UNIMA Türkiye Milli Merkezinden: Klasik Karagöz Oyunları DVD tanıtım serisi - Prof. Dr. İsa KAYACAN - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









UNIMA Türkiye Milli Merkezinden: Klasik Karagöz Oyunları DVD tanıtım serisi - Prof. Dr. İsa KAYACAN
Tarih: 02.08.2011 > Kaç kez okundu? 2676

Paylaş




Herkesin çocukluğunda, dünyayı tanımaya başladığı yıllarda Karagöz ve Hacivat oyunlarının ayrı bir yeri ve önemi vardır.

Ben, bu satırların yazarı İsa Kayacan olarak çocukluk yıllarımda, Hacivat ve Karagöz oyunlarını tanımaya başladığım yılları hatırlıyorum. Özellikle köylerde, Ramazan aylarında meşhur iki tiplemenin birbirlerine karşı yumuşak, anlamlı taşlamalarını hep özlemle arar, beklerdik.

Merkezi Ankara’da bulunan Karagöz ve Kukla sanatımızı araştırmak, geliştirmek, yaşatmak ve tanıtmak amacıyla 1990 yılında kurulan Milletlerarası Kukla ve Gölge Oyunu Birliği (UNIMA) Türkiye Milli Merkezinin çalışmalarını yakından izleme fırsatı bulduğum için biliyorum, bu kuruluşumuzun Başkanı Mevlüt Özhan, bu konuda araştırma ve kitapları- yayınları bulunan Hayrettin İvgin başta olmak üzere UNIMA’nın gönüllü çalışanları, gece- gündüz Karagöz ve Kukla sanatımızın yaşaması, ayakta kalması için yoğunluk içinde çalışıyorlar.

Son olarak, UNIMA Türkiye Milli Merkezinin, Klasik Karagöz Oyunlarının Belgelenmesi Projesi çerçevesinde Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla, Klasik Karagöz Oyunlarının çekimlerinin yapılarak 8 DVD’den oluşan set halinde bir araya getirildiğini ve bizlere ulaştırıldığını gördük. Tebriklerimi, sevgi ve saygılarımı sunuyorum efendim.

UNIMA Başkanı Mevlüt Özhan, Klasik Karagöz Oyunlarının filmle belgelenerek çoğaltılmasındaki amaçlarının; UNESCO tarafından da Türkiye’nin Kültürel Mirası olarak kabul edilen Karagöz Sanatımızın yurtiçi ve yurtdışında tanıtımına katkı sağlamak, yeni yetişen sanatçıların, Karagöz konusunda araştırma yapan, yerli ve yabancı bilim adamı ve araştırmacıların, Karagöz sanatına ilgi duyanların hizmetine sunmak, çeşitli ortamlarda tanıtımını yapmak ve oynatılmayan klasikleşmiş bu oyunları gelecek kuşaklara aktarmak olduğunu söylüyor.

1,2 ve 3,4 ve 5,6 ve 7,8 numaralı Klasik Karagöz Oyunları DVD setlerinin 1,2,3,4 ncü DVD’lerin Klasik Karagöz Oyunları DVD’lerinde Metin Özlen imzası var. Bu DVD’lerde; Balık, Cincilik, Leyla ve Mecnun, Mandıra Safası, Bursalı Leyla, Karagöz’ün Pehlivanlığı, Kırgınlar, Mal çıkarma, Karagöz’ün ağalığı, Karagöz’ün bekçiliği, Kütahya çeşmesi, Tahmis, Bahçe, Ferhat ile Şirin, Hamam, Ortaklar, Tahir ile Zöhre, başlıklı oyunların isimleri kaydediliyor.

5 ve 6 numaralı DVD’lerde, Orhan Kurt ismi, imzası var. Bu DVD’lerdeki Klasik Karagöz Oyunlarının adları: Aşıklar, Cazular, Cinli yazıcı, Kanlı Kavak, Kanlı Nigâr, Ters evlenme, Tımarhane, Yalova Sefası, şeklinde sıralanmakta, kaldedilmekte efendim.

7 ve 8 nci DVD’lerde Tacettin Diker isim ve imzası yeralıyor. Bu DVD’lerdeki, klasik Karagöz oyunlarının adları: Canbazlar, Hekimlik, Sahte esirci, Sünnet, Hain Kahya, Kayık, Orman, Salıncak sıralamasıyla karşımıza çıkıyor, çıkarılıyor.

Setler çok ciddi ve profesyonel bir anlayışla hazırlanmış. Kapaklar içinde, Türk gölge sanatı ve Karagöz’le, Karagöz oyunundaki tipler ve özellikleri hakkında detaylı bilgiler veriliyor. Sağ tarafdaki iç kapak sayfasında da İngilizce olarak bilgiler (aynen) naklediliyor, tekrarlanıyor. Sütunumda yerim olsaydı, Karagöz oyunundaki tipler ve özellikleriyle ilgili bilgilerde nakletmek istiyordum.

UNIMA Türkiye Milli Merkezinin adresi: Konur Sok. No:66-12 Bakanlıklar/ Ankara Tel:0312 -419 13 36 ***

Gülağ Öz’den:

Anadolu Erenleri

Prof. Dr. İSA KAYACAN

Gülağ Öz, bir araştırmacı, yazar. Merkezi Ankara’da bulunan Hüseyin Gazi Kültür ve Sanat Vakfı’yla, Hüseyin Gazi Derneğinin Yönetim Kurulu Başkanı. Bu Vakfımızla, Derneğimizin yayınlandığı Yol adlı dergi var. Araştırma, bilimsel konuların işlendiği, sayfalara aktarıldığı ağırlıklı.

Bana Gülağ Öz’ün ulaştırdığı kitaplardan birinin adı: Aleviliğin tarihsel altyapısı, Anadolu Erenleri. 392 sayfayla şekillenmiş araştırmacı ve ilgililerin hizmetine sunulmuş.

Gülağ Öz hocanın bir sunuşu, önsözü var üç sayfada şekillenen. Buranın bir yerinde: “Anadolu Aleviliğinin temelleri Horasan okullarında atılmıştı. Anadolu Aleviliği İslâm’a dayalı bir akım değildir. Ancak, İslâmi dışlayan bir düşünce de değildir. Çeşitli dinlerin benimsenebilir özelliklerinden aldığı fikirlerin bileşiminden meydana gelmiştir” deniyor.

İçindekiler sayfalarına bakıyoruz. Gördüklerimizden: Aleviliğin tarihsel kökenleri, Hallac-ı Mansur, Ebül Vefa, Ahmet Yesevi, Hüseyin Gazi, Seyit Battal Gazi, Baba İlyas, Hacı Bektaş Veli, Ahi Evren, Mevlâna Celalettin Rumi, Sarı Saltuk, Karaca Ahmet, Hıdır Abdal Sultan, Sarı İsmail, Abdul Musa, Şeyh Edebali, Şeyh Safi, Geyikli Baba, Taptuk Emre, Aşık Paşa, Akyazılı Sultan, Sultan Şucaeddin Veli, Kaygusuz Abdal, Yunus Emre, Kolu Acık Hacım Sultan, Seyit Ali Sultan (Kızıl deli),

Otman Baba, Barak Baba, Hacı Bayram Veli, Fazlullah Hurufi, Seyyid Nesimi, Balım Sultan, Pir Sultan Abdal, Şah İsmail (Hatai), Kalender Çelebi, Oğlan Şeyh (İbrahim Maşuki).

İşte, yukarıda kaydettiklerimiz “Anadolu Erenleri” olarak biliniyor, kabul ediliyor.

Gülağ Öz, ciddi bir araştırma yapmış, değerlendirip, kitaplaştırmış, ortaya çıkardığı bilgileri sayfalara aktarmış. Tebriklerimi sunuyorum efendim.

İsimler arasına, o günlerden günümüze gelen, gelebilen fotoğraflar, görüntüler sayfaların zenginleşmesini sağlamış. Verilen bilgiler, anlaşılır bir dille, günümüz Türkçesiyle yazılmış. Buda ayrı ve önemli bir özellik. Okudunuz mu, anlıyorsunuz, yorumlayabiliyorsunuz.

Her bölümün altına dipnotlar düşülmüş, araştırmada yararlanılan kaynaklar detaylı bir biçimde verilmiş.

Sayfa 42’de başlayan Hüseyin Gazi bölümündeki görüntülere bakıyoruz: Ankara, Hüseyin Gazi Türbesi’nin genel bir görüntüsü, Hüseyin Gazi Türbesi kulliyesi mihman evi, Hüseyin Gazi Türbesi Cemevinin giriş kapısı, Hüseyin Gazi’nin sandukası, Hüseyin Gazi Derneğinin Türbe külliyesinde düzenlediği etkinliğe katılan vatandaşlar. Hüseyin Gazi Bilgilerinin girişinden:

Ankara’da tekke yıkıntıları ve türbesi ve Anadolu’nun birçok yerinde makamı bulunan Hüseyin Gazi, yiğitliği ve savaşçılığıyla anılmaktadır. Hatta Alevi Bektaşi ozanlarının seslerinde bu açıklıkla dile getiriliyor;

Hüseyin Gazi binip gelse atına,

Dayanılmaz çarkı felek zatına.

Gazi adı da yiğitliğinin simgesi olarak verilmiştir. Gazi erenlerde ender rastlanan bir durumdur.

***

Ayşe Paslanmazdan:

Kapadokya Şiir Şölenleri Antolojisi

Prof. Dr. İSA KAYACAN

İnsanlar hizmetleriyle, ortaya koyduklarıyla bütünleşince, ortaya önemli ve net görüntüler çıkıyor.

Hangi hizmet alanında olursa olsun, bu böyle. Böyle olmaya da devam edecek.

Ayşe Paslanmaz, şair, araştırmacı, yayıncı-gazeteci. Nevşehir-Ürgüp eksenindeki hizmetleri göz dolduruyor.

Kapadokya Şiir Şölenleri düzenliyor. Katılımcılarla tek tek ilgileniyor, sanat ve edebiyata hizmet edebilmenin heyecanı içinde, oradan oraya koşuyor. Bu alandaki hizmetleri netleşmeye başlayıp, gözler önüne serilmeye başlayınca, önemli ve anlamlı sonuçlarla karşılaşıyoruz.

2006- 2010 yılları ve bu yıllar arasındaki yıllar dahil, gerçekleştirdiği Uluslar arası ve geleneksel Kapadokya Şiir Şölenleriyle ilgili genel bir değerlendirme yapan Ayşe Paslanmaz güzel ve kalıcı bir antoloji hazırlayıp, yayınlamış. Tüm Kapadokya sevdalıları için hazırladığı “Kapadokya Şiir Şölenleri Antolojisi” 404 sayfayla şekillenmiş. Renkli, pırıl pırıl bir baskıyla, katılımcılarla, okurlarıyla ve sanat –edebiyat severlerle buluşturulmuş bir Antoloji var masamda.

Dört bölümden oluşan, Kapadokya Şiir Şölenleri Antoloji için “Ortak kitap” diyemiyorum. Çünkü ortak kitaplar, hazırlayıcıları tarafından, katılımcılardan belirli bir ücret karşılığı yayınlanıyor. Ayşe Paslanmaz’ın bu yayın çalışması için katılımcılardan herhangi bir ücret alınmadığı için, doğrudan doğruya “Antoloji” denilmesi doğru ve yerinde bir ifade biçimi olacaktır. Tebriklerimi sunuyorum buradan hemen.

Birinci bölümde; Kapadokya şiir şölenleri hakkında duygu ve düşünceler, İkinci bölümde; Kapadokya şiir şölenleri ve şiirler, Üçüncü bölümde; Şairler Antolojisi, Dördüncü bölümde; Kapadokya şiir şölenleri hakkında ne dediler ve Kapadokya bölgesindeki iller ve haritaları yeralıyor.

Kapadokya Şiir Şöleni için, Türk Patent Enstitüsünden Marka tescil belgesi de alınmış. Bu Antolojinin 7 nci sayfasında görülüyor.

Kapadokya Şiir şölenlerinin doğuşu, devam edişiyle ilgili genel değerlendirmeler, şiir yarışmalarında dereceye giren şiirler, imza sahipleriyle ilgili geniş bilgiler yer alıyor Antoloji içinde, ilk sayfalarda. Bol fotoğraflı sayfalar.

Ayşe Paslanmaz Kültür Yayınlarının ilki olan “Kapadokya Şiir Şölenleri” Antolojisi içinde yeralan şairler, fotoğrafları, biyografileri, şiirlerinden bazı örneklerle şekillenmiş. Antoloji içinde yer alan şairlerin sayısı 156. Bu isimlerden bazılarını sıralayalım: Ahmet Canbaba, Ahmet Sargın, Alâeddin İkican, Ayşe Paslanmaz, Bekir Oğuzbaşaran, Cemal Safi, Coşkun Mutlu, Davut Cömert, Duran Tamer, Emine Sevinç Öksüzoğlu, Gülsüm Işıldar, Gülşen Şenderin, Hikmet Elitaş, İlter Yeşilay, Mansur Ekmekçi, Mehmet Nuri Parmaksız, Melahat Ecevit, İsa Kayacan, Muhsin Yazıcıoğlu, Muhsin Durucan, Murat Duman, Münevver Düver, Nedim Uçar, Osman Baş, Sabiha Serin, Sadi Teltik, Şaziye Çelikler, Süreyya Kaya, Şükrü Öksüz, Tamilla Abbashanlı, Tuncay Yalın, Ahmet Şahinoğlu, Yavuz Bülent Bakiler, Yılmaz Gül, Zübeyde Akbulut..

Ayşe Paslanmaz’ın (Peri Kızı’nın) 12 dörtlükten meydana gelen “Kapadokya” adlı, başlıklı şiirinden bir dörtlük seçelim efendim:

İnançlı insanlar, korunmuş gelmiş,

Dağlardan ev yapmış, içini delmiş,

Seni mekân kılmış, yüzleri gülmüş.

Şefkatle uzanmış, el Kapadokya…

***

Türk Kooperatifçilik Kurumu

80 yaşında bir çınar

Prof. Dr. İSA KAYACAN

Merkezi Ankara’da bulunan, Türk Kooperatifçilik Kurumu 20 Mayıs 2011 tarihinde kuruluşunun 80. yılını kutladı.

Bu kuruluşumuzun aylık yayınladığı, “Kooperatif Postası Karınca” dergisi de Mayıs 2011 itibariyle 893 ncü sayısıyla, okurlarıyla, kooperatifçilerle merhabalaştı. Kurumun 80 nci yılının anlatıldığı, geçmişinin dile getirildiği özel bir sayı olarak hazırlanan Karınca Dergisinin 893 ncü sayısının sayfalarında mini bir gezinti yapmak istiyorum:

Araştırmacı-yazar ve kültür dünyamızın duayeni Nail Tan Ağabeyimizin, Türk Kooperatifçilik Kurumu 80 yaşında, başlıklı ciddi bir araştırması, başyazı olarak verilmiş. Nail Tan ağabeyimiz yazısının bir yerinde; Türk Kooperatifçilik Kurumunda, başta da belirttiğim gibi Türkiye’nin vatanını, milletini, bayrağını samimi, riyasız seven, çıkar bağlarından uzak; ahlaklı, dürüst, devlet ve bilim adamı, bürokrat ve sanatçılarıyla ömrümün otuz yılını (1975-2006) bir aile sıcaklığı içinde, Türk kooperatifçiliğine hizmet ederek yaşamanın gururunu taşıyorum” diyor.

Türk Kooperatifçilik Kurumuna hizmet edenlerin sıralanışını yapıyor Nail Tan ağabeyimiz, Nusret Namık Uzgören, Nureddin Hazar, Hüsnü Poyraz, Celâleddin Çubukçu gibi isimlerle söze başlıyor.

Sonra, Kuruma kalemlerinden, sanatlarından yararlanmak için üye yapılan, şair, yazar ve ressamlardan bahsediyor. Burada, Osman Attila, Basri İmece, Ahmet Tufan Şentürk, Feyzi Halıcı, Nuri Abaç, Ayhan İnal, Şahinkaya Dil, Halil Soyuer, Cahit Öztelli, Mehmet Önder, Süleyman Kazmaz, H. Fethi Gözler, Tahir Kutsi Makal, Necmettin Esin, Mehmet Çakırtaş, Semih Sergen, Kerim Aydın Erdem, Yavuz Bülent Bakiler gibi isimlerden sözettikten sonra, İrfan Ünver Nasrattınoğlu, İsa Kayacan, gibilerle isim sıralamasını sürdürüyor…

Karınca Dergisinin Türk Kooperatifçilik Kurumunun 80. yılı özel sayısı olarak hazırlanan elimizdeki dergi sayfalarında yeralan öteki yazı başlıkları ve imza sahiplerinden bazıları:

- Kooperatifçiliğin gelişimi ve yeni nesil kooperatifçilik (Burhan Aykaç)

- Türk Kooperatifçilik Kurumu ve Karınca Dergisi (H.Rıdvan Çongur),

- Kooperatiflerde Finansal yönetim (Nevzat Aypek)

- Seksen yılda Tarım Satış Kooperatifleri (Nurettin Parıltı),

- Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri (Abdullah Kutlu),

- Sadece bir hatıra (Şenol Erdoğan) vd.

Bu satırların yazarı İsa Kayacan olarak, yıllarca Türk Kooperatifçilik Kurumunun değişik komitelerinde çalıştığımı; Kooperatifçi Şairler şiir programlarını hazırlayıp sunduğumu, Anadolu Basınına Kooperatifçilik makalelerini bültenler eklerinde gönderip, “Anadolu Basınında Kooperatifçilik” adıyla yayınladığımızı, Nail Tan, İrfan Ünver Nasrattınoğlu ile birlikte, Kurumun 92 nolu yayını, “Türkiye Cumhuriyetinin 75. yıl dönümünde, Türk Kooperatifçilik Kurumu” adlı kitabın yayınlanmasını sağladığımızı, hizmet yarışlı yıllar olarak hatırlıyorum.

Karınca kardeş, çalışkan çocukların dergisinin yeni sayısı, Karınca Dergisinin 893. sayısının eki olarak yayınlandı ve ilgililere, Karınca Dergisiyle birlikte ulaştırıldı. Karınca Dergisinin yazışma adresi: Ceyhun Atıf Kansı Cad. 6.Sok.No:35-9 Balgat-Ankara

***

Aleviliğin Solmayan rengi: Tahtacılar

Prof. Dr. İSA KAYACAN

Merkezi Ankara olan, iki ayda bir yayınlanarak, getirdiği araştırmalarıyla dikkat çeken, Bilim, Kültür, Araştırma Dergisi “Yol”un 31 nci sayısı, “Tahtacılar Özel Sayısı” olarak yayınlandı günyüzü gördü. Yol Dergisinin kimliğine bakıyoruz: Sahibi Gülağ Öz, Genel Yayın yönetmeni Av. Ali Yıldırım, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Hasan Erkılıç, emeği geçenlerden bazı isim ve imzalarla 19 kişilik bilim danışma kurulu. Yönetim yeri: Marmara sk. No:48-1 Yenişehir- Ankara. 0312 - 4312530. Yurtiçi ve yurtdışı temsilcilikleri.

144 sayfalık bu “Tahtacılar özel sayısı”nda yer alanlar önemlilik içindeki araştırmalar. Dergi içinde imzası bulunanların sayısı 13. Bunlar; Ali Aksüt, Doç. Dr. Nilgün Çıblak Coşkun, Dr. Gani Pekşen, Piri Er, Av. Hüseyin Yüksel Biçen, Bircan Kalaycı Durdu, Oğuz Kaplan, Celal Necati Üç Yıldız, Kudret Saylık, Sinan Kahyaoğlu, Yolcu Bilginç, Ağgül Erdoğan Sezen, Erdinç Sezen. İmza sahiplerinin görüşlerinden:

1- Tahtacılarla ilgili ilk araştırma yapanlardan biri A.Yılmaz’dır. Yılmaz, Ağaçeken yorumundan etkilenerek, Tahtacıları Altay çevresinde yaşayan “Bişkişi” adlı uruğun, devamı olarak yorumlamıştır. (Ali Aksüt, Sayfa: 7)

2- Mersin Tahtacılarında kızların ikrarı, ancak evliliklerinden sonra, o da bir Tahtacı veya diğer bir Alevi topluluklarından birisiyle evlendiği takdirde alınır. (Doç.Dr. Nilgün Çıblak Coşkun, Sayfa: 25)

3- Tahtacı geleneğinde cemlerde çalınan sazları, Sazandar kendi yapardı. Sazandar öldüğünde ise geleneklerinde olduğu gibi, çok sevdiği özel eşyaları ile toprağa verilirdi. (Dr. Gani Peşken, Sayfa: 34),

4-Alevilik genel olarak, İslâm inancı içerisinde Ali’yi seven, Ali’ye bağlanan ve onun yolundan gidenler olarak tanımlanmaktadır. (Piri Er, Sayfa: 46)

5- Tahtacıların her önemli olayında, mutlaka kurban vardır. Kurbana verilen önem, aynı biçimde kurbanlık seçimine de yansımıştır. (H.Yüksel Biçen, Sayfa 63)

6- Ölüm sonrası sürecinde, baharın ilk gelişi ilk önce ölülerle kutlanmakta, ilk kuzusu Hıdrellezde kurban verilmektedir. (B.Kalaycı Durdu, Sayfa 105)

7- Her ne kadar Gıngıcı tahterevalliye benziyorsa da, tahterevalli, olduğu yerde bir aşağı bir yukarı doğru hareket eder. Gıngıcı ise, hem aşağı, hem yukarı hareket ederken aynı zamanda kendi etrafında döner (Oğuz Kaplan, Sayfa: 109)

8- Sultan Nevruz Hazreti, Hazreti Ali’nin doğum günü, ilkbaharın da ilk günleri . Kışın miskinliğinden sıyrılıp da, baharın içine kendini atıverme. Bayramlıklarını giyip çöreklerini çekme. Susamlı, pekmezli. Horozunu kesip, buğdayını, fıstığını kavurmak. Mısırını patlatmak (C.Necati Üçyıldız, Sayfa: 114).

9- Tahtacıların hayatlarının büyük bir bölümünü mizah işgal eder. Hemen hemen her olayın bir komik tarafını bularak acıları biraz olsun azaltmaya ve hayata güzel bakmaya özen göstermişlerdir (Kudret Saylık, Sayfa:119)

10- Kazdağı yöresinde Tahtacı Türkmenler, asabiyet duygusu içinde yüzyıllarca göçebe olarak yaşamışlardır. Bu dönemde birey değil, toplum öndedir. Toplumun yönetimi ise dini ve siyasi lider olan dedelerdedir. (Sinan Kahyaoğlu, Sayfa: 123)

11- Tahtacılar tarihinde birlik amacıyla dernek, vakıf benzeri bir örgütlülüğü, birlikteliği hiç oluşturmamışlar. Sadece Ocak Dedeleri, köy köy gezip, meydan açıp, yok yürütmüşler. Ama onlar da birlikte hareket etmeyip, hepsi kendi basına faaliyet yürütmüştür. 26 Ekim 2007 tarihinde İzmir Narlıdere’de tahtacıları bir çatı altında toplayan “Tahtacı Kültür Eğitim Kalkınma ve Yardımlaşma Derneği” kuruldu (Yolcu Bilginç, Sayfa: 130)

12- Yaşam koşulları Türkmen Tahtacı kadınını ağaç ile erken tanıştırsa da sandık ile geç tanıştırdı. Ama onlar, konar- göçer yaşamın zorlu koşullarına rağmen doğanın bütün renklerini bohçalarından çıkartıp gövdelerini bezediler (Ağgül Erdoğan Sezen- Erdinç Sezen, Sayfa: 133)

13- Karadeniz bölgesinde varlığını tespit ettiğimiz ve bir ucu Balıkesir iline kadar uzanan Çepni Alevileri ile; Çanakkale ilinden başlayıp Balıkesir, Antalya üzerinden Mersin’e kadar uzanan bir coğrafyada yaşayan Tahtacı, Alevileri; Doğu Anadolu’da yoğunlaşan ocaklara bağlı Kızılbaş toplulukları, Batı Anadolu ve Trakya’da varlıklarını tespit ettiğimiz Babağan Bektaşileri; Sivas, Amasya, Çorum, Tokat illerinde yaşayan Sıraç Alevileri, ağırlıklı olarak Orta Anadolu’da varlıklarını tespit ettiğimiz Hacı Bektaş Çelebilerine bağlı Alevi Bektaşi guruplar ile ülkemiz toprakları Alevilik konusunda da tam bir zenginlik sergilemektedir. (Piri Er, Sayfa: 47)

WEB ..:::... isakayacan.blogspot.com,

www.isakayacan.com





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 21
Dün Tekil 880
Bugün Tekil 821
Toplam Tekil 1642056
IP 54.161.168.21






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































10 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Yüksel Türk; senin için Yüksekliğin Hududu Yoktur. (Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.502 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu