TÜRK BAYRAĞI ASLA ÇİĞNENEMEZ - Dr. Tahir Tamer KUMKALE - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









TÜRK BAYRAĞI ASLA ÇİĞNENEMEZ - Dr. Tahir Tamer KUMKALE
Tarih: 14.04.2011 > Kaç kez okundu? 2004

Paylaş


Bayrak bir ulusun bağımsızlık sembolüdür. Düşmanın da olsa, saygı duymak gerekir. - Gazi Mustafa Kemal Atatürk-(1922)





Girilen seçim sürecinde üçüncü kez iktidar olacaklarını belirten Ak Parti yönetimi, dokuz yıllık iktidarları sonunda israrla ülkemizin ileri demokrasi seviyesine ulaştığını vurgulamaktadır. Oysa ulaşılan bu seviyede yaşanan pek çok olayın ileri demokrasi ile hiç bir alâkası bulunmamaktadır.



Son bir kaç yıldır yaşadığımız olaylar karşısında “Vay canına . Bu da olurmu?” Denilecek hiç bir olay kalmamıştır. Karşılaştığımız hadiseler akıl ve mantık sınırlarımızı zorlamakta ve sağlıklı algılamamızı engellemektedir. Küresel güçlerin yoğun psikolojik savaş saldırıları sonucunda yanlış bilgilerle uyuşturulan beyinlerimiz bizlere özellikle kayıtsız kalmamızı ve olmamış gibi davranmamızı telkin etmektedir.



Yargı erkinin Anayasal görevi Yasama ve Yürütmenin icraatlarını kanunlar çerçevesinde denetlemektir. İdarenin uygulamalarını denetlemekle yükümlü olan yargı erki için Başbakan Erdoğan’ın “Ben yargının işine karışmıyorum. Yargıda benim işime karışmasın” diyerek adeta yargının varlığını kabul etmediğinin vurgulandığı bir ülkede yaşıyoruz. Buna rağmen mevcut bütün sorunlarımıza hukuk kuralları çerçevesinde çözüm üretmek zorunda olduğumuz bilincini asla kaybetmememiz gerekmektedir.



Bugün normal şartlarda şiddetle tepki göstermemiz gereken pek çok olay karşısında tepkisiz kalmamız ve olayı olmamış gibi görmemiz olağan bir tutum olarak algılanmaya başlamıştır. İşte bu vurdumduymaz ve tepkisiz davranışlarımız devletimizin bek’ası ve milletimizin güvenliği açısından çok ciddi tehlikeleri işaret etmektedir.



Konumuz Türk Bayrağı ve bu kutsal varlığımıza yapılan insanlık dışı saldırılardır..



2893 sayılı Türk Bayrağı Kanunu’nu 7 nci maddesinde; “ Türk bayrağına sözle, yazı veya hareketle veya herhangi bir şekilde hakaret edilemez, saygısızlıkta bulunulamaz. bayrak yırtılamaz, yakılamaz, yere atılamaz, gerekli özen gösterilmeden kullanılamaz.” ibareleri yer almaktadır.



5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Devletin egemenlik alametlerini aşağılama” konusunu ele alan 300 üncü Maddesi 1 nci Fıkrasında da; “Türk Bayrağını yırtarak, yakarak veya sair surette ve alenen aşağılayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Anayasada belirlenen beyaz ay yıldızlı al bayrak özelliklerini taşıyan ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik alameti olarak kullanılan her türlü işaret hakkında uygulanır.” Denilmektedir.



Görüldüğü gibi Yasama erkimiz, birliğimiz ve bütünlüğümüzü temsil eden bu milli sembolü koruyucu tedbiri öngören kanunu çıkartmıştır. Bu kanunların uygulanması ise yargı erkine düşmektedir. Kanuna aykırı tutum ve davranışlara karşı derhal harekete geçmek ise Cumhuriyet Savcılarımızın temel görevidir.



Birbiriyle haber yarışmasına giren anlı şanlı reklamcı televizyon habercilerimizin görmediği veya görmek istemediği, yönlendirilmiş yazılı basında ya hiç yer almayan yada çok küçük puntolarla arka sayfalarda geçiştirilen bir haber olarak verilen, ama özgür internet basınında yer alan konuya ilişkin haberin özeti şöyledir;



“ Tarih 9 Nisan 2011. Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde çatışmada öldürülen PKK’lı terörist Aydın Baren’in cenaze töreni yapılıyor. Törende Barış ve Demokrasi Partisi eşbaşkanı Gülten Kışanak ile eski başkan Ayfer Tuğluk da bulunuyor. PKK’lı topluluk güruh önce bu toprakları korumakla görevli güvenlik mensuplarından olan koruculara ait kulübelerini ateşe veriyorlar. Bilahare bu tesislerin içinde gönderde çekili bulunan Türk bayrağını indirip ayakları altına alarak çiğniyorlar. Sonra da inen bayrağın yerine PKK terör örgütünün amblemini taşıyan flamayı çekiyorlar.”



Benzerine son günlerde sıkça rastladığımız haber budur...



Türkiyeye getirildiği söylenen ileri demokrasi kavramı, bu gibi olaylarda görmemek, duymamak, karışmamak, olmamış farzetmek, beni ilgilendirmez diyerek kaygılanmamak ve anlamamazlıktan gelmek değildir.



Şimdi ben bu ülkenin bir vatandaşı olarak soruyorum?...



Benimle birlikte 74 milyonu temsil eden ve rengini şehit kanından alan ay yıldızlı bayrağımız, vatan toprakları içinde yasama görevini yürüten milletvekillerinin gözleri önünde gönderden indirilir, çiğnenir ve yerine terör örgütünü temsil eden bezler çekilirken tedbir alması gereken yetkililer ne yaptılar ve bundan sonra ne yapacaklar?.



- Anayasanın 104 üncü maddesine göre; Devletin başı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil ederek, Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetme görevi alan Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bu vahim durum karşısında ne yaptınız?



Ne yapacaksınız?



Siz ki; “Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine andiçerim” diyerek sorumluluk yüklenen bir kişi olarak bayrağı indirilerek çiğnenen biz sıradan vatandaşlara ne yapmamızı tavsiye edersiniz?



- Dokuz yıldır ülkemizde Başbakanlık yapan Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Bakanlar Kurulu üyelerimiz bu vahim durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?



Bunun gibi milli bütünlüğümüz ve birliğimizin sürekliliğine saldırı niteliğindeki asla saklanmaması gereken olayları yapanların derhal yakalanarak ibret alınacak şekilde cezalandırılmaları gerektiğini düşünüyor musunuz?



Bu konuda kamuoyunu doğru bilgilendirme göreviniz olduğunun farkında mısınız?



- Ülke yönetimine soyunan ve iktidara hazır olduklarını her fırsatta vurgulayan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve Sayın Devlet Bahçeli temsil etmeği düşündüğünüz devletin bayrağının gönderden indirildiğinin, yerine PKK bezlerinin çekildiğinin farkında mısınız ve bu durumun ne anlama geldiğini biliyormusunuz?



Eğer farkında idiyseniz neden şimdiye kadar her fırsatta önünüze uzatılan mikrofonlardan bu durumu lanetleyen sözlerinizi duymadık?



- Devletimizin bek’âsının güvencesi Cumhuriyet Savcılarımız, mutlaka yukarıda maddelerini verdiğim kanunların verdiği yetkiyi kullanarak ilgililer hakkında soruşturmalara başlamışsınızdır. Ama bu konuda sokaktaki vatandaşlarımıza da neler yapıldığı hakkında bilgi vermeniz gerektiğini düşünüyor musunuz?



- Yazılı ve görsel basının satın alınarak yönlendirilmiş kesimleri federatif yapının sıkça dile getirildiği bir ülkede egemenliği simgeleyen bayrakların indirilmesini görmezden gelmeyi görevleri arasında sayabilir. Ama basınımızın henüz bağımsızlığını ve özgürlüğünü kaybetmemiş kalemleri neden bu vahim olayı ele almakta geç kalmıştır.?



Neden bir taraftan kamuoyunu bilgilendirilirken yetkililer acilen göreve davet edilmemiştir.?



Yoksa onlarda artık Güneydoğu Anadolu Bölgesinin Türkiyeden koparılmasının önünde engellerin kalmadığına mı inanmaktadır?



Sonuç olarak;



Türk bayrağının gönderden indirilerek çiğnenmesi asla hafife alınamayacak çok ciddi bir olaydır. Üniter yapının parçalanması yolundaki girişimlere konulan son noktadır. Sorumlu ve yetkili yürütme ve yargı temsilcileri tarafından acilen yasal tedbirler alınmadığı takdirde bölünme kaçınılmazdır. Bu durumda küresel güçlerin ülkemizin bölünmesine yönelik tarihi plânlarından birisi daha gerçekleşmiş olacaktır.



Burada unutulmaması gereken husus Türk milletinin üzerinde kurgulanan bütün senaryoları bozacak güce sahip olduğudur. Tarih içinde kendini sıkça ispatlamış olan bu güç asla hafife alınmamalıdır.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 20
Dün Tekil 767
Bugün Tekil 595
Toplam Tekil 1637656
IP 54.205.150.215






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































5 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Üstümüze kılıç çekilmedikçe, ülkemize girilmedikçe, teb'ama cefa edilmedikçe Bizden kimseye zarar gelmez. (Fatih Sultan MEHMET)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.621 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu