ÖZEL STATÜLÜ ÜNİVERSİTELER - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









ÖZEL STATÜLÜ ÜNİVERSİTELER - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK
Tarih: 04.03.2012 > Kaç kez okundu? 2144

Paylaş


ÖZEL STATÜLÜ ÜNİVERSİTELER

Prof. Dr. Salih Şimşek



Zaman zaman aksasa da aylık olarak, farklı üniversitelerden dostlarla toplanıp çeşitli konuları tartıştığımız konuların bu ayki konusu ‘ÖZEL STATÜLÜ ÜNİVERSİTELER'di. Bu üniversitelerle ilgili olarak benim yakinen bilmediğim ve hiç de düşünmediğim pek çok konuda ortaya çok ilginç tespitler atılıp tartışıldı. Bazı tespitleri hayretle karşıladım. Tespitleri yapanların bir kısmı emekli öğretim üyeleri olup oralarda çalışanlar, diğer bir kısmı da oraları ve orada çalışanları tanıdıkları vesilesiyle yakinen bildiklerini ifade eden akademisyenlerdi. İfade edilen görüşler belki, bahsedilen tüm kurumları kapsamamaktadır. Burada eleştirilen durumların en aza indirildiği üniversiteler olabilir. Ama genel durumun kaygı verici olduğu vurgulu biçimde ifade edilmektedir. Tartışmalarda bu durum üzerinde durulmamıştır. Bu hafta, diğer haftalarda yazdıklarımdan farklı olarak, onların görüşlerinden derlediğim ve özetlediğim görüşleri sizlerle paylaşıyorum:



Özel Statülü Üniversiteler, hem büyük bir imkân, hem büyük risk… Özel sektör kaynaklarının eğitim alanında kullanılması doğrudur, gereklidir. Üretilen toplam eğitim hizmeti artarsa bundan ülke fayda sağlar. Ancak bu hizmetin kalitede bozulma pahasına üretiliyor olması endişe vericidir. Fiyat üzerinden yoğunlaşan rekabet, özel statülü üniversiteleri alış-veriş merkezlerinden farksız hale getiriyor. Oysa hizmet olarak kim üretirse üretsin, eğitim yarı kamusal bir maldır. Sosyal faydası ve maliyeti belki özel fayda ve maliyetinden yüksek olabilir. Bu sebeple özel statülü üniversitelerin sosyal sorumluluğu yüksektir. Bu sorumluluğu taşıyamayacak "Mütevelli Heyet Başkanları", Özel Statülü Üniversiteler’i pekâl⠑maymun bahçeleri’ne çevirebilir. Maalesef çok yerde böyle de olmaktadır.



Şunu düşünüyoruz: Acaba sürücü kurslarının açılması ve ehliyetin buralardan verilmesi trafik kazalarını nasıl etkiledi? Bu konuda bir araştırma varsa biz bilmiyoruz. Kaba gözlemlerimiz trafikteki rezilliklerin hiç azalmadığını gösterdiğine göre, demek ki, şoför kursları herhangi bir hizmet üretmemiş.



Sanki Özel Statülü Üniversiteler de sürücü kursları gibi... Elbette sayısal olarak üniversite mezunlarının sayısı artıyor. Eğitim talebi çok yüksek olan halkımız çocuklarına üniversite diploması aldırmaktan mutlu oluyor. Eğitim istatistikleri makyajlanıyor. Herhalde Özel Statülü Üniversite patronları da iyi para kazanıyorlardır. Ama...



Özel Statülü Üniversiteler’de okuyup lise mezunu kalmanın ezikliğinden kurtulan gençlerimiz, aslında yetkinliklerinin (kompetanslarının) pek de değişmediğinin bile farkında değiller. Aldıkları diplomaların kendilerine sadece resmi bir tanım kazandırdığını, ama iyi bir eğitim alma fırsatını kaybettirdiğini bilmiyorlar. Burada çok kötü bir zihniyet gelişmiş durumda. "Parayı vereceğiz, diplomayı alacağız"! Peki ya sonra? Dilekçe yazmayı bilmeyen üniversite mezunları kitlesi büyüyor.



Dahası, bu Özel Statülü Üniversiteler’de yüksek lisans-doktora düzeyinde de eğitim veriliyorlar. 8–10 bin liraya (4-5'e kadar düşebiliyor) yüksek lisans, 20 bin liraya doktora diploması... ‘Derya kuzusu bunlar… Bas parayı, al diplomayı!’ Der gibi… Eskiden sahte diploma hikâyeleri yayılırdı. Şimdi hiç risk almaya hiç ama hiç lüzum yok… 20–30 bin lirayı gözden çıkardın mı, bir kapısından girer diğer kapısından çıkarsın, Özel Statülü Üniversite’den doktora diploması alırsın! Parayla değil mi babam, "parayı veren düdüğü çalar." Yoksa çalmasın mı?



Bu arada ne sefalar yaşanıyor ne sefalar! Özel Statülü Üniversiteler’in "mütevelli heyet başkanı" denilen patronları, dayanılmaz tatminler yaşıyorlar(mış). Öyle ya, karşılarında ceket ilikleyen, "Sayın Başkanım" diyen, esas duruş gösteren akademisyenlere lütfen gülümsemekten duydukları hazzı, belki de, Muhteşem Süleyman bile yaşamamıştır. Akademisyenlerin üzerinde ve buyurgan bir konumda olmak hangi yetersiz insanı zıvanadan çıkarmaz. Böylelerinin "güç zehirlenmesine" maruz kalmamaları mümkün mü? Ben özel üniversiteleri buralardaki akademisyenler üzerinden giderek, onların görüşlerini alarak YÖK'ün sıkı bir araştırmaya tabi tutması gerektiğini düşünüyorum. Elbette denetim yapılıyordur, kurallar vardır… Ama Özel Statülü Üniversite kurmak, bakkal dükkânı açmaktan biraz farklıdır ve farklı da olmak zorundadır. Söz konusu kurumlarda çalışan öğretim üyesi hocalar kurumlarını nasıl görüyorlar, nasıl tanımlıyorlar? Bu soruların cevapları bir araştırılsa, çok öğretici ve ilginç şeyler çıkacağını tahmin ediyorum.



Yapılan tartışmalardan ve verilen örneklerden yola çıkarak, kehânet kabilinden ben bazı şeyler yazabilirim:



1. Özel Statülü Üniversiteler’deki Rektörler, ‘Mütevelli Heyet Başkanları’nın ‘sekreterleri’ gibidirler. Bu ifadenin sahibi, bizzat işin içinde olup halen kendi üniversitesi için kullanmaktadır.



2. Özel Statülü Üniversiteler’deki hocaların, öğretim üyelerinin, akademik özerklikleri yoktur. Hatta bu hocalar sıradan kamu görevlileri kadar bile hareket marjına sahip değillerdir.



3. Özel Statülü Üniversiteler’deki hocaların iş güvenceleri Mütevelli Heyet Başkanları’nın iki dudağının arasındadır. Yok, hayır; fazla yazdım, Mütevelli Heyet Başkanları, emir buyurmak için ağızlarını tam kullanmaya ihtiyaç duymadıkları için, hocaların iş güvenceleri, Mütevelli Heyet Başkanları’nın "yarım ağız" verdikleri buyruklara bağlıdır. Bu ifade ise bir başka kurumda çalışan bir emekli hocaya aittir.



4. Mütevelli Heyet Başkanları, YÖK denetiminden başka hiç bir akademik gelenek, kural, nezaket tanımazlar, onları hocaların saygınlığına özen göstermeye kimse zorlayamaz.



5. Mütevelli heyet Başkanları için başarının ölçüsü, "kontenjanı" doldurmak, sade suya tirit eğitimle öğrenci memnuniyetini sağlamak ve çok para kazanmaktır.



Buraya not edelim de geleceğin Türkiye’sine armağanımız olsun. Bir tecrübeli hocamız diyor ki: Özel Statülü Üniversiteler, kamusal bir anafor alanına dönüşmektedir. Buna karşı önlem almak isteyen Mısır'ın sağır sultanlarına arz olunur.



"Önlem" dediysem, öyle çok karmaşık ve zor şeyler değil. Mesela benim basit bir önerim olabilir: Üniversite yönetimini Mütevelli Heyeti Başkanı’na karşı güçlendirmek ve akademisyenlerin iş güvencesini sağlamak. Bunun için Mütevelli Heyet üyeliğine ‘Altın Oy Sahibi’ bir YÖK temsilcisi atamak yeterlidir. YÖK temsilcisi, akademisyenlerin akademik özerkliklerine ilişkin kararlara müdahil olabilir, Rektörleri ‘sekreterlik’ten kurtarıp ‘Rektör’ konumuna oturtabilir. Bu yapı kazandırıldıktan sonra Mütevelli Heyet Başkanları istedikleri kadar patronluk yapabilirler. Yapmalarında hiçbir mahzur da olmaz!



80–100 kişilik yüksek lisans sınıflarında eğitim vererek, (biraz iddialı bir ifade ama) ‘diploma pazarlayan’ özel statülü üniversiteler özel sektörün ‘eğitim hizmeti üretme imkânını tahrip etmek yolunda’ hızla ilerlemektedir.



Son olarak diyorum ki: Ben sadece konuyu, tartışmaların özeti olarak ifade ediyor ve dillendiriyorum…



Bilgi sahibi olmaları için de ilgililerine saygı ile duyurulur.



http://www.salihsimsek.net/component/content/article/261-oezel-statuelue-uenversteler.html







Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 15
Dün Tekil 767
Bugün Tekil 401
Toplam Tekil 1637462
IP 54.197.142.219






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































5 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Üstümüze kılıç çekilmedikçe, ülkemize girilmedikçe, teb'ama cefa edilmedikçe Bizden kimseye zarar gelmez. (Fatih Sultan MEHMET)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.312 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu