ADALETE İHANETİN BU TÜRLÜSÜ - Mustafa Nevruz SINACI - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









ADALETE İHANETİN BU TÜRLÜSÜ - Mustafa Nevruz SINACI
Tarih: 02.02.2012 > Kaç kez okundu? 1993

Paylaş


Kaçakçı Ailesine ‘123 BİN’ ŞEHİT Ailesine ‘63 BİN’

AKP’nin Uludere’de ölenlerin ailelerine tazminat öderken, neden 2 şehidi 1 kaçakçıya denk gördüğünü anlamak da, onaylamak da mümkün değil!.. Hükümet, Uludere’de ölen 34 kişinin ailelerine 123’er bin TL tazminat ödeme kararı aldı. Şehit ailelerine ödenen para ise 2 bin liralık ilk destek yardımıyla 63 bin lirada kalıyor. Mehmetçik Vakfı’nın yardımıyla rakam 95 bine bile ulaşmıyor. Bu çifte standart, sapkın mantık, apaçık haksızlık, hukuksuzluk ve vatana ihanete eş şaibe karşısında Şehit aileleri haklı olarak şaşkın, kırgın, kızgın ve üzgün…

Türkiye Harp Malulü Gaziler Derneği: “Bir kaçakçının, bir mafya yandaşının kanı; bir şehidin, bir gazinin kanından daha mı değerli? Bu nasıl bir vicdan? Fiilen suçlu ve kanunen zanlı durumundaki kaçakçılara; 123’er bin lira ödeneceği Başbakan RTE tarafından açıklandı. Bu paranın 100 bin lirası tazminat, 23 bin lirası da “Terörle Mücadele Kanunu” kapsamından. Buna mukabil terörle mücadele ederken şehit düşen Mehmetçik ailelerine yapılan tazminat ödemesi ise Uludere’de ölenlerin yakınlarına ödenecek paranın yarısı kadar…”

Evet, Devlet, şehit ailelerine yapılan 2 bin liralık ilk destek yardımıyla birlikte toplam 63 bin liralık tazminat ödüyor. Yani yasa dışı kaçakçılara yapılan yardımların toplamı 123 bin liranın yanına bile yaklaşmıyor. Resmi rakamlara göre “şehit” ailelerine devlet; toplam 63 bin 237 liralık tazminatı, şu kalemler altında veriyor: İlk destek: 2 bin; Tazminat: 61 bin 237; Toplam: 63 bin 237 TL; Bu ödeme dışında, Mehmetçik Vakfı da şehit ailesine para yardımı yapar. Miktarı 31 bin 700 liradır. Nihai toplam: 94 bin 937 lira. Mehmetçik Vakfı tarafından ayrıca, yaşam sigortası yaptıran personelin ailesine 22 bin 500 liralık bir yardım daha verilir ve bu yardım, 15 lira ödeme yaparak sigorta yaptıran personelin ailesiyle sınırlı tutulur.

Hani; akp Grup Toplantısında konuşan RTE, Uludere olayında hayatını kaybedenlerin ailelerine yönelik terör tazminatı ödeme sürecini hızlandırdıklarını açıklamıştı. RTE, Uludere de yakınlarını kaybeden kardeşlerimizin yaralarını sarmak, acılarını bir nebze olsun dindirmek üzere terör tazminatı ödemesini hızlandırdık. Hayatını kaybeden her bir kardeşimiz için yasal 23 bin 150 lirayı Şırnak Valiliğimiz emrine gönderdik. Ek olarak ‘Başbakanlık hesaplarından’ hayatını kaybeden her kişi için 100 bin Türk Lirasını da Şırnak Valiliğimiz emrine tahsis ettik. Yani şu an itibariyle her aileye 123 bin TL ödüyoruz” demişti.

Yasadışı kaçakçının kanı şehidin kanından daha mı değerli?

Şehit Aileleri Federasyonu Başkanı ve şehit babası Hamit Köse: “Elbette biz bir karıncanın incinmesini dahi istemeyiz. Ancak Uludere’de hayatını kaybeden insanlar sınırı izinsiz geçerek kaçakçılık yapıyor ve yasalarımıza göre taammüden ağır suç işliyorlar buna rağmen tazminat ödeniyor. Ayrıca çok iyi biliyorum ki o bölgede bir yerleşim veya ticaret yaparak mal getirip götürecek bir ikamet alanı yok. Yine, mezkür kişilerin o kadar içeriye gidip, kaçakçılık adı altında terör ve tedhiş örgütünün silahlarını katırlarla taşıyıp yurtiçine sokup sokmadıkları henüz kesinleşmedi. Yine eşkıya kamplarına yiyecek ve erzak götürüp götürmedikleri de belli değil!..

Bunları alt alta koyduğumuzda ortaya çıkan sonuç şu:

Başbakan bu saydığım suçlardan dolayı halkı teşvik ediyor. Fakat bizi esas üzen şu:

Türk askeri doktor raporu almayıp; Vatanı, Bayrağı korumak, ülkemizin Milli birlik ve bütünlüğünü korumak için elleri kınalanıp, devlete teslim ediliyor. İlla terörle mücadele şart değil; Diyelim ki bir şekilde ölüm veya sakatlanma olayı gerçekleşiyor. Devlet kimisine trafik kazası, kimisine eğitim zayiatı, kimisine çığ altında kalma, kimine arkadaş kurşunu deyip, bu insanların ailelerine yardım yapmıyor, vatandaşları mahkeme kapılarında süründürüyor.”

Böylece: Sözde ‘sivil’ anayasayı hak-hukuk, eşitlik, adalet ve demokrasi adına talep ettiğini iddia eden; Fakat adalet ve hukuk karşıtı politikalarla, suçluları ödüllendirmeyi şiar edinen zihniyet, hükümet ve dayandığı siyasi mahfil kamu vicdanını rencide etmektedir.

Bu büyük bir ayıp, korkunç bir şaibe ve AKP’nin yüzkarasıdır.

ŞAİBENİN ÖTEKİ YÜZÜ

Mustafa Nevruz SINACI

Melânet adının önünde TC üniversitelerinden temin ‘prof. dr’ unvanlı hain bir dönme; Ülkemizde münteşir, Türk’ün verdiği parayla Türk düşmanlığına soyunmuş kancık bir ekran bulmuş kin kusuyor. Yalan, iftira ve iğrenç bir riyakârlıkla nefret tahrikçiliği yapıyor. Hele bir bakınız: “Diyarbakır eski hapishane bahçesinde bulunan 26 kafatası” için ne diyor?.. “Bunlar büyük bir olasılıkla Ermeni!” ardından akıl almaz yalanlar, iftiralar, kurgulanmış senaryolar..

Kendisi de 24 ayar diyasfora sunucu dört köşe! Üstüne üstlük, iki de bir konu Fransız kalleşliği, küstahlığı ve tarihi kaypaklığına geliyor. Ama böyle değil; Adeta bir soyluluk, asil bir özveri ve kahramanlıkçasına!.. Ney? Fransız meclisi ve senatosunun son haltetmesi.. Ama mezkür programda “Ermeniler soykırım yapmış ve 1.658 bin Türk’ü katletmiştir” demediler!.

İşin aslına ve arkasına baktığınızda, hep aynı mesele var..

AB+D vampiri ve şeriklerinin Şark Meselesi, TC’yi bölme ve Türk’ü imha plânları..

Ancak, bir takım aciz hükümetlerin akıl tutulması ile malûl, bilgisizlik, basiretsizlik, yeteneksizlik ve “Türkçe duruş” zaafları yüzünden; 1. Dünya Savaşı sırasında, Doğu Anadolu cephesinde vaki haklı, doğru ve hayati bir “zorunlu göçün” haksız, menfur ve müfteri mirasını yüklenmek durumunda bırakılmış bir ülkenin yurttaşları olarak, hemen hemen tüm dünyada "soykırım suçlusu bir millet" konumuna getirilmiş bulunuyoruz.. 90 yıldır bitmek tükenmek bilmeyen bir yalan ve iftira kampanyası sonunda Dünyadaki birçok devlet (İsveç, Uruguay, Kıbrıs Rum Kesimi, Arjantin, Rusya, Kanada, Lübnan, Yunanistan, Belçika, İtalya, Fransa, Slovakya, Litvanya, Hollanda, Polonya, Almanya, Venezuela ve Şili ile ABD de 42 eyalet) parlamentolarında Türkiye aleyhine "ermeni soykırımını" kabul eden kararlar alındı. Bütün bunların üstüne tüy dikercesine, Fransız meclis ve senatosu tarafından akıllara ziyan bir yasa çıkartılarak "Ermeni soykırımı olmamıştır" demek bile hapisle cezalandırılması gereken suç kapsamına alınmaya kalkışıldı. Malum, şimdilerde Sarkozy'nin onayı beklemekte!...

Şurası mutlak bir ilim, düstur ve hakikattir ki; Bağımsız bir ülkenin onurlu davranış biçimi mütekabiliyet ilkesi olup; hayır veya şerre bire bir karşılık vermek esastır. Bu nedenle meclisten beklentimiz, Fransız parlamentosunun saldırısına aynı şekilde karşılık vererek milli tepkimizi ortaya koymaktı. Görüne o ki, olmadı!..

Yeni ve sözde sivil Anayasa’yı, “hukukun üstünlüğü, eşitlik, insan hakları, adalet ve demokrasi için istediği” iddiasında olan; Lâkin uyguladığı haksız, hukuksuz, adaletsiz ve pek tavizkâr politikalarla, anarşist, terörist, bölücü ve kaçakçılara cesaret veren hükümetin, her şeye rağmen: (Zaman gazetesini haberine göre) e-pasaport çipleri ihalesini 'güvensiz' Fransız şirketine vermesi ve doğalgaz nakil hatlarında % 15 Fransız ortaklığının onayı tam rezilliktir.

Dahası var:

“Kaçakçı Ailesine ’123 bin’ ŞEHİT Ailesine ’63 bin”!...

Bu haksızlık kamu vicdanını derinden yaralamış ve terörle mücadele konusunda ümit bağlanan akp’yi şaibe, kaygı ve kuşku bataklığına itmiştir. Bu tarafgir, muhtemelen duygusal veya iyi araştırılmadan verilmiş subjektif kararın acilen ve derhal tashihi; Şehit ailelerinden özür dilenmesi, gönüllerinin alınması ve bilhassa: Yasa dışı kaçakçı aile, yakınlarına ödenen devlet parasının eşkıya eline geçmemesi için her türlü tedbirin mutlaka alınması zorunludur. Aksi takdirde yönetim; anarşist-terör ve tedhişe yardım ve yataklık etmiş olmak gibi şaibeli bir zan altına girmiş olacaktır. Buna seyirci kalan “muhalefet nam” ne menem bir iş yaptığı ve millet adına neye yaradığı meçhul melânetler de…

Müthiş bir ayıp ve şaibe daha!..

24 asker için ödenmedi:

THMGŞD Derneği Kayseri Şube Başkanı Ali Yavuz: “Şehit ve gazi vatan evlatlarının aileleri veya kendilerine ödenmesi gereken tazminatlar ödenmezken, kaçakçılık meşrulaştırılıyor hem de tazminat ödeniyor;. Kaçakçının, terör örgütü yandaşının kanı, şehidin, gazinin kanından daha mı değerli? Bu nasıl bir vicdandır” diye feryâd ediyor. .

Hangi vicdana sığar?

Sivas Şehit Aileleri ve Gazileri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mustafa Hızal:, “Ölenlere kahraman edasıyla tazminat ödenecek olması bizi derinden üzdü” “Başbakanımıza soruyorum; Bu vatanın bölünmez bütünlüğü için canlarını seve seve veren aziz şehitlerimizin ailelerine 50 bin lira tazminat vereceksin, yaralanan kahraman gazilerimize 18 bin ile 45 bin lira arasında tazminat vereceksin. Sonra da çıkıp bu ülkede kaçakçılığın suç olduğunu bilen ve vergi kaçıran, devletin her türlü güvencesinden faydalanan bu kişilere tazminat vereceksin. Bu hangi vicdana sığar?”

“Başbakan kaçakçıları ödüllendiriyor”

İstanbul Şehit Aileleri Dayanışma ve Sosyal Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Şencan Bayramoğlu ise; Uludere’de ölenlerin ailelerine devletçe tazminat verilmesini, “suçun ödüllendirilmesi” olarak değerlendirdiklerini belirterek, “Şu anda nasıl ki terörle mücadele edenler Silivri Cezaevi’nde ’terörist’iddiasıyla tutuklu bulunuyorsa, teröristlerin de kahraman ilan edilmeleri gerekiyordu. Başbakan da kaçakçıları ödüllendirmekle bunu ispatlamış oldu. Kaçakçılık bir suçtur ve cezalandırılması gerekir. Ayrıca biz onların kaçakçı olduklarını da bilmiyoruz. Katırlarındaki yükün ne olduğunu biz görmedik” dedi ve devamla:

“Korkarım ki yakında çocuklarımız ’niye terörist öldürdü’ diye bizim maaşlarımızı da keserler. Başka atacakları adım kalmadı çünkü. Başbakan, kaçakçıların istihbaratını abd’den mi, İsrail’den mi aldığını açıklamıyor. ’Vur’ emri yetkisi kendisinde olduğuna göre bu şekilde kendi suçunu örtbas etmek istiyor. Devletimizin parasıyla onları ödüllendiriyor. Vatan toprakları üzerinde bölücü terörle mücadele amansız bir şekilde devam ederken, her türlü dış tehdit varlığını sürdürürken böylesine anlaşılması güç ve hiç bir geçerli temele dayanmayan kararların altına imza atanları yüce Türk kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz.”

Bir hatırlatma:

İstiklâl Savaşı Kahramanlarımızdan Rahmetli Emekli Orgeneral ve Genelkurmay Başkanlarımızdan Kâzım Orbay, kansere yakalanmıştı. Evini öğrencilere kiralayıp, asker postalı giyerek yaşamını sürdürüyordu. Millet Meclisi bu kahramanımıza "hizmeti vataniye tertibinden" ayda 500 lira; idamdan dönen Celâl Bayar’a da "hıyaneti vataniye tertibinden" 3 bin 500 lira aylık bağlamıştı. Gelenek bozulsun mu?! (Alb. Osman Türkoğuz)





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 16
Dün Tekil 767
Bugün Tekil 594
Toplam Tekil 1637655
IP 54.205.150.215






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































5 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Üstümüze kılıç çekilmedikçe, ülkemize girilmedikçe, teb'ama cefa edilmedikçe Bizden kimseye zarar gelmez. (Fatih Sultan MEHMET)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.597 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu