SEZENLER VE KUMRULAR - Emre KARTAL/Dündar TAŞER - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









SEZENLER VE KUMRULAR - Emre KARTAL/Dündar TAŞER
Tarih: 24.09.2011 > Kaç kez okundu? 2034

Paylaş






“ Hiçbir yeri mantık ve müzakere ile terketmedik. Bu vatanı da birkaç nazariyecinin safsatasına, birkaç hainin fesadına, birkaç ahmağın gafletine kurban etmeyeceğiz.”



DÜNDAR TAŞER







Dikkat! Bu yazı ne bir siyasi parti avukatlığı için ne de siyasi bir eleştiri için yazılmıştır. Bu yazı tamamen bir “düzen eleştirisi”dir. Bu yazı tamamen statüko karşıtı kimliğiyle, kendi statükolarını yaratmak isteyen “zihniyete” karşı yazılmıştır. Bu yazı asil bir isyanın ve kutsal bir düzenin son temsilcileri olan Ülkücülerin kaleminden dökülen bir düzen eleştirisidir.



Tarih 9 Eylül 2011…



Türkiye basınında ANKA ve AA kaynaklı bir haber patladı. “Ülkü Ocakları’na baskın: 42 Gözaltı. Ankara Ülkü Ocakları Başkanı N.Y'nin de bulunduğu 42 kişiyi gözaltına aldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla başlatılan operasyonda 8 ay süreyle teknik takip yapıldığı bildirildi.”



Tarih 13 Eylül 2011…



Dicle Haber Ajansı’nın yayınladığı bir ses kaydı internet üzerinde bomba etkisi yaptı. Bu bomba gündemi bir anda alt üst etti. Ses kaydında MİT Müsteşarı Hakan Fidan, MİT Müsteşar yardımcısı Afet Güneş, KCK'lı Mustafa Karasu, PKK'lı Sabri Ok, Kongra-gel Başkan Yardımcısı Zübeyir Aydar, PKK-Devlet pazarlıkları yapıyor. MİT görevlileri bebek katili hakkında “sayın Öcalan” diyor.



Tarih 20 Eylül 2011…



Ankara’nın göbeğinde, Kızılay’da, gerçekleşen patlamada 3 vatandaş hayatını kaybetti. 30’un üzerinde vatandaş yaralandı. Basın hemen olaya odaklandı. Hükümetten ilk açıklama Bülent Arınç’tan geldi: “Patlamaya bir araç içerisindeki bombanın neden olduğu tespit edilmiş.” İkinci yetkili açıklama İç İşleri Bakanı İdris Naim Şahin’den geliyor: “ Terör saldırısı olma ihtimali yüksek. “ Sonrasında yetkili bir yargı merciinden, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan açıklama geliyor: “ Ankara ili Çankaya ilçesi Kumrular Caddesi üzerinde bir araç içerisine yerleştirilen parça tesirli bir bombanın patlatılması sonucu….terör eylemi olarak değerlendirilmiştir.'' Son açıklama ise ABD’den geliyor. Yanlış anlamayın açıklamayı Obama yapmadı, Sayın Başbakan Erdoğan yaptı: “ Olay bir tüp patlaması mı yoksa başka türlü bir patlama mı, terörle ilgili mi… Şu anda kesin bir netice almadan açıklama yapmak doğru olmaz.” Büyüklerimiz saldırının ne olduğuna kararsızlardı. Gözaltına alınan bir vatandaş olayla ilgili olmadığı anlaşılınca serbest bırakıldı. Ardından TAK Kürdistan Özgürlük Şahinleri isimli terör örgütü olayı üstleniyor. Başbakandan ses yok.



Habur’dan başladı bu yıkım. Otobüsler üzerindeki teröristleri yüzlerce insan karşılarken bunun bir MİT organizasyonu olduğu ortaya çıktı. PKK’yla görüştüğünü reddeden Başbakan olayı kıvırmaya çalıştı. “Güzel şeyler olacak” diyen Cumhurbaşkanı Almanya’da Alman demokrasisiyle ilgili yorumlar yapıyordu bu sırada. Başbakan ise Mısır’da “Emir’ül-Müminin”, Libya’da İslamın Kurtarıcısı oluyor, İsrail’e karşı dünyanın gösteremediği bir cesareti gösteriyordu(!) İsrail takmasa da gösteriyordu. Önceliğinin ne olduğunu bilmeyen bir hükümet, kadrolaşmış ve cemaatleşmiş bir kamu, tarafsızlığını çoktan kaybetmiş bir yargı.



12 Eylül’ü 13 Eylül’e bağlayan gece Ankara Adliyesi’nde Tekbir ve Dua sesleri semaya yükselirken, Ülkücü beyinlerde soru işaretleri dolaşıyordu. Ülkücülere karşı duran çevik kuvvet polisi “eskiden ben de kalkanın diğer tarafındaydım” diyerek kendini biraz olsun affettirmeye çalışıyordu. Çoluk-Çocuk yaşlı genç yüz civarında insan gece 4’e kadar adliye önünde beklerken avukatların bile anlayamadığı bir mahkeme görülüyor ve suçsuz günahsız üniversite öğrencisi Ülkücüler tutuklanıyordu. Adliye’nin camında dik duruşun timsali bir insan, ülküdaşlarına sanki “biz yıkılmadık” dercesine kelepçeli elleriyle “bozkurt” yapıyordu. İman dolu yürekler ise “O kelepçeyi vuranlar utansın” diyor ve düzene küfrediyorlardı. Statükoya karşı mücadele ettiğini söyleyen zihniyet ise kendi “F-tipi” statükolarını yaratırken, geçmişten kalan kıskançlıklarının acısını çıkarmaya çalışıyorlardı.



Ülkücüleri 8 ay dinleyerek operasyon yapan ve yalan yanlış haberlerle halkı kandırarak suçsuz günahsız öğrencileri cezaevine gönderenler, aynı dinlemeyi bölücü teröristlere yapamıyor, Ankara’nın göbeğinde 3 vatandaş can veriyordu. Bu vatanı canlarından çok seven Ülkücüler terörist muamelesi görerek zindanlara atılırken, MİT müsteşarı İmralı canisine “sayın Öcalan” diyordu. Bölücüler Habur’da davul zurnayla karşılanırken, Ülkücüler Sıhhıye’de tekbirlerle cezaevine uğurlanıyordu. Sezenler Caddesi’nde Allah rızasını kazanma derdiyle mücadele eden dava adamları bu düzen için Kumrular Caddesi’nde 3 vatandaşı katledenlerden daha tehlikeli görülüyordu. O bombacıyı dinleyemeyenler, Ülkücüleri 8 ay dinledik diyerek övünüyorlardı.



Bu durum AKP iktidarının yanlış politikalarından öte, artık farklı farklı çevrelerin oluşan ortamı değerlendirerek kendi gayrı milli düzenlerini, statükolarını kurma mücadelesi olarak netleşiyor. Bir tarafta Pensilvanya’dan yönetilen itikadı bozuk bir cemaat, diğer tarafta Cumhuriyet ve Türklük düşmanı eski Marksist yeni Liberal, Liboşlar, diğer tarafta eskinin mücahidi yeninin müteahhiti olan yeşil sermaye, diğer tarafta DP-AP-ANAP-AKP çizgisinde siyaset yapan ihaleci Anadolu burjuvaları, diğer tarafta ise bunların hamisi Erdoğan ve ekibi. Siyaset üstü bir mücadeleyle her alanda Türklük ve Cumhuriyet değerlerini yıkmak için mücadele veriyorlar. Türk adını taşıyan, Türklük için mücadele eden herkesi yok etmek istercesine saldırıyorlar ama “azınlık”, “etnisite”, “özgürlük”, “demokrasi” deyince akan suları durduruyorlar. Ve Türkiye geçmişte Sağ-Sol, Alevi-Sünni, Türk-Kürt, Laik-Müslüman, gibi suni cepheleşmeler yerine tamamen gerçek bir cepheleşmeye sahne oluyor: Milli ve Gayrı Milli. Ve bu cephe savaşında TSK’ya darbeler indiren yeni statükocular, Milli Cephenin “Alperenlerini” yani Ülkücü Hareketi küçük olayları bahane ederek yıldırmaya çalışıyor. Bölücüleri ise himaye ederek Cumhuriyete ve Türklüğe kin kusuyorlar. 12 Eylül’ün yıkamadığı ülkücüleri yeni bir 12 Eylül’de yıkmaya çalışanların başarısız olacaklarını biliyor ve 12 Eylül 2010’da yapılan referandum öncesi Başbakan’ın istismar ettiği Mustafa Pehlivanoğlu’nun mektubundaki , Başbakanın okumadığı satılarla, düzen eleştirime son veriyorum:



“Şunu unutmasınlar ki Mustafalar ölür Allah davası ölmez Milliyetçilik yaşar. Kellemi verdiğim bu davanın zaferi yakındır. Zafer yalnız Allaha inananlarındır.”







EMRE KARTAL



23.09.2011 05:04



ERYAMAN





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 18
Dün Tekil 828
Bugün Tekil 629
Toplam Tekil 1638518
IP 54.205.8.87






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































6 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Türk Devletinin yenilmez, zinde hayat gücü ve Türk Milletinin teminatı ve istikbali gençliktir.
(Alpaslan TÜRKEŞ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.788 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu