Zor Günler Geçiren İnsanların Gerçek Liderlere İhtiyaçları Vardır - Dr. Tahir Tamer Kumkale - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Zor Günler Geçiren İnsanların Gerçek Liderlere İhtiyaçları Vardır - Dr. Tahir Tamer Kumkale
Tarih: 29.01.2009 > Kaç kez okundu? 2386

Paylaş


Dünyayı temelinden sallayan, toplumları fakirleştiren küresel ekonomik kriz bütün yıkımlarıyla sürerken, emperyalist güçler milli çıkarları doğrultusunda hedef aldığı toplumları sahip olduğu silah gücü ile ortadan kaldırmaya devam etmektedir.

Eskiden savaşlar sadece bulunduğu bölgeyi ateşe verirdi. Bölgeye ulaşabilen birkaç gözüpek gazetecinin siyah-beyaz karelerinden yaşanan insanlık dramı aradan uzun bir süre geçtikten sonra fark edilebilirdi. Oysa şimdi dünyanın neresinde hangi olay olursa anında kameralar onu dünyaya yayıyor. İnsanlık acıyı ve tatlıyı birlikte yaşıyor..

Irak’ta, Afganistan’da Somali’de, Uzakdoğu’da ve son olarak burnumuzun dibinde Gazze’de olanları insanlık korku filmi gibi seyrediyor. Beyinleri Coca-Cola ve Mc Donald v.s ile uyuşturulmuş toplumların yanında bu gibi olayları önlemek için oluşturulmuş sözde insanlığı sahiplenecek Birleşmiş Milletler Teşkilatı da olayları sadece izlemekle yetiniyor.

Dünyamız gerçekten zor günler geçiriyor. Zor günleri ancak gerçek liderler yönetebilir. Atatürk böyle zor günlerde ortaya çıkan ve önce Türk toplumuna ve sonrada bütün insanlığa yön veren gerçek liderlerden biriydi. Geçen yüzyılın başında dünya yine böyle zor günler geçiriyordu. Ama o zaman devletlerin yönetiminde günümüzdekilere benzemeyen, hükmettikleri toplumları kayıtsız şartsız peşinden sürükleyebilen Stalin, Churchil, De Gaulle, Lenin, Mao, Nehru, Tito, Çan Kay Şek gibi gerçek liderler vardı.

Bugün dünyada Putin dışında liderlik vasıflarını taşıyan yönetici mevcut değildir. Amerikan halkı başta olmak üzere dünyanın bel bağladığı ve çok şeyler beklediği Obama’nın liderlik vasıflarının olup olmadığını anlamak için en az bir yıl uygulamalarını görmemiz gerekiyor. İnanıyorum ki şartlar zorlaştıkça yeni liderler ortaya çıkacak ve insanlığı kucaklayıp bugün içine düşürüldüğümüz vahşi Asimetrik Savaş’tan insanlığı çekip çıkartacaktır.

Büyük liderler büyük milletler içinden çıkar. Burada bahsedilen büyük millet kavramı, nüfusu çok olan veya çok geniş bir coğrafyaya yayılmış milletleri ifade etmez. Büyük milletler, oluşturdukları cihanşümûl devletlerle insanlığa yön veren ve her alanda insanlık aleminin gelişmesine katkıda bulunan milletlerdir. Bu milletlerin sayısı dünya yüzünde çok fazla değildir. İşte biz Türkler bu nadir milletlerden biriyiz.

Bugün ülkeleri ve her biri ülkeler kadar etkin olabilen küresel müesseseleri idare eden kişiler gerçek liderler değildir. Onlar sadece yöneticidir. Kimi seçilerek, kimi atanarak, kimi de mensup olduğu aileye dayanarak bulundukları yönetim kademelerine gelmişlerdir.

Yönetim, yönetici, liderlik ve lider kavramları genel hatlarıyla birbirine yakın kavramlardır. Ancak bu kavramlar arasında çok önemli ve anlamlı farklılıklar vardır.

Bilindiği gibi, Yönetim; bir kurum ve kuruluştaki faaliyetleri önceden belirlenmiş amaçlar doğrultusunda plânlama, örgütleme, koordine ve kontrol etme çabalarıdır. Yönetme ise, bu yönetim fonksiyonlarını gerçekleştirmek için gerekli otoriteye sahip olma ve istenen çalışmaları yapma işlemidir.

Liderlik ise çok farklı bir kavramdır. Liderlik; grup üyelerinin (içinde bulunulan sosyal topluluğun) ortaklaşa olarak kabul ettikleri amaçların gerçekleşmesi için grup içinden ve grup üyelerince seçilen bir kişinin grup üyelerini etkilemesi olayıdır. Yani lider, atanmaz, “ben liderinizim” diyerek göreve talip olmaz. Diğerleri onu kendilerinden daha üstün görerek o’nun emir ve komutasına girerler.

Lider olunmaz. Lider doğulur. Liderlik karakterleri bir insanda doğuştan itibaren mevcuttur. Şartlar elverişli olduğu ve zamanı geldiğinde ( toplumun en zorda olduğu ve kendi başlarına bir çıkış noktası bulunamadığı dırumlarda) lider derhal ortaya çıkarak kendisine inanan kitleleri kontrol ve denetimi altına alır.

Liderlik vasfı olan kişinin gerçek gücünün ne olduğuna ilişkin en belirgin örneği Gazi Mustafa Kemal Atatürk’te görmekteyiz..

Gazi, Erzurum’dadır. Ordu Müfettişliğinden istifa etmiş ve sivil elbiselerini giymiştir. Hiç bir makamı, yetki ve sorumluluğu yoktur. Parasal güçten ve yaptırım kabiliyetinden de yoksundur. Erzurumdaki 15 nci Kor. K. Kazım Karabekir Paşa kendi yerine atanmıştır. Üstelik Karabekir Paşa’ya İstanbul hükümeti tarafından Mustafa Kemal’i tevkif ederek İstanbul’a göndermesi emri verilmiştir. Bir bakıma Mustafa Kemal’in hayatı Karabekir Paşanın iki dudağı arasındadır.

İşte tam bu sırada liderlik gücü devreye girmiştir.

Ülke işgal altındadır. Osmanlı Devleti esir alınmıştır. Devleti ve milleti kurtarmak için bir milli mücadele yapılması zorunludur. Milli mücadeleyi millet yapacaktır. Mustafa Kemal bu misyon ile Anadoluya gelmiştir. Şimdi O’nu teslim etmekle bu mücadele daha başında lidersiz kalacak, ya da Karabekir Paşa bu mücadelenin liderliğini üstlenecektir. Karabekir Paşa kendisini Mustafa Kemal ile mukayese eder. Sonunda gerçek liderin kendisi değil, Mustafa Kemal olduğu kararını verir. Padişahın fermanını yok farz eder. Mustafa Kemal’e gider. “Paşam ben ve kolordum emrinizdeyiz” şeklindeki tarihi konuşmasını yapar.

Karabekir Paşa bu davranışı ile tarihin seyrini değiştirmiştir. Gerçek liderin Mustafa Kemal olduğu ve milleti ancak O’nun kurtarabileceği kararı ile Türkiye Cumhuriyetinin temellerini atmıştır. Bununla Türk milletine ve dünya insanlığına fikir ve düşünceleri ile sonsuza kadar ışık tutabilecek bir lider hediye edilmiştir.

Liderlik bir atama olgusunun dışında olup, bireyin bağlı olduğu topluluk içerisinde bazı özellikler taşımasının sonucu olarak ortaya çıkar. Yönetici olarak atananların bu özellikleri taşımaları halinde lider konumunu elde etmeleri de doğaldır.

Lider, grubunu oluşturan üyelerin tamamı veya büyük bir çoğunluğu tarafından izlenen kişidir. Bu özelliği grup dışındaki üyelerin kendisine aktardığı bir otoriteden kaynaklanmaz doğrudan insanların onu kabul edişine bağlıdır.

Lider, kendine bağlı olan toplumun duygularını tatmin etme, onların beklentilerini karşılama özelliğine sahiptir. Temel ilgi alanı kendisini izleyenlerin ihtiyaçlarıdır.

Bilimsel çalışmalar sonucunda bireyler arasında liderin ortaya çıkmasına neden olan vasıflar; Boy, Kilo, Fiziki Görünüm, Bireysel Enerji, Sağlık -Zeka Düzeyi, Eğitim Düzeyi, Dış Görünüş, Konuşma (Hitabet) Yeteneği, Kendisine Güven, Bilgi, Karar ve Yargılama, Uyum, Hakim Olma, İnsiyatif Kullanma, Orjinal Düşünce, Kavrama, Kararlı Davranış, İstek ve Hırs şeklinde sıralanmıştır.

Şurası muhakkak ki, liderlik için önce doğuştan bazı yetenekler olması lazımdır. Bu yetenekleri, zaman içinde şartların elverdiği ölçüde geliştirmek mümkündür. Fakat öz olmadıktan sonra bu özellikleri kazanmak asla mümkün değildir.

Sonuç olarak ülkemizi ve dünyamızı içinde bulunduğu kaos ortamından çekip çıkartacak gerçek liderlere ihtiyacımız vardır.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 25
Dün Tekil 767
Bugün Tekil 812
Toplam Tekil 1637873
IP 54.205.8.87






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































5 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Üstümüze kılıç çekilmedikçe, ülkemize girilmedikçe, teb'ama cefa edilmedikçe Bizden kimseye zarar gelmez. (Fatih Sultan MEHMET)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.692 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu