158.Sayı ERMENİ TERÖRİZMİNİN AZERBAYCAN YENİ DÖNEM KRONOLOJİSİ - Muhammet KEMALOĞLU - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









158.Sayı ERMENİ TERÖRİZMİNİN AZERBAYCAN YENİ DÖNEM KRONOLOJİSİ - Muhammet KEMALOĞLU
Tarih: 25.01.2012 > Kaç kez okundu? 2407

Paylaş


Orkun.Com.Tr

________________________________________

158.Sayı ERMENİ TERÖRİZMİNİN AZERBAYCAN YENİ DÖNEM KRONOLOJİSİ

________________________________________

Muhammet Kemaloğlu

Ermeni terörizmi, 1980 yılından bu yana Ermeni Devleti ve Ermeni kamuoyu, sayesinde varlığını sürdürmüş ve de dünyanın bir çok noktasında eylemlerde bulunmuştur.



Devlet desteğini de arkasına alan Ermeliler, Dağlık Karabağ’da 7 ili işgal ederek Azerbaycan topraklarının % 20 sini ele geçirmiş ve bunu yaparken de günahsız binlerce insanı öldürmüştür. Bu terör eylemlerden bir kısmını şöyle sıralayabiliriz:



16 Eylül 1989’da ‘Bakü-Tiflis’ yolcu otobüsü patlatılmış, 5 kişi ölmüş, 25 kişi yaralanmıştır.

18 Şubat 1990’da ‘Yevlak-Laçın’ yolunun 105.kilometresinde ‘Şuşa-Bakü’ otobüsü patlatılmış ve birçok insan yaralanmıştır.

11 Temmuz 1990’da ‘Terter-Kelbecer’ yolcu otobüsü patlatılmış, sivil vatandaşların oluşturduğu araba zincirine yapılan terör eylemiyle 14 insan ölmüş, 35 kişi ise yaralanmıştır.

10 Ağustos 1990’da ‘Tiflis-Ağdam’ yolcu otobüsü patlatılmış, 20 kişi ölmüş, 30 kişi yaralanmıştır. Patlamayı yapan A.Avenesyan ve M.Tatevosyan yakalanmıştır.Aynı gün ‘Şemkir-Gence’ otoyolunda Hanlar şehri yakınlarında ‘LAZ’ markalı 43-80 AKF devlet otobüsü patlatılmış ve 17 kişi ölmüş, 26 kişi yaralanmıştır.

30 Kasım 1990’da Hankendi hava alanı yakınında, yolcu otobüsü patlatılmış, 2 kişi ölmüş, 11 kişi de yaralanmıştır.

9 Ocak 1991’de ‘Molodyoj Azerbaycan’ gazetesinin habercisi Salatın Eskerov ve 3 askerî korumasının olduğu otomobile terör saldırısında bulunulmuş ve 4 kişinin ölümüne sebep olunmuştur. Eylemi yapan, A.Mkrtçyan, K.Petrosyan, A.Mangasaryan ve K.Arustamyan adlı teröristler de yakalanmıştır.

30 Mayıs 1991’de Rusya Federasyonuna bağlı Dağıstan Cumhuriyeti, Hasavyurd istasyonu yakınlarında ‘Moskova-Bakü’ yolcu treni patlatılmış, 11 kişi ölmüş, 22 kişi de yaralanmıştır.

19 Haziran 1991’de ‘Yavlak-Laçın’ otomobil yolunun 106. kilometresinde 5459 sayılı askeriyeye ait ‘UAZ-469’ markalı otomobil patlatılmış, 3 kişi ölmüş, 3 kişi de ağır yaralanmıştır.

31 Temmuz 1991’de Dağıstan Cumhuriyeti, Temirtau istasyonu yakınlarında ‘Moskova-Bakü’ yolcu treni patlatılmış, sonucunda 16 kişi ölmüş, 20 kişi yaralanmıştır.

2 Ağustos 1991’de Hadrut şehri Dolanlar köyünde ‘KAZ-53’ otomobil patlatılmış, 4 kişi ölmüş, 8 kişi yaralanmıştır.

21 Ağustos 1991’de Hadrut şehri Şadaht köyü yakınlarında ‘KAVZ’ markalı 70-30 AKD resmî otomobil patlatılmış, 2 kişi ölmüş, 10 kişi yaralanmıştır.

8 Eylül 1991’de ‘Ağdam-Hocavend’ yolcu otobüsü ateşe verilmiş, 5 kişi öldürülmüştür.34 kişi de muhtelif derecelerde yaralanmıştır.Bu terör eylemini, Haçaturyan Volodi, Yeremyan Saro, Çalyan Saşa, Arustamyan Armo yapmıştır.Aynı gün ‘Ağdam-Karadağlı’ hattındaki otobüs Ermeni teröristlerce ateşe verilmiş, 8 kişi ölmüş, 42 kişide muhtelif derecelerde yaralanmıştır.

26 Eylül 1991’de ‘Yevlak-Laçın’ yolunda ‘VAZ-2106’ markalı D 72-07 AK numaralı otomobil patlatılmış, 2 kişi ölmüşi14 kişi yaralanmıştır.

19 Ekim 1991’de Ağdere şehrinin, Sırhavend köyü yakınlarında ‘UAZ-469’markalı otomobil patlatılmış, sonuçta, 3 kişi ölmüş, 2 kişi yaralanmıştır.

20 Kasım 1991’de Hocavend şehri, Garakend köyü yakınlarında ‘Mi-8’ helikopterinin ateşe verilmesi neticesinde, Azerbaycan, Rusya ve Kazakistan’ın gözlemcilerinden 19 kişi öldü.

26 Aralık 1991’de ‘Şuşa-Laçin’ yolunun 4.kilometresinde ‘Zil-130’ ve Moskoviç’ arabaları patlatılmış, 5 kişi ölmüş, 4 kişi yaralanmıştır.

8 Ocak 1992’de Türkmenistan’dan ‘Krasnovodsk-Bakü’ hattındaki vapurda yapılan terör eyleminde, 25 kişi ölmüş, 88 kişi yaralanmıştır.

28 Ocak 1992’de ‘Ağdam-Şuşa’ hattında uçan Mi-8 idari helikopteri Şuşa yakınlarında teröristlerce vurulmuş, çoğu kadın ve çocuk 44 kişi ölmüştür.

1992 Ocak ayında Ermeni terör gurupları Kerkicehan kasabasında 80 kişi, 1992 Şubat ayında Hocavend şehrinin Karadağlı köyünde 77 kişi ve 26 Şubat 1992’de Hocalı’da 613 vatandaş katledilmiş, 650 kişi de yaralanmıştır.

22 Mart 1992’de "UAZ 469" markalı 60-25 AZU resmî devlet otomobili Kazak şehrinde patlatılmış, neticede 3 kişi ölmüş, 2 kişi yaralanmıştır.

28 Mart 1992’de "KamAZ-5410" markalı 40-53 AKŞ resmî devlet otomobili Kazak şehrinde patlatılmış, 3 kişi ölmüş, 2 kişi de yaralanmıştır.

18 Nisan 1992’de "Kazak-Ceferli" yolunun 10.kilometresinde "VAZ" markalı araba silahlı baskına maruz kalmış, neticede 2 kişi ölümcül yaralanmıştır.

20 Mayıs 1992’de Zengilan şehrinin Kazancı köyü yakınlarında "UAZ-469" markalı 80-33 AKD devlet numaralı nişanlı araba silahlı baskına maruz kalmış, neticede 2 kişi ölmüş, 2 kişi yaralanmıştır.

28 Şubat 1993’de Rusya’nın Kuzey Kafkas arazisindeki Kudermes istasyonu yakınlarında "Kislovodsk-Bakü" yolcu treni patlatılmış, 11 kişi ölmüş, 18 kişi yaralanmıştır.

2 Haziran1993’de Bakü demiryolu istasyonunun patlatılması neticesinde devlet yüklü miktarda zarara uğratılmıştır.Eylemci, Rusya vatandaşı İgor Hatkovski, Ermenistan Cumhuriyeti Milli İstihbarat Teşkilatı, İstihbarat Şefliği Şube Başkanı, Yüzbaşı Caan Ohanesyan tarafından yönlendirilerek, casusluk ve teröristlik maksadıyla Azerbaycan’a gönderildiğini, büyük insan katliamı ile neticelenecek patlamalar yapmak için emir aldığını itiraf etmiştir. Mahkeme araştırması zamanı görülmüştür ki, aynı grup, 1992-1994’de Rusya’dan Bakü’ye gelen yolcu treninde ard arda eylemler yapmışlardır.

22 Temmuz 1993’te Terter şehrinde yapılan patlamalar neticesinde 5 kişi ölmüş, 18 kişi yaralanmıştır.

Aynı gün Kazak şehrinin merkezinde yapılmış patlama neticesinde 6 kişi ölmüş, 10 kişi yaralanmıştır.

30 Ağustos 1993’de Hadrut şehrinde "ZiL" markalı araba patlatılmış, neticede 2 kişi ölmüştür. Aynı hadiseden bir kaç gün sonra içerisinde 12 vatandaş bulunan "KAZ-66" markalı yolcu otobüsü şehirden çıkarken patlatılmış, neticede 4 kişi ölmüş, 8 kişi ağır derecede yaralanmıştır.

1Şubat 1994’de Bakü demiryolu istasyonunda "Kisiovodsk-Bakü" yolcu trenine terör eylemi yapılmış, 3 kişi ölmüş, 20 kişi yaralanmıştır.

18 Mart 1994’de Hankendi şehri yakınlarında İran Hava Kuvvetlerine ait "Herkules" tipli uçak vurulmuş, 34 diplomat ve onların aile üyeleri ölmüşler.

Mart 1994’de Bakü metropoliteninin "20 Ocak" istasyonunda ki patlamalar neticesinde 14 kişi ölmüş, 49 kişi yaralanmıştır.Mahkeme göstermiştir ki, terör eylemleri Ermenistan Özel İdare organları tarafından hazırlanmış, istihbaratçı "Sadval" lezgi teşkilatının üyeleri tarafından hayata geçirilmiştir.

Belli olmuştur ki "Sadval" istihbaratçı teşkilatının aynı fiilleri1992 yılından itibaren defalarca Ermenistanda olmuş, bu ülkenin Milli İstihbarat Teşkilâtının yapılandırılmasında, maliyeleşmesinde ve silahlanmasında yakından iştirak etmiştir.1992 yılının Nisan-Mayıs aylarında Lezgi asıllı olan 30 Azerbaycan vatandaşı Ermenistanın Nairi şehrinin Lusakert kasabasında yerleşen talim sahasında hususi terör-tahribat hazırlığı görmüştür.Mahkeme zamanı belli olmuştur ki, tahribatçılar talimata uygun olarak, "20 Ocak" istasyonu ile yan yana olan Bakünün "Nizami" sinema salonunda, Cumhurbaşkanlığı Sarayında ve Bakü Elektrik istasyonunda patlamalar yapmayı planlaştırmışlar.

"20 Ocak" metro istasyonunda patlamalar yapılması ile itham olunan ve ermenistanda özel terörist eğitimi alan 30 sadvalcı ( Lezgilerden oluşan terörist gurup) cinayetlerle alakalı olarak tutuklanmıştır.

13 Nisan 1994’de Dağıstan Cumhuriyeti’nin "Dagestanskiye Ogni" istasyonu yakınlarında "Moskova-Bakü" yolcu treni patlatılmış, 6 kişi ölmüş, 3 kişi yaralanmıştır.

3 Haziran 1994’de Bakü metropoliteninin "28 May" ve "Gençlik" istasyonları arasında elektrik trenindeki patlama neticesinde 13 kişi ölmüş, 42 kişi muhtelif dereceli beden yarası almıştır.

Terör eylemi Azerbaycan Cumhuriyetinin vatandaşı, Dağlık Karabağ uğrunda yapılan savaşlar zamanı-13 Ocak1994’de esir düşmüş ve Ermenistan özel hizmet organları tarafından işbirliğine yöneltilmiş Azer Aslanov Salmanoğlu tarafından yapılmıştır.

Mahkeme araştırmaları zamanı belli olmuştur ki, 14 Ocak 1994’de ermeni istihbaratçılarının ideologlarından biri, yazar Zori Balayan savaş esiri, Lezgi asıllı Aslanov’la görüşmüş, Azerbaycanlılara karşı mücadelede bütün azınlık halkların birlikte faaliyet göstermelerinin gerekliliğini bildirmiştir.9-Temmuz 1994’de Ermenistan özel hizmet organlarının Artur adlı çalışanı, A.Aslanov’un Bakü'deki yerine telefon açarak onun sağ olduğunu bildirmiş ve özgür bırakılması için yakın akrabalarından birinin Yerevan şehrine gelmesinin kaydetmiştir.16 Temmuz 1994’te A.Aslanovun anası Tacibat Aslanov'a, Yerevan'a gelmiştir.Azer Aslanov'a anasının hayatının tehlike altında olduğu bildirilmiş, bu tehditler altında o, Ermenistan özel hizmet organları ile "Ömer-75" kod ismi ile daimi işçiliğe alınmıştır.Azerbaycan’a sorunsuz gelmesi için, Azer Aslanov adına sahte belgeler hazırlanmış, patlayıcı madde ise aynı şekilde, tatlı, çikolata ve parfüm kutularına gizlenmiştir.

A.Aslanov "Yerevan-Mineralmye Vodı-Bakü" hattı ile Azerbaycan’a gelerek, 3 Temmuz 1994’de Bakü metrosunun "28 May" ve "Gençlik" istasyonu arasında trene terör eylemini yapmış ve yeniden Ermenistan’a geri dönmüştür.Bu müddet zarfında Yerevan’da esir tutulan anası bundan sonra özgür bırakılmıştır.

Mahkeme araştırmaları zamanı belli olmuştur ki, teröristleri yetiştiren, Ermenistan özel hizmet organlarının yüzbaşısı Karen Bagdasaryan ve komutan Seyran Sarkisyan olmuşlardır.Azerbaycan Cumhuriyeti’nin yüksek mahkemeleri tarafından yapılmış araştırmalar sayesinde görülmüştür ki, eylemlerin arkasında, Dağlık Karabağ'ın kanun dışı rejiminin yöneticileri-stratejistleri ve ermenistan Cumhuriyetinin özel hizmet ve diğer devlet organlarının teşkilatçılığı, maliye ve teknik desteği bulunmaktadır.

--------------------

1- Ebülfez Elçibey, İsmayıl Celali, Multi Medya, "Edebiyat" Gazetesi, 11 Ocak 1991; Muhammet Kemaloğlu,Gazi Üniversitesi Tarih Yüksek Lisans, muhammetkemaloglu@gmail.com,Kemaloğlu,Şeyda-Muhammet, Elçibey’in Düşünceleri Ve Kanun Devleti, Berikan Yayınevi, Ankara, 2007.

………….



159.Sayı ANA DİLİMİZ HAKKINDA-1

________________________________________

Muhammet Kemaloğlu

…Dil bütünlükte halka özeldir-onu halk yaratır, halk da onu geliştirir.

***

Millet dil için mücadele ediyorsa, diyebiliriz ki, dili yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır-dilini kaybederse ölümle karşı karşıya kalmıştır demektir.Biz de o zaman (1960-80’de) dili bu ölümden kurtarmak için mücadeleye başladık.Ona göre bizim yazarlarımız da ancak buna hizmet ediyordu-milletin ölümünün önüne geçmek için!

***

…Saygıdeğer Dilcilerimiz! Azerbaycan’ın dili Türk dilidir, onun "Azerbaycan dili" diye isimlendirilmesi ilmin neticesinden değil, siyasetin neticesinden doğmuştur.

***

Evet, halkın "Türk" adını "Azerbaycanlı" adı yerine kullanması fikri Türkmençay Antlaşması’ndan sonra ortaya çıkmıştı. Kırım Savaşı’ndan sonra imparatorluk, halkımızın ve dilimizin adının değiştirilmesine yönelik isteğini daha da artırmıştır.

***

…Türk’ün kaderi en baştan onun diline ve dil birliğine bağlıdır.Evet, budur bütün Türklerin hayat kaderlerinin kalkanı! Bunu, tüm zamanlarda olmasa bile, Türk’ün bir kaç hakim ve âlimleri görmüş ve anlamış, bunu Türk’ün en gaddar düşmanı Rus İmparatorluğu da görmüş, Türk’ün dil birliğini bozmak için her türlü siyasî, ideolojik, hukuki fırıldaklar-dolaplar, tahribatlar, katliamlar yapmışlardır.Sadece bu sonuncunun neticelerinden biri de Azerbaycan Türklerini "Azerbaycanlı", onların dilini de "Azerbaycan dili" diye isimlendirmek olmuştur…

***

Çok gariptir ki, kendi adlarımızı (insan, yer, aile, millet vb.) da yabancı kaynaklarda yazıldığı gibi okuyup, ya da öyle tanıyoruz.Mesela:



Türk-turukku, turuki, turuhi;

Guz (Oğuz)-gus, ğuz, guş, kuş;

Gaz-kass, kas, kassit, kaspi, kasan, kaşan, kaş;

Su-şu, çu, şuv;

Alpertunga-Efrasiyab;

Demir-Tamara, Tomiris, Tomris;

İldeniz-Eldegiz, Eldegez.



***

…Rusya Türk topraklarını tike-tike, böle-böle, lokma-lokma alarak her parçaya ve o parçada yaşayan Türk’e, onun diline ayrı-ayrı isimler koymuş, "ayır-buyur" siyasetini hem barbar, hem de ustaca yerine getirmekle imparatorlukların en pis ve klâsik nümûnesine dönmüştür.

***

İnsanlığın yaratılış, yaşayış ve gelişmesinde, geçmişinde, bugününde Türk insanı çok önemli rol oynamıştır.Ne yazık ki, Türk’ün tarihi gereğince öğrenilmediği için onun dilinin tarihi de yeterince öğrenilmemiş, başka-başka yerlerde Türk diline her gelen defa istediği bir adı vermiştir.[…] Bunun… yalnız ve yalnız Rus İmparatorluğu’nun siyaseti ile bağlı olduğunu görüyoruz.

***

XX.yüzyılda dilimizin ve halkımızın adı beş defa değişilmiş:1.Tatar dili-Tatar, 2.Türk dili-Türk (1918-1938), 3.Azerbaycan dili-Azerbaycanlı (1938-1992), 4.Türk dili-Türk (1992-1995), 5.Azerbaycan dili-Azerbaycanlı (1995’ten bugüne kadar).

***

Kur'anda:"gulam", "gılman".Cennettekilere gulam'lar, gılman'lar ve huriler hizmet edecekler. Gılman, güzel erkek demektir, huri ise güzel kız. Âlimler "gılman" sözünün Arapça olmadığını yazarlar, derler ki, şüphesiz Hint sözüdür.Neden?

Yani bu, Türk dilindedir, Türk medeniyetindedir!

---------------------------



1- Ebülfez Elçibey, İsmayıl Celali, Multi Medya, "Edebiyat" Gazetesi, 11 Ocak 1991;Türkiye Türkçesine Aktaran: Muhammet Kemaloğlu,Gazi Üniversitesi Tarih Yüksek Lisans, muhammetkemaloglu@gmail.com,Kemaloğlu,Şeyda-Muhammet, Elçibey’in Düşünceleri Ve Kanun Devleti, Berikan Yayınevi, Ankara, 2007.

…………

160.Sayı AHLAK HAKKINDA

________________________________________

Ebulfez Elçibey

(Türkiye Türkçesine aktaran: Muhammet Kemaloğlu) (1)

Maalesef ki, şimdi okullarımızın ve ilmimizin seviyesi düşüyor, eğitimimiz dağılıyor, mevcut manevî servetlerimiz de tükeniyor; bu, korkunç bir durumdur.

Bir zamanlar en büyük binalar mescitler ve kiliselerdi; bu, dinin, yani ruhun nüfuzunun göstericisiydi, sonralar ise en muhteşem, yüksek binalar üniversitelerinki oldu, XIX. asırda üniversiteler mescitleri, kiliseleri geçmeye başladı, bir zaman sonra, Moskova’daki devlet üniversitesi, Petersburg üniversitesi ve başka büyük üniversiteler ortaya çıktı. Maalesef, şimdi ise en büyük binalar bankaların binasıdır; bu, maneviyatın korkunç bir duruma düşmesinin göstergesidir. Evet, en büyük, en güzel binalar PARA'nındır! Bu, şimdiki toplumun büyük maneviyattan paraya doğru koştuğunun göstergesidir. Niçin banka binaları çok yüksektir, çünkü toplumda paranın konumu her şeyden üstündür! Ben bu korkunç durumun belirtilerinden ve çıkacak durumun neticelerinden dolayı büyük bir telâş içerisindeyim.

***

…Siyasetle meşgul olmak yüzünden insan kişiliğini kaybederse yarı yolda kalır. Kişilik siyasetin uzun süreli olmasına imkân veren bir etkendir.Ben burada kötü manada kişilik” anlayışını her şeyin önüne geçirmiyorum.Azerbaycan halkının kendisinin çok net kişilik anlayışı vardır. Ben milletimizin ahl kına, medeniyetine uygun şekilde kişiliğin korunmasını birinci planda tutuyorum.

***

Hemşericiliğin kendisi ilginç bir duygudur ve çok da kötü değildir. Doğrudur, herkes ona karşı çıkar, ama ben öyle düşünmüyorum, yani hemşeri olan insan bir bölgenin vatanperveridir. Adamlar bir-birini tanırlar, uzun müddetli kan bağıyla bağlıdırlar, onlar bir-birinden küsemezler. Ancak dar hemşericilikle genel vatanperverliğe karşı karşıya getirmek kötü, yaramaz ve şerefsiz mefkurenin ürünüdür.

***

Her şeyi herkes hayatta kendisi kazanmalıdır.Bunu çocuklarıma da diyorum:Niçin benden dolayı şöhret kazanasın ki? Neden benden dolayı gazetelerin yukarı sayfalarında olasın ki? Ben bunu adaletli görmüyorum. Gelip diyorlar ki, izin verin, çocuklarınızla röportaj-söyleşi yapalım. Diyorum ki, benimkilerden daha bilgili yüzlerce çocuk var, neden gidip onlarla röportaj yapmıyorsunuz?

***

Atam savaşta ölmüş, bizi dayım büyütmüş. O, çok sert bir adamdı. Genellikle köylü adamlarımızda ahlâk meselelerine bağlı bir sertlik vardı. Mesela, adam büyüklerin yanında kendi çocuğunun adını söyleyemez, onu kucağına alamazdı. Benim büyük kardaşım İbrahim’in çocukları, dayımın yanında ona yaklaştığında, o, yüzünü dönerdi. Biz böyle çevrede büyümüş, terbiye almışız. Bu, Azerbaycanda bir ahlak kuralıdır.

***

İstiyorum ki, aile hayatım siyasî hayatıma katiyen karışmasın. Bütün fitnelerin önüne geçmek için bilinçli olarak ailemle siyasî hayatım arasına demir bir perde çekiyorum. Fikrimce, aile öyle mukaddes bir nimettir ki, onu hatta en önemsiz gölgelerden bile korumak aile büyüğünün en birinci görevidir.

***

Aile de devlet gibidir-onun sırlarını uyanıkçasına korumak gerektir, onun sınırlarının içinde ne olduğunu en az sayıda insan bilmelidir. Bana göre, aile insanın kendisine ait en gizli ve özel servetidir ve başkalarının onun iç işlerine karışmasına izin verilmez. Siyasetçiler bu meselede özellikle hassas olmalıdırlar, çünkü onların, ahlâk kurallarını korumayı sevmeyen rakipleri de az değildir ve aynı rakipler seni mağlup etmekten dolayı aileyi hedef hâle getirebilirler.

Bakın, ben, bu sözlerden dolayı ailemden bahsetmeyi sevmiyorum. Ancak bu demek değil ki, ben ailemi toplumdan dışlıyorum ve onun başkalarıyla bağlarının önüne geçiyorum. Aksine, fikrimce, benim ailemde demokratik atmosfer hüküm sürer-herkes kendi hareketlerinde tamamıyla özgürdür. Sadece, ben üzerime düşen görevi lâyıkıyla yerine getirmeye çalışıyorum.

***

Bir çok adam beni tenkit ediyor, niye çocukları (eşini-çeviren.) dış ülkelere, yahut her hangi bir toplantıya, tedbire götürmedin? Biliyorsunuz, ülkenin durumu ağır olunca, halk böyle işlere özellikle kötü bakıyor ve onun buna hakkı da var. Ülkenin böyle gününde, özür diliyorum, eşimi de koluma takıp, Avrupa’yı, Amerika’yı gezmek ne demektir? Ben düşünüyordum ki, halk mutlu olsun, sonra biz de istediğimiz gibi serbestçe yaşarız.

***

Özür diliyorum, benim oğluma iki çift ayakkabı alındığında diyordum ki, onun birini fakir bir çocuğa verin. Yani halkla aynı şartla yaşamalısın. Ama öyle şeyler var ki, bazen de terazinin gözünü eğmeyelim-yanlış tartmayalım-. Mesela, beni suçluyorlar ki, Ebülfez artık yabancı arabayla geziyor. Ben geçmiş eski Cumhurbaşkanı isem, siyasi lider isem, otobüsle gidip gelip faaliyet gösteremem, otobüs kuyruğunda kalsam siyasi işler kalır. Bütün dünyada siyasi görevlilerin yardımcısı, hizmetçisi ve ya şahsi arabası var. Şimdi Azerbaycanda özel küçük otomobillerin yüzde 60’ı yabancı markalıdır. Peki neden orta eğitimli bir iş adamının yabancı markalı otomobili doğal sayılıyor da devlete Cumhurbaşkanı olmuş bir şahsa çok görülüyor?

--------------------------

( ) Ebülfez Elçibey, İsmayıl Celali, Multi Medya, "Edebiyat" Gazetesi, 11 Ocak 1991; Türkiye Türkçesine Aktaran: Muhammet Kemaloğlu, Gazi Üniversitesi Tarih Yüksek Lisans, muhammetkemaloglu@gmail.com, Kemaloğlu, Şeyda-Muhammet, Elçibey’in Düşünceleri Ve Kanun Devleti, Berikan Yayınevi, Ankara, 2007.









Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 19
Dün Tekil 767
Bugün Tekil 78
Toplam Tekil 1637139
IP 54.205.54.215






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































5 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Üstümüze kılıç çekilmedikçe, ülkemize girilmedikçe, teb'ama cefa edilmedikçe Bizden kimseye zarar gelmez. (Fatih Sultan MEHMET)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.502 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu