BİD’AT-I HASENE: KURBAN (*) - Mustafa Nevruz SINACI - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BİD’AT-I HASENE: KURBAN (*) - Mustafa Nevruz SINACI
Tarih: 14.10.2011 > Kaç kez okundu? 1889

Paylaş


Ülkemizde ki özel durum nedeniyle; Devletin, Diyanet’in ve bilumum eğitim-öğretim kurumlarının: “İslâm’ı arı-duru, orijinal ve objektif haliyle” Asrı Saadet döneminde olduğu gibi “saf, bid’at ve hurafelerden arındırılmış olarak” öğretmeleri; İnsan hakları, adalet ve evrensel hukukun gereğidir. Örneğin: Mekke (Hac mahalli) dışında “bid’at-ı hasene” olan, bayramda kurban kesme alışkanlığı!.. Önce muhtelif görüş ve önerilere bir bakalım.

“Birkaç gün önceden başlayarak bayramda da devam eden bir kampanyayı öneriyoruz. Bizler, İstanbul'un birçok semtinde, mahalle ve ana arterlerde kurbanın aslında bir zulüm ve katliam olduğunu duvarlara yazacak, hayvan boğazlamayı ve boğazlatmayı öven, teşvik eden pankartları tahrip edeceğiz. Mahalle, semt ve ana arterlerdeki duvarlarda bu zulmü teşhir eden ne kadar yazılama olur ve katliamın reklâmını yapan dokunaklı pankartlar ne kadar çok tahrip edilirse hayvanların kurtuluşu yönünde etkinin daha fazla olacağını düşünüyoruz. Elbette aynı oranda karşı tepkiyi, muhafazakâr kesimden de alacağımızı düşünüyoruz. Hiçbir gerekçe bu zulme seyirci kalmamızı haklı gösteremez.

Şayet daha etkili başka bir öneriniz yoksa sizleri o günlerde kurban katliamına karşı eş zamanlı tepki vermeye ve güçlü bir etki yaratmaya davet ediyoruz. Eylemimiz çok karmaşık veya zorlu süreçleri içermiyor. İhtiyacımız olan şeyler sadece; zulme karşı öfke, birkaç sprey boya, maket bıçağı ve tercihen birlikte hareket edebileceğimiz kişiler… Sabah uyandıklarında mahalle duvarlarında "Kurban Katliamdır!" yazılarıyla karşılaşan insanların üzerindeki şok etkisi ile bunun bütün şehre yayılmış olduğunu düşünün! Olumlu/olumsuz şok etkisi ve tepki yaratacağına şüphe yok! Katliam günlerinde eve kapanıp, 3 maymunu oynamaktansa, sokakta hayvanlara yaşatılan zulme karşı yapılabilecek daha hayırlı işler var; Bu konuda yapılacak her türlü faaliyet ve eylemi destekliyoruz. Hayvan Hakları Savunucuları”

DİB’nın 2010 yılı Çağrı, Araştırma, Yaklaşım ve Yorumları:

“Kurban kesmeyin derim. Kurban Bayramı'nda kesilecek hayvanlar, Türkiye'de canlı hayvan rezervini tehlikeye mi sokacak? DİB Başkanı Ali Bardakoğlu, "Kurban Bayramı'nda kesilecek hayvanların, Türkiye'nin canlı hayvan rezervini tehlikeye sokabileceği" iddiaları üzerine çalışma başlattı. Konuyla ilgili veri toplanmasını isteyen Bardakoğlu, "Bir tehlike görürsem 'Bu yıl kurban kesilmeyebilir' derim" (!) mesajı verdi. Türkiye'de hayvancılıkta yaşanan kriz, et ithalatını gündeme getirirken, bu yıl Kurban Bayramı'nda kesilecek hayvan sayısının sorunu daha da derinleştireceğinden korkuluyor. Meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının bu konudaki uyarılarını dikkate alan Bardakoğlu, şunları söyledi:

“Tarım Bakanlığı ve konuyla ilgili STK örgütleri ile odaların, mevcut verilerini bildirmeleri talimatı verdim. Gelen bilgiler ve yapacağımız değerlendirmeler sonucunda bir karara varacağız.” Kimileri 'Kesilmesinde bir sakınca yok' diyor, kimileri de 'Kesmeyelim' diyor. Tüm kesimlerin değerlendirmelerini alacağız. Eğer bu yıl kurban edilecek hayvanların, canlı hayvan stokunu olumsuz şekilde etkileyeceği sonucu ortaya çıkarsa, biz de bu konuda fikrimizi söyleriz. Bir tehlike görürsem 'Bu yıl kurban kesilmeyebilir' derim. (2010)

Dişileri kesmeyin!.. Kıtlık, doğal afetler ve benzer gelişmelere bağlı olarak kurban kesiminden vazgeçilebilmesinde dini bir sakınca olmayacağı vurgusu yaparız. Ancak, hiçbir olumsuz gelişme olmaması halinde, özellikle dişi hayvanların kurban edilmemesi gerekir. Kısır olduğu kesinleşenler dışında dişilerin kurban edilmesi doğru olmaz.

Pakistan örneği: Örneğin bir süredir, vekâletle kurban kesimi yoluyla Pakistan'da

kurban kesiyorduk. Ancak Sayın Başbakan'la hafta başında Pakistan'a yaptığımız ziyarette de oradaki temsilcilerimize şunu söyledim: Burada kurban keseceğiz diye, ülke halkına zarar vermeyelim. Çünkü sel nedeniyle binlerce hayvan telef oldu. Bir de biz kurban keseceğiz diye

halkın elindeki hayvanları alırsak onlara, iyilik değil, uzun vadede kötülük yapmış oluruz.”

Sonuç: DİB kendisini 'kurban kesilmeyebilir’ diyebilecek derece ve düzeyde yetkili görebiliyor. Fakat, “kurban” sorunu vuzuha kavuşmaya da yanaşmıyor!..

(*) Bid’at-ı hasene: Aslı dinde olup, faslı şer'an formüle edilmeyen amel.

DİYANET; BİD-AT’LER VE KURBAN

Mustafa Nevruz SINACI

“Diyanete başörtüsünü sordular geçtiğimiz yıl. ‘Biz bilmeyiz, siyaset bilir’ türü cevap verildi. Yani başörtüsünün dini vecibe olup olmadığı konusu açıklığa kavuşturulmadı. Sonra iş kurban kesimine geldi. Sebep: Yıllar boyu canlı hayvan ihraç eden, et satan Türkiye’de hayvancılık can çekişiyor. 8 yılda nasıl bu hale geldi kısmını geçelim. Neticede canlı hayvan ithali sürüyor. Boy boy anguslarla tanıştık. Et fiyatı inmedi fakat milletin gözü doydu.

Yine kurbanlık yetmeyebilir, önümüz Bayram. Hani geçen yıl DİB Başkanı canlı hayvan rezervini tehlikeye sokabileceği iddiaları üzerine, “Kurban kesmeyin diyebiliriz” demişti. Bunu derken, siyasilerin kulağı mı çekildi!.. anlayamadık!.. Akabinde basın toplantısı düzenlenmiş “Herhangi bir sıkıntı ile karşı karşıya değiliz. Bu itibarla kurban kesimini etkileyecek bir şey söz konusu değil'' açıklaması yapılmıştı. Hayvancılık gerçekten krizde mi idi? Yoksa AB’ye verilen taahhütler mi yerine getiriliyordu orası pek bilinmiyor!..

Ayrıca mezkür basın toplantısında başörtüsü konusuna da açıklık getirilmiş;

“Başörtüsü dini bir vecibedir, bir kadının başörtüsünü takması İslâm’ın ön şartı değildir. Bir kadın başını örtse de örtmese de kendisi Müslüman olduğunu söylüyor ise Müslümandır. 14 asırdır kadınlar dini vecibe olarak gördükleri için başlarını örtmüşlerdir. Kurumumuz da her dönemde 'başörtüsü örtülmeli’ denmişti (18.10.2010) Bardakoğlu’nun başörtüsü konusunda söyledikleri sorguya muhtaçsa da, şu an konumuz değil. Diyanet her iki konuda, keskin bir u dönüşü yaptı onu söyleyeyim yeter.”

DİB Başkanı Bardakoğlu’nun, sorguya muhtaç çelişkili beyan ve keskin ‘u’ dönüşünü irdelemek ve eleştirmek istemiyorum! Ancak, DİB’in sorguya muhtaç fiil, muğlak söylem ve izahı mucip eylemleri pek çok!.. Örneğin, Cuma’ya dâhil edilen Zuhr-u ahir, vaktin sünneti gibi bid-at’den olan namazlar; Fitre, sadaka ve zekât gibi yardımlarda, maksada aykırı beyan, inisiyatif ve tasarruflar; Kul hakkı, suç/günah ve af gibi istismar edilen kavramlar; Hacc, Oruç ve nihayet Kurban ile alâkalı sayıları yüzleri bulan bid’at, bid’at-ı hasene, adet ve hurafeler...

KURBAN İSTİSMARININ ÖTEKİ (kirli) YÜZÜ!..

Yukarda sözü edilen bid’at, sapma, istismar, suiistimal ve hurafeler İslâm’a vahamet derecesinde zarar veriyor. Müslümanların dünya lideri, kür’e-i arz’ın adalet güneşi, efendileri ve inkişafın (gelişmenin-yükselmenin) dinamosu olmaları gerekirken, tam aksine “geri kalma nedeni” gibi gösterilmeleri, bu kör inat, yanlışlarda ısrar, ihtiras ve menfaat hırsındandır.

Özellikle hatırlatırım: “Polis Operasyonunda gözaltına alınan ve aralarında LÖSEV, Deniz feneri derneği, Mehmetçik Vakfı başkanlarının bulunduğu 31 kişi adliyeye sevk edildi. THK Genel Başkanı Osman Yıldırım'ın serbest bırakıldığı operasyonda gözaltına alınanlar; vekâletle bağışlanan 215 bin hayvanın sadece 3'te birini keserek, yaklaşık 60 milyon TL haksız kazanç elde ettikleri iddia ediliyor.” (ANKA, 23 Aralık 2009)

İşte, yıllardır sürüp giden aldatmaca, kandırmaca, nitelikli dolandırıcılık, organize din ticareti ve apaçık insanlık düşmanlığı. Olayın içinde, kamuoyunda saygınlığı ile bilinen büyük firmalar, Cumhuriyet kurumları, TSK ilişkili vakıflar, varlık nedeni soygun/vurgun olan sözde yardım dernekleri var. Bu menfur ve melânet güruh tarafından sahte evrak düzenleniyor, hile, desise yapılıyor. İhalelere fesat karıştırılıyor. Dini vecibeler, insani boyut, hak-adalet, hukuk ve ahlâkla bağdaşmayan fiil ve tasarruflarla Müslümanlar soygun ve vurguna kurban ediliyor. Suçlular arasında, Allahın belâsı, domuzlaşmış, alçak-menfur ve melânet noter vekilleri, vakıf denetçileri, veteriner hekimler, din görevlileri, kombina sahipleri, stk başkanı, şirket sahipleri ve çalışanları var. Suçlular, kesilmesi gereken hayvanları kesilmiş gibi gösterip sahte belge tanzim ederek, haksız/haram kazanç sağlıyor, suçlarını sahtekârlık ve yalancılıkla örtüyorlar.

Bu menfur eylemin bir-kaç yıllık faturası milyonlarca kurban ve trilyonlarca TL!..

Ulvi bir ibadet, uhrevî mükâfat, af, rahmet/bereket ve mağfiret kapısı olarak görülen kurban nelere kadir!.. Algılama-uygulama biçimindeki yanlış bakınız nelere vesile olmakta.

Bütün bu soygun, vurgun, duygusal sömürü, insan ve din istismarına sebep:

Ancak Kâbe’de (Hac’da) ifası caiz kurban kesiminin, yanlış mekânda icrası…





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 18
Dün Tekil 825
Bugün Tekil 87
Toplam Tekil 1635618
IP 54.158.83.210






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































3 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ben sadece asil bir ailenin evladı olmakla değil, fakat asil bir milletin evladı olmakla gururluyum.
(ATİLLA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.406 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu