GENÇLİĞE HİTABE CUMHURİYETİMİZİN GELECEĞİNİN GÜVENCESİDİR - Dr. Tahir Tamer KUMKALE - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









GENÇLİĞE HİTABE CUMHURİYETİMİZİN GELECEĞİNİN GÜVENCESİDİR - Dr. Tahir Tamer KUMKALE
Tarih: 20.02.2012 > Kaç kez okundu? 2038

Paylaş


Ben milletimin düşünce ve duygularını yakından tanımaktan, aziz milletimde gördüğüm kabiliyet ve ihtiyacı belirtmekten başka bir şey yapmadım. Onun bu kabiliyet ve duygularını sezip tanımakla övünüyorum.- Gazi Mustafa Kemâl Atatürk- (1922)



Son günlerde Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi üzerinde tartışmalar sıkça yapılmaya başlandı. Bir taraf Atatürke saldırırken, diğer taraf savunmaktadır. Konu tartışma düzeyinde tutulabildiği takdirde sonuçlarının olumlu olma ihtimali yüksektir. Çünkü bir konunun tartışılması ve gündemde tutulmasının hem iyi ve hemde kötü yanları vardır. İyi ve güzel şeyler ancak medeni seviyede yapılan tartışmalarla sahiplenilir, kökleşir ve sağlamlaştırılır.



Bir yerlerden aldıkları talimatlar gereği Atatürk’ü ve eserlerini aşağılamayı görev edinip insanları Atatürk’ün eserleri üzerine saldırtarak O yüce insanı küçük düşürebileceklerini sanan gafiller bir kere daha yanlış içinde olduklarını anlayacaklardır.



Hayatlarının hiç bir döneminde kendilerine Atatürk’ü tanıma imkanı verilmeyen saldırganlar bu vesile ile Atatürk’ün NUTUK isimli ölmez eseri ve bu eseri taçlandıran Gençliğine Hitabesi ile karşılaşıyorlar.



Eminim ki, karanlık mihraklarca Atatürk düşmanı olarak şartlandırılan beyinler, o kendi küçük ama anlamı ve işlevi çok kapsamlı olan hitabeyi okuyunca şaşkına dönmüşlerdir. Çünkü ilk defa böyle şeyler duyuyorlar. Bugün çevrelerinde yaşananlara bakıyorlar, Hitabede anlatılanlara bakıyorlar. O yüce insanın 75 sene önce bugünleri aynen tarif ettiğini görerek belki de utanıyorlar. Gördükleri baskı yüzünden birşey söyleyemeseler dahi beyinlerinde “biz ne yapıyoruz”şeklinde soru işaretleri ile başbaşa kalıyorlar.



İşte başlangıçta kötü gibi görünen ama hayırlara vesile olan iyi taraf budur. Birileri kitleleri bügüne kadar tanıtmadıkları ve tanımaması için çaba harcadıkları Atatürk’e saldırtarak hayatlarında belkide ilk defa Atatürk ile karşı karşıya gelmelerini sağlıyorlar. “Biz bu yazılanların nesine düşman oluyoruz. Orada benim gerçeğim anlatılmış” diyerek kendisini maşa gibi kullanan karanlık kafalıların gerçek yüzleriyle tanışıyorlar. Onlara olan güvenlerini sorgulamaya başlıyorlar.



İşte kritik an bu andır. Bundan sonra bu kişilere karşı yapılacak muamele bunların hain olduklarını iddia edip onları aşağılamak ve kırmak değildir. Yapılması gereken onların kafalarında ilk defa oluşan soruların doğru cevaplarını vererek onları kazanmak olmalıdır. Gerçek Atatürkçülere düşen işte budur.



Biz biliyoruz ki; Atatürk için gençlik herşeydir. Gençlik, Türk toplumu içinde Atatürkün güvendiği ve devrimlerini yaparken sırtını dayadığı tek kesimdir. Atatürk’ün güvendiği gençlik Cumhuriyetin bekasının güvencesidir. Türk gençliği Devletimizin sonsuza kadar yaşamasının teminatıdır.



30 Ağusos 1924'te Başkomutanlık Meydan Muharebesinin yapıldığı Dumlupınar'da yaptığı tarihi konuşmasında Gazi; bağımsızlık mücadelesini anlatır ve konuşmasının sonunda, "Mutlaka kazanılması gereken yeni savaşımızın medeniyet savaşı olduğunu" belirtir ve sözlerini gençliğe verdiği önemi gösteren şu ifadeleriyle tamamlar.

"...Son sözlerimi özellikle memleketimizin gençliğine yöneltmek istiyorum. Gençler; cesaretimizi arttıran ve sürdüren sizsiniz. Siz almakta olduğunuz terbiye ve irfanla, insanlık meziyetinin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız.



Ey yükselen yeni nesil!... Gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk. O’nu yücelterek yaşatacak olan sizlersiniz....”



Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün en büyük eseri Türkiye Cumhuriyeti'dir. Yukarıdaki sözlerinden de açıkça anlaşılacağı gibi Gazi, bu eserinin muhafaza ve müdafaasını Türk Gençliğine emanet etmiştir. Türk Gençliğine olan sonsuz güvenini CHP’nin 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasındaki İkinci Kurultayı'nda 36,5 saat sürede okuduğu NUTUK isimli eserini bitirirken söylediği "TÜRK GENÇLİĞİNE HİTABESİ"ile tarihe kazıyan Atatürk bu şekilde ülkenin geleceğini de teminat altına alıyordu.



Şimdi Nutuk'a bir bakalım. Nutuk'un son bölümündeki "Türk Gençliğine Bıraktığım Emanet” kenar başlığı altında söylediklerini görelim.

" ....Baylar; Bu söylevimle, milli varlığı sona ermiş sanılan bir milletin, bağımsızlığını nasıl kazandığını; bilim ve tekniğin en son ilkelerine dayanan milli ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğumu anlatmaya çalıştım. Bugün ulaştığımız sonuç; yüzyıllardan beri çekilen milli yıkımların yarattığı uyanıklığın ve bu kutsal yurdun her köşesini sulayan kanların karşılığıdır. Bu sonucu, Türk gençliğine kutsal bir emanet olarak bırakıyorum.”



Gazi bu sözlerini müteakip, "EY TÜRK GENÇLİĞİ" diye başlayan meşhur hitabını yapar ve sözlerini; "Ey Türk istikbâlinin evlâdı! İşte bu ahvâl ve şerait içinde dahi vazifen; Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır... Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur.” şeklindeki ölümsüz talimatı ile bitirir.



Tarihin hiçbir devrinde hiçbir lider ülkesinin gençliğine bu kadar güvenmemiş ve bu güvenini bu şekilde ortaya koymak cesaretini gösterememiştir. Cumhuriyetin emanet edildiği bütün Türk çocukları için kutsal bir armağan olan bu veciz sözler dün olduğu gibi bugünde güncelliğini korumaktadır. Cumhuriyet devam ettiği sürece de koruyacaktır.



Bugün değiştirilmek için üzerinde çalışmaların devam ettiği 1982 Anayasasına göre her Türk, Atatürkçü ideoloji ile yetiştirilmek, yani her Türk Atatürkçü olmak zorundadır. Çünkü Anayasamızdaki bütün kural ve kaideler Türk insanının Atatürkçü Düşünce doğrultusunda yönetilmesini sağlayacak tarzda oluşturulmuştur. Anayasanın yürürlükte olduğu otuz sene zarfında yapılmış olan 17 değişiklikte Anayasa’nın Atatürkçü İdeolojiye dayanmasını perçinleyen maddeleri aynen muhafaza edilmiştir.



Anayasamızın öngördüğü şekilde Atatürkçü olabilmek, O'nu anlayabilmek, anlatabilmek ve yaşayabilmek için NUTUK isimli eserin katkısı çok önemlidir. Kanaatime göre Atatürkçülüğün temelini de NUTUK; bilinmeden, irdelenmeden, öğrenilmeden bir diğer deyişle NUTUK hıfzedilmeden Atatürkçü olunmaz ve Atatürkçülük'ten bahsedilemez.



NUTUK' u anlayamamış olanların Atatürkçülük anlayışının kuru kuruya bir Atatürk sevgisinden öteye gitmesi mümkün değildir. Yine NUTUK bilinmeden gelen Atatürkçülük öğretisi temel yapmadan toprak üzere yükselen gökdelenlere benzer.



NUTUK; 1919-1927 yılları arasındaki dönemde cereyan eden siyasi, askeri, sosyal ve ekonomik olayları tarihi seyri içinde mantıki bir sıra ilke anlatır.



NUTUK; öncelikle Türk'ü tanıtır, Türk'ün kim olduğunu, nereden gelip nereye yöneldiğini, bu coğrafyada varlığımızı nasıl koruyacağımızı, kendimizi çevremize ve dünyaya nasıl kabul ettireceğimizi, varlığımızı geliştirmek için hangi temel esaslar üzerinde çalışmamız gerektiği gibi hususların açık cevaplarını verir.



NUTUK; canlı bir tarih kitabıdır. Bu kitapta tarihi, edebi, felsefi bir ifade ile Türk milletinin var oluş mücadelesinin destanî anlatımını görürüz.



NUTUK; milletimizin hayatında yer alan vazgeçilemez duyguları, fikirleri ve eylemleri bir araya getiren düşünce ve uygulamaları bir bütün olarak ele alır.



NUTUK' ta; Türk Milleti, Türk Anayurdu, Türk'ün onurlu yaşayışı, Türk'ün gurur kaynakları, Türkün yetenekleri, Türk'ün bağımsızlık ve özgürlük anlayışı gibi kavramlar anlatılır. Bu kavramlarla birlikte, binlerce yıllık Türk tarihi ve Türk kültürünün nasıl günümüze gelip duygulardan düşüncelere, düşüncelerden eylemlere dönüştüğü ve Türk'ün yok oldu dendiği bir anda yeniden nasıl tarihi varlık olarak doğduğu bizzat devletimizin kurucusu tarafından millete aktarılır.



NUTUK' ta; yukarıda açıklananların karşısında yer alan duyguların, düşüncelerin ve davranışların nasıl tarih sahnesinden yok oldukları ve eriyip gittikleri de anlatılır.



NUTUK; Türklük karşıtı küresel odakların ve onların içimizdeki işbirlikçileri tarafından yapılan bütün engelleme gayretlerine rağmen okunduğu 1927 tarihinden itibaren geçen 85 yıl içinde ülkemizde en fazla basılan ve okunan temel eser niteliğini korumuştur. Bu gelişme Atatürkçülük açısından sevindiricidir.



Atatürk'ün Geçliğe Hitabı hacim olarak çok küçük olmasına rağmen içerik açısından çok ağırdır. Türkiye Cumhuriyetinin milli menfaatlerini ve milli hedeflerini bünyesinde saklamaktadır. Aslında Nutuk’un son parağrafını teşkil eden olan bu küçük hitabede toplam üç ciltlik NUTUK isimli eserin tam özeti bulunmaktadır. Burada Türk Gençliğine verilen emanet ve verilen görevler ağır olması yanında gençlere büyük sorumluluklar da yüklemektedir.



Yani bu görevlerin yerine getirilmesi işi ciddi çabalar gerektirmektedir. Plânlı, proğramlı ve sürekli titiz bir çalışmayı zorunlu kılmaktadır. Şahsi sorumlulukların alınmasını ve bu sorumlulukların yerine getirilmesinde meydana gelecek güçlüklere fikren ve fiziken hazırlıklı olunmasını gerektirmektedir.



İnanıyorum ki; NUTUK ve GENÇLİĞE HİTABE Türk gençlerinin aydınlık ellerinde sonsuza kadar yaşatılacaktır.





Dr.Tahir Tamer Kumkale



http://www.kumkale.net



http://www.kumkale.wordpress.com





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 14
Dün Tekil 763
Bugün Tekil 531
Toplam Tekil 1636825
IP 54.211.191.72






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































4 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.597 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu