Müzakerelerde Cayan Taraf Kim - Prof. Dr. Ata ATUN - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Müzakerelerde Cayan Taraf Kim - Prof. Dr. Ata ATUN
Tarih: 20.10.2011 > Kaç kez okundu? 2153

Paylaş


Rum siyasilerin en büyük özelliği, müzakereler her çıkmaza girdiğinde Türkleri suçlamak oldu bu güne değin.

Artık bu klasik bir uygulama haline geldi.

Sıkışınca ya “KKTC Cumhurbaşkanı muhatabım değil” deyip masadan kalkarlar ya da “Türkler daha önce anlaşmaya varılanlardan caydı” iddiasını ortaya atarlar.

Gerçekten de bu çirkin uygulama artık kabak tadı verdi.

19 Ekim Çarşamba günü Kıbrıs Türk Cumhurbaşkanı Eroğlu ile Rum lider Hristofyas arasında yapılan müzakereden sonra Hristofyas, Rum Başkanlık Sarayı’na dönüşünde yaptığı açıklamada, müzakerelerin gidişatı ve gelişmeler işine gelmediği için “Kıbrıs Türk tarafının, Talat ile üzerinde anlaşmaya varılanlardan caydığının görüldüğü” tanımlamasını kullanarak, Cumhurbaşkanı Eroğlu’nu töhmet altında bırakma yöntemini seçti.

Bizler farkındaydık ancak yabancı diplomatlarda bu çirkin yöntemin farkına vardı.

Bu nedenle de artık çok ciddiye almıyorlar bu tür açıklamaları.

Dönüp geçmişe bakarsak, iş müzakerelerde Kıbrıslı Türklere hakları olanı vermeye gelince gerçekte geçmişte anlaşmaya varılanlardan, üstelik hem yazılı olan, hem de BM belgelerine geçmiş olan anlaşmalardan cayan tarafın Rumlar olduklarını görürüz.

Bunun en güzel örneği 12 Şubat 1977 tarihinde KTFD Başkanı Rauf R. Denktaş ile Rumların Etnarh’ı (Hem milli lider hem de dini lider manasındaki bu paye, 17.ci yüzyılda dönemin Osmanlı Padişahı tarafından adada yaşayan Rum cemaati lideri olarak addedilen Kıbrıs Ortodoks Kilisesi Başpiskopos’una verilmiştir) Makarios arasında imzalanan 1. Doruk Anlaşmasıdır.

Bu anlaşmanın 2. Maddesi kelimesi kelimesine “Her toplumun yönetimi altına girecek topraklar, ekonomik, yaşanabilirlik ve mülkiyet ışığında tartışılacaktır” şeklindedir.

1974 Mutlu Barış Harekatından sonra liderler arasında yapılan bu ilk ve önemli görüşmede, -ki adı da öneminden dolayı Doruk Anlaşması olarak tanımlanmıştır- adada Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların ortak bir devlet kurması konusunda mutabakata varılmış, kurulacak bu ortak devletin esaslarının nasıl olacağı da ana hatları ile tanımlanmıştır.

Zaten Makarios’da 1950 yılında Başpiskopos olurken ettiği “Kıbrıs adasını Yunanistan’a bağlamak uğruna hayatını feda etmeğe hazır olduğu” şeklindeki yemininin aksine, 1. Doruk Anlaşması’na imza atıp, Kıbrıs adasının belli bir miktarında Türklere ait bir Yönetimin kurulacağına onay verince, çok değil 6 ay sonra kahrından ölüp gitmiştir.

1. Doruk Anlaşmasının söz konusu bu 2. Maddesi nedeni ile de sonradan yapılan tüm görüşme ve anlaşmalarda 2 toplumlu ve 2 bölgeli bir devlet kurulması kavramının yanı sıra bölgelerde de toprak ve nüfus çoğunluğunun Türk yönetiminde Kıbrıslı Türklerde, Rum Yönetiminde de Rumlarda olacağı hususu esas olarak alınmıştı.

Nitekim Annan Planında da bu kavram esas olarak kabul edilmiş ve kurulacak Birleşik Kıbrıs Federal Cumhuriyetini oluşturacak “Kıbrıs Türk Devleti”i ile “Kıbrıs Rum Devleti”nde hem mülkiyet hem de nüfus çoğunluğu, özellikle de “Nitelikli” olarak söz konusu devleti kuracak halka ait olacaktı.

Bu gerçeği, yani Federal Cumhuriyet içinde Kıbrıslı Türklerin kuracağı devlette, gerek toprak mülkiyetinin gerekse de nüfusun nitelikli çoğunluğunun Kıbrıslı Türklere ait olacağını Hristofyas, işine gelmediği için “Bu kavram böyle değildir ve biz bu kavramı farklı değerlendiriyoruz” diyerek inkar etmekte, açıkçası da yazılı ve belgelere geçmiş bu mutabakatları inkar etmektedir.

Hala daha 100 bin Rum’un geri dönmesini ve 60 bin Rum’un da Türk devleti içinde yaşamlarınım sürdürmesini isteyerek, gerek mülkiyette, gerekse de nüfusta ön görülen ve kayıtlara geçmiş “Çoğunluk” kavramını inkar edip kırmaya çalışmaktadır.

Rum Lider, çarşamba günü yapılan liderler arası müzakereden çıkınca gazetecilere hiç utanıp sıkılmadan “Kıbrıs Türk tarafının, Talat ile üzerinde anlaşmaya varılanlardan caydığının görüldüğü” diyebilmektedir.

Üstelik ima ettiği anlaşmalar da kayıtlara geçmeyen, baş başa, arkadaşça, dostça müzakerelerden evvel veya sonra karşılıklı kahve içerken yaptıkları konuşmada geçenlerken...

Hristofyas’a göre altında Türk ve Rum liderlere ilaveten BM’nin de imzasının bulunduğu anlaşmalarda yazılı olanlar geçerli değil ama sohbette söylenenler geçerli.

İşte Rum adadaşlarımız böyle kişiler.



Prof. Dr. Ata ATUN

ata.atun@atun.com

http://www.ataatun.com

21 Ekim 2011









Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 21
Dün Tekil 813
Bugün Tekil 796
Toplam Tekil 1641151
IP 54.167.149.128






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































9 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Onlara Allah Türk Adını verdi ve Onları yeryüzüne hakim kıldı.
(Kaşgarlı MAHMUT)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.597 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu