“Meşaleyi yakmıştık, Anavatan da destek verdi” - Yurdagül BEYOĞLU - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









“Meşaleyi yakmıştık, Anavatan da destek verdi” - Yurdagül BEYOĞLU
Tarih: 04.08.2011 > Kaç kez okundu? 2559

Paylaş




Kıbrıs Türk Milli Mücadelesinin kilit noktası TMT’nin önemi ve gerekirliği yadsınamazken, TMT’nin yapılanması hakkında farklı görüşler ortaya konuyor. Ancak ortak fikir, Milli Mücadelede küçük savunma grupları halinde kümeleşen vatanseverlere, daha sonra Anavatan Türkiye tarafından resmi bir kimlik kazandırılmış olduğu. Eoka’nın terör eylemlerine başlaması üzerine Kara çete, Volkan ve 9 Eylül Cephesi gibi küçük gruplarla savunmaya geçen Kıbrıs Türk Halkı, Dönemin TC Başbakanı Adnan Menderes ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu sayesinde askeri bir kimlik kazanıyor.

İsmet Kotak: “TMT’nin ne Amerika’yla ne de başka bir şeyle ilgisi yok”

O dönemin güçlü liderleri Başbakan Adnan Menderes ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’ydu. Bu teklif Burhan Nalbantoğlu tarafından Ankara’ya taşındı. Ankara’da yapılan görüşme neydi: “Rum tarafı silahlandı. Türklerin korunmaya ihtiyacı var.” O zamana kadar Türkler küçük küçük mukavemet ediyordu ancak gayri nizamiydi. 1957 yılında 74 şehit verdik. Dolayısıyla Ankara durumu değerlendirdi, Eoka’nın ileri gitmesine bakarak onay verdi. O dönem Milli Savunma Bakanı Ethem Menderes’ti. Liderler Rauf Denktaş ve Burhan Nalbantoğlu oturup konuştular, düğmeye basıldı. Basında “Amerika kurdurdu” veya “kontrgerilladır” gibi haberler çıkıyor bunların hepsi safsatadır. Karargah Ankara’da Çiftlik yakınlarındaydı. Özel Harp Dairesi vardı. Bu Özel Harp Dairesinde bir bölümdü. O dönemde Nato’ya verilmiş birde bina vardı. Onunla karıştırıp, “Amerika kurdu” diye çıkardılar. TMT’nin ne Amerika’yla ne de başka bir şeyle ilgisi yok.

Menderes ve Zorlu’nun kurduğu doğruydu. İnsanların zarar görmemesi için teşkilatın resmiyet kazanması gerekiyordu. Türkiye’den sınırlı sayıda subay geldi. Subay sayısı 10’u geçmezdi. 1957-58 ve 59’da da bu rakamlar böyleydi.

Nazım Beratlı: “Ortada iki TMT var”

Ortada iki TMT var. TMT gizli bir örgüt olduğundan herkes durduğu yerden gördüğü neyse onu anlatıyor TMT diye. Ben bununla ilgili Sayın Rauf Denktaş’la konuştum. “Bu işin sırrı nedir, anlatın” dedim. Rauf Bey örgütün 3 kurucusundan biridir. Örgüt 17 Kasım 1957 gecesi Eğlence Köyünde Rauf Denktaş, Burhan Nalbantoğlu ve TC konsolosluğu çalışanı Kemal Tanrısevdi tarafından kuruldu ve ertesi gün de ilk bildirisi yayımlandı. Bildiri Burhan Nalbantoğlu tarafından kaleme alındı. O zaman Lise Mezunları Cemiyeti’nin teksir makinesinde teksir edildi, çoğaltıldı ve dağıtıldı. Tarih 18 Kasım 1957. Bizim Rumlarla esas vuruşmamız Haziran 1958’de oldu. Eoka sonradan tek taraflı ateşkes ilan etti. Şimdi, o zamandan, Haziran’da Eoka ile çatışan bir TMT var. Ocak 1958’de İngiliz’le vuruşan ve 8 şehit veren bir TMT var. Ağustos 1958’de olanın adını koymak lazım. Ağustos’ta TC ele gelir bir örgüt olduğunu görünce fiilen yardım etmeye başladı. Rıza Vuruşkan, ‘Ali Çoban’ adıyla Kıbrıs’a geldi. Kendisi o dönem kurmay albaydı. Örgütü uzman görüşle elden geçirdi. Bunu, ilk örgütün yöneticileri Burhan Nalbantoğlu ve Rauf Denktaş Ankara’dan talep etmişlerdi. Vuruşkan anılarında “İngilizleri uyarmamak adına örgütün adını bile değiştirmedik” diyecekti. TMT devam etti. Bu kadro ve yönetim 1963 yılındaki saldırıyı defetmemiz sağladı. Haziran 1958’deki kadro adada kırdı, kırıldı, vuruştu, burada Türk varlığı olduğunu ortaya koydu ve Londra-Zürih Anlaşmalarının yolunu açtı. Daha öncede söylediğim gibi kurulan profesyonel kadro 63’deki Rum saldırılarını defetmemizi sağladı ve bugünkü Güvenlik Komutanlığının temellerini attı. Ama mücadele 1 Ağustos 1958’de başladı diye bir şey yok. Yalnız şu da bir gerçek ki bu olmasaydı biz 1963’ü atlatamazdık. Bu aktardığım 1958 Ağustos ile ilgili kısmı Rauf Denktaş’tan dinledim. Ağustos 58 öncesi amatör bir TMT vardı, Ağustos 58 sonrası profesyonel bir TMT vardı. Bir kısmı Ağustos 58 öncesini yüceltiyor, bir kısmı sonrasını. Bu çok yanlıştır. Öncesi olmasa sonrası olmazdı, sonrası olmazsa öncesi bir işe yaramazdı. Daha önceki hükümetler bulaşmamak için ellerinden geleni yaptılar. Çünkü İngiltere’yi muhatap almak istemediler. Menderes ve Zorlu olayın önemini kavradı, değerini biçti. Esas sürükleyen Zorlu’ydu Allah rahmet eylesin. Menderes’e brifing veriyordu. Aslolan herkesin görevini yaptığıdır. Kimsenin kimseye hor bakmaması lazımdır, herkes görevini yapmıştır.

Celal Bayar: “Burada bir meşale yakıldı, anavatanda destek verdi”

Kıbrıs Türk Halkı 1 Nisan 1955’te Eoka’nın terör eylemlerine başlaması üzerine bir takım gruplarla kendini korumaya geçti. Kara çete, Volkan ve 9 Eylül Cephesi gibi. Bunlar yerel gruplardı ve savunma içgüdüsüyle Eoka’ya karşı direnişe geçmişlerdi. Biliyorsunuz daha sonra Türkiye buraya öğretmen göndererek, ortaokul ve lise açarak kültürel anlamda kültürel anlamda kalkınmamıza destek vermişti. O destek milliyetçi ve dinamik bir gençliğin yetişmesini sağladı. 9 Eylül, Karaçete ve Volkan gibi yerel gruplar son derece yetersizdiler ve Eoka’ya başkaldıracak durumda değillerdi. O zamanın liderleri Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş, bu konuda Anavatandan yardım istediler. Bu esnada Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu Başbakan ise Adnan Menderes’ti. Kıbrıs’ta kan akıyordu. Dolayısıyla Kıbrıs Türk Halkını kollamak için o kararı verdiler. Burada bir meşale yakıldı, Anavatan’da destek verdi. Bir hamiye ihtiyaç vardı, Anavatan hami oldu. Anavatan silah, eğitim ve lojistik desteği sağladı. Daha sonra TMT içinde seçim yapılarak daha nitelikli bir kadro oluşturuldu, dolayısıyla teşkilat güçlendirildi. Bu, TSK Özel Harp Dairesi’ne bağlı olarak geliştirildi. Bu yapılanma olmasaydı biz bugün burada olmayabilirdik. Enosis engellenemezdi. 1974 Mutlu Barış Harekatı da olmazdı. İyi ki bu tarihi karar verildi de bugünler bize hediye edildi. Bugünü gururla kutluyoruz.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 12
Dün Tekil 790
Bugün Tekil 164
Toplam Tekil 1639706
IP 54.161.128.52






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































8 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Benim Hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.002 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu