper gücü Sovyetler Birliği ve komünizm önceden tahmin edilemeyen bir hızla yıkılmıştır. Bu beklenmedik durum dünyada ve bölgemizde siyasi, askeri, ekonomik ve sosyo-kültürel dengeleri altüst etmiştir. Bu tarihten itibaren dünya siyasi coğrafyası yeniden şekillenmeye başlamıştır.



SSCB’ni oluşturan onbeş özerk cumhuriyet bağımsızlıklarını ilan ederek birlikten ayrılmışlardır. SSCB’nin merkez ülkesi konumundaki Rusya Federasyonu; komünizmden kapitalizme geçişin sancıları ile birlikte kaybettiği topraklar, ekonomik güç, insan gücü, askeri güç, psiko sosyal, kültürel gücü ile bilimsel ve teknoloji gücünün yarattığı büyük sarsıntılara göğüs germek durumunda kalmıştır.



Bu yeni ve köklü rejim değişikliğinin 1917 bolşevik ihtilâlinin yarattığı toplumsal değişimden tek farkı bu defa kan dökülmeden ve kardeş kavgası yaşanmadan ortaya çıkmasıdır. Bu sessiz ama çok hızlı değişimin Rus halkına olumsuz faturasının etkisi en az 1917 ihtilali kadar olmuştur.



Rusya Federasyonu; kurulduğu 1991'den bu yana çeşitli politik, askeri ve ekonomik dar boğazlar içinden geçerek kendi tarihi kişiliğine uygun bir oluşum yaratmaya çalışmıştır. 1990’lı yıllarda her alanda dibe vuran ve tamamen Batı’nın desteğine muhtaç hale gelen Rusya Federasyonu, 2000’li yıllarda Vladimir Putin ile birlikte yeniden dünya devi olma yönünde çok hızlı bir gelişme içine girmiştir. Cumhurbaşkanı Putin, tek başına iktidarda bulunduğu sekiz yıllık dönem içinde Rusya’yı içine düştüğü kaos ve kargaşa ortamından çıkarmayı başarmış ve yeniden dünya birinci liginin en etkin ülkeleri arasına sokmuştur.



22 Mart 2008’de yapılan başkanlık seçimlerinde Putin’in adayı Dmitriy Medvedey, oyların yüzde 70,21'ini alarak ilk turda Cumhurbaşkanı olmuştur. Vladimir Putin’in Medveyev’in başbakanı olarak dört yıl daha Rusya’yı yönetmesi ile Rusya Federasyonu yeniden dünya gücü olma yolunda önemli gelişmeler kaydetmiştir.



4 Aralık 2011’de Rusya’da ülkenin Federal Meclisi’nin alt kanadı olan Duma için seçimler yapılmıştır. Seçimlere Başbakan Vladimir Putin’in lideri olduğu iktidardaki Birleşik Rusya Partisi ile beraber 7 parti katılmıştır. 450 üyesi olan ve 2015’e kadar ülkeyi yönetecek olan Duma’da Putin’in Birleşik Rusya Partisi’nin oyları %15 azalmıştır. 2007 seçimlerinde % 64 olan oy oranı % 49’a düşmüştür. Bunun yanında 2007’de %11 oy kazanmış olan Komünist Parti oylarını ikiye katlamış ve % 20’lere çıkarmıştır. Putin ve Medvedev’in desteklediği Birleşik Rusya Partisi, Moskova ve St. Petersburg gibi büyük kentlerde ülke ortalamasının altında oy almasına rağmen, özellikle Türklerin yaşadığı bölgelerde halkın %80’i tarafından desteklenmiştir.



Bu durumu yüzyıllardır Rus zulmü altında ezilen, susturulan ve korkutulan sessizlerin oyları yaratmıştır. Rusya’da yıkılan komünizmden sonra gelen kapitalizmin yerini bu defa Putinizm olarak adlandırılan baskıcı bir rejime devredeceğini değerlendirebiliriz.



2000-2008 yılları arasında Cumhurbaşkanı olarak görev yapan Putin, Rus anayasasının bir kişinin üst üste sadece iki dönem bu görevi yapmasına izin verdiği için Cumhurbaşkanlığı makamını Dimitriy Medvedev'e devrederek kendisi başbakanlığı üstlenmişti. Başbakanlığı sırasında cumhurbaşkanının görev süresini 6 yıla çıkartmıştır. Bu durumda Dimitriy Medvedev yeniden başbakanlığa dönerken Putin 12 yıl daha Rusyayı tek adam olarak yönetecektir. Bir bakıma Rusya’da yeni oluşmaya başlayan Putinizm’i kökleştirmeye ve Rusya’yı PUTİNLAND haline dönüştürmeye devam edecektir.



Putin’le beraber yeniden dünya siyasetinde belirleyici aktör olmaya başlayan Rusya ile ilişkilerimiz eskisinden daha fazla önem kazanacaktır. Rusya Federasyonu; mevcut potansiyeli, altyapısı ve milli güç unsurları ile Türkiye için bugün ve yakın gelecekte de önemsenmesi gereken bir dünya gücüdür.



Tarihin derinliklerinden gelen Türk- Rus ilişkileri bu yeni oluşum içinde değerini yitirmemiştir. Bilakis, karşılıklı menfaat ilişkileri üzerinde önemle durulmasını gerektiren yeni boyutlar kazanmıştır. Bugün Rusya'nın önderliğinde oluşan Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ile Türkiye Cumhuriyetinin ilişkileri eski döneme oranla her alanda büyük bir artış göstermektedir. Bu ilişkilerin büyüyerek devam etmesi bölge jeopolitiğinin kaçınılmaz sonucudur. Bu maksatla ilişkilerin çeşitli alanlardaki boyutlarını belirleyecek temel esasların bilinmesi gerekmektedir. Bu esaslar iki ülke arasındaki faaliyetlerin yönlendirilmesine ışık tutacaktır.



Türk çocukları atalarının acımasız, zalim ve ezeli düşman olarak görüp MOSKOF olarak adlandırdıkları Rusları ve Rusya'yı mutlaka tanımalıdır. Her yıl dört milyondan fazla Rus ailesi Türkiye’yi ziyaret edip ( BDT ülkelerinin 2011 Toplamı 6 milyon kişi) iki ülke halkının kültür, gelenek benzerliğine ve dostluğuna yakından şahit olmaktadır. Güney sahillerimizde yoğunlaşan Rus turistler ülkelerine dönerken bu dostluğu da beraberlerinde taşımaktadır. İki millet arasındaki yakınlaşma ve kaynaşma artarak devam etmektedir.



Yaşantılarının her safhasında Türk-Rus ilişkileri Türk çocuklarının kendilerini ve yakın çevrelerini etkileyecektir. Tanınmayan ve bilinmeyenler korku ve endişe yaratır. İletişim çağında bu endişe büyük ölçüde ortadan kalkmıştır.



Gelecek günler, Ege Denizinden Pasifik Okyanusuna kadar geniş bir coğrafyada her iki ülkeye de dostluk, işbirliği ve ekonomik gelişim imkanlarını yaratacak, dünya dengelerini binlerce yıldır bu toprakları yöneten bu iki millete doğru değiştirecektir.



Dr. Tahir Tamer Kumkale



http://www.kumkale.net



http://kumkale.wordpress.com





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 14
Dün Tekil 763
Bugün Tekil 604
Toplam Tekil 1636898
IP 54.158.83.210






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































4 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.716 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu