KÜKREMENİN ZAMANI GELDİ - Vedat KUŞAKLI - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









KÜKREMENİN ZAMANI GELDİ - Vedat KUŞAKLI
Tarih: 19.10.2011 > Kaç kez okundu? 1874

Paylaş


Yazdıklarımın eksik, fazla, yanlış, kusurlu algılanması veya benim ifade etmemde eksik, fazla davranmam, beni odun durumuna düşürüyor. Sanılıyor ki ben diyorum; ‘’ Türk ve Müslüman olmayan haricinde Türkiye’de, dünyada kim varsa asalım, keselim, doğrayalım ’’ Hayır! Bunu diyen birisinin insan olmaması gerekir. Ermeni, Kürt, Alevi, Rum vatandaşlarımız Türkiye’nin tadı, tuzu, biberidir. Onlarsız bir Türkiye, Onlarsız bir dünya cılız, sıska ve güdük kalır. Üstelik Onlar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ise, kime ne oluyor ? Elbette Onlarda bu ülkede asil ve birinci sınıf insan olarak şikayetlerini de,memnuniyetlerini de ifade edeceklerdir. Ama dükkanlara , polise saldırmadan, yakmadan, öldürmeden.Bu dünyada ve elbette Türkiye’de her renkten, her ırktan, dilden, dinden, mezhepten insana fazlasıyla yer var. Ancak terörün ve teröristin ne olduğunu hepimiz biliyoruz. Ne demek olduğunu, ne yaptığını anlatarak sinirlerimizi bozmayalım. Cinayet haricinde, uyuşturucu ticar eti, kadın ticareti, kız kaçırma ve aklınıza ne gelirse tüm pislikleri yapıyorlar. Bazı mahluklar şeytana hizmet ederler, iblisin uşaklarıdır. Teröristleri de böyle bir kategoride düşünürüm ve ‘’ görüldüğü yerde öldürülmesi gerekir ’’ derim benim zihnimde ve gönlümde iş biter. İş biter de yasal, kanuni, anayasal hak gereği siyasi parti kuran, sosyal dernekler kuran kişilerin,grupların; teröristleri, terörü desteklemesini, alkışlamasını, savunmasını bana hiç kimse izah edemez. Üstelik bunları da anayasal hak olarak kanun korumasında, polis ve asker korumasında yapıyor olmaları beni dehşete düşürür. Bunun için sağcı, solcu, ülkücü, komünist, Alevi, Hıristiyan, Yahudi, Ermeni, Rum olmaya gerek yoktur. Müslüman, Türk olmaya gerek yoktur. Cinayet şebekelerinin, kiralık katil örgütlerinin, kadın ticareti, fuhuş simsarlığı yapan ahlak yoksullarının, uyuşturucu ticaretini yöneten pislik organizasyonlarının savunuculuğunu, alkışlanmasını, yüreklendirilmesini; devletimin k anunlarının ve polisinin, jandarmasının korumasında, kanunlara sırtın ı dayayarak, anayasadan güç ve kuvvet alarak yapan siyasi parti varsa ve insan hakkı, demokrasi, özgzürlük, barış, sevgi gibi kutsal kavramları ağzına sakız yapmış ve buna rağmen teröriste, teröre arka çıkmış dernekler, örgütler, sivil toplum bilmem ne zırvalıkları varsa ve ben bunlara üzülmüyorsam, sinirlenmiyorsam, ben artık mankafa, salak, saman kafalı, ot gönüllü olmuşu demektir. Müslümanız ve hepimize cennette yer ayrıldı demiyorum. Türküz ve başka ırkların, milletlerin anasını ağlatırım demiyorum. Dediğim artık soykırım masallarıyla , yalan iddialarıyla kimsenin mide bulandırmaması, teröre topyekun insanlık olarak karşı çıkmamız, fuhuşahanelerde kadınların etlerinin satılmasınına ve lise, ortaokul kızlarının uyuşturuya alıştırlmasına insanoğlu olarak hep birlikte savaş açmamızdır. Bunda anlaşılmayacak bir şey var mı? Ama benim komşu devletim veya onların gizli istihbarat örgütleri benim ülkemdeki başka dinden ve etnik gruptan, ya da milletten olanları kışkır tıyorsa, güya onların haklarını savunduğunu iddia eden azgın köpekleri, çakalları devletimin, vatandaşımın üzerine kışkırtıyorsa ben de sessizce ömrümü tüketiyorsam ve bir ‘’ Of ! ’’ Bir ‘’ Ah ’’ bile diyemiyorsam, o takdirde benim toz zerresinden veya yılan yavrusundan veya akrep yumurtasından ne farkım kalır? Terörle, teröristle pazarlık yapılır mı? Elbette yapılır! Şeytanla ne kadar ve nasıl, hangi şartlarda yapılırsa öyle yapılır ve şeytanın insan soyu ile yaptığı her pazarlıkta, istediği tek bir bedel vardır, o bedel de o insan soyunun veya soylarının ruhlarıdır. Ben daha ne diyeyim? Ben yaşadığım kadar yaşadım. İtibarı da, itaati de, isyanı da, nankörlüğü de, sadakati de, iyiliği de, kötülüğü de, güzelliği de, çirkinliği de, sevgiyi de, nefreti de tanıyacak kadar yaşadım. Bunları kendim için yazmıyorum. Çocuklarımız ve henüz doğmamış torunlarımız, istikbaldeki evlatlarımız için yazdım. Bunları yazmayı da borç kabul ediyorum.Yazdıklarım kimseye d ers, öğüt verir nitelikte değildir, ahkam kesmek değildir. Paylaşmakt ır. Duygusal birlikteliktir. Terör, terörist yenilmez değildir. Ama onunla savaşanların kendilerinin yenilmez olduklarını bilmeleri ve buna inanmaları gerekmektedir. Emperyalist, kapitalist, faşist, sömürgeci dünya dobra dobra tankları, askerleri ile işgal edemedikleri yurtları artık parasıyla kendine bağlıyor, bunun da işe yaramadığı noktada, o ülkede terör örgütleri kurduyor ve o örgütleri kışkırtıyor. Başbakan’ın dediği gibi, bu dünyada veya Birleşmiş Milletlerde borusu öten 5 ülke var, belki de on ülke, işte onlardan bahsediyorum. ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Hollanda, Çin, Rusya, İsrail ve diğerleri. Ne yapalım? Koyun gibi yaşayıp ‘’ bana dokunmayan yılan bin yaşasın ‘’ mı diyelim? Belki de demek gerekir ama yılan doğrudan, direk olarak bize dokunuyor, hala anlamıyor muyuz? Bir de borusu öten bu beş, on ülkeden Rusya, Çin haricindekilerde para da bitti! O halde ya Rusya, Çine yanaşmak gerekir veya üçüncü bir ülke olarak yerkürede kartal gibi uçmak, aslan gibi k ükremek, yunuslar ve balinalar gibi derinlere yüzmek gerekir. Ben Atatürk’ün dediği gibi manda ve himaye kabul etmiyorum. Üçüncü bir ülke olarak, birinci ve ikinciyi de geride bırakmak niyetiyle, kükremeye başlayalım diyorum. Bunun adı da ülkücülük, sağcılık, turancılık, ırkçılık, komünizm, sosyalizm değildir. Bunun adı ciddi devlet olmaktır, kişilikli millet olmaktır, namerde muhtaç olmayan ülke olmaktır. Fazla ideolojiye, siyasi teorilere de gerek yoktur. Atatürk ilke ve inkılaplarını benimsemek ve Allah’a iman bize yeter diyorum.1-2gün içinde önce 5 polis ve 2 yaşındaki kız evladı ile babasını ve sonra da 24 şehit asker daha....Ne yapalım? Sofralarımızda şen şakrak çorbamızı mı kaşıklayalım? Gece yorganlarımızı başımıza çekip '' iktir et anasını satayım! '' deyip uyuyalım mı? Daha ne kadar uyuyacağız ey benim çilekeş milletim, daha ne kadar kafalarımız önlerimizde çorbalarımızı kaşıklayacağız ey benim her şeyi sinesine atan,göz yaşlarını için e gömen ey benim garip vatandaşlarım?



Vedat KUŞAKLI





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 19
Dün Tekil 825
Bugün Tekil 580
Toplam Tekil 1636111
IP 54.197.75.176






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































3 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ben sadece asil bir ailenin evladı olmakla değil, fakat asil bir milletin evladı olmakla gururluyum.
(ATİLLA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.788 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu