DUYURULAR VE MAKALELER - Kerim ÖZBEKLER - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









DUYURULAR VE MAKALELER - Kerim ÖZBEKLER
Tarih: 21.10.2011 > Kaç kez okundu? 2337

Paylaş


DİL DERNEĞİ ''GÜRHAN UÇKAN KISA ÖYKÜ YARIŞMASI'' DÜZENLEDİ, YARIŞMANIN 1.CİSİNE 750.00 TL.ÖDENECEK...



KERİM ÖZBEKLER

GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR



Yitirdiğimiz değerli Yazar, Şair, Gazeteci Gürhan Uçkan’ın kişiliğini,

düşüncelerini ve yapıtlarını gelecek kuşaklara aktarmanın yanı sıra,

genç kuşakların dil duyarlılığını artırmak, yazınsal becerilerini

değerlendirmek üzere, Dil Derneği ile İsveç Atatürkçü Düşünce

Derneği tarafından, üniversite gençliği arasında, “Dil Derneği Gürhan

Uçkan Kısa Öykü Yarışması” düzenlenmiştir.



Yarışmaya Katılma Koşulları:



1) Ödüle, yalnızca üniversite öğrencileri “tek” bir öykü ile

katılabilir.



2) Adaylar konu seçiminde özgürdür.



3) Ödül, “tek” bir öyküye verilir, bölüştürülmez.



4) Yarışmaya gönderilecek öykü, daha önce başka bir yarışmaya

katılmamış ve yayımlanmamış olmalıdır.



5) Öykünün bilgisayarla yazılması;2 sayfa olması (6 bin vuruşu

geçmemesi);CD’sinin gönderilmesi zorunludur.



6) Ödül, 750,00(yediyüzelli) TL’dir.



7) Ödüle başvuru, 1 Temmuz 2011’de başlayacak, 29 Şubat 2012’de sona

erecektir.Yarışmacı;Öyküsünü 6 kopya çoğaltarak, bir sayfaya adını,

soyadını, özgeçmişini, açık adresini, telefonunu, e-postasını yazarak,

29 Şubat 2012 gününe dek;



DİL DERNEĞİ;Konur Sokak, No.34-4 KIZILAY-ANKARA



adresine gönderecektir. 29 Şubat 2012′den sonra gelen ve postada geciken öyküler değerlendirmeye alınmayacaktır.



9) Ödül töreni Mayıs 2012′de Ankara’da yapılacak, ödüle değer

görülen öykünün yazarına bir belge ve anmalık sunulacaktır.



10) Seçici Kurul; Günay Güner, Işık Kansu, Cemil Kavukçu, Nermin

Küçükceylan ve Münevver Oğan’dan oluşmaktadır.



*******************************************************************************************************************************************************



SANAT DÜNYASI'NDAN KISA KISA...



KERİM ÖZBEKLER

GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR



Aydın'ın Söke İlçesi'nde ''Söke Yazarlar ve Şairler Derneği'' tarafından yayınlanan ''SARIZEYBEK DERGİSİ''nin Eylül-Ekim 2011 tarihli sayısı yayınlandı, bu dergiye yazı-şiir ileterek yayınlanmasını istiyorsanız 0yhanhasanbildirki@gmail.com e mail adresini kullanabilirsiniz. 20x27 ebatlı, 32 sahifelik dergide çeşitli edebiyat dergileri ile gönderilen kitaplar da tanıtılıyor.



NİĞDE'DE AVUKAT-YAZAR İSMAİL ÖZMEL TARAFINDAN YAYINLANAN AKPINAR EDEBİYAT DERGİSİ'NİN EYLÜL-EKİM 2011 TARİHLİ NÜSHASI ÇIKTI, BU DERGİYE YAZI VE ŞİİR İLETMEK İSTEYENLER ismailozmel@hotmail.com E MAİL ADRESİNİ KULLANABİLİRLER.



DÜNYANIN DÖRT BİR TARAFINDA YAYINLANAN TÜRKÇE GAZETE VE DERGİLERİ TANITILMASI İÇİN ''KERİM ÖZBEKLER-PK.80 NAZİLLİ-AYDIN'' ADRESİNE İLETEBİLİRSİNİZ, TÜRKÇE YAYINLAR İSİM-ADRES-TELEFON-FAKS-E MAİL-WEB SİTELERİ İLE BİRLİKTE HER GÜN DÜNYANIN DÖRT 1 TARAFINDA Kİ 1 MİLYONA YAKIN TÜRK GAZETECİ-YAZAR VE ŞAİRLERE TANITILMAKTADIR. BUNLARA RADYO-TV-İNTERNET SİTELERİ DE DAHİLDİR, İLGİLENENLERE ÖNEMLE DUYURULUR.



*******************************************************************************************************************************************************



ZAPSU AİLESİ...



H.VURAL VURAL

E.Dz.Kur.Kd.Alb.

vvural53@isbank.net.tr



İlk kez 1897 yılında Basel'de toplanan Birinci Dünya Siyonist Kongresinde kararlaştırılan ve bu günde aynen tatbik edilme zorunluluğu olan ana doktrinin Kürt GOYİM (KÖLE/ÖKÜZ) planı, başta Nur cemaatleri konfederasyonu ve Nakşibendî cemaatleri eli ile NEO ASİA (Yeni Asya) projesi kodu adı altında tatbik edilmektedir.



Bu planın son saç ayağı AKePe’dir.



Ben-i İsrail'in KÜRT GOYİM (GOYİM/ÖKÜZ/SIĞIR) planının en kritik ismi ZAPSU ailesidir. (Zapsuyu Siyonizm’in üst sınırını işaret eder. Yani bu ailenin soy adı, her ne tesadüf ise, İsrail bayrağındaki üst çizgi ile ifade edilen semboldür.)



1- Dedeleri Abdulrahim Rahmi Zapsu, Birinci Siyonist kongresinin ilk meyvesi olan Kürt Teali cemiyetinin İstanbul şubesi olarak görev yapmış, işgal kuvvetleri ile Damat Ferit hükümeti ilişkilerinde Kürt planı üzerinde kritik bir pozisyon almıştır.



2- Babaları Pertev Zapsu, Şeyh Sait ayaklanması bastırıldıktan sonra yeraltına giren ve kendine yeni bir NURSİ adlı model belirleyen hareketin kurucusu olan Nurs Köylü Kürt Sait'in (Namı değer Sait’i Nursi) Risaleler adlı kitaplarını basan ve yayımlayan matbaanın sahibidir. İslam zannettiği sünnet adı altındaki kökü yüzyıllar öncesine dayanan Yahudi doğmalarının, tutkulu bir savunucusu olan bu şıh, Nakşibendî geleneğinin bilgi haznesi ile bu Zapsu ailesi tarafından donatılmış ve Siyonistler ile ilgili beyanatları ne olursa olsun, bu şahıs Cumhuriyet karşıtı en derin hareket olan Nur cemaatleri konfederasyonunun kurulmasında kullanılmıştır.



3- Damatları Musa Anter Kürt Faşizminin teorisyenidir. PeKeKe'ciliğin fikirsel bazda kurucusudur.



4- Oğulları Cüneyt Zapsu Akepe'ciliğin beyin takımında yer almıştır, tek başına iktidar olan Arap+Kürt Partisinin (Namı Değer AKP) tartışmasız lideri RTE’nin baş danışmanıdır.



Görüldüğü gibi kökleri Kürt Yahudi kırması olan bu aile tipik bir Yahudi takdisyenliği ile kendilerini sahnenin hemen ardında tutarak, özellikle Nakşibendi ve Nursi cemaatlerinde edindikleri itibar ile, senaryosu Siyonist kongrelerinde yazılan ve finansmanı Trilateral komisyon olan , takdis yenlerinin bildirileri Bilderberg toplantılarında okunan, uluslararası koordinasyon merkezi CFR olan ve bölgesel karargahları, USA konsolosluklarında yerleşmiş olan Propeler klüpler olan bir oyunun rejisörü konumundadırlar.



Efendi Yahudilere işçilik, hizmetçilik, bekçilik, çöpçülük yapacak olan Kürtlerin yapay devletinin kurulup, gelecekte Arzı Mevvut İsrail'ini kurmada silahlı güç olarak kullanılacak olan güçlendirilmiş Kürt silahlı kuvvetleri planına doğru hızlı adımlarla giden bu projenin ülkemizin orta vadede geleceğine yansıyacak bölümü ise bölgesel çatışmalar projesidir.



Anadolu'nun çeşitli yerlerine yerleşen Kürt kökenli azınlık, orta vadedeki gelecekte, Avrupa Topluluğunun baskıları ile kurulacak olan Kürdistan özerk yönetiminin, kendini Türk kimliği ile tanımlayan halk arasında yaratacağı negatif tepkiler ve bu tepkilere karşı bir takım provakatif hareketleri bilinçli olarak tetikleyecek Kürt kökenli merkezlerin yaratacağı olaylar sonrası, Avrupa Topluluğu ile imzalanan antlaşmalar uyarıca, Kürtlere JENOSİT yaptığımız iddia edilerek ülkemiz, o zamanın Avrupa Orduları tarafından işgal edilecektir.



2-DÜNYAYI İLGİLENDİREN BÖLÜM;SİYONİST HAKİMİYET...



Orta doğuda önce site devletleri kurulacaktır, daha sonra bu sitelerin nüfusu itaat etmeyen Araplardan arındırılacaktır. Bunun gerçekleşmesi için ise, Orta Doğunun bu site devletçikleri (aşiret bölgeleri) yönetimleri arasında terörist örgüt farklılıklarından ve özellikle tarikat veya mezhep çatışmalarından doğan çete çatışmaları bölgeyi bir süre daha kana bulayacaktır. Birleşmiş milletlerin yetersiz kaldığı bölgeler daha sonra İsrail bayrakları taşıyan Kürt birlikleri tarafından etap etap işgal edilecektir. Böylelikle Arz-I Mevvut amaç edindiği Nil -Fırat arası coğrafyaya önümüzdeki 50 yıl içerisinde kavuşmuş olacaktır.



Elbette ki bu planın daha az sorunlu gerçekleştirilmesi için İsrail'in Avrupa Topluluğuna BÜYÜK AĞABEY (BİRADER-İ AZAM) olarak girmesi gerekmektedir. Dünya kıymetli maden rezervlerini ellerinde tutan (özellikle altın ve elmas) İsrail oğullarının dünya para piyasalarını diledikleri gibi bir gecede şekillendirmeleri mümkündür. Güç böylelikle SAM amcadan EURO amcaya devredilebilinir. Ayrıca Avrupa topluluğunda kuvvetli söz sahibi olacak olan BÜYÜK İSRAİL, Kudüs’te toplayacağı üç ehl-i kitap dinin Hahambaşı, Papa ve Halifelik makamları sayesinde, dünya şirketler imparatorluğunun manevi saç ayağını da tamamlamış olacaktır.



Ülkemizde başta Nakşiler ve Nursiler (Nurcular) olmak üzere bir takım tarikatlar hem bugünün finansal pastasından pay kapmak için hem de geleceğin "Halife-i şahaneleri(!!!)" belki Yahudi efendileri tarafından kendilerine hak tanınır ümidi ile bilinçsizce ve pervasızca , tutkulu cahillerden oluşan şeyh ve şıh kadrolarının peşi sıra kendi rezaletlerine doğru sürüklenmektedirler.



*******************************************************************************************************************************************************



22 EKİM 2011 CUMARTESİ GÜNÜ, SAAT.15.00-20.00 ARASINDA;



SAMSUN'LU ÜNLÜ ŞAİR İBRAHİM COŞAR;



MANNO CAFE BAR

İstiklal Caddesi, İmam Adnan sokak içi, Öğüt Sokak, No.6-1

BEYOĞLU-İSTANBUL



ADRESİNDE,



DUYGU DAMLALARI İSİMLİ ŞİİR KİTABINI TANITACAK VE ŞİİRSEVERLERE İMZALAYACAKTIR, CANLI MÜZİĞİN SUNULACAĞI BU GÜNE İŞTİRAK ETMEK ÜCRETSİZDİR.

YALNIZ SINIRSIZ ÇAY İKRAMI İÇİN 10.00 TL.ÖDENMESİ GEREKMEKTEDİR, İLGİLENENLERE ÖNEMLE DUYURULUR.



SELÇUK ŞEN;GSM.0.541.4749693

Ayşe YAYMAN;





KERİM ÖZBEKLER

GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR



*******************************************************************************************************************************************************



DÜN AŞAĞIDA Kİ YAZIYI OKUMUŞTUM AMA YAYINLAMAYI UYGUN GÖRMEMİŞTİM, 1 SORU VE VERİLEN CEVAP İLGİNÇ BİLGİLER İHTİVA EDİYOR. BEYİN JİMNASTİĞİ İÇİN OKUMANIZI TAVSİYE EDERİM, 3'Ü BİR ARADA BAZI KONULARI BİZE İYİ BİR ŞEKİLDE ANLATIYOR.(KERİM ÖZBEKLER)



Temelkuran'ın bu yazısı son 48 saat içinde internette paylaşım rekoru kırdı...



İşte, "bir sonraki dalgada Ece de kesin içerde" yorumları yapılmasına neden olan ve dostlarının, meslektaşlarının haksızlığa uğradığını düşünen bir gazetecinin kaleminden dökülen satırlar:



"METRİS'in önünde durdum / Hasretin yerlere vurdum / Ben dağlarda uçan kuştum, uçan kuştum..." Vakit geldi, gürültü yapmanın zamanıdır. Sokaklara alışmak gerekecek, artık belli oldu.



Belli oldu vicdan yok, utanmak yok, şirazesi patlamış bir hınçla geliyorlar üzerimize. Son düşünce kırıntısını yok edinceye, hepimiz boş gözlerle ve dilimiz dışarıda onların emirlerini bekler hale gelinceye kadar...



Önümüze attıkları ekmek için tüm kalbimizle şükredinceye kadar...

Gözlerinin içine bakmaktan korkup boynumuzu bükerek durana kadar...

Onurumuz, gururumuz, haysiyetimiz, omurgamız iyice bükülene kadar.

Üzerimize gelecekler.



Vakit geldi, hazırlanın.



"Yok artık, o kadarını da yapamazlar" dediğiniz şeyleri yapacaklar.

Şakşakçılarını bile "Bu kadarı da fazla" dedirtecek şeyler olacak.

Belli oldu, bundan sonra iyi haber gelmez mahkeme kapılarından.

Vakit geldi. Şahlandılar. Yöneticilerin bile yönetmediği bir zamana girildi.



KÜF GİBİ, PAS GİBİ...



Bir garip organizma ele geçiriyor şimdi ülkeyi. Küf gibi, pas gibi, rutubet gibi, için için...



Dizginleri yöneticilerin elinde olmayan başka türlü bir şey bu. Sinsiler, küf gibi, pas gibi, rutubet gibi sessizler.



Adlı adınca çıkmıyorlar ortaya yüzlerini göstermiyorlar.



Hayalet gibiler, etrafımız çoktan sarılmış. Kadrolarıyla, pusularıyla, yosun tutmuş sabırlarıyla geliyorlar.



Allahın adını pis ağızlarında geveleyerek, gözyaşlarını geviş getirerek geliyorlar.



"BAŞBAKAN BİLE DURDURAMAYACAK ONLARI" Vakit geldi, sıkı durun. En büyük başkan Başbakan bile durduramayacak onları.



Çünkü yıllardır çevrelediler iktidar koltuğunu.



İktidar koltuğu hariç her yeri ele geçirdiler.



Tahta kurtları gibi ağır ağır...



O iktidar koltuklarında oturanlar biliyorlar: Koltukları havada duruyor, onların omuzlarında.



Kıpırdasalar düşerler.



Delikanlılığın, kabadayılığın, bitirimliğin sınırı da buraya kadar işte.

Vakit geldi, neyiniz varsa koyun ortaya. Beklediniz değil mi bunca zaman. Birileri, bir şeyler durdurur bu gidişi diye.



Öyle olmayacak. Anlamıyor musunuz, Ahmet'i alıyorlarsa, Nedim'i götürüyorlarsa, denizin sonuna gelindi. Kara göründü hanımlar beyler, kapkara, en kara, zifiri kara göründü.



Vakit geldi, nefesinizi uzun yola göre ayarlayın. Artık şaşırmayın, dona kalmayın hayretten.



Bundan sonra neler neler olacak. Şaka gibi olacak her şey her seferinde ve her seferinde çok ciddi olacak hepsi.



İnsanı güldürecek kadar saçma sorular soracaklar ve güldüğünüzde suratınıza yiyeceksiniz tokadı.



Tıpkı darbelerin küçük askerlerinin hep yaptığı gibi.

Her faşist her kahkahayı üstüne alınır çünkü.

Vakit geldi, toparlayın ağzınızı, ürkütmeyin faşist vakvakları Vakit geldi. Eski hikâyeleri hatırlayacaksınız.



Babamın 12 Mart darbesinden sonra avukatlık yaptığı davalardan biriymiş. Bir öğretmene sormuş gazeteci Fethiye'de: "Hocam turşu yapmak mı zordur, darbe yapmak mı?" Öğretmen cevap vermiş: "Turşu yapmak daha zordur. Çünkü turşu için vasıflı hıyar gerekir. Darbe için birkaç vasıfsız hıyar yeterlidir." Öğretmen böyle bir espri yaptı diye yıllarca hapis cezasıyla yargılanmış. Komik değil mi? Bu komikliklerin hepsi işte bizim de başımıza gelecek, geliyor. İnsanın hiç de gülesi gelmiyor.



Vakit geldi. Rakı bardaklarını kaldırıp içerideki arkadaşlarımız için içeceğiz. Dışarıda olduğumuz her günü suçlulukla yaşayıp, güldüğümüz her seferinde dudağımızı kırıp onları hatırlayacağız.



Telefon numaralarını çevirdiğimizde buz gibi bir kadın sesi "Aradığınız numaraya şu an..." diyecek.



Artık arkadaşlarımıza ulaşamayacağız.



Çünkü vakit geldi.



Vakit geldi. Artık bağır bağır bağırmanın zamanı. Çünkü hava kurşun gibi ağır. Yeter artık: Bağır, bağır, bağır!



??????????????????????????????????????????????????????????????????????????



Murat bey,



Bizler nasıl insanlarız, irdelemeye değer!



Ece Temelkuran?! Ne olduğu, kim olduğu, nerelerden beslendiği hâlâ bilinmiyorsa, anlamak istenmiyorsa kusur Temelkuran'da mıdır?! Bozuk bir saat bile günde iki kez doğruyu gösterir!



Bizim bu "balık hâfızamız" ne zaman bitecek? Bu konuda acaba yanlış, eksik din öğretilerimizin de etkisi var mıdır?



Dostlukla,(17 Ekim 2011)



Lâle Gürman

lale.gurman@gmail.com



??????????????????????????????????????????????????????????????????????????



Sayın Lâle Gürman,



Değerli Lâle Hanımefendi,



Size ve değerli Sili Hanımefendiye (Özerdim) duyarlılığınızdan dolayı teşekkür ederim. Sorunuz çok anlamlı ve yerinde bir sorudur (“Bizim bu ‘balık hâfızamız’ ne zaman bitecek?! Bu konuda acaba yanlış, eksik din öğretilerimizin de etkisi var mıdır?!” ) ve yalnızca habersiz olmakla da açıklanamaz.



Sorun, "balık hafızalı" olmayı da kapsamakla birlikte, aslında ve öncelikle pusulasız olmakla ilgilidir. Tabii, emperyalizme ve siyonizme karşı duyarlı olunmayınca her yöne savrulmak mümkündür.



Ayrıca, Atatürkçü ve sosyaldemokrat çevrelerde çok belirgin bir seçkincilik (elitizm) vardır ve bu durum, Türk halkını aşağı gören yaklaşımlara yol açmaktadır. Aynı zamanda, ordu darbeciliğini de körüklemektedir. Elbette ki bu halkı aşağı gören anlayış, onun dilini (Türkçemizi), kültürünü, müziğini, mutfağını, tarihini de hor gördüğü gibi, o halkın inancını, dinini, olumlu geleneklerini de aşağı görmektedir. Bundan dolayı ve başka bazı nedenlerle laikliği de yanlış anlamaktadır. Belki de farkında olmadan Haçlı bağnazlığına hizmet etmektedir.



Sovyet – ABD rekabetinin esas olduğu “soğuk savaş” döneminde, sözgelişi 1950-60 arasında ve sonrasında bütün siyaset, iktidar – muhalefet eksenindeydi. Aslında o gün bile doğru olmayan bu anlayış, Sovyetler’in çöküşünden sonra iyice sırıtmaktadır. Günümüzde, sadece Başbakanı hedef alan (“anti-Tayyip”) sözde muhalif tutum; ABD “Şahin”lerinden siyonizme, Fransız ve Alman ırkçı hükümet çevrelerinden, yabancı güçlerin işbirlikçisi büyük sermaye, Tüsiad ve onların uzantısı Aydın Doğan “medya”sına kadar, karanlık, gerici ve yozlaşmış güçlerin de desteğini arkasında bulabilmektedir.



Atatürk’ün 1935'te localarını kapattırdığı gayrimilli masonik çevreler, toplumda etkin destek bulabilmek için, özünü değiştirerek, içini boşaltarak ve iğdiş ederek en çok Atatürkçülüğü kullanmaktadırlar. Bunlar, Atatürk’ten sadece şık giyim, dans, içki vs. gibi şeyleri almakta; bunu da “laiklik ve çağdaşlık” (?!) diye göstermekte; emperyalizme karşı kararlı bağımsızlıkçı tutumu yok saymaktadırlar!

Kendisine bir mektup yazmayı düşündüğüm dürüst, namuslu ve vatansever gazeteci Sayın Emin Çölaşan, bu hatalı muhalefet anlayışının etkisiyle siyonistlerin “sözcü”sü gibi bir tutuma düşebilmektedir! (Bknz.: “İsrail’e değil şehitlerine bak!”, Sözcü, 23 Eylül 2011). Hatta Sayın Çölaşan, bu tutumu daha da ileri götürerek Başbakanı eleştireceğim derken –en hafif deyişle- terör destekçisi BDP’yi himaye eder duruma düşmüştür (Bknz.: “Tayyip’in çok tehlikeli oyunu”, Sözcü, 30 Eylül 2011).



Emperyalizmin kışkırttığı Ermeni ırkçılarının “soykırım” iftirasına destek veren ve sürekli Türk halkını aşağılayan bir başkası, ABD piyonu insanlık düşmanı canilerin barınağı Kandil Dağını, ne dediğini bilmeden, olumlu bir muhalefet merkezi diye gösterebilmektedir! (Bknz.: Bekir Coşkun: “Anadolu’daki Kandil Dağları…”, Cumhuriyet, 18 Eylül 2011) Daha da ilginci, bu ve buna benzer yazılara, Cumhuriyet okuyucusu aydınların gereken tepkiyi –ne yazık ki- göstermemeleridir!



Düşene vurmayız, ama Bekaa’yı yol eden ve PKK’nın elebaşını yüceltenlerden Atatürk düşmanı “küçük” şarlatanı “Atatürkçü” sanıp “Cumok” vs. toplantılarına davet edenler oluyor, hem de uyarılarımıza rağmen!... Solumsu görünümlü Ermeni ırkçısı, PKK destekçisi, anti-Kemalist E. Temelkuran’a da –rahmetli Uğur Mumcu’nun, Radikal’de yazan oğlu Özgür’le ilişkisinden dolayı- Ankara’daki Uğur Mumcu Vakfında “konferans” verdirtmek istemişlerdi! Hatta Sayın Güldal Mumcu, bu konuda telefonuma çıkmaktan kaçınmıştı.



ÇYDD Beşiktaş Şubesinin epey önce YTܒde düzenlediği “Uğur Mumcu’yu Anma Toplantısı”nda, “şehit gazeteciler” arasında İngiliz işbirlikçisi Ali (Artin) Kemal’i de görünce yine uyarmak bana düşmüştü. İşin ilginci, değerli bir deneyimli gazeteci, sanki başka bir konu yokmuş gibi, Ali Kemal’i “mağdur”, hatta “masum” gösteren bir anlayışla kitap bile yazdı! Bunun etkisiyle Cumhuriyet gazetesinde, Yunan işgalinde öne çıkan aşağılık hain İzmir metropolitini savunan yazı bile çıktı!



Lâle Hanım, öyle yanlış bir anlayışla karşı karşıyayız ki, Türkiye’yi ve Türkiye Cumhuriyeti devletini hükümetten ibaret gören bazıları, ülkemize hakaret edilmesini bile “muhalif tutum” sanabilmektedirler!



Sözü şimdilik daha fazla uzatmayayım, yoksa dertleşecek çok şey var!...



Bu vesileyle size ve Sili Hanıma başarılar ve esenlikler dilerim.

Selam ve saygılarımla,



Fethi Murat Doğan

fmdogan34@gmail.com

www.fethimuratdogan.net



*******************************************************************************************************************************************************



DAVİT PASSİG ''TÜRKİYE VE İSRAİL BÖLGEDE TEMEL GÜÇ OLACAK..''



‘2050’ kitabıyla Türkiye, İsrail ve Ortadoğu’nun geleceğine yönelik ilginç öngörülerde bulunan İsrail'li gelecek bilimci Prof.David Passig, iki ülkenin bölgede temel güç olacağını dile getirdi.



Dünyadaki birçok devlet adamının danıştığı ünlü fütürist Prof.David Passig hafta başında Türkiye’deydi. Passig, 21. yüzyılın geleceği ile ilgili birçok soruya yanıt verdi.



TÜRKİYE BÖLGESEL GÜÇ OLMAYA MÜSAİT;



Şu anda ki mevcut verilerin Türkiye’nin bölgesel bir güç olması için müsait olduğunu gösterdiğini belirten Prof. Passig, süper güç olmanın sorumluluk gerektiren bir olgu olduğunun altını çizdi.



Türkiye’nin bölgesel bir güç olduğunda Türk Yahudileri’nin de ülkenin dünya ile iletişiminde önemli bir rolü olacağını öngören Passig, Türk Yahudi toplumunun bu konudaki yeteneğinin büyük olduğunu vurguladı.



EKONOMİK KRİZLER SAVAŞI GETİRİR...



Coğrafi konumun ülkelerin geleceğini belirlemede en önemli etkenlerin başında geldiğini savunan Prof.Passig, dünyanın yaşadığı ekonomik krizin geleceği ile ilgili olarak görüşlerini sorduğumuzda ise “Tarihte ekonomik kriz dönemlerinden çıkışlar savaşı gündeme getirdi” gerçeğini hatırlattı.

(12 EKİM 2011-ŞALOM GAZETESİ)



********************************************************************************************************************************************************



İZMİR'İN FOÇA İLÇESİ'NDE 21-22-23 EKİM 2011 TARİHLERİ ARASINDA ''FOÇA EDEBİYAT GÜNLERİ'' YAPILACAK...



KERİM ÖZBEKLER

GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR



Merkezi Ankara'da bulunan Edebiyatçılar Derneği ile Foça Belediyesi'nin işbirliği ile ilk kez gerçekleştirilecek olan “Foça Edebiyat Günleri”, 21 Ekim 2011 Cuma günü başlayacak, 22-23 Ekim 2011 tarihlerinde de devam edecek. Etkinliklere Edebiyatçılar Derneği üyesi yazar ve şairler iştirak edecek, ilgilenenlere önemle duyurulur.



*******************************************************************************************************************************************************



TURK GIRISIMCILER KURULTAYI 18-19 KASIM 2011 TARİHLERİ ARASINDA İSTANBUL'DA YAPILACAK...



KERİM ÖZBEKLER

GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR



Türk Girişimciler Kurultayı 18-19 Kasım 2011 tarihleri arasında İstanbul'da yapılacaktır, bu konuda New Yok Ticaret Ateşesi Ahmet Canlı'nın yayınladığı açıklama aşağıdaki şekildedir;



Bilindigi üzere; Türkiye'nin uluslararasi platformda ekonomik, ticari ve mali iliskilerini izleyen, bu iliskilerin kurulmasi ve gelistirilmesine yardimci olan Dis Ekonomik Iliskiler Kurulu "Dünya Türk Girisimciler Kurultayi" düzenlemektedir.



Bahse konu Kurultay bu yil Basbakanimiz Sayin Recep Tayyip ERDOGAN'in katilimiyla, 18-19 Kasim 2011 tarihlerinde Istanbul'da gerçeklestirilecektir.



Taslak Programi ekte gönderilmekte olan söz konusu Kurultayda, yurt disinda yerlesik Türk girisimcilerinin karsilastigi sorunlar; Sayin Bakanlar, üst düzey kamu görevlileri, sivil toplum kuruluslarinin üst düzey temsilcileri, uzmanlar, gazeteciler, ögretim görevlileri ve tecrübeli girisimcilerle tartisilacak ve soru cevap seklinde paneller gerçeklestirilecektir. Diger taraftan, "ikili is görüsmeleri" ile dünyanin dört bir yanindan katilan girisimcilerimizin bir araya gelmesi ve Türkiye'deki muhataplariyla isbirlikleri ve ortakliklar için temaslar kurmasi planlanmaktadir.



Iyi calismalar dileklerimle,



Ahmet CANLI

Ticaret Atasesi

821 United Nations Plaza

4th Floor New York, NY-U.S.A

TEL.+1 212 687 1530-31

FAX.+1 212 684 2078

WEB.www.turkishcommerce.org/turk-girisimciler-kurultayi



*******************************************************************************************************************************************************



www.dostkalemler.com 1.KURULUŞ YILDÖNÜMÜNÜ MANİSA'DA ŞAİRLERLE KUTLAYACAK...



KERİM ÖZBEKLER

GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR



www.dostkalem.com 1.kuruluş yıldönümünü 22 Ekim 2011 Cumartesi günü, saat.13.00-19.00 arasında ''TEVFİK LAV SPOR TESİSLERİ-75.YIL MAHALLESİ, YURT SOKAK, (5M MİGROS YANI) LALELİ-MANİSA'' adresinde şairlerle kutlayacak, 1 yemekle kutlanacak olan kuruluş yıldönümünde şiir dinletisi yapılacak.



GÜNÜN MENÜSÜ AŞAĞIDA Kİ ŞEKİLDEDİR(KİŞİ BAŞINA 25.00 TL.ÖDENECEKTİR);



-Mercimek çorba

-Pilav

-Güveç

-Patates cipsi

-Salata

-1 ad.Meşrubat

-Sınırsız Çay



NOT.Katılımcı arkadaşlarımızın üç gün evvel,telefonla arayıp bildirmelerini rica ederim;



SERAP ATAY;



TEL.0.236.2331100

GSM.0.537.4594136

FAX.0.236.2332163

E MAİL.serapatay@msn.com

WEB.www.facebook.com



*******************************************************************************************************************************************************



ATASAY KUYUMCULUK 75.YIL LOGO TASARIM YARIŞMASI'NDA DERECE ALACAK İLK 3 KİŞİYE 5.000-2.500-1.500 TL.ÖDENECEK...



KERİM ÖZBEKLER

GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR



Atasay Kuyumculuk “75.Yılına Özel Logo Yarışması'' düzenledi, yarışma ile ilgili bilgiler aşağıdaki şekildedir;



KONU VE AMAÇ;



Yarısmanın konusu, sürekli yenilenen ve gençlesen, hem tarihi değerlerden hem çağdas dünyadan ilham alan Türk kuyumculuk sektörünün son 3 kusaktır birinci liginde yer alan Atasay Kuyumculuk’un 75. yılı kurulus yıldönümü olan 2012 yılına özel “75. Yıl logosunun-ambleminin” hazırlanmasıdır.



UYARI;Atasay’ın kurumsal logosunun yenilenmesi beklenmemektedir. Bu yarısma Atasay kurumsal logosunun yenilenmesi için değil, 75. yıla özel bir logo/amblem çalısması için düzenlenmektedir.



DEĞERLENDİRME KRİTERLERİ;



Yarısmaya katılan tasarımların özgün olması ilk kosuldur. Tasarlanan logonun-amblemin diğer kurum ve kurulus logolarını çağrıstırmamaları gerekmektedir. Teslim edilen çalısmalar,patent enstitülerince daha önce korunmaya alınmamıs, tescil basvurusu yapılmamıs olmalıdır. Çalısmalar, estetik bütünlük ve konuya bağlılık açısından da değerlendirilecektir.



Seçici Kurul tarafından, değerlendirme sırasında ya da sonrasında kopya olduğu anlasılan tasarımlar yarısma dısı kalacaktır. Logo tasarımının kopya olduğunun anlasılması halinde ödül verilmeyecek, verilmis ise ödül sahibi ödülü derhal iade edecektir. Logo, görsel anlamda çağdas, akılda kalıcı, orijinal, anlasılır, sade ve kurumsal faaliyet alanlarımızla iliskili ve özgün olmalıdır. Eserler, 75 rakamını ön plana çıkaran amblem-logo ve Atasay ibaresinin/ logosunun birlikte çözümünden olusmalıdır. 7 ve 5 rakamları sayı veya rakam olarak mutlaka kullanılmalıdır.



75. yıl logosu-amblemi, Atasay logosu ile birlikte kullanılabilecek bir logo olmalıdır, bu sebeple Atasay’ın kurumsal logosunun değistirilmesi olarak algılanmamalıdır.



AMBLEM-LOGO'NUN KULLANIM ALANLARI;



Yarısma sonunda seçilecek amblem-logo tasarımı, kurumsal kimlik tanıtımına yönelik etkinliklerde, fuar ve toplantılarda, her türlü basılı ve görsel malzemede, web sayfası ve tanıtım filmi gibi hareketli mecralarda, mağaza posetlerinde, promosyon ürünleri, kırtasiye malzemeleri, kutu, antetli kâğıt, faks kâğıdı, afis, internet ve benzeri ortam ve faaliyetlerde

kullanılabilecektir. Yani tüm basılı ve yazılı malzemelerde kullanılacaktır. Tasarımda,kullanım alanlarındaki çesitlilik göz önüne alınmalıdır. Atasay Kuyumculuk, logonun kullanım alanlarına karar verme yetkisine sahiptir.



KİMLER KATILABİLİR ?



Yarısma, basta Türkiye ve K.K.T.C.’deki güzel sanatlar fakültelerinin öğretim kadroları ile grafik tasarım lisans ve lisansüstü öğrencileri olmak üzere, tüm grafik tasarımcılara ve ilgi duyan ve 18 yasını doldurmus herkese açıktır. Daha önce baska yarısmalarda ödül almıs veya yayınlanmıs çalısmalar yarısmaya kabul edilmeyecektir. Yarısmaya çalısmalarını

gönderenler, tasarımların kendilerine ait olduğunu beyan ve taahhüt etmis sayılır. Yarısmaya katılmak için Atasay Kuyumculuk tarafından hazırlanmıs basvuru formu, eksiksiz ve doğru olarak doldurularak, amblem/logo çalısmasıyla birlikte teslim edilmelidir. Yarısmaya her yarısmacı en fazla 3 tasarımla katılabilir. Bu yarısmaya, Atasay Kuyumculuk çalısanları,

yarısmada jüri üyesi ve sekreter olarak görev alanlar ile birinci derece yakınları katılamazlar.



AMBLEM-LOGO BOYUTU VE ÖZELLİKLERİ;



Logo tasarımı, renkli ve siyah–beyaz kullanıma uygun olarak büyütülüp küçüldüğünde görselliğinin bozulmayacağı çok küçük ölçülerde ayrıntıların kaybolmayacağı, çok büyük ölçülerde dağınık görünmeyeceği bir biçimde ve her çesit baskı ve kesim tekniği ile sorunsuz kullanılabilir sekilde hazırlanması gerekmektedir. Her tasarım A4 (21 x 29,7cm.) ebadında,

beyaz zemin üzerine uzun kenarı 15cm’yi geçmeyecek sekilde yerlestirilecek, kağıdın alt kısmında tasarımın küçültülmüs renkli ve siyah-beyaz sekilleri, kısa kenarı 25 mm.’den büyük olmayacak sekilde yer alacaktır. Çıktılar, paspartusuz biçimde, karton, fotoblok vb.

malzemeye yapıstırılmadan teslim edilecektir. Çalısmalar ayrıca asağıda belirtilen teslimat adresine CD’ye yüklenmis Postscript (Freehand, Illustrator, Corel Draw, vb.) ve 300dpi jpg olarak teslim edilmelidir.



AMBLEM-LOGOLARIN İŞARETLENMESİ;



Katılım formu eksiksiz olarak doldurulup bir zarfa konacak ve zarf kapatıldıktan sonra üzerine sadece 6 harf/rakamdan olusan rumuz yazılacaktır. Aynı rumuz, çalısmanın arka yüzünde ve CD’nin ön yüzünde de yer almalıdır. Amblem/Logo tasarımının üzerinde isim, imza veya

ayırıcı bir isaret bulunamaz. Bu tip ayrıstırıcı unsur bulunduran çalısmalar yarısma dısı bırakılır.



AMBLEM-LOGOLARIN GÖNDERİLMESİ;



Basvurular elden, postayla veya online olarak yapılabilecektir. Logolar, katılım formu ve CD hasar görmeyecek sekilde paketlenip, 2 Aralık 2011 Cuma günü saat 17.00′ye kadar, asağıdaki adrese posta ile gönderilecek veya elden teslim edilecektir. Elden getirilen çalısmalar, belge karsılığında teslim alınır. Postayla gelen çalısmalar için alındı belgesi gönderilir. Postadaki gecikme ve hasardan Atasay Kuyumculuk sorumlu değildir. Online basvuru yapacak olan katılımcılar www.atasay.com adresinden basvuruda bulunabilirler. Postayla ve elden yapılan basvurularda iletisim bilgileri belirtilmeyen katılımcıların çalısmaları değerlendirme dısı tutulacaktır. Postayla yapılan basvurularda Alıcı kısmına “Atasay Kuyumculuk 75. Yıl Logo

Yarısması” notu mutlaka zarfın dısına yazılmalıdır.



TESLİMAT ADRESİ;



Atasay Kuyumculuk;

Merkez Mahallesi, Sedir Sokak, No.7

YENİBOSNA-İSTANBUL



AMBLEM-LOGO HAKLARI;



Yarısmada birincilik ödülü alan amblem-logonun telif ve yayın hakları Atasay Kuyumculuk’a ait olacaktır. Seçici Kurul, değisiklik isteme sartıyla bir amblem-logoya birincilik ödülü vermeye yetkilidir. Yarısmacılar, yarısmaya gönderdikleri tasarımların telif ve yayın haklarını, kazanmıs olduğu ödül ile, süresiz olarak Atasay Kuyumculuk’a devrettiklerini ve buna bağlı olarak, gerek Fikri Sınai Haklar Kanunu, gerekse diğer ilgili mevzuat gereğince, sözü edilen tasarım(lar)ın çoğaltma, isleme, yayma, temsil, umuma iletim, faydalanma, pay ve takip

hakları da dahil olmak üzere umuma arzında gerekli bilumum haklar için Atasay Kuyumculuk’a münhasıran izin-muvafakatname verdiklerini kabul ederler. Bu sekilde kullanılan amblem-logolar için tasarım sahibi verdiği izni sonradan kesinlikle geri almayacağını ve amblem-logonun yukarıdaki sekilde kullanılmasını men etmeyeceğini veya bu izin-muvafakatname için herhangi bir telif hakkı veya maddi, manevi talepte bulunmayacağını gayri kabili rücu kabul, beyan ve taahhüt eder.



Yarısmanın tamamlanmasından sonra da olsa dereceye giren tasarımların özgünlüğü ile ilgili (kopya, çalıntı vb.)olusabilecek her türlü hukuki ve mali sorundan yarısmacı sorumludur.



Atasay Kuyumculuk, amblem/logolar için katılımcının yukarıda verdiği izin/muvafakat karsılığında ayrıca bir bedel ödemeyecektir. Atasay Kuyumculuk ödül almayan bir çalısmayı satın almak isterse, yarısmacı ile anlasarak saptanacak bir bedel karsılığında tasarımın kullanım hakkını devralabilir. Fotoğraf içeren tasarımlar ve elle yapılan çizimler yarısmaya

kabul edilmeyecektir! Atasay Kuyumculuk, teknik kosullar nedeniyle gerekli gördüğü halde proje üzerinde değisiklik yapılmasını talep edebilir. Bunun için, ödül tutarı dısında bir ödeme yapılmaz.



Katılımcılar, tasarımlarını değerlendirme amaçlı Atasay Kuyumculuğa göndererek, is bu sözlesmede belirtilen tüm hususları kabul ettiklerini beyan ederler.



YARIŞMA SEKRETERYASI;



MEDYA EVİ;

Sehit Erdoğan Đban Sokak, No.39

34335 AKATLAR-İSTANBUL

TEL.0.212.3519181



YARIŞMA TAKVİMİ;



Yarısma baslangıç tarihi:3 Ekim 2011



Son Teslim:16 Aralık 2011



Seçici Kurul değerlendirmesi:19 Aralık 2011



Sonuçların ilan edilmesi:25 Aralık 2011





SEÇİCİ KURUL;



Mehmet Ali Müstecaplıoğlu;Marmara Üniversitesi G.S.F. Öğretim Üyesi



Prof. Aysegül Đzer;Mimar Sinan Üniversitesi G.S.F. Grafik Tasarım Bölüm Baskanı



Umut Südüak;Mimar Sinan Üniversitesi G.S.F Öğretim Üyesi



Nazlı Eda Noyan;Bahçesehir Üniversitesi İletisim Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi



Özlem Süer;Moda Tasarımcısı ve Atasay Tasarım Danısmanı



Özgül Sokullu;Atasay Kuyumculuk Tasarım Koordinatörü



Atasay Kamer;Atasay Kuyumculuk Yönetim Kurulu Üyesi



******************************************************************************************************************************************************



IRAK KÜRT İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİ;PARASTİN VE ZENYARİ...



ALİ OSMAN DUMANOL

dumanol@hotmail.com



Mesut Barzani’ye bağlı Parastin’in merkezi Selahattin’e bağlı Mesif’te, Celal Talabani’ye bağlı Zenyari’nin merkezi ise Süleymaniye’de bulunuyor. Bu iki istihbarat örgütü hiç bir mahkeme tarafından denetlenmemektedir. O yüzden yapabileceklerinin pek sınırı yoktur. Bugün Parastin’in başında Mesut Barzani'nin oğlu Mesrur Barzani bulunuyor. Hem Irak Cumhurbaşkanı hem de KYB’nin başkanı, Celal Talabani’nin denetiminde olan Kürt istihbarat örgütü Zenyari’nin başında ise Khasrow Gul Mohammed bulunuyor.



Bu istihbarat örgütleri İran, Suriye ve Türkiye'ye yönelik olarak faaliyet yürütmektedir!!! Özellikle Türk Ordusunun imkan ve kabiliyetleri hakkında bilgi toplamaktadır. Ye­ni­den Öz­gür Gün­dem ga­ze­te­sin­de 1 Ara­lık 2002 ta­rih­li sa­yı­sın­da KDP-MOS­SAD iliş­ki­siy­le il­gi­li şu sa­tır­lar yer alı­yor­du: KDP’nin en çe­kir­dek istihbarat ör­gü­tü Parastin’de­ki profesyonellerin he­men he­men hep­si­nin is­tih­ba­rat eği­ti­mi­ni İs­ra­il’de gör­me­si, id­di­amı­zı ye­ter­li dü­zey­de is­pat­la­ma gü­cü­ne sa­hip­tir! Kürt isyanına ta başından beri stratejik hesap yapan ve bu kartı Irak, Türkiye, İran ve Suriye’ye karşı kullanan ülke İsrail’dir. Amerika ve İsrail Irak’ın Kuzeyinde varlıklarını pekiştirmek için yeni bir gizli servis kurmaya çalışıyor. Amerika ve İsrail'li ajanlar, Kürtleri bölgesel çıkarları doğrultusunda kullanabilmek amacıyla, birleşik bir “Kürt Gizli Teşkilatı” kurmak için kolları sıvadı.



Yeni teşkilatın, KDP’nin Parastin şebekesi ile KYB’nin Zenyari şebekesinin, “Devlet Haber Alma Ajansı” ismi altında birleştirilmesiyle oluşturulacak. Kurulacak teşkilatın elemanlarını eskiden olduğu gibi İsrail gizli servisi (MOSSAD) ve ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ajanları yetiştirecek… Teşkilatın hedefinde;Iran, Suriye, Lübnan ve Türkiye’nin doğusu da var. Türkiye-Irak sınırındaki askeri birlikler ve bölgedeki siyasi gelişmeler hakkında Kürt istihbarat örgütü Parastin’e bilgi gönderen 4 kişi Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Diyarbakır ile Şırnak İl Jandarma Komutanlığı'nca yapılan operasyonda Şırnak’ın Uludere ilçesinde yakalandı. Yakalanan 4 kişinin üzerinde bölgedeki askeri birliklere ait fotoğraflar ile bazı bilgilerin(!) yer aldığı notlar ele geçirildi. Ancak güvenlik konusunda bu görüşmeden kısa bir süre önce iki taraf arasında gözden kaçan ve gizli tutulan daha çarpıcı bir görüşme oldu. Güvenilir kaynaklardan alınan bilgilere göre ABD’nin Irak’taki ordusundan üst düzey generallerle Kürt yetkililer arasında Selahattin kentinde bir görüşme gerçekleşti.



CIA ve MOSSAD, KDP'ye bağlı Parastin istihbarat örgütüne kamyon kamyon malzeme taşıyor. Devasa boyutlardaki sandıklarla taşınan malzemelerin teknik araç-gereç olduğu bilinmekte. Türkmen Şehri Kerkük’ü Ele Geçirme Oyunu ! Kürt grupları ve istihbaratları, özellikle Kerkük politikasının propagandasını yapan “Kerkük 140” adlı dergi ücretsiz olarak dağıtılmaktadır. Ayrıca, Lübnan’da lobi faaliyetlerinde bulunmak için “Lübnan-Kürt Dostluk Derneği” kurulmuştur. Bu ve benzeri faaliyetlerinde Kürtlerin, Kerkük için ne iddia ettiğine bakmakta fayda vardır. Kürt grupları, ezelden beri Türkmenlerin yaşadığı bu ilin tarihine karşı çıkarak Kürt ili olduğunu iddia etmektedir. Bilindiği gibi Kürtler, yapay göçlerle (Kerkük’e 700 bin Kürt ithal edildi) Kerkük’ün demografik yapısını büyük ölçüde değiştirmiştir. Kerkük’te bulunan onlarca İstihbarat örgütü ve bunun dışında her mahallede Kürt Asayiş güçleri ve güvenlik birimlerine rağmen artan bombalı eylemler, adam öldürme, kaçırma, tehdit ve fidye isteme olayları özellikle Türkmenleri hedef alıyor. Bu olayların arkasında siyasi bir hedefin olduğu ortada, amaç Türkmenleri ata yurdundan göçe zorlamaktır. CIA, MOSSAD, MI6 ve bir çok ülkenin de istihbarat örgütleri Kerkük’te cirit atıyor. Kürtlerin iddia ettikleri sözde “Büyük Kürdistan” sınırlarının Türkiye, Suriye, İran, Irak ve daha kuzeyde Ermenistan’a kadar ulaştığı belirtilmiştir. Kürtler; militarist, aşiretçi, demokratik çoğulculuk deneyimi ve liberal geleneği olmayan bir gruptur. Otoriter yönetim anlayışına çok uygun olan siyasi kültürleri bir yana KDP ve KYB’den oluşan siyasi kadrosu fırsatçılığı ile ün salmıştır. Tarih boyunca da büyük güçlerin gönüllü piyonları olmuştur. Kürtlerin tarihlerine ve temayüllerine bakılırsa Kürtlerin Savaş Partisi’nin mükemmel piyonları olduğu görülmektedir ve ilk hamle çoktan yapılmıştır. ! Kerkük’te bulunan Kürt istihbarat örgütleri;(Diğerleri bu listeye alınmamıştır.)



DEVAMI:http://dumanol.blogspot.com/2011/10/irak-kurt-istihbarat-orgutleri.html



"Irak'a Özgürlük Operasyonu ve Kerkük" Kitabının Yazarı Ali Kerküklü'ye teşekkürler ile..



AMAN SÖZÜN AZ OLSUN, AYDIN OLSUN. IŞIK SAÇSIN, BAKAN KÖRE GÖZ OLSUN !

UNITED-TURKS-BİRLEŞMİŞ TÜRKLER.



http://dumanol.blogspot.com

http://www.facebook.com/dumanol



NOT.TÜRK İSTİHBARAT TEŞKİLATLARI DÜNYA ÇAPINDA ÖRGÜTLENMELİ, DÜNYANIN HER TARAFINDAN HABER ALABİLMELİDİRLER. TÜRK DEVLETLERİ'NİN YÖNETİCİLERİ DE BU İSTİHBARAT RAPORLARINA GÖRE GELECEĞİ TAYİN EDECEK STRATEJİLER ÜZERİNDE ÇALIŞMALIDIRLAR, HATTA ULUSLARARASI ALANDA ÇALIŞAN TÜRK İŞ ADAMLARI DA DÜNYADA OLUP BİTENİ İZLEMELİ VE YATIRIMLARINI DÜNYANIN HER TARAFINA KAYDIRMALIDIRLAR. BÜTÜN TÜRKLERDE DÜNYANIN HANGİ ÜLKESİ'NDE BULUNURLARSA BULUNSUNLAR, DÜNYANIN EN ZENGİN ADAMI OLMAK İÇİN ÇALIŞMALIDIRLAR. BÜTÜN İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİNİN 1 TEK AMACI VARDIR, ÜLKELERİNİN VE VATANDAŞLARININ ZENGİNLİĞİNİ ARTIRMAK. ÜLKE VE MİLLET FAKİRLEŞİYORSA, O ÜLKENİN İSTİHBARAT TEŞKİLATI İYİ ÇALIŞMIYOR DEMEKTİR.(KERİM ÖZBEKLER)

--













Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 12
Dün Tekil 790
Bugün Tekil 164
Toplam Tekil 1639706
IP 54.161.128.52






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































8 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Benim Hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.811 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu