ÖTEKİLEŞTİRME - Prof. Dr. Turan YAZGAN - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









ÖTEKİLEŞTİRME - Prof. Dr. Turan YAZGAN
Tarih: 17.11.2011 > Kaç kez okundu? 2182

Paylaş


Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı



ÖTEKİLEŞTİRME

Çeşitli gazetelerde ve televizyonlarda, özellikle sanatçılar, herhangi bir sebeple yaptıkları konuşmalarda, “ötekileştirilen halklarımız için” cümlesini çok kullanıyorlar. Ödül alan, ödül veren, kendisini “özgürlükçü”, “ilerici”, “kültürlü”, “duyarlı” addeden veya böyle göstermek isteyen birtakım insanlar “ötekileştirilen”ler in yanında olduklarını çeşitli şekiller de sık sık ifade ediyorlar.



Kimler “ötekileştiriliyor?” Kimler ötekileştirme propagandası yaparak ve propagandayı yukarıda bahsettiğimiz zümrelerin çok yaygın ve etkili desteği ile güçlendirerek Türk milletine mazlum ve itilmiş olduklarını inandırıyorlar? Hainler, bölücüler ve bunları destekleyerek etnik hedeflerine ulaşmak isteyen gruplar, bu propaganda ile Türklerin bazı grupları “ittikleri” ve “ötekileştirdikleri” hususunda oldukça başarılı oldular. Oysa kim kimi “ötekileştiriyor?” Ne yazık ki, asıl “ötekileştirilenler” Türklerdir. Tarih boyunca, hiçbir Türk, hiç kimseyi kendi sinden olmayan saymamıştır. Hiç kimsenin bu sebeple yani öteki olduğu gerekçesiyle şu veya bu mesleğe intisabını veya meslekte yükselmesini veya seçilmesini ve hatta en tepemize kadar çıkmasını engellemeyi düşünmemiştir. Türkiye’de, hukuken ve kanunen Ermeni, Rum, Yahudi dışında hiçbir azınlığın bulunmadığı, kökü ne olursa olsun, herkesin Türk Milleti’nin bir parçası olduğu tamamıyla yerleşmiş ve kökleşmiş bir gerçek iken, bazıları, Türkiye’yi, Türkiye’nin nüfus yapısını etnik, din ve mezhep değişikliklerine göre ifade etmeyi ve bunu rakamlara dökerken sahte ve abartılı rakamlarla ifade etmeyi başarmışlardır. Bu rakamlara bak 5;ldığında Türkiye’de onların ifade e tmek istediği açıdan Türk yoktur. Sadece diğerleri vardır. Ve Türkiye Türklerin değildir, olmamalıdır. “Türkiye Türklere bırakılamayacak kadar büyük ve önemlidir.” Böylece Türk Devleti zayıflamalı, özellikle Ulu Türkistan’a dönük gerçekten yapıcı girişimleri engellenmeli, kalkınma hızları düşürülmeli, emir altına alınabilecek bir devlet ortaya çıkarılmalıdır. Bu projeyi destekleyen ne yazık ki, pek çok aydın, pek çok hain vardır. Bunlar hiç düşünmeden, kimileri ilericilik gerekçesiyle, kimileri özgürlükçülük gerekçesiyle, kimileri demokrasi gerekçesiyle bu desteği yapmaktadırlar. Oysa Türkiye’de şu anda b ölücü olan ve Kürt dedikleri grup üzerinde yapılan araştırmalar, bunların Türklüğü ile iftihar edenlerin oranının %70’i geçtiğini, “Oldukça iftihar ederim” diyenlerin oranının da %15’ler civarında olduğunu gösteriyor. Türklüğü reddedenler ise sadece %6 civarında kalıyor. Açık Toplum Vakfı ve Boğaziçi Üniversitesi’nce ya­pılan bir araştırmada “Türk Dili ve Türk Kültürü içinde yaşıyorum” ve “öncelikle bunlar gelir” diyenlerin oranı %86’yı buluyor. “Etnik dilim ön planda yer alır, Türk Dili ve kültürü ile bir bağım yoktur” diyenler %5 çıkıy or (Prof. Dr. Mustafa Erkal, Yeniçağ Gazetesi, 23 Ekim 201 1).



Bunlardan da anlaşılıyor ki, “Bölücülük” bu halkın kendisinin değil, Türkiye’yi bölmek isteyenlerin yaptığı bir faaliyetten ibarettir. Ancak, dağa çıkardıkları ile ve şehirlerde besledikleri ile vahşice, gaddarca, vicdansızca yaptırdıkları faaliyetler, daha doğrusu katliamlar, Türk Milleti üzerinde hâlâ kimseyi öteki sayma duygusu yaratamamıştır. Ama bunun böyle devam edeceğini düşünmek yanlış olur. Onun içindir ki, asıl bölünmesi istenen kardeşlerimizin menfaatleri icabı, bu vahşi terörü, insanlık dışı katliamları kayıtsız şartsız durdurmak gerekmektedir. Eğer saydığımız grupları ;n dışında “ötekileştirme” yaygınlaşırsa, bundan zarar görecek olanlar müdafaa ettikleri, ötekileştirildiklerini iddia ettikleri günahsız gruplar olacaktır.



Türklerin genleri içinde “ırkçılık” geninin bulunmadığına bütün dünya şahittir. Asırlarca bayrağımız altında yaşayan ve bizden olmayan hangi halk, dilini, dinini terk etmeye zorlanmıştır. Eğer böyle bir zorlama olsaydı, Balkanlarda bugün tam aksi bir yapı, yani tamamıyla Türkçe konuşan insanlardan mürekkep bir nüfus yapısı oluşurdu. Kendi arzu ve istekleri ile Türklüğü ve Müslümanlığı kabul edenler, elbette vardır. Ve bunlar az da değildir. Ama Türklerin tarihte din savaşı ya ptıkları, mezhep savaşı yaptıkları iddiaları tamamen yanlıştır.



Türk milleti bir halıdır. Rengârenk iplerden dokunmuştur ve birbirlerine çözülmez düğümle bağlanmışlardır. Türkiye asla bir mozaik değildir. Ve Türkiye’de anadili Türkçe dışında başka dili olanların oranı 1965 sayımlarında %10’u bulmamaktadır. Bu nispete bakarak dünyada çok az ülkenin bu derece homojen olduğunu söyleyebiliriz. Bugün bu oranın daha da düştüğünü söylemek bilimsel olarak yanlış değildir. Çünkü evlenmeler yoluyla, iktisadi işbirlikleri yoluyla tabii ve gönüllü bütünleşme gittikçe artmaktadır.



Burada asıl söylenmesi gereken husus, demokrasiden bahseden ve bize ileri demokrasi dayatan ülkelerin hangisinde ferdi haklar bakımından bizden daha ileri bir demokrasi vardır? Mesela Almanya’ya, Almanca bilmeyen eşlerden birini, bu dili öğrenmeden sokabilir misiniz? Hangi üniter hatta federatif ülkede, ayrılma, silahlı ve hatta silahsız olarak ileri sürülebilir ve bu tür vatandan toprak koparma taleplerine göz yumulabilir. İşte Türkiye’de söylenmeden istenen bunun demokrasisidir. Ötekileştirme iddiası bu demokrasinin gerekçesidir.



Ayrıca ötekileştirilmek istenen insanlarımızın birçoğu, kılıçtan kurtarıp bağrımıza bastığımız, ev bağ verdiğimiz insanlardır. Diğer taraftan biz bu vatanı Doğu Roma (Bizans)tan aldık. Bunlar istiyorsa gelip alabiliyorlarsa alsınlar! Zaten bu fırsatı kullanıp yurdumuzdan canlarını zor kurtararak kaçtıklarını unutup böyle bir talepte bulunmalarının artık imkânsız olduğunu bütün dünya bilmektedir.



Ötekileştirme kendi kendilerine ve bundan manevi menfaat uman sözde aydın yardakçılarının gittikçe dozajını arttırarak sürdürdükleri bir yalandır. Bu yalandan ötekileştirildiklerini iddia ettiklerinin zararlı çıkacağını çok iyi bilmektedirler. Şimdilik, insanlar ölürken, ağalıklarını, gayrimeşru ticaretlerini, yabancıların maddi ve manevi destekleriyle zenginleşmelerini, siyasi getirim ve bedava ilericilik unvanı peşinde koşmaların& #305; sürdürmek, düşünmeyenler için, vazgeçilmez bir hazine sayılabilir. Bu hazinelerin tükendiği gün insanlık kazanmaya başlayacaktır ve tekrar ötekisi olmayan yüce Türk Milleti refah ve huzur dolu bir yolla da­ha hızlı ileriye gitmeye başlayacaktır.



Ötekileştirme palavralarıyla bu vatandan parça koparmak akıl dışı olduğu kadar, kendileri için de çok zararlıdır. O zaman nasıl Cumhurbaşkanı, Başbakan olabilecekler, nasıl profesör, gazeteci olabilecekler, nasıl gökdelen dikebilecekler, nasıl karınlarının doyduğu yere vizesiz gidebilecekler?



Ayrıca unutmamak gerekir ki dünyanın en pahalı vatanı bizim vatanımızdır. Dünyada bir tek ka rışının bile bedelini ödeyebilecek hiçb ir kuvvet yoktur.



Tanrı Türkü Korusun.

Prof. Dr. Turan Yazgan











Kemalpaşa Mahallesi Bukalidede Sokağı No: 4 Belediye Sarayı Arkası Ankaravi Mehmed Efendi Medresesi Posta kodu: 34134 Saraçhane / Aksaray / Fatih / İstanbul / TÜRKİYE

Telefon : +90 212 511 10 06 | Belgegeçer : +90 212 520 53 63 | E-Posta : tdav@turan.org

Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı İnternet Sites ine Gitmek İçin





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 20
Dün Tekil 863
Bugün Tekil 628
Toplam Tekil 1639380
IP 54.166.89.187






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































7 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


TÜRK, Yıldırımdır, kasırgadır, Dünyayı aydınlatan güneştir
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.478 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu