ELEŞTİRMEK YA DA ELEŞTİRMEMEK - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









ELEŞTİRMEK YA DA ELEŞTİRMEMEK - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK
Tarih: 11.08.2011 > Kaç kez okundu? 1993

Paylaş


İnsanlar her hangi bir konuda fikirleri olsun veya olmasın, eleştiri yapmayı çok severler. Siyasetçi olmayanlar siyasetçileri, esnaf olmayanlar esnafı, yönetici olmayanlar, yöneticileri, ev sahipleri kiracıları ve kiracılar da ev sahiplerini kıyasıya eleştiriler. Eleştirilerin çok yerinde olanları olduğu gibi, sadece ‘eleştirmek için eleştiriler’ de yapılır.



İnternet ortamında bana ulaşan ve üzerinde bazı değişiklikler yaptığım aşağıdaki hikâye, ‘eleştirinin sınırı’yla ilgili güzel bir çerçeve çizmektedir:



“Zamanın birinde Hindistan’da çok ünlü mü ünlü, itibarlı mı itibarlı, insanların imrenerek baktıkları bir ressam varmış... Yaptığı her eser, nadir eserler arasına girer, antikacıların hemen koleksiyoncuların tabloları arasında yer alırmış.



Herkes bu ressamın yapıtlarını kusursuz kabul eder hiçbir eserinde zerre kadar kusur veya hata görmezlermiş. Hatta o kadar beğenirmiş ki onu, "Renklerin Ustası" anlamına gelen Ranga Çeleri olarak tanımlarlarmış ama kendisinden bahsederken de kısaca Ranga Guru derlermiş...



Kendisi çok sayıda ressam yetiştirmiş. Yetişen ressamlar tüm kıtaya dağılmışlar. Onlar da yeni öğrenciler edinmişler. Yetiştirdiği ressamlardan biri olan Raciçi de eğitimini tamamlamış ve son resmini yaparak Ranga Guru'ya götürmüş ve ondan resmini değerlendirmesini istemiş...



Ranga Guru eseri inceden inceye gözden geçirmiş ve:

— Sen artık ressam sayılırsın Racaçi… Artık senin resmini halk değerlendirecek! Demiş…



Sonra da kendisine, resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve en görünen yerine koymasını istemiş. Yanına da kırmızı bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş.



Raciçi denileni harfiyen uygulayarak yapmış...



Ve birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde görmüş ki, tüm resim çarpılar içinde ve neredeyse görünmüyor... Çok üzülmüş tabii... Beyninden vurulmuşa dönmüş. Emeğini ve yüreğini koyarak yaptığı tablo kırmızıdan bir duvar haline gelmiş sanki…



Alıp resmini götürmüş Ranga Guru' ya ve ne kadar üzgün olduğunu anlatmış.



Ranga Guru, öğrencisine üzülmemesini ve resme yeniden devam etmesini istemiş.



Raciçi yeniden yapmış resmi ve gene Ranga Guru'ya götürmüş. Resmi, tekrar şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş Ranga Guru... Ama bu defa yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde yağlı boya, birkaç fırça ile birlikte...



Ranga Guru, engin tecrübesi ile bu defa gerekenleri tekrar anlatmış ve dediği gibi bir uygulama yapmasını istemiş… Öğrencisi de aynan uygulamış… Resmini, boyalarını, fırçalarını ve paletini yanına alıp tekrar şehir meydanına gitmiş. Resmini büyük bir sehpaya yerleştirmiş. Yanına boyaları, fırçaları, paleti ve gerekli diğer eşyaları da bırakmış ve büyükçe bir not yazıp, resme iliştirmiş:



— Sevgili sanatseverler! Yaptığım bu resmimi sizlerin beğenilerine sunuyorum. Beğenmediğiniz yerleri lütfen düzeltiniz.



Raçiçi, bir kaç gün sonra heyecanla gittiği meydanda görmüş ki resmine hiç dokunulmamış, fırçalar da, boyalar da hiç kullanılmamış… Çok sevinmiş ve koşarak Ranga Guru'ya gitmiş… Mutlu bir ruh hâli içinde ustasına, resme hiç dokunulmadığını, hiç kimsenin hiçbir kusur bulamadığını, bundan da mutlu olduğunu söylemiş…



Öğrencisini sâkin bir şekilde dinleyen Ranga Guru ise:



— Sevgili Raciçi, sen birinci konumda insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün... Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı... Oysa ikinci konumda onlardan hatalarını düzeltmelerini istedin, yapıcı olmalarını istedin... Yapıcı olmak eğitim gerektirir... Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye kalkmadı, cesaret edemedi...



Bir ara durakladıktan sonra usta, tekrar konuşmaya başlamış:



— Sevgili Raciçi, mesleğinde usta olman yetmez, bilge de olmalısın... Emeğinin karşılığını, ne yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın... Onlara göre senin emeğinin hiç bir değeri yoktur... Sakın emeğini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenle tartışma! Demiş…



Umarım hikâyeyi beğenmişsinizdir.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 21
Dün Tekil 763
Bugün Tekil 673
Toplam Tekil 1636967
IP 54.147.236.192






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































4 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.788 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu