MİLLİYETÇİLİK KÖTÜ BİR ŞEY DEĞİL… - Av. Özcan PEHLİVANOĞLU - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









MİLLİYETÇİLİK KÖTÜ BİR ŞEY DEĞİL… - Av. Özcan PEHLİVANOĞLU
Tarih: 11.10.2011 > Kaç kez okundu? 1857

Paylaş


Türkiye’de öteden beri “Türk Milliyetçiliği” üzerinde fırtınalar kopartılır ve “Türk Milliyetçiliği” yerden yere vurulur. Halbuki Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna vesile olan İstiklal Mücadelesini, Türk Milliyetçileri yapmış ve Türkiye Cumhuriyeti devletini bedelini kanla ödeyerek kurmuşlardır. Bu durum bizim kaynaklarımızda göz ardı edilse de, Amerikan, İngiliz, Fransız ve diğer ülkelerin belgelerinde kayıtlıdır.

Hepimizin, sevdiğimizi söylediğimiz Mustafa Kemal Atatürk’te, bir Türk Milliyetçisidir ve bunu defaatle beyan etmiştir. Oysa kendini Atatürkçü olarak tanımlayan bir çok T.C vatandaşı buna karşılık Türk Milliyetçisi olmadığını vurguluyor ve milliyetçilikten uzak duruyor. Bu ne yaman çelişki veya bir takiyyedir!

Türk Milliyetçileri daima “ebed müddet” anlayışı içerisinde, kurmuş oldukları devletin sonsuza dek yaşaması için, şuurlu, bir şekilde günümüze kadar fedakarca bir duruş sergileyerek gelmişlerdir.

Dünya konjektörünün değişmesi sebebiyle kah tabutluklarda yatmışlar, kah ihtilallerden sonra her türlü zulüme uğramışlar ve nihayetinde de ezan susmasın, bayrak inmesin, camiler ve kuranlar yakılmasın, örf-adet-gelenek-kültür bozulmasın diye 12 Eylül öncesinde olduğu gibi kahpe kurşunlarla toprağa düşmüşlerdir.

Ancak milliyetçilerin yüklendikleri bu misyondan hiç hoşlanmayanların anti propagandası ile de hiçte hak etmedikleri davranışlara maruz kalmışlardır.

Milliyetçilerin yani Türk Milliyetçilerinin sadece Türkiye için değil tüm Türk Dünyası hatta bütün mazlum ve mağdur milletler için üstlendiği tarihi ve insani görevden rahatsız olanlar, bir kara propagandayla, milliyetçiliği ve Türk Milliyetçiliğini; Hitler, Mussolini, Franco faşizmi ve faşistleri ile özdeşleştirmeye çalışmıştır.

Bu yetmemiş gibi milliyetçilere zaman zaman “katil” sıfatı yakıştırılmış; gaspçı, darpçı, çeteci, tahsilatçı ve laf anlamaz adam imajı kafalara yerleştirilmek istenmiştir.

Başka bir grup ise dinimiz İslam üzerinden, milliyetçiliğe ve dolayısıyla Türk Milliyetçiliğine saldırmıştır. İslam’ın ırkçılığa ve kavmiyetçiliğe karşı olduğu düşüncesiyle, dini her mekan ve ortam; Türk Milliyetçiliği aleyhine bir saldırı merkezi haline getirilmiştir.

Düşünebiliyormusunuz; kendisini İslamcı, liberal, sosyal demokrat, muhafazakar, komünist, ihtilalci, mikro milliyetçi, kürtçü vs. olarak tanımlayan ne kadar adam varsa, hepsinin karşı olmakta birleştiği tek nokta “Türk Milliyetçiliği” düşmanlığıdır.

Bu sebeple karşılaştığınız bir kişiye “Türk Milliyetçisiyim” deme gafletine düşerseniz, onun suratının aldığı halden, sizin hakkınızda ne gibi bir kanaate sahip olduğunu çok rahatlıkla anlayabilirsiniz.

Bu bize göstermektedir ki; yapılan planlı propaganda sonucu, milliyetçilik ve Türk Milliyetçiliği kavramları üzerinde büyük bir tahribat yapılmış ve buna birilerininde Türk Milliyetçiliği üzerinden geçinme arzusu eklenince, Türk halkının kafası iyice karışmıştır.

Günümüzde, hiç olmadığı kadar, milliyetçi olmaya, Türk Milliyetçilerine ve Türk Milliyetçiliği ideolojisine ihtiyacımız vardır. O halde bu kavramları yeniden tanımlamak, halkımızla bir araya getirerek barıştırmak ve de Türk Milliyetçiliğine düşman karanlık propaganda odaklarını yenmek gerekmektedir.

Türk Milliyetçiliği; milliyetini, dilini, örf ve adetlerini, kültürünü, sanatını vb. sevmek, inançlarına bağlı olmak ve bunları nesilden nesile güçlendirerek aktarmak suretiyle dünya hayatını yaşamak demektir.

Milliyetin ne olduğu ve millet kavramına nasıl ulaşıldığı apaçık bellidir. Aynı toprağa vatan diyen, acısı ve sevinci beraber, cefası ve sefası ortak, konuşunca anlaşan, cephede bayrağı ve namusu için hain mermiye baş uzatan, Allah’ı, peygamberi, kitabı bir ve diğerine saygılı insanlar topluluğu benim milliyetimi ifade eder. Bunu sevmekte milliyetçiliktir. Bunda da hiçbir yanlış yoktur.

Elbette ki; dünyamızda her bir şeyin adı olduğu gibi bu insan topluluğununda bir adı vardır. Ve bunun adı da “Türk”tür.

Bunun neresi yanlıştır? Bunun neresi ırkçılık ve kavmiyetçilik, bunun neresi faşistliktir, bunun neresi kötülüktür, bunun neresi düşmanlıktır?

Bir Alman, Fransız, İngiliz, Rus, Bulgar, Musevi vs. kendi milletini nasıl seviyor ve bu bir kabahat olmuyorsa, benim bir Türk olarak milletimi sevmem nasıl suç oluyor da bu sebeble horlanıyorum? Anlamak mümkün değil!

Türk Milleti ve eğer ortalıkta kaldıysa Türk aydınları; mutlaka milliyetini ve milletini sevmek demek olan milliyetçiliği ve de Türk Milliyetçiliğini halkın anlayacağı bir şekilde yeniden tarif etmeli ve bir değer olan Türk Milliyetçiliğine milletçe sımsıkı sarılınmalıdır.

Çünkü Türk Milliyetçilerinin özü sevgidir, saygıdır, inançtır, imandır, vefadır, yüksek ahlaktır ve değerlerin yaşama geçiriliş şeklidir.

Türk Milliyetçiliği pınarının kaynağı olan yerde alemlere rahmet olan Hz. Peygamber oturur ve etrafındaki halka da Hoca Ahmet Yesevi, Yunus Emre, Mevlana, Hacı Bayram Veli, Hacı Bektaş-ı Veli, Şaban-ı Veli, Mustafa Kemal Atatürk, Ziya Gökalp, Mümtaz Turhan, Erol Güngör, Seyit Ahmet Arvasi bulunur ve ellerindeki temel rehber ise Kuran ve onun aydınlattığı ilimdir. Bu nedenle Kuran insana nasıl bakıyorsa, Türk Milliyetçileri de öyle bakmaktadır.

Hz. Ali diyor ki; “Soylar boylar, babaların anaların mensup oldukları soyla boyla değil, övülecek üstünlüklerledir.” Bizde adına “Türk” denilen milletin, İslama bayraktar olarak insanlığa yaptığı hizmetlerle övünen ve sırf bu yüzden insanlığı ve tabiî ki milliyetini de seven “Türk Milliyetçileri”yiz.

Öyleyse şimdi oyunları bozma, tuzakları imha etme zamanıdır. Bunu da kendilerini Türk Milletine anlatmayı ve onlarla fikri ve zikri birlikteliği başarmış “Türk Milliyetçileri” yapacaktır.



Özcan PEHLİVANOĞLU

ozcanpehlivanoglu@yahoo.com





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 19
Dün Tekil 861
Bugün Tekil 719
Toplam Tekil 1635425
IP 54.205.140.252






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































2 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ey Türk Beyleri, Milletim, İşitin! Yukarıda Gök Çökmedikçe aşağıda yer delinmedikçe, TÜRK Ulusu senin ülkeni kim alabilir? Töreni kim Bozabilir?
(Bilge KAĞAN)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.597 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu