IRKÇILIĞIN TEHDİDİ ALTINDAKİ AVRUPA - Yakup TUFAN - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









IRKÇILIĞIN TEHDİDİ ALTINDAKİ AVRUPA - Yakup TUFAN
Tarih: 08.08.2011 > Kaç kez okundu? 2358

Paylaş


Avrupa’da gittikçe yükselen ırçılık, kanlı yüzünü bu defa Oslo ve Ütoya’da gösterdi. Norveç’i kana bulayan ve Avrupa’yı şoka sokan katliamda, en az masum 92 kişi hayatını kaybetti. İnsanın kanını donduran saldırının faili olarak yakalanan Anders Behrin Breivik’in ırkçı ve İslam düşmanı olduğu ifade edilmektedir.



Elde edilen bilgilere göre Anders Behrin Breivik, Oslo doğumlu, 32 yaşında ve Norveçli. A.B. Breivik’in 22 Temmuz 2011 tarihinde, polis kıyafeti içerisinde (kendine polis süsü vererek) Ütoya Adasındaki “Sosyal Demokratlar Gençlik Teşkilatı” (Arbeiders Ungdomsfylking) kampını basarak, en az 85 kişiyi dom dom kurşunlarıyla katlettiği belirtildi. Bu katliamdan yaklaşık iki saat önce Oslo’da patlatılan bombada ise en az 7 kişi öldüğü bildirildi.



Öte yandan Anders Behrin Breivik’in “aşırı sağcı, aşırı/köktenci Hristiyan”( rechtsextreme, christlich-fundamentalistische) bir düşünce içerisinde olduğu ve mason locası üyeliği (Johannisloge St. Olaus til de tre Söiler/ Norveç Hristiyan Mason Locası) tespit edildi. Haçlı Orduları ve Tapınak Şovelyeleri’ne özenen Breivik, 1500 sayfelik manifestosunda, “Batı’nın yeniden fethi” planlarını değinmekte ve “Avrupa’daki Kültürel Marksizm ve İslam”a karşı düşmanca tavrını ortaya koymaktadır...

Genel olarak Avrupa’daki ırkçılığı incelediğimizde, konunun çok geniş ve derin olduğunu görmekteyiz. Bugün Avrupa’yı hehdit eden ırkçılığın tarihi kökleri çok derinlere dayanmaktadır. Geçmişe şöyle bir göz attıldığında; kin ve nefret damarlarının “Haçlı Seferleri”ne kadar uzandığını görmek mümkündür. Bugün olduğu gibi, Haçlı Seferleri döneminde de müslümanlar aleyhinde yapılan kara propaganda ve iftiralara şahit olmaktayız. Bu kin ve nefret içerisinde olan “Haçlı Orduları” gittikleri yerleri yakıp yıkmışlardır. Kudüs işgali sırasında(15 Temmuz 1099) kadın kız, yaşlı çocuk demeden onbinlerce masum Müslüman’ı kılıçtan geçirmişlerdir. Bugün aklı başındaki Hristiyanlar, Kudüs katliamı söz konusu olunca, Haçlı Orduları’nın yaptıklarından hala utanıyoruz demekteler...



Yakın tarihe, geçen yüzyıla baktığımızda; dünyada milyonlarca insanın hayatına mal olan “1. ve 2. Dünya Savaşı”nın temelinde de “ırkçılık, şövenizm ve emperyalist emeller” görmekteyiz. İşte bu uğurda, Hitler ve onun gibi düşünenlerin önce Avrupa’yı sonrada dünyayı kana buladıklarına şahit olmaktayız...

İşin bugünkü Almanya boyutuna gelince: İşçi göçünün başlaması ve özellikle Müslüman işçilerin bu ülkeye gelmesiyle birlikte, “ırkçı düşünceler, ırkçı faaliyetler ve ırkçı saldırılar” kendini göstermeye başladı. Bu konuda bir kaç olayı hatırlayalım: Irkçılar (Skinheadszene), Hamburg’da Mehmet Kaymakcı (24 Temmuz 1984 ) isimindeki Türk’ü öldürmüşlerdi. Bu ırkçı saldırıyı Ramazan Avcı (24 Aralık 1985 ) isimli Türk’ün öldürülmesi takip etti. Üç Neonazi tarfından saldırıya uğrayan(21 Aralık 1985) Ramazan Avcı, kaldırıldığı hastanede 24 Aralık 1985 tarihinde vefat etti.İlk büyük facia ise Solingen’de yaşandı: Solingen'de 29 Mayıs 1993 tarihinde Genç ailesinin evi kundaklanmış, yangında Gülsün İnce (28), Hatice (19), Hülya (9) ve Saime Genç (5) ile Türkiye'den misafir gelen kuzenleri Gülistan Öztürk (12) hayatını kaybetmişti. Kundaklamanın faili aşırı sağcı ve ırkçı 4 Alman genci, Düsseldorf Yüksek Eyalet Mahkemesinde yargılanmış, 13 Ekim 1995 tarihinde Christan B, Felix K. ve Christian R. 10'ar yıl, Markus G. 15 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Gençlik Yasasına göre verilen bu cezaların çoğu süresini cezaevinde geçiren aşırı sağcılardan 3'ü erken tahliye edilmişti. Yine Mölln’de 23 Kasım 1992 tarihinde iki Neonazinin kundakladığı evde 3 Türk yanarak can vermişti. Bahide Arslan (50), Yeliz Arslan (10) ve Ayşe Yılmaz (14) ırkçı saldırıların kurbanı olmuştular. Ludwigshafen’da 3 Şubat 2008 tarihinde çıkan ve 9 Türk’ün ölümüne sebep olan yangının asıl sebebi ise vicdanlarda cevabını bulamadı ve başka bir muamma olarak hafızlarda kaldı...

Doğu ve Batı Almanya’nın birleşmesinden sonra, son 20 yıl (1990-2009) içerisinde, kaynaklardan (Opferfonds CURA) elde edilen bilgilere göre, ırkçı saldırılar sonunda 149 kişi hayatını kaybetti (Liste der Todesopfer rechtsextremer Gewalt im wiedervereinigten Deutschland). Bu süre içerisinde ilk kurban Lübbenau’da Andreas Fratczak ve son kurban ise Dresdan’de Marwa (Merve) El Sherbini( 1 Temmuz 2009) oldu.Hatta bazı kaynaklar, ırkçı saldırılar neticesi hayatını kayıp edenlerin sayısının daha da yüksek olduğunu ortaya koymaktalar...

Şimdi düşünme ve suallere cevap arama zamanı: Avrupa’da; gün geçtikce ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve özellikle de İslam veya Müslüman düşmanlığı neden artmaktadır? Batı ülkelerinde; ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslam düşmanlığı kimlerin ekmeğine yağ sürmektedir? Bu coğrafyada; değişik renk, kültür, dil ve dinden olan insanlara karşı kin ve nefret tohumları ekmek kimlerin işine gelmektedir? Sarrazinler’i kimler ve nasıl beslemektedir? Sarazinler, kimleri ve nasıl beslemektedir?...

Avrupa’da, (Almanya, Avusturya, Fransa, İsviçre, İngiltere, İrlanda, İzlanda, Belçika, Hollanda, Norveç, İsveç, Danimarka ve Finlandiya...) göçmenlerin yoğun olarak yaşadıkları ülkelerde; “ayrımcılık ve dışlama yapıldığı, çifte standart uygulandığı ve önyagılar devam ettiği sürece”, ırkçılıkla etkin mücadele etmek mümkün değildir. Avrupa’da; “insan hakları, din ve vicdan hürriyeti, sosyal adalet tam anlamıyla uygulanmadıkca”, ırkçılığın önüne geçmek mümkün değildir. Bu çoğrafyada; “eşitliğe ve hakkaniyete dayalı bir muamele yapılmadığı müddetce”, ırkçılıkla mücadelede başarılı olmak mümkün değildir. Özellikle; “İslam ve Müslümanlara karşı düşmanlık, İslamafobi (Islamophobie) son bulmadıkca”, ırkçılığın beslendiği kaynakları kurutmak mümkün değildir...

O zaman, Avrupa’yı tehdit eden ırkçılığa karşı etkin mücadelenin yolu; “daha fazla insan hakları (mehr Menschenrechte), daha fazla hoşgörü (mehr Toleranz), daha fazla kabul (mehr Akzeptanz), daha fazla sosyal adalet (mehr soziale Gerechtigkeit), daha fazla din ve vicdan hürriyetti (mehr Religions- und Gewissenfreiheit) ve daha fazla eğitimden (mehr Bildung)” geçmektedir...

Öte yandan; „ayrı din, başka kültür, değişik hayat tarzı ve anlayış içerisinde olan insan ve toplulukların, barış içerisinde birlikte yaşamaları için, gerçek bir demokrasi-daha fazla demokrasi” hayata geçirilmelidir. Bu nokta işin olmazsa olmazıdır.

Şu noktanın altını da bir kez daha altını çizmek lazım: Terör bir insanlık suçudur! Terör bir beladır! Terör insanların hayat hakkını yok etmektir! Terör, ne zaman, kim tarfından, neden ve niçin yapılırsa yapılsın, bir vahşettir!...

Dinslaken, 26 Temmuz 2011

Yakup Tufan







Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 7
Dün Tekil 813
Bugün Tekil 152
Toplam Tekil 1640507
IP 54.211.207.116






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































9 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Onlara Allah Türk Adını verdi ve Onları yeryüzüne hakim kıldı.
(Kaşgarlı MAHMUT)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.788 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu