AKİT GAZETESİ’NDEKİ PROVOKATÖR MUHABİRE CEVAP - Seyfullah TÜRKSOY - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









AKİT GAZETESİ’NDEKİ PROVOKATÖR MUHABİRE CEVAP - Seyfullah TÜRKSOY
Tarih: 06.09.2011 > Kaç kez okundu? 2283

Paylaş










23 Ağustos 2011 tarihinde, Çeçenistan’da bir dizi açılışlar gerçekleşmiştir.



Jalka ve Gudermes şehirlerinde iki ihtişamlı Osmanlı Camisi ve yine Gudermes



şehrinde modern bir medrese ve dini eğitim merkezi Cumhurbaşkanı Ramzan Kadirov’un katılımıyla hizmete açılmıştır.



Açılışa çeşitli ülkelerden misafirler katılmıştır. Türkiye’den de bir heyet açılışlarda hazır bulunarak Çeçen kardeşlerimizin sevincini paylaşmıştır. Bora ve Penta İnşaat’ın konukları olarak Çeçenistan’a gelen yaklaşık 140 kişilik heyetin tamamı gördüklerinden ve yaşadıklarından memnun olarak ülkemize dönmüşlerdir.



Risale-i Nur Talebeleri’nden Süleyman Efendi Cemaatine, MHP’lilerden Ak Partililer’e, Milli Görüşçüler’den İhlas Cemaati’ne kadar çeşitli fikir ve düşünceden çok sayıda insan ile Türkiye’deki Çeçen Diasporası’nın önemli temsilcileri, Çeçenistan ziyareti sonrası aynı düşüncede buluşmuş, ,ülkede yaşayanan gelişmelerden ve güzelliklerden çok olumlu etkilendiklerini,



Çeçenistan gerçeklerinin Türkiye’de bilinenden çok farklı olduğunu ısrarla belirtmişlerdir.







Açılışlarla ilgili olarak, diğer basın yayın organlarının yanısıra, TRT Türk, bir saatlik özel Çeçenistan dosyası hazırlamış ve objektif bir bakış açısıyla Çeçenistan gerçeklerini kamuoyuna sunmuştur.







TERÖRİSTLERE HEDEF GÖSTERİLDİM



Üzülerek belirtelim ki, heyet arasına sızan provokatif amaçlı bir muhabir, tamamen önyargılarla dolu bir haber yaparak hem şahsımı hem de Çeçenistan’da başarılı faaliyetleriyle öne çıkan Bora İnşaat Başkanı Alper Suri’yi hedef alan karalayıcı iftiralarda bulunmuştur. Cehalet ve iftira dolu yazıdan edep ve namus timsali Çeçen kadınları kızları da nasibini almıştır. O nedenle bu açıklamayı yapmak zaruret haline gelmiştir.



Yeni Akit Gazetesi’nde Hüseyin Kulaoğlu imzalı “Çeçenistan değil, sanki Rusya” başlıklı haberde, Türkiye’den bir heyetin Ramzan Kadirov tarafından davet edildiği iddia edilmiştir. Oysa Türk misafirler kesinlikle Ramzan Kadirov’un davetlisi olarak değil, Çeçenistan’da iş yapan Bora İnşaat ve Penta İnşaat’ın davetlisi olarak açılış törenlerine katılmışlardır.



Ulaşım, konaklama, yeme-içme masrafları da bu şirketler tarafından karşılanmıştır.



Her iki firmanın başkanları benim yakın dostlarım olduğu için benden böyle bir ricada bulundular ve ben de tanıdığım birkaç dostumu davet ettim. Olay budur. Gelen insanların hemen hepsi benim yakın dostlarım olduğu için onlara Çeçenistan’ı anlatmak ve Ramzan Kadirov’u sevdirmek gibi bir çabam zaten olamaz. Onlar zaten aklı başında sağduyulu insanlar ve herşeyin farkındalar. Türkiye’deki azgın azınlıkların bazen ne tür yalanlara başvurduklarını, nasıl kara propaganda yaptıklarını en az benim kadar biliyorlar. Dolayısıyla ne benim ne de Alper Suri’nin ya da Mehmet Koçak’ın, gelen misafirlere birşeylerin propagandasını yapma düşüncemiz sözkonusu olamaz.







KADİROV’UN BÖYLE BİR TALEBİ OLMAMIŞTIR



Bir diğer husu da şudur: Bu davetin Çeçenistan devletiyle ve yöneticileriyle hiçbir alakası yoktur. Zaten Ramzan Kadirov’un kendisini başkalarına anlatma gibi bir merakı ve düşüncesi asla sözkonusu değildir. Eğer Çeçen Devleti’nin bu konuda benden gerçekten bir talebi olsaydı, Türkiye’den en üst seviyede bir heyeti seve seve davet ederdim ve eminim yüzlerce seçkin ismin Çeçenistan’ı yakından tanımasına vesile olurdum. Böyle birşey hiçbir zaman olmadı. Çeçenistan Devleti’nin ve Devlet Başkanı Ramzan Kadirov’un kendini Türklere sevdirme ve beğendirme gibi bir düşüncesi olsaydı, 25 yıllık bir gazeteci olarak çok net söylüyorum, bu olay bir haftada gerçekleşebilecek son derece basit bir olaydır. Türkiye’de bu işlerin nasıl yapıldığını çok iyi bilen bir medya mensubuyum! Çeçenistan’da yapılan güzel işleri Türk halkı tam anlamıyla görebilse, Ramzan Kadirov’un halk kahramanı muamelesi göreceğinden şüphem yoktur. Ama bir kez daha ve yeminle söylüyorum, Çeçenistan Devleti’nin ne böyle bir girişimi olmuştur ne de bu konuyla ilgili bir bütçe ayırmıştır. Hariçten gazel okumaya alışkın olan ve terörizmden medet uman cahillerimiz, nedense kendilerini fazla önemsiyorlar. Oysa Çeçenistan’da inanın kimsenin böyle bir derdi yoktur ! Türkiye’de kimin ne dediği ne söylediği de umurlarında bile değildir. Zira onlar iki büyük savaşta yüzbinlerce evladını kaybederek, çok yüksek bir bedel ödemişlerdir. Yeni bir macera daha yaşamak istemiyorlar ve herkes ülkedeki barış sürecinin devam etmesini istiyor. Bazı İslam düşmanı odakların “Çeçensiz Çeçenistan” projesinin ne anlama geldiğini artık halk çok iyi biliyor!..



CAMİLER, AHMET HACI KADİROV’UN VASİYETİDİR..



Çeçenistan’ın bütün şehirlerini donatan muhteşem Osmanlı Camileri’nin yapılış gayesi de, kesinlikle ve kesinlikle -aman Türkler bizi sevsin beğensin gibi- yapay düşüncelerden kaynaklanmıyor. Bu camiler, Devlet Başkanı Ramzan Kadirov’un babası rahmetli Ahmet Hacı Kadirov’un vasiyetidir. O, ülkesinin her köşesini Osmanlı camileriyle, minareleriyle donatmak istiyordu. Çünki hakiki bir Osmanlı ve Türk dostuydu. Türkiye’de ‘Radikal İslamcılık’ şemsiyesi altındaki gizli Osmanlı ve Türk düşmanları, PKK, Taliban ve El Kaide sempatizanları, bu duyguyu anlayacak seviye ve idrake sahip değildir. Kadirov hakkında ileri geri konuşan bu cahiller, Devlet Başkanı’nın evinde özellikle mübarek gün ve gecelerde okunan Osmanlı Mevlidi’nden de habersizdirler. O mevlidde hala Osmanlı Orduları için dualar edilmektedir. Çeçenistan son beş yılda yüzlerce caminin yanısıra yüzlerce Kur’an kursu ve medrese yapmakla kalmamış, Kazakistan ve Kırım gibi ülkelerde bile Osmanlı-Türk Camileri inşa ederek bölge müslümanlarına hediye etmiştir. Aslında, Alper Suri’nin de her zaman vurguladığı gibi, Türkiye’nin Çeçenistan’a bir teşekkür borcu vardır. Eğer, Ramzan Kadirov Çeçenistan’da Osmanlı Türk camileri yerine, Arap mimarisiyle camiler inşa etseydi, inanın Arap ülkeleri bu camilerin tamamının finansmanını karşılardı. Türkiye daha önce Türkmenistan, Tacikistan, Azerbaycan’da birer cami yaptırıp hediye etmesine mukabil, Çeçenistan’daki camilerin bir tanesinin minaresine bile katkı sağlamamıştır.



Ama inanın Çeçenlerin böyle bir beklentisi de yoktur. Çeçenistan’ın Türkiye’den maddi bir beklentisi olmadığı gibi, Türk ekonomisine ciddi katkısı da sözkonusudur. Bugün Çeçenistan’daki Türk firmalarında 10 bine yakın insan çalışmaktadır ve bunun çoğu Türkiye’den gelmiştir. Hergün yüzlerce TIR Türkiye’den Çeçenistan’a ürün sevkiyatı yapmaktadır. Bütün bu gerçeklere rağmen, Türkiye’de bir avuç ne idüğü belirsiz militan ve illegal örgütlerin sempatizanları, internet gücünü kullanarak ve duygu sömürüsü yaparak iyiniyetli insanlarımızı yanlış yönlendirmekte ve kandan-gözyaşından medet ummaktadır.



CEHALET DOLU SATIRLAR



Türkiye’deki en büyük sorun maalesef cehalet sorunudur. Medyadaki cehalet ise daha koyu ve daha derindir. Akit Gazetesi’nin cahil muhabiri bunun en bariz göstergelerinden biridir. Yazısının başlığını “Çeçenistan değil, sanki Rusya” koymuş. Bre cahil, orası zaten Rusya Federasyonu. Çeçenistan da bu federasyon içinde Özerk bir Cumhuriyet. Haberde, Çeçenistan’da Rus bayraklarının dalgalandığını anlatmış. Çeçenistan’da resmi törenlerde Çeçen bayraklarıyla beraber Rus bayraklarının da olması son derece doğaldır. Fakat önyargılı olduğu ve birilerinin uzaktan kumandasıyla hareket ettiği için, ülkenin her yanında dalgalanan Çeçen bayraklarını, Grozny City ve Gudermes Camii önlerinde dalgalanan Türk bayraklarını görmezden gelmiş!..







Hayatım boyunca hiç görmediğim, tanımadığım; gazeteci dostum Mehmet Koçak’ın hatırlı dostlarından biri zannederek Çeçenistan’da ağırladığımız bu psikopat muhabir bozuntusu, asılsız iftiralarla ve düzmece bir haberle, gerek beni ve gerek Bora İnşaat Başkanı Alper Suri’yi terörist gruplara hedef göstererek suç işlediği gibi, yediği kaba pisleyen mahlukların yaptığını yapmaktan geri durmamıştır. Kendisini davet eden Mehmet Koçak dostumuzu da mahçup etmiştir.



Be utanmaz adam, sen Çeçenistan’a kendi imkanlarınla veya çalıştığın gazetenin sana sağladığı olanaklarla gidip bu iftiraları atsaydın belki bunun anlaşılır bir tarafı olabilirdi ama sen Bora İnşaat’ın misafiri olarak gittin, yedin içtin, adam muamelesi gördün sonra da döner dönmez Bora İnşaat Başkanı’na ve bana hakaretlerde ve iftiralarda bulundun! Bunu hiçbir haysiyet ve şeref sahibi insan yapmaz. Hele müslüman olduğunu iddia eden biri asla yapmaz. Anlattıklarının onda biri bile doğru olsa objektif gazetecilik diyerek yaptığını anlayışla karşılayabilirdik. Ama sen objektiflik bir yana önyargılısın ve uzaktan kumandayla hareket ederek, bazı illegal grupların amacına hizmet ediyorsun.



Senin eleştirdiğin Alper Suri şu anda 5.500 insana istihdam sağlıyor. Bu insanların 4 bin kadarı Türkiye’den gelen garibanlardam oluşuyor. Peki sen, Çeçenistan’da yaşayan yüzlerce gariban Ahıska Türkü’nün de Bora İnşaat’ta çalıştığını ve sabah akşam Alper Suri’ye dua ettiğini biliyor musun? Alper Suri’nin, iki kardeş ülke arasında dostluk ve işbirliği köprülerini pekiştirmek için adeta bir büyükelçi gibi nasıl bir gayret içinde olduğunu hiç düşündün mü? Ve yine Alper Suri’nin , Türkiye’den gelen misafirler rahat etsin diye, kendisinin ve arkadaşlarının evini konuklara tahsis ettiğini, kendisinin ofiste sabahladığı duydun mu?



Sende hiç utanma duygusu var mı?



Aslında sen gerçekten bu satırlara muhatap olacak bir kişilik değilsin ama seni ciddiye alıp yazdığın saçmalıkları okuyan iyiniyetli insanlarımıza gerçekleri gösterme adına bu satırları kaleme alıyorum. Sakın buradan kendine bir paye çıkarıp, seni adam yerine koyduğum zannına kapılma.



Yediği kaba pisleyen canlılara adam denmediğini sen de biliyorsun!..















ÇEÇEN KIZLARINA KARŞI TERBİYESİZLİK



Akit Gazetesi’nin cahil ve yalancı muhabirinin attığı çamur ve pisliklerden ar ve haya timsali Çeçen kızları kadınları da nasibini almıştır. Gudermes Camii’nin bahçesindeki küçük kız çocuklarının fotoğraflarını çekerek, “Bunlar tam başörtülü değil, yarım başörtüsü takıyorlar” diyerek küçücük beyniyle yorum yapmaya kalkmış. Bazı siteler de mal bulmuş mağribi gibi bu deli saçması yorumları anında sitelerine taşımışlar. Bir defa Çeçenistan İran veya Suudi Arabistan gibi bir Şeriat ülkesi değil. İsteyen başörtüsü takar isteyen takmaz. Ancak ben biliyorum ki, mevcut yönetim kadınların örtülü olmalarını özellikle teşvik ve tavsiye ediyor. Ama bu konuda zorlama yapmıyor. Örtülü kadınlar istedikleri her ortamda çalışabiliyor.



Öğretmenlik, doktorluk vs. yapabiliyor. Çeçenistan’da Başörtülü kadınların sunuculuk yaptığı İslami tv kanalı bile var. Ben 20 yıldır Rusya Federasyonu’nun ve Orta Asya’nın her köşesini adım adım gezen bir gazeteci olarak şunu iddia ediyorum: Şu anda Çeçenistan’daki İslami ortam ve huzur, manevi zenginlik, dini değerlere sahip çıkma, milli ve kültürel gelişmeler bahsettiğim bölgelerin hiçbirinde yoktur. Her zaman söylüyorum: Çeçenistan, Kafkasya’da İslamın parlayan yıldızıdır. Ve bu güzellikler zamanla bütün Kafkasya’yı etkilecek boyutlardadır. Ve Ramzan Kadirov, bütün bunları birilerinin hoşuna gitsin diye değil, samimiyetle ve ihlasla yapıyor.



Fakat kötü niyetli provokatör tüm bu güzellikleri görmüyor, cami bahçesinde oturan küçük kızların yarım başörtüsünü bahane ederek edepli Çeçen kızlarına terbiyesizce ithamda bulunuyor!



Bu mantığa göre Türkiye’deki başı açık kadınların fotoğrafını çekip Abdullah Gül’e, Recep Tayyip Erdoğan’a küfür ve hakaret etmek mi gerekir ! Böyle bir terbiyesizlik ve saygısızlık olabilir mi?







ZİYARETE KATILAN HERKES GÖRDÜKLERİNDEN ÇOK MEMNUN



Bu seyahate katılan çok sayıda değerli fikir erbabı, Çeçenistan’da gördüklerinden memnuniyetle ve sitayişle bahsetmektedir. Başta Diyanet İşleri Başkan Yardımcımız Prof.Dr. Hasan Kamil Yılmaz olmak üzere, yıllardır yazılarını zevkle okuduğumuz, aynı zamanda Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın kurucularından sevgili Mustafa Çalışan, yine aynı camiadan sevgili Raif Öztürk, Bosna’dan Çeçenistan’a kadar pekçok coğrafyada yaşanan acı olayların yakın şahidi gazeteci dostum Mehmet Koçak, Kafkas Çeçen Dayanışma Derneği’nin kurucusu ve eski Başkanı Fazıl Özen, Çardak’ın Ak Partili Belediye Başkanı Ali Kutlu, Ceyhan’ın MHP’li Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, Keçiören’in Ak Partili Belediye Başkanı Reşat Özcan, Adana Milletvekili Muharrem Varlı, Bilim Araştırma Vakfı Başkanı Tarkan Yavaş, Avrasya Ekonomi Derneği Başkanı Hikmet Eren, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Bilgi Teknolojileri Daire Başkanı Hakkı Tok, işadamları, fikir adamları, bilim adamları ve din adamları ve diğer misafirler ziyaretle ilgili değerlendirmelerinde hep olumlu ifadeler kullanırken sadece bir kişinin tamamen önyargılarla dolu yalanlarına ve iftiaralarına inanmak akıl karı olabilir mi? Ziyarete katılan 140 kişiden 139’u yanılmış, sadece Akit Gazetesi’nin 22-23 yaşındaki kendini ifade etmekten aciz konuşma özürlü çaylak muhabiri gerçekleri görmüş olabilir mi?



Eminim Çeçenistan ziyaretine katılan istisnasız her insan, Akit Gazetesi’ndeki uydurma haberi okuyunca



“yalan ve iftiranın böylesine pes doğrusu” demiştir. Nitekim pekçoğu beni aramış, bu yalan ve uydurma haberle ilgili üzüntülerini dile getirmiştir. Çeçenistan’ı daha önce de çok saygıdeğer isimler ziyaret etmiş ve çok olumlu intibalarla dönmüşlerdir. Ünlü şair ve yazarımız Yavuz Bülent Bakiler, Vakit Gazetesi’nden Mustafa Özcan, Yeni Şafak Gazetesi’nden Resul Tosun, TV 5’den Yavuz Selim Kurt, Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı Başkanı Necati Ceylan, Kafkas-Çeçen Diasporası’nın önemli isimlerinden Abdurrahman Özdil ve Çetin Özen, Diyanet İşleri Eski Başkanı ve Vatan Gazetesi Yazarı Prof.Dr. Süleyman Ateş, Diyanet İşleri eski Başkan Yardımcısı Hamdi Mert ve daha onlarca isim, bugün bile Çeçenistan’la ilgili olumlu düşüncelerini her yerde dile getiriyorlar.



HUKUK MÜCADELESİ BAŞLATACAĞIM



Hangi partiden, tarikatten, cemaatten, sivil toplum örgütünden olursa olsun, Çeçenistan’ı ziyaret eden herkes olumlu düşüncelerle dönmüş ve Çeçenistan’daki güzel gelişmelerden memnuniyetini dile getirmiştir. Çeçenistan’la ilgili olumsuz düşüncelerini sürdürenler ve ve bu konuda önyargıyla hareket ederek farklı düşüncedeki insanları karalayanlar ise Çeçenistan’a hiç gitmeyen, oradaki gelişmelerden habersiz klavye mücahitleri ya da yardım tacirleridir. Bu da işin bir başka ilginç tarafıdır.



Bunların, Akit Gazetesi’nin provokatör ve yalancı muhabirinin deli saçması haberine dört elle sarılmaları da kendi çapsızlıklarının ve seviyesizliklerinin bir tezahürüdür.



Ben şu ana kadar hakkımda asılsız iftiralar atan, beni doğrudan veya dolaylı hedef alan ve hedef gösteren



sahtekarlara, gizli Kürtçülere ve gizli Türk düşmanlarına, cahil yazarlara, sahtekar yardım tüccarlarına ve müslüman görünümlü münafık yobazlara karşı ciddi bir hukuk mücadelesi başlatmadım; Cehaletlerini er geç anlayacaklar diyerek sabırla bekledim. Hakkımdaki iftiraların üzerinde fazla durmadım. Esasen buna zamanım da yoktu. Çünkü benim temel felsefem şudur: “İt ürür kervan yürür” Fakat Akit Gazetesi’nin hem cahil hem yalancı provokatör muhabirinin yazdıkları bardağı taşıran damla olmuştur.



Çok yakında büyük bir hukuk mücadelesi başlatacağım ve Türkiye’yi dağ başı zanneden, beni terörist gruplara hedef gösteren sahtekar yobazları ve müslüman görünümlü münafıkları önce Allah’a sonra da Yüce Türk Adaleti’ne havale edeceğim.







Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 18
Dün Tekil 763
Bugün Tekil 676
Toplam Tekil 1636970
IP 54.147.236.192






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































4 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.907 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu