Asimetrik Savaş - Dr. Tahir Tamer Kumkale - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Asimetrik Savaş - Dr. Tahir Tamer Kumkale
Tarih: 22.02.2009 > Kaç kez okundu? 2367

Paylaş


Küresel ekonomik kriz ile birlikte dünyanın sorunlu bölgelerinde kuralsız şiddetin acımasızca uygulandığı Asimetrik Savaş sürdürülmektedir. Düzenli orduların ve klasik savaş metotlarının kullanılmadığı yeni ve acımasız asimetrik savaşı yapan grupların arkasında mutlaka küresel güçler ve küresel sermaye bulunmaktadır. Bu güçler kendilerini riske atmadan ve kendi topraklarını savaş alanı olarak kullanmadan ülkeleri içeriden fethetme yolunda günümüzde büyük başarılar sağlamışlardır.

Dünya devletleri 20” nci asrın ilk yarısında sömürgeciliğin körüklediği iki cihan harbi yıkımını yaşamışlardır. Bu savaşlarda geniş ölçüde parça tesirli konvansiyonel silahlar kullanılmasına rağmen gerek insan zaiyatı ve gerekse şehirlerdeki sanat yapılarının tahribatı çok büyük olmuştur. Cihan savaşlarına son noktayı Japonya”yı kayıtsız şartsız teslim olmaya zorlamak isteyen ABD koymuş ve o güne kadar görülmemiş yeni bir silah olan atom bombasını acımadan Nagasaki ve Hiroşima şehirlerinde kullanarak savaşın sonunu getirirken yeni bir savaş dönemini başlatmıştır.

O güne kadar sadece labaratuvar ortamlarında bilinmesine rağmen silah olarak kullanılmayan NBC silahlarının yaptığı büyük tahribat konvansiyonel savaşların sonunu getirmiştir. Nükleer, biyolojik ve kimya silahları ile yaratılan büyük korku ve dehşet tablosu karşısında asrın ikinci yarısında doğu ve batı blokuna bağlı devletler arasında kıyasıya süren bir soğuk savaş dönemini başlamıştır. Bu dönemde devletler arasında savaş bütün şiddeti ile devam etmiştir. Fakat silahlı kuvvetlerin kulanıldığı çatışmalar Kore Harbi, Vietnam Harbi v.s. gibi tamamen bölgesel ölçüde kalmış, dünya devletlerinin tümünü kapsayacak şekilde yaygınlaşmamıştır. Bir bakıma doğu-batı bloku arasında kurulan silah ve güç dengesi devletler arasındaki büyük çatışmaları önlemiştir.

Taraflar bir yandan stratejik silah sistemlerini geliştirip yaygınlaştırırken, diğer taraftan hasımlarına yaptırım uygulayabilmek ve isteklerini kolayca kabul ettirebilmek için Gayri Nizami Harp taktik ve tekniklerini kullanmaya başlamıştır. Konvansiyonel ve nükleer silahların kullanıldığı savaşlar yerini psikolojik harekatın da çok yaygın olarak kullanıldığı gayri nizami savaşlara terk etmiştir.

Bu dönemde ülkelerin iç problemleri araştırılarak hasım ülkeyi içten zayıflatıp çökertecek etnik ve dini bölücü akımlar körüklenmiş, ideolojik ayrılıklar birbiri ile çatıştırılarak ülke içinde terör ortamı yaratılmış, meydana çıkan kargaşa ve kaostan menfaat elde edilmeye çalışılmıştır.

Aslında bu savaş şekli tarihte bilinen en eski savaş usullerinden olmasına rağmen yeniden etkin olarak kullanılması kitle iletişim araçlarının başdöndürücü bir hızla geliştiği 20 inci asrın ikinci yarısından itibaren olmuştur. Yani bunlar soğuk savaşın bir uygulama vasıtası olarak görülmüştür.

21 inci asır savaşları artık geçen asırda gördüğümüz konvansiyonel silahlarla donanmış ordularca önceden seçilmiş cephelerde yapılmamaktadır. Muharebe alanı çok daralmıştır ama etkisi de o ölçüde artmış bir savaş şekli olan Gayri Nizami Harp ile karşı karşıya kalınmıştır.

İşte normal savaş metotlarının tamamen dışında çok küçük ama çok özel yetiştirilmiş birliklerle, çok özel taktikler kullanılarak yapılan, nerden ve nasıl geldiğini belli etmeden büyük maddi ve manevi yıkımların yaşandığı bu gayri nizami şartlarda yapılan şavaş bugün yaygın olarak “Asimetrik Savaş” olarak adlandırılmaktadır.

Bu savaşta terör faaliyetleri ve terörizme karşı mücadele metotları ön plana çıkmaktadır. Terörizmin öne çıkışı ile coğrafi sınırlara dayalı planlı savunmayı öngören stratejik düşünceden, coğrafi sınırlara bağlı olmayan tamamen güvenliğe dayalı bir düşünce yapısına geçilmiştir. Bir bakıma konvansiyonel savaştan asimetrik savaşa geçiş yapılmıştır.

Son otuz yıldır dış destekli yıkıcı ve bölücü akımların ülkemizi yangın yerine çevirmesi üzerine Türk Silahlı Kuvvetleri bu savaşa( Asimetrik Savaş) karşı koyabilmek için yeniden yapılanma içine girmek zorunda kalmıştır.

Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ basına yaptığı bir açıklamada; "..Türk Silahlı Kuvvetleri”nin, konvansiyonel harp ile asimetrik harbi her üç kuvvetin müştereken birlikte icra edebileceği, nitelikli, beka kabiliyeti yüksek, modüler, elastiki ve her türlü ortamda kesintisiz görev yapabilecek bir kuvvet yapısına sahip olması her zaman dikkate aldığımız bir hedeftir." Diyerek konunun önemini vurgulamıştır. Yani, özel hallerde muharebe yapacak özel kuvvetlerin sayı ve teşkilat açısından yeniden güçlendirileceğini belirtmiştir.

Terör ve terörizm kavramları insanların toplu olarak yaşamaya başladıkları dönemden beri kullanılmasına rağmen, bu kavramlarının, herkesin üzerinde anlaştığı, genel kabul görmüş bir tanımı bugüne kadar yapılmamıştır. Biz biliyoruz ki, “terörizm”, bugün sadece ülkelerin iç güvenlik konusu değildir. Terör, bugün uluslararası dengelerin oluşması ve geliştirilmesinde sıkça kullanılan bir enstrüman durumundadır.

Bütün terör örgütleri uyuşturucu kaçakçılığı başta olmak üzere birtakım sürekli finansman yollarına sahiptir ve burada büyük rakamlar söz konusudur. O nedenle terör örgütleri işlevlerini asla sonlandıramazlar. Refah düzeyinin yükselmesi ve fakirliğin önlenmesi de terör örgütlerinin faaliyetlerini sonlandırmaz. Ayrıca terör örgütlerinin deklare ettiği hedefin gerçekleşmesi hâlinde de kendisini fesh etmesi beklenmemelidir. Bu durum akla gelen bütün terör örgütleri için geçerlidir.

Eski adı ile “terörizm” ve yeni tanımı ile “asimetrik savaş”ı incelenirken öncelikle bu savaşın arkasındaki gücün ortaya çıkartılması üzerinde durulması gerekmektedir. Devletler arasındaki çıkar çatışmalarında bazı devletler, mücâdelede oldukları devletlere karşı tedhiş gruplarını açıkça kullanmayı devlet politikası haline getirmişlerdir. Nitekim terör örgütleri ile ilgili ortaya çıkan bulgular çeşitli devletlerden destek gördüğünü de göstermektir.

Günümüzde bir dünya savaşının giderek ihtimal dışı kalması, dünyaya beklenilen barış ve huzuru getirmemiştir. Bugün hemen her ülke yeni tehdit türleri ile karşı karşıya kalmaktadır. Kabileler arasındaki kıyımlar, etnik temizlik operasyonları, etnik ve dinsel ayrımcılığın terörle uygulanması, açlık, yoksulluk, ekonomik istikrarsızlık, gelişmiş ülkelere yönelen göçmen akımı, uyuşturucu trafiği, silah kaçakçılığı, kitle tahrip silahları edinme ve bu silahları bir tehdit unsuru olarak kullanma gayretleri ve benzeri pek çok faaliyet gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri tehdit etmektedir.

Bu tehditlerin çoğunun kaynakları belli değildir. Bunların bilinen klasik yöntemlerle ortadan kaldırılması da mümkün değildir. Nereden ve neden geldiği belli olmayan tehdit ve bu tehdidin yarattığı şiddet ülkeleri pek çok alanda rahatsız etmektedir.

Bu yeni savaşta kuralsızlık ve belirsizlik temel unsurdur. Yani bu savaş bugüne kadar bilinenden farklıdır. İşte bu tehdidin belirsizliği ve farklılığı dolayısıyla “Asimetrik Tehdit” olarak değerlendirilmiş ve isimlendirilmiştir. Bu tehditle mücadelede de belirsizlik ve farklılık hakim unsurdur. Yani her seferinde yeni ve alışılmamış mücadele yöntemleri bulunması gerekmektedir.

Asimetrik Tehdit, MGK Genel Sekreterliği resmi sitesinde şöyle tarif edilmiştir; Yarattığı ani ve hazırlıksız durum nedeni ile ülkelerin siyasi, sosyal ve ekonomik sistemlerinde istikrarsızlıklarına neden olan, düşük seviyede kuvvet ve teknoloji kullanarak etkin olmayı amaçlayan tehdit algılamasıdır.

Asimetrik kelimesi burada birbirine benzemeyen yani simetrik olmayan anlamında kullanılmaktadır. Yani, farklı düşünmek, akla gelmeyeni düşünmek, farklı teşkilatlar içinde farklı hareket etmek anlamına gelmektedir. Bu farklılıktan yola çıkarak Asimetrik Savaş”ı şöyle tarif edebiliriz; “Şiddetin ve terörizmin her türlüsünün kullanıldığı gayri nizami harbi, her türlü silah sisteminin kullanılmasını, sivil halkın istismarını, sivil itaatsizliği ve kitlesel göçe zorlamayı içeren ve kişi, örgüt, şebeke v.s. gibi devlet dışı aktörlerin devlet güçlerine karşı yürüttüğü bir mücadele şeklidir.”

Bu savaşta tarafların kullandığı silahlar veya yöntemleri, hukuki statüleri, devletler hukukundaki yerleri, güçleri, maksatları ve mücadelenin sonunda elde etmeyi düşündükleri hedefler bakımından birbirlerine benzer, eşit, denk, orantılı olmayışları savaşı asimetrik yapmaktadır.

Asimetri, beklenilmeyen tehdidin, beklenilmeyen yerde, beklenilmeyen derecede büyük sonuçlar elde etmesidir. Buna en bariz örneği; 11 Eylül 2001”deki İkiz Kuleler baskınıdır. Yani, Afganistan dağlarında birbiri ile çatışan Taliban Grubu içine yuvalanarak kendini gizleyen Usame Bin Laden gibi bir kişinin yaptığı plânlar ve uygulamalar ile ABD”ne karşı kazandığı başarıdır(!)

Özetleyecek olursak Asimetrik Savaş günümüz insanlığının çözmesi gereken en önemli sorunlarından biri olarak önümüzdce durmaktadır...





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 20
Dün Tekil 825
Bugün Tekil 443
Toplam Tekil 1635974
IP 54.167.165.157






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































3 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ben sadece asil bir ailenin evladı olmakla değil, fakat asil bir milletin evladı olmakla gururluyum.
(ATİLLA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.883 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu