İSTİHBARAT DÜNYASINDA NELER OLUYOR? (3) Yrd.Doç.Dr. Sait Yılmaz - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









İSTİHBARAT DÜNYASINDA NELER OLUYOR? (3) Yrd.Doç.Dr. Sait Yılmaz
Tarih: 19.07.2011 > Kaç kez okundu? 3003

Paylaş




Giriş

Her yıl açık kaynaklardan elde edilen bilgilere dayanarak düzenlediğim, istihbarat dünyasındaki gelişmelerle ilgili (üçüncü) rapor Haziran 2010-Temmuz 2011 dönemini kapsamaktadır. Böylece istihbarat dünyasındaki gelişmelere dikkat çekmek kadar, istihbarat alanında akademik çalışmaları da teşvik etmek amacındayım. Ne yazık ki diğer devlet kurumları gibi Türk istihbaratı da tarihinin en sıkıntılı dönemini yaşıyor, ideolojik gündem peşindeki iktidar partisinin içeride ve dışarıda dönüştürme operasyonlarının sancıları içinde kıvranıyor. Türk istihbaratının sorunlarına başka bir makale de değinmiştik. Dünyada ise istihbaratın güvenlik, dış politika, savunma, özel şirketler ve teknoloji ile dansı her gün yeni örnekler ile başımızı döndürüyor. Örneğin, Afganistan’daki ABD Kuvvetlerinin Komutanı General David Petraeus CIA direktörü olurken, önceki CIA direktörü Leon Panetta Savunma Bakanı oluyor. Geçtiğimiz döneme Wikileaks, El Kaide Lideri Bin Ladin’in öldürülmesi gibi önemli istihbarat operasyonları damgasını vururken, Arap Baharı adı verilen Orta Doğu ayaklanmaları ile savunma-istihbarat işbirlikleri bir kez daha öne çıkıyor. Siber alanda her gün yeni bir teknolojik gelişim ile karşılaşıyoruz.

Son bir yılın ana istihbarat olayları…

Şüphesiz geçen dönemin en ilgici gelişmesi Wikileaks belgeleri idi. Wikileaks, diğer ülkelerdeki Amerikan imajının düzeltilmesi görevini edinen ABD Kamuoyu Diplomasi Başkanlığı’nın yeni bir projesi gibi duruyor. Wikileaks tarafından ortaya çıkarılan belgelerde yapılan değerlendirmelerin analitik düzeyinin olmaması, yüzeysel ve acele yazılmış öngörülere dayanması bizce dışişleri istihbaratının zayıfladığından ziyade bu bilgilerin kurgu olduğuna işaret ediyor. Belgelerde ABD’deki diğer politika uygulayıcı kurumlar ve istihbarat unsurlarının olaylara katılımının gözden kaçırılmış olması ve hep belirli temaların işlenmiş olması bu tezi doğruluyor. Sonuçta sadece Amerika’nın cici bir ülke olduğu mesajını alıyoruz. Sözde ABD ve müttefiklerini zor durumda bırakacak bilgiler var örtüsü altında “ABD tüm dünyada demokrasileri destekliyor, sandığınız gibi kötü bir ülke değil, istihbaratı zayıf” teması işleniyor. Türkiye ile ilgili sözde ifşa edilen bilgiler pek etliye-sütlüye dokunmayan cinsten ve bu belgeleri okuyunca şu sonuca varıyoruz. Türkiye’de hatırı sayılır bir Amerikan istihbarat ağı var, pek çok akademisyen, devlet görevlisi bu ağa bir şekilde ortak olmuş, hatta analizci olmuş, pek çok devlet görevlisinin ise çenesi düşük.

Bin Ladin’e yapılan operasyon ABD Başkanı Obama’nın dediğine göre Pakistan’ın bilgisi dışında ve yardımı olmadan yapıldı. Bin Ladin’in yerinin tespit edilmesi kendisine kuryelik yapan kişilerin belirlenmesi ile başladı. Irak’ın kuzeyinde 2004 yılında yakalanan Hassan Ghul’ün ardından diğer kuryeler tespit edildi ve izleri sürüldü. Bunların Bin Ladin’in bulunduğu Pakistan’ın başkenti İslamabad’ın 50 km. kuzeyindeki Abbottabad kampı yakınlarında telefonlarının bataryalarını çıkardığı anlaşıldı. Ladin’in ölmesi ile El Kaide, Afganistan’da hızını kaybetti ama yenilmedi. El Kaide’nin yeni yayınladığı kaset, üyelerini Afganistan’a gelmeye değil, bağımsız eylem yapmaya çağırıyor. Taliban ise öylece duruyor. ABD, Taliban ile anlaşsa bile Afganistan dost ellere bırakılmayacak, başka bir ülkenin (Taliban’ın kadim dostu Pakistan’ın) etkisi altına girecektir. Bin Ladin’in öldürülmesi El Kaide’nin Afganistan’daki konumunu etkilerken, bu terör örgütünün dünyaya yayılmış olması bu etkiyi sınırlı tutmaktadır.

27 Haziran 2010’da ABD’de yakalanan 11 Rus ajanı ile ilgili detaylar ilgi çekici ve ders alıcı özellikler içermektedir. Bu kişiler 1990-2009 arasındaki dönemde farklı yıllarda ABD’ye girdiler, pek çoğu Kanada üzerinden sahte belgeler ile geldi, ABD vatandaşları ile evlendi ve sık sık ABD dışına çıktılar. Ajanlardan yedisi BM Rusya misyonu ile irtibatlı idi. Büyük ölçüde birbirlerini tanımayan ajanlar üçüncü kişiler aracılığıyla Moskova ile temas halinde idiler. İlginç olan bu kişiler casuslukla suçlanamadı çünkü çalınan bir bilgi veya edinilen gizli bir bilgi yoktu. Yapmaya çalıştıkları önemli bilgilere ulaşabilecek üst düzey insanlar ile tanışmak veya bu potansiyele sahip olan kişilerin olduğu yerlerde eleman edinmekti. Rusya, bu kişilere sahte belgeler yanında ev, araba, finans vb. her türlü kolaylığı sağladı. Muhtemelen Rus SVR, bu kişilerin takip edildiğini biliyordu. 10 yıllık bir takip sonucu bu kişiler ABD içinde ve dışında çeşitli yerlere yerleştirilen gizli kameralar, dinlemeler, ev ve iş yerlerinin aranması, elektronik haberleşmelerinin izlenmesi ve özel ajanlar ile takip edildi. Kilit ajan Christopher Metsos, Kıbrıs Rum Kesiminde 29 Haziran’da yakalandı ve kefaletle kurtuldu. Tutuklamaların 25 Haziran 2010’daki Obama-Medvedev buluşması sonrasına gelmesi önemli bir nokta ancak tutuklamaların ardındaki siyasi beklenti henüz sır olarak durmaktadır.

İstihbarat dünyası yeni teknolojiler peşinde…

ABD’de Akıllı İnsansız Hava Araçları’nın sivil sektöre satışına başlanıyor. ABD askeri araştırma kurumu DARPA ve askeri istihbaratı Drone kullanımını gittikçe çeşitlendirmektedir. İ-Phone ile de uçabilen Drone’lar; görüntü alma yanında, keşif, dünyanın çeşitli bölgelerinde (örneğin deniz korsanlarına karşı) devriye gezilmesi, TV yayını, elektronik korumalı bölgelerde güvenlik duvarının kırılması gibi pek çok yeni alanda kullanılmaya başlandı. Drone’lar ve robotları kullanabilmek için cep telefonlarını akıllı telefona dönüştüren ve böylece otomatik pilot ile temas eden yeni bir teknoloji geliştirildi. Blackberry telefonların (dinlenememesi nedeni ile) özellikle teröristler için çok cazip bir telefon haline gelmesinden sonra, bu tür telefonlara ne kadar müsamaha gösterilebileceği istihbarat servisleri tarafından tartışılan bir konu olmaya devam ediyor. Kasım 2008’de Mumbai’de yapılan bombalı saldırılar Blackberry ile koordine edilmişti. İngiltere’de geliştirilen bir mini GSM anteni ile (Femtocell) mobil telefonların takibi ve dinlenmesi engellenebilir hale geldi. Propaganda amaçlı Amerika’nın Sesi Radyosu (VOA) da sansür ve engellemelere karşı akıllı telefonları kullanmaya başladı.

Mısır ve Tunus’taki ayaklanmacılar tarafından kullanılan Facebook ve benzeri sosyal paylaşım siteleri önemli bir istihbarat kaynağı haline geldi. Ancak, bu bilgilerin nasıl kullanılacağı üzerine çalışmalar devam ediyor. İngiliz Senato İstihbarat Komitesi tarafından da konu gündeme alındı. Öte yandan ABD Silahlı Kuvvetleri hedef ülkelerdeki sosyal paylaşım sistemlerine sızmak için Üniversiteler ile birkaç yıldır çeşitli modellemeler ve sızma yöntemleri üzerine çalışmaktadır. Sosyal paylaşım sistemleri ve psikolojik savaş unsurlarının ayaklanma hareketlerinde kullanımı ile ilgili çalışan diğer bir kurum ise DARPA. Özel şirketler facebook ve twitter da kendi çalışanlarının bilgi sızıntısı yapmaması için tedbirler üzerinde çalışmaktadır. Gmail, Yahoo ve Skype’nin kimlik denetim sertifikalarının yakın zaman önce çalındığı da ortaya çıktı. Bu sertifikalar, siber savaşın omurgasını oluşturuyor. İngiliz Silahlı Kuvvetleri içinde siber savaş kabiliyetlerini planlayacak yeni bir karargâh birimi kuruldu.

Obama iktidara geldiğinde askeri operasyonlar esnasında istihbarat servislerinin rollerini sınırlamaya çalışsa da geçen zaman içinde durum tam tersi oldu. CIA ve Pentagon’un paramiliter grupları Pakistan, Yemen ve Libya’da oldukça aktif konumdalar. Çin istihbaratı, Arap Baharı ayaklanmalarını yakından izliyor. ABD Silahlı Kuvvetleri, dört boyutlu haritalar için çalışmalar yapılmaktadır. Böylece mesafe ve arazi özellikleri yanında hava ile ilgili önemli bilgiler de haritada okunabilecektir. ABD ordusunun yeni araştırma alanı milyonlarca dolarlık bir proje olan bilgisayarla “bulut hesaplama”. Böylece düşman tarafından ele geçirilen bir bilgisayarın teknik analizi imkânsız hale gelecektir. 2009 yılında yaşanan krizden sonra AB’nin Torejon’daki uydu merkezi kapsamlı bir reform sürecine tutulmaktadır. AB’nin Dış Faaliyetler Servisi’ne (EEAS: European External Action Service) bağlı İstihbarat Teşkilatı 1 Ocak 2011’de faaliyete geçti.

İş dünyası ve casusluklar..

Fransa’da Renault firmasında yaşanan casusluk skandalından sonra firma güvenlik sistemini gözden geçiriyor. Renault içinde üç üst düzey yöneticinin yabancı bir ülkeye istihbarat verdiği konusunda soruşturma başlatıldı. Sarkozy, Control Risks ve Xe gibi İngiliz ve ABD güvenlik şirketlerinin yerine Fransız özel güvenlik şirketlerinin savaş bölgelerinde daha çok rol alması için çaba gösteriyor. Fransız Dışişleri Bakanı La Mer, güvenlik şirketlerine deniz güvenliği ve korsanlarla mücadele görevleri de vermeyi planlamaktadır. Fransız elçiliklerinin güvenlik sistemleri de özelleştiriliyor. Fransa istihbarat teşkilatı DGSE’nin Libya’daki isyancılar ile birlikte çalışmaktadır. Öte yandan savaş alanlarında Fransız özel güvenlik şirketlerinin faaliyetleri Parlamento’nun yeni soruşturmalara neden oldu. Libya operasyonunda başı çeken Fransa’da şirketler operasyon sonrası Libya’da iş almak için projeler üzerinde çalışıyorlar. Bu kapsamda, 40 Fransız şirketi sorunlu bölgeler üzerinde çalışmakta, öncelikle Kaddafi’nin petrol kuyularını ateşe vermesi halinde güvenlik işini almak için sırada beklemektedir.



HSBC Bankası’nın İsviçre’deki şubesinden çalınan müşteri bilgileri sonrası Avrupa, İsrail ve Belçika’da elmas ticareti yapanlar ile ilgili soruşturmalar başlatıldı. Mısır ve Tunus yetkilileri ise ülkeden kaçırılan paraların nereye gittiği ile ilgili özel güvenlik ve danışmanlık şirketlerine (Risk Advisory Group gibi) başvurdular. Mısır ve Suriye’deki tek organize muhalif grup olan Müslüman Kardeşler, Arap ile Batılı İstihbarat servisleri arasında aktarıcı konumda kullanılmaktadır. İran da ülke içinde ABD ajanı avına öncelik verdi. İran muhalif gruplarının içinde büyük bir ajan ağının ortaya çıkarıldığı yakın zamanda İran TV haberlerinde yer aldı. Irak’ın kuzeyinde Kürt gruplar kendi ordularını ve istihbarat teşkilatlarını kurmak için ABD Başkanı Obama ile görüştükten sonra Kanadalı danışmanlık şirketi Vast Exploration ile işbirliği yapmaya başladılar. Blackwater, adını Xe olarak değiştirdikten yeni yapılan yatırımlarla yeniden canlanmakta ve eski imajını temizlemeye çalışmaktadır.

Sonuç yerine; Türkiye bölünmeye gidiyor..

ABD’de 16 istihbarat teşkilatının 12’si askerlere aittir ve toplam istihbaratın %80’ini askerler kullanır. Türkiye’de ise askerlere ait bir istihbarat toplama teşkilatı olmadığı gibi, son yıllarda kendisine karşı yürütülen operasyonlar ile bırakın istihbaratı yapmayı, kendi bilgilerini koruyamaz hale getirildi. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), kendisine yönelik dinlemelere karşı koymak için imkânlarını harekete geçirirken, Başbakan Erdoğan’ın TSK sistemlerini sivil istihbarata transfer etmek için çalışıyor. MİT’in başına 12 adamı ile gelen yeni müsteşar, laik çalışan temizliği yaparak istihbaratı dönüştürüyor. Demokrasi görüntüsü altında ülke polis devletine dönüşürken, ülke çıkarları bir yana konarak ılımlı İslamcı gündem Batı ile koordineli olarak yakın coğrafyaya ve Büyük Orta Doğu’ya uygulanıyor. Irak’ın kuzeyinde Kürt devletinin fiilen kurulması, Güneydoğu Anadolu’da bıçağın kemiğe dayanması veya KKTC’nin elden çıkmak üzere olması iktidarın umurunda değil. Batının da desteği ile içeride İslam devleti, dışarıda da İslam dünyası liderliği hayali peşindeki iktidar Türkiye’yi bölünmeye götürüyor.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 14
Dün Tekil 880
Bugün Tekil 227
Toplam Tekil 1641462
IP 54.158.92.239






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































10 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Yüksel Türk; senin için Yüksekliğin Hududu Yoktur. (Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.193 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu