TÜRK BAŞBAKANININ EKSİK YUMRUKLARI! - Emekli Albay Vedat KUŞAKLI - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









TÜRK BAŞBAKANININ EKSİK YUMRUKLARI! - Emekli Albay Vedat KUŞAKLI
Tarih: 25.09.2011 > Kaç kez okundu? 1942

Paylaş


Televizyonu zaplıyordum ki, Kıbrıs açıklarında araştırma yapacak Koca Piri Reis gemimiz nerelerde, ne yapıyor ? Öğreneyim! Profesör mü, yazar mı, ne haltsa herifin birisi ‘’ Terör sorununun bitmesi için, Kuzey Irak Kürtlerinin de ittifakı ile, bir özerk Kürdistan’dan korkmamamız gerektiğini ‘’ söylüyordu ve örnek te veriyordu ‘’ Bakın! Özelleştirmeden çok korktular ama boşuna korktular, zannettiler ki memleketi satacaklar! ’’ Sonra gazetenin birisine göz attım, eski ülkücü veya ülkücülükten bozma bir profesör bir televizyon programına çıkmış ve Atatürk milliyetçiliğinin çok saçma bir şey olduğunu anlatmış.Bir de bu ülkede özgürlük yok derler. Bu ülkede özgürlük olmasa, bu meçhul kişiler böylesine konuşabilirler mi? Buna cüret, cesaret edebilirler mi? Bu iki meçhul şahısın bu antin, kuntin gevezelikleri hakkında hiç bir yorumda bulunmayacağım. Çünkü değmez! Çünkü kedilerin miyavlamasına da, kargaların gaklamasına da kafayı takıp her tezek kokusuna yorum yapmaya kalkarsak, ömrümüz yetmez, İnternet siteleri yetmez, klavyelere tıklamaya parmaklarımın mecali ve gözlerimin feri yetmez. Biz gelelim Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler’deki konuşmasına, daha doğrusu Birleşmiş Milletleri sözleriyle sopalamasına, dövmesine! Öncelikle Birleşmiş Milletlerin, NATO’nun, Avrupa Birliği’nin resmen olmasa da fiilen çöktüğüne ve resmi olarak da artık bunun kabul edilmesi gerektiğine ve bu palavradan organizasyonların lağvedilmesi gerektiğine inanan bir faniyim.Yine de Recep Tayyip Bey’in Birleşmiş Milletler’e sağlı, sollu yumrukları çok hoşuma gitti. Ancak Başbakanımız 6 yumruk eksik salladı. Müsaadenizle bu yumrukları size arz edeyim. Birincisi Doğu Türkistan’ın bağımsızlığının ilanının zamanı geldiğini haykırmalıydı. İkincisi Bosna’da, Kosova’da, Makedonya’da silahlı Sırp ırkçılarının saldırılarına ve tecavüzlerine maruz kalan Türk ve Müslüman insanların ailelerine tazminat ödenmesini ve Sırpların yüz yıl süre ile silahsızlandırılmalarını ısrarla talep etmeliydi. Üçüncüsü Hocali’den, Karabağ’dan Ermeni askerlerinin derhal çekilmeleri uyarısında bulunmalıydı. Dördüncüsü Birleşmiş Milletler üyesi geçinen, Avrupa Birliği üyesi geçinen, medeni geçinen, NATO üyesi geçinen bir çok ülkenin Türkiye’ye havlayan ve saldıran kudurmuş teröristlere destek verdiğini, Onları üzerimize saldığını, Onları beslediğini açık ve net olarak belirtmeliydi. Beşincisi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bir ülke olduğunu ve öyle de kalacağını, O Türk ülkesine boşu boşuna ambargo koymamalarını sakin olarak Birleşmiş Milletler temsilcilerine söylemeliydi. Altıncısı Kuzey Irak’ta Kürtlerin resmi, fiili bir Kürdistan Özerkliği kurmaları karşısında, oradaki Türkmenlerin de fiili ve resmi bir Türkmenistan Özerkliği kurmaları haklarının bundan böyle kullanılacağını ve Türkiye’nin de bu konuda garantör olacağını açıklamalıydı. Bu altı yumruğa ilaveten, İran’ın nükleer faaliyetleri ile uğraşılıyor da, İsrail ve Amerika başta olmak üzere, Rusya ve Çin’i de kapsayacak şekilde, nükleer, biylojik, kimyasal silahlar üreten, bulunduran ve atom bombası rezervlerine sahip olan ülkelere, bu konuda niye kimsenin yan bile bakmadığını soracaktı? Rusların Çeçenlere niye soy kırım uyguladığını soracaktı? Ahıska Türklerinin gasp edilen topraklarının, el konulan mallarının ve kıyılan canlarının hesabını Rusların ne zaman vereceklerini soracaktı? Yine de bu güne kadar Birleşmiş Milletlere ilk defa sağlı, sollu atılan ilk tokatlardır bunlar ve küçümsenecek bir başkaldırı değildir. Benim Türk Hükümetine ve bundan sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin iktidarlarına naçiazene önerim şudur; Mustafa Kemal’i ve ilkelerini küçümseyen ne idüğü belirtsiz şahıslara rağmen; Mustafa Kemal’i, Bilge Kaan’ı, Kültigin Han’ı, Ertuğrul Gazi’yi ve Osman Gazi’yi örnek almış, bu örneğin üzerine de kendi katkılarını, kendindeki ilhamları koymuş liderlere ihtiyacımız vardır. Mustafa Kemal’i örnek alıp kendimizdeki ilhamları üzerine ilave edersek, sanırım Birleşmiş Milletler’deki gürlememiz boşuna olmaz. Sanırım o zaman Türk karasularında Rum, Japon, İsrail gemileri petrol, doğalgaz arayamaz. Bazı büyük filozofların Türk televizyonlarından Büyük Kürdistanın, Büyük Ermenistanın kurulması ve bundan korkulmaması yönündeki temennilerini ifade etmelerine rağmen ve bazı büyük Türk profesörlerinin de Atatürk Milliyetçiliğinin çok saçma olduğu konusunda kişisel hezeyanlarını büyük bir keşif ve icatmış gibi açıklamalarına rağmen, eğer; Mustafa Kemal, Bilge Kaan, Kültigin Han, Ertuğrul Gazi, Osman Gazi ruhunu ruhunda yaşatan ve bu ruhu kendindeki ilhamlarla büyütmeye çabalayan liderlik anlayışına sahip bir Türk lideri dünya sahnesine çıkarsa, Mustafa Kemal’in, Bilge Kaan’ın, Osman Gazi’nin hayallerinin de ötesinde güzellikleri gerçekleştirmiş olur. Recep Tayyip Erdoğan bahse konu lider niye olmasın? Ancak Mustafa Kemal ilkelerine, Bilge Kaan ruhuna, Osman Gazi heyecanına sırt çeviren herhangi bir kimseden ne köy olur, ne kasaba? Hani vali olan bir genç adamları ile babasını ayağına getirtmiş ve babasına ‘’ Baba bak vali oldum! hani sen bana olamazsın diyordun hep! ’’ demiş. Babası da ‘’ Oğlum ben sana vali olamazsın dememiştim, adam olamazsın demiştim ve görüyorum ki yanılmamışım, olamamışsın! ’’ demiş ya, işte ben de diyorum ki, profesör, filozof, yazar, bakan, vekil, başnazır falan filan olabilirsin ama Türk lideri olmak başkadır, Türk dünyasının lideri olmak ise çok başkadır. Dünya lideri olmak ise bambaşkadır. Mustafa Kemal, Bilge Kaan, Osman Gazi ruhuna, ilkelerine, heyecanına, vatan ve millet aşkına sahip olamayan kişi sadece kendi şakşakçılarının, şahsi dostlarının, partizanlarının lideri olur. Eser, gürler ama şimşek gibi çakamaz, yıldırımlar gibi çarpamaz ve yağmurlar gibi yağamaz. Son bir konuya daha değineyim. Kemalizm diye de bir şey yoktur. Atatürk ilkelerini benimsemek vardır. Türk subayı tabu olsun diye, karizma ve prestij olsun diye Atatürk ilkelerine bağlı değildir. Atatürk’ü, komutanlık ettiği harpleri, devrimleri, ülkesine ve milletine bağlılığını incelemiştir, analiz etmiştir. Mükemmel olduğuna ikna olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nde bir subayın olmazsa olmaz koşulu Mustafa Kemal ilkelerini benimsemiş olmasıdır. Eğer benimsememişse, O yine askerdir, yine subaydır, yine astsubaydır, yine uzman erbaştır ama Türk Ulusu’nun, Türkiye Cumhuriyeti’nin askeri veya subayı değildir. Laikliğe gelince, bu konuda Başbakanın yanlışı var. Kuran’dan çıkardığıma , incelediğime göre İslam’ın temellerinden birisi, laik bir gönüle sahip olmaktır. Müslüman zaten eğer müslümansa doğal olarak laiktir. Kuran yani Allah’ın emirleri peygambere bile ne diyor? ’’ Sakın ha! Sen sadece tebliğ et! ’’ diyor. Laik demek, Allah’a inanmayan, dua etmeyen, İslam’ın koşullarını yerine getirmeyen, Allah’a kulluk etmeyen kişi demek değildir. Keşke ismine laiklik denilmeseydi de, başka bir şey denilseydi, örneğin din hoşgörüsü denilseydi, belki o zaman bu kadar tepki çekmezdi. Atatürk ilkelerinden olduğu için ve ismi de laiklik olduğu için çok tepki çekiyor. Halbuki peygamberimiz Muhammet Mustafa bence gelmiş geçmiş en büyük laik Müslümanlardan birisidir. Bu konuyu daha sonra daha da derin analiz edebiliriz. Ülkemizin Başbakanı AKP il, ilçe teşkilatı üyelerine öğüt, ders verir gibi, Birleşmiş Milletler teşkilatı üyelerine hitap etmesi çok hoşuma gitti. Ahmeti Nejat’da,bir parça olsun, doğru uyarılarda bulundu. Ama O kendisini dinletemedi. Recep Tayyip Bey dinletti. Yine de eksik kalan yumruklarını bir yazar olarak hatırlatmamın görevim olduğunu düşündüm. Ama emekli bir asker olarak asıl görevim şudur ki; Siirt’te, Diyarbakır’da, Van’da, Mardin’de, Şırnak’ta Jandarma ve Polis karakollarımıza böyle ikide bir ülkemizi yıkmak, yakmak isteyenler kalaşnikoflarla, roketatarlarla saldıracaklarsa o zaman dünyanın değil, kainatın sultanı olsan neye yarar? Sadece İslam aleminin değil, Hristiyan ve Yahudi aleminin de halifesi olsan ve ataistlerin de göz bebeği olsan ne yazar? Budizm ve Nirvana’ya inananların kabesi Ankara olsa ne çıkar? Yeter artık! Allah Aşkına! Allahını seven şu teröristlere insan muamelesi yapmasın! Başbakan Talabani ile görüştü ve katiller ince bir mesaj verdiler! Şimdi kıldan ince,kılıçtan keskin mesajı Türk Ordusu versin! Kelle kopartmaksa mesele, nasıl kopartıldığını gösterin kafirlere! Yeter! Allahını seven artık erimizi, polisimizi kalleş kurşunlara hedef yapmasın! Bin defa yazdım! Teröristle konuşulmaz! Katille pazarlık yapılmaz! Onlar ya ölecek, ya öldürecektir. Çünkü başka seçenek kitaplarında yoktur! O halde ölmeyiniz ve öldürünüz! Tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi sevgi ve hürmet ile selamlıyorum ve karşılarında esas duruşta ağlıyorum.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 14
Dün Tekil 767
Bugün Tekil 291
Toplam Tekil 1637352
IP 54.158.83.210






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































5 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Üstümüze kılıç çekilmedikçe, ülkemize girilmedikçe, teb'ama cefa edilmedikçe Bizden kimseye zarar gelmez. (Fatih Sultan MEHMET)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.811 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu