Devletin İmamları - Aziz Dolu ATABEY - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Devletin İmamları - Aziz Dolu ATABEY
Tarih: 02.05.2011 > Kaç kez okundu? 2490

Paylaş


Dün akşam, televizyonun karşısına geçmiş akşam haberlerini izlerken bir kısım zevatın ‘sivil itaatsizlik’ adı altında bir kısım faaliyetlere başladıklarını ve bu bağlamda cami içinde, cemaatten ayrı namaz kılma eylemine giriştiklerini görünce yüzümüzde istihza (alay) ile karışık bir tebessümün peyda olmasına engel olamadık canlar. Zira namaz kılıp kılmadığı bile meçhûl olan; kılmış olsa, abuk-sabuk işlere kalkışmayacak olan dahası terör belâsına çanak tutup, kanlı cinayetlere göz yummayacak olan bu zavallılar camide namaz kılmamak türünden gülünç (comic) eylemleri ile bölge halkını etkilemeye çalışsalar da Kemal Sunal tiplemeleri gibi ortalıkta dolaşıp durdukları ile kalacaklardır hiç kuşkusuz.



Evet, canlar! ‘Sivil idrâksiz’ olan bu sivil itaatsiz zevatın halet-i ruhîyelerini (ruh hâli) biraz tahlil edecek olsanız -inanın- onlara kızmaz, sadece acırsınız. Tutarsızlığın kitabını yeniden yazan bu muhteremlerin devletin imamlarına karşı sergiledikleri takdire şayan (!) duruşu devletin noterine, tapu dairesine, nikâh memuruna, belediyesine, kaçak elektriğine karşı niye göstermediklerini muhakeme ederseniz (sorgulama) eylemin altında ‘din afyondur’ diyen Marksist-Leninist felsefenin yattığını görürsünüz. Yine Peygamber Efendimizin (sav) akşamları az yemeyi salık veren hadis-i şerifini kulak ardı ederek mideyi tıka basa doldurup, ertesi günü sancıdan kıvranmaya başladıklarında, devletin verdiği yeşil kartları çöpe atıp, devletin hekimlerine karşı da aynı şahsiyetli duruşu sergileyeceklerini sanıyorsanız çok safdilsiniz demektir. Birden bire namaza-niyaza da başlayan bu zevatın, milletin millî birlik ve beraberliğini, kardeşliğini gördükçe kabız olmuşçasına ıkınıp-sıkınmalarının nedenine gelince; ülkemizde faaliyet gösteren yasadışı örgütleri mercek altına alıp, incelediğinizde bu tip oluşumların uzantılarının hep ülke dışından bir yerlere dayandığını görürsünüz. Misâl PKK (Partiya Karkaren Kurdiya=Kürdistan İşçi Partisi) olarak adlandırılan sözde işçi partisinin çıkış noktası komünist felsefeye dayanır. Hareketlerinin çıkış kaynağı dışarıda olan bu Marksist-Leninist bozuntularının burunlarına taktıkları halkaların ipleri de, bizim ‘puşt’ olarak telakki ettiğimiz (düşündüğümüz) birilerinin elindedir. İpler bazen kuzeye, bazen güneye, bazen batıya hatta okyanus ötelerine kadar uzayıp gitmektedir. Hafızalarda kalan ise

-Yörüklerin delbek dediği- vurmalı çalgı eşliğinde sergilenen muhteşem kıvırmalar kalmaktadır. “Benim annem de Türk’tür.”, “Devlete hizmet etmeye hazırım.” gibi… Ne diyelim: Biji serok Abduş!..



Yeri gelmişken bir hususun altının çizilmesinde fayda vardır. O da şudur: İslâm’ın temelinde, felsefesinde ücretli imam olgusu yoktur. İslâm’ın ilk devirlerinde imamlık vazifesi, cemaatin içinde bu işe en vâkıf (bilgili), en salâhiyetli (yetkili) olan kişi tarafından icra edilmiştir. Zamanla cemiyet hayatında meydana gelen yozlaşmalar, soysuzlaşmalar artıp; cinayet işlediğinde cennete gideceğini sanan haşhaşkeş Sabbahçılar, ‘’Peygamberimizin karpuzu nasıl yediğini bilmiyoruz. O hâlde biz de yemeyiz’’ diyen ahmak selefçiler peyda olunca din öğretiminin ehil insanlara tevdi edilmesi (bırakılması) gibi bir zorunluluk ortaya çıkmış ve dinî vazifeler için kadrolar oluşturulmuştur. İşleri-güçleri din eğitimi olan bu insanların, nafakalarını (geçim) temin edebilmeleri için de ücret ödenmesi uygun görülmüştür. Dahası din öğretiminin savsaklanamayacak kadar önemli olduğunu da takdir edersiniz sanırım.



“Çocuklarınız yedi yaşına gelince, onlara İslâm’ı öğretiniz.” diyen âlemlere rahmet vesilesi Peygamberimizin gönül ikliminden mahrum kalmış bu sivil idrâksizlerle, oniki yaşından küçük çocukların camiye girmesini yasaklayan 28 Şubatçılar arasında bir fark var mıdır? Yahut da Ergenekon sanığı olarak yargılanan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’i, -sözde- Kürdistan İşçi Partisi Başkanı Abdullah Öcalan’a çiçek verirken gösteren fotoğraf kareleri sizin için ne anlam ifade ediyor? Aralarında ensest bir ilişki olamayacağına göre! Biz, bu şer odaklarının gizli kapaklı bir iş yaptıklarını ve bu işin de büyük çoğunluğu Müslüman olan Türkiye’nin büyüyüp, gelişmesinin; Büyük Türkiye olmasının önüne geçilmesine yönelik -kökü dışarıda- ayak oyunları olduğunu düşünüyoruz ve sözü bir şairimize bırakıyoruz: “Hey Anadolu’m, sen saksılara sığacak çınar mısın? Yeniden doğmaya var mısın?



‘’Devletin imamlarının ardında namaz kılmayacağız’’ diyen bu safsalaklar, onbeş yıl kadar önce başımızdan geçmiş bir olayı tekrar hatırlamamıza vesile oldu canlar. Muallimlik (öğretmenlik) eğitimi için Bolu’da bulunduğumuz yıllarda, cemaat erbabı olma iddiasını kendisine hayat tarzı olarak belirlediğini sanan, gerçekte ise ne yazık ki mankurtlaşmış olan bir arkadaşla aramızda geçen küçük çaplı bir fikir teatisini (alış-veriş) sizlerle de paylaşalım. Hâliyle, tavırlarıyla mütedeyyin (dindar) görünen ama buna rağmen bizimle Cuma namazlarına gelmeyen bu arkadaşla aramızda geçen birkaç cümlelik konuşma -sanırım- ilginizi çekecektir. Bir gün Cuma namazı öncesi, yolda karşılaştığımız üstadımıza ‘’Haydi Cuma’ya gidelim.’’ dememiz ve üstadın, “Yok, siz gidin. Ben gelmiyorum.” gibi lâflar etmesi üzerine haddimizi aşıp, ‘’Cuma namazına niçin gelmiyorsun’’ diye usûlünce bir soru yönelttik. Önce cevap vermek istemese de ‘’de hele’’ diyerek, ısrar etmemize dayanamadı ve ağzındaki baklayı çıkardı: “Biz, devletin imamlarının ardında namaz kılmayız!” İlk anda şaka yaptığını sandığımız muhteremin ciddiyetini anlayınca sebebini sorduk. İkinci cevap, birinciden de çarpıcıydı: “İmamların parası Manukyan’dan geliyor!” (Manukyan, ağzı salyalıların sayesinde o yıl vergi rekortmeni olmuştu.) Bir an duraksadığımızı görünce ‘surda bir gedik açma’ sevdâsıyla son hamlesini de yaptı: “Kıldığınız namazdan size bir hayır gelmez!” O ana kadar saygıyla dinlediğimiz mürşidimizin dinimize dahletmeye (sataşma) başlaması üzerine Avşar’ın, Karahacılı’sı olarak doğuştan getirdiğimiz Yörük damarımız tuttu ve sağdan bir soru da biz yönelttik. “Sen okulu bitirince ne olacaksın?” Cevap: “Öğretmeen!..” Akabinde (sonrasında) soldan bir tane daha çıkarttık: “O hâlde, senin para da Manukyan’dan gelecek!” Ve bir sağ daha: “Desene, senin öğretmenliğinden de bir hayır gelmez! Daha sonra neler oldu derseniz, ikinci sağ fazla gelmiş olacak ki soyka (saksağan, karga vs.) ile aramız açıldı.



Evet canlar! Manukyan muhabbeti, müçtehitlik sevdasındaki safdil ile aramızdaki arkadaşlığı kırıp dökmüştü. Dememiz odur ki siz, siz olun; sağınıza mukayyet olun. Zira soysuzlara, yolsuzlara; hırsızlara, arsızlara, Allahsızlara; softalara, soytarılara… iyi gelmiyor. Elden, dua etmekten başka da bir şey gelmiyor. O hâlde, gelin ellerimizi göğe kaldıralım ve hasbıhâlimizi (söyleşme-dertleşme) içten bir duayla bitirelim: Beldelerimizi ezansız, camilerimizi cemaatsiz ve göklerimizi ay-yıldızsız bırakma Allah’ım! Milletimizin sağduyusunun, ferasetinin sürmesini nasip eyle Allah’ım! Türkiye’mizin büyüyüp, Osmanlı olmasını nasip ve müyesser (kolayca olan, sonu hayırlı) eyle Allah’ım! Âmin! Serik–15.04.2011 Cuma



Aziz Dolu Atabey

azizdolu.blogcu.com



Derkenar: Bu yazımızı, bir sabah namazı uğruna batan güneşe; Hakkârili şehit imam Aziz TAN Hocaefendi’ye ithaf ediyoruz canlar.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 16
Dün Tekil 861
Bugün Tekil 789
Toplam Tekil 1635495
IP 54.166.48.3






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































2 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ey Türk Beyleri, Milletim, İşitin! Yukarıda Gök Çökmedikçe aşağıda yer delinmedikçe, TÜRK Ulusu senin ülkeni kim alabilir? Töreni kim Bozabilir?
(Bilge KAĞAN)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.382 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu