KORKU VE ŞEHİR YAŞAMI - Prof. Dr. Nurullah AYDIN - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









KORKU VE ŞEHİR YAŞAMI - Prof. Dr. Nurullah AYDIN
Tarih: 04.03.2012 > Kaç kez okundu? 1844

Paylaş


İnsan her zaman korku denilen içgüdüsel etki altındadır. Herkes bir şeyden korkar.







Korku duygusunu işlendiği birçok alan vardır.



Korku, her insanda olabilir. Ancak her insan bununla savaşması gerekir.



Gerçek bir savaşçıda ve liderde olması gereken vasıflar bellidir.




İnsan çoğu kez karşılaştığı korkuya karşı çaresiz kalır, oyalama taktiğine başvurur. Böylece karşılaşacakları olumsuzlukları durdurabileceklerini umarlar. Korkuya karşı belli bir süre karşı koyabilir. Yenildikleri son ana kadar, silahları parçalandığında dişleriyle ve elleriyle savaşırlar. Kanlarının son damlasına kadar savaşlar; kendi canlarını feda ederek gösterdikleri bu cesarettir.







Oysa insan; korkuyu başkalarının yardımında ziyade kendi kendine ve korku veren ögeye karşı gel ve bunları kendin al, demelidir.







Yine demelidir ki; beni rahatsız eden korku benden geçen huzursuzluk kaynağı git söyle ki; burada onlara hep sadık kalan ben varım.








Ne kadar korku içimizi dışımızı çevrelese de yine de demeliyiz ki; İyi, öyleyse biz de senin gerçeğinle gölgede savaşırım.









Bakın İnsan; tıpkı bir robot gibi yaşıyor. Modern hayatın cansız mankenleri olarak her sabah kalabalığın arasına karışıp hızlı adımlarla işe gitmek ve yine aynı hızla eve dönmeye çalışmak tek hayat gayesi olmuş gibidir.







Dışarından bakıldığında son derece elit gözüken ama içten bir o kadar kafesi andıran iş yerlerinde olur da pencerenize bir güvercin konarsa şanslısınız demektir. Kentlerin çilekeş-modern insanları olarak her gün yoğunluktan şikâyet eder, eve gelince çevresiyle iki çift laf etmeden televizyon karşısındaki mesaimizi bitirip yataklarına dönmek artık yaşam biçimi olmuştur.







Bu yüzden modern hayatın kıskacındaki insanların geçmişinde yaptığı ancak modern yaşantıya geçince hasret kaldığı bu ekme-biçime ihtiyacını bir şekilde karşılaması gerektiğinden, gecenin bir yarısı uyanarak bilgisayarda domates yetiştirmeye, çapa yapmaya yönelir. Ancak bunu da kent yaşamı standartları dahilinde -ne yazık ki- bir bilgisayar oyunu sayesinde yapabilmek mümkün olmuştur. Gündelik iş temposunda “bir dakika şu çapayı bir yapayım” veyahut da “traktöre bir mazot alıp toplantıya yetişeceğim” gibi laflar komik ama acınası hali yansıtmaya başlamıştır.







Büyük şehir yaşantısına özenenler çoktur. Oysa metropol hayatı sadece tiyatrodan, operaya, sergilerden açılışlara bir dizi kültürel aktivitelerde bulunmak değildir. Gerçekte tek aktiviteleri dizi izlemektir ki bu da aktivitelerin en kötüsüdür. Diziler insanları esir almıştır. İnsanlar; bu diziler sayesinde gündemden bihaber olarak etrafta dolaşıyor. Birileri hapishaneye girer, bir başkası suçlanır, birileri kötüdür diğerleri haklıdır.







Peki, kim kötü kim haklıdır?



Son zamanlarda ise Metropol insanı için özel olarak tasarlanmış bir avuntu aracı vardır. Bu avuntunun adı kendisini bir oyun makinasından daha fazla gören oyun setleridir. İnsanlar sabaha kadar oyun oynayıp yorgun düştükleri hakkında oldukça konuşuyorlar. Oyun ile ne yapıyorsunuz diye sorulduğunda; “ tenis, yoga, diğer sportif aktiviteler, bir müzik aleti çalmak ve daha niceleri” diyorlar.







Şehir yaşantısıyla köy hayatı kıyaslandığında; şehir insanının ilişkilerinin ne kadar ikincil ve para ekonomisine bağlı olduğu birer gerçektir. Oysa insan kazandığı parayla özgürlüğünü kısıtlıyor!







Setler sayesinde kendisini eve hapsediyor, bunun adına da arkadaşlarıyla veya ailesiyle eğlenmek, sosyalleşmek diyor. Bu gerçekten de şehir hayatının tutsağı olan insanların içler acısı halini anlatır.







Arkadaşlıklarımız, çevremizle olan sosyalleşmemiz ama her şey paranın etrafında dönüyor…







Korkuyla içiçe Metropol yaşantısı dediğimiz şey budur. Yani; yarım yamalak ilişkilerle, teknoloji ve makinalara hapsolarak, bizi tüm bunlardan kurtaracağına inandığımız bilgisayar oyunlarına bağlı yaşamak!







İşte Modern dünyanın kölesi olan insanlar büyük şehirde böyle yaşıyorlar! Yalnızlıklarını unutmaya çalışarak, korkuyu yenmeye çalışarak.







Günün Sözü: Yaşam ne hissettiklerimizden ve nasıl yaşadıklarımızdan ibarettir.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 26
Dün Tekil 790
Bugün Tekil 771
Toplam Tekil 1640313
IP 54.161.241.199






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































8 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Benim Hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.406 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu