FİLÂN HANIM… - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









FİLÂN HANIM… - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK
Tarih: 30.03.2011 > Kaç kez okundu? 2176

Paylaş


Geçtiğimiz günlerde bu sütunlarda ‘Bir dolandırıcılığa Teşebbüs Hikâyesi’ yazmıştım. Yazı çok ilgi görmüş ve benim başıma gelen dolandırıcılığa teşebbüs hareketi çok sayıda tanıdığımın başına gelmişti. Çok şükür teşebbüse kurban vermemiştik.



Bugünlerde benzer olup olmadığına tam karar veremediğim bir girişim daha var. Ben sadece yine ‘benim başıma geldi’ zannediyordum ama baktım etrafımda ve yakınımda olan bazı arkadaşlarımın başına da gelmiş. Bende bir problem yok ama bazı arkadaşlarım saflıklarının (?) kurbanı olmuşlar gibi geliyor bana…



Mesele şu:

Birkaç gün önce Fakültedeki çalışma odamdayım. Sabit telefonum çalıyor ve açıyorum. Sekreter hanım:

— Hocam, sinema sanatçısı ‘Filan Hanım’ sizinle görüşmek istiyor, diyor.

Bir an tereddüt ediyorum. Benim sinema sanatçıları ile ne ilgili olabilir ki? İşim ve görevim gereği çok sayıda sosyal aktivite için aranıyorum. Ama bir sinema mensubu ilk defa arıyor.

— Tamam, görüşeyim. Diyorum.



Telefonu açıyorum. Çok nazik, konuşması yumuşak ve pürüzsüz ancak mübalağada biraz aşırılık hissi veren ve sık sık ‘değerli vaktinizi aldığım için beni lütfen bağışlayın, Sayın Dekanım’ diye hitap eden bir hanım sesi… Aramızdaki konuşma aşağı yukarı şöyle geçiyor:

— Sayın Dekanımız Salih Şimşek Bey ile mi görüşüyorum?

— Evet efendim. Benim.

— Çok teşekkür ederim, bana lütfedip vakit ayırıp cevap verdiğiniz için…

— Buyurun efendim.

— Efendim, bendeniz sinema sanatçısı ‘Filan Hanım’… Duymuşsunuzdur.

— Hayır, duymadım! Efendim, benim sinemayla aram hayatım boyunca pekiyi olmamıştır. O yüzden sizi hatırlayamadım. Kusura bakmayın.

— Telaşınız ve meşguliyetiniz çoktur efendim. Hatırlamamanız normaldir. Efendim çok teşekkür ederim. Bana kıymetli vaktinizi ayırdığınız için rahatsız ediyorum.

— Efendim, ben hiç rahatsız olmam. Sizi dinliyorum.

— Ah sesiniz ne kadar da sevecen, yumuşak ve itimat telkin ediyor. Bana çok kıymetli vaktinizi ayırdınız için nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum.

— Teşekküre gerek yok, efendim. İltifatınıza çok teşekkür ederim. Buyurun sizi dinliyorum. Nasıl yardımcı olabilirim size?

— Sayın Dekanım! Ben yıllarca Türk sinemasına hizmet etmiş bir sinema sanatçısıyım. Geçtiğimiz yıllarda bir şanssızlık oldu. Kader işte… Gözlerimi kaybettim. Şimdi körüm… Tedavim, yurt içinde mümkün değil… Yurt dışına gitmek içinde maddi imkânım yok. Bilirsiniz yurt dışında tedavi olmak çok masraflı…

— Efendim, Allah şifalar versin. Buyurun…

— Tedavi olabilmek için çareler arıyorum. Bur arada bir saat kampanyası düzenleyerek, sizin gibi güzel ve anlayışlı insanlara ulaşarak, kendilerine birer saat göndermek ve karşılığında 250 TL gibi meblağı bağış olarak almak arzu ediyorum… Bunları söylemek çok zor ama buna mecburum.

— Yani benim size 250 TL göndermemi mi istiyorsunuz?

— Efendim, lütfedersiniz. Saatinizi de hemen göndereceğim.

— Değerli sinema sanatçımız! Hanımefendi! Sizin gibi çok sayıda insandan bu tür talepler alıyorum. Benim tek başıma yapacağım bir yardım sizin için çok önem taşımaz. Lütfen bana e-posta hesabıma durumunuzu anlatan bir yazı gönderin, banka hesap numaranızı da ekleyin, ben fakültemizin mensuplarına ileterek daha büyük çaplı bir kampanya düzenleyeyim. Bir konu daha var… Sizin tenzih ederim, ama sizin gibi telefon ederek, yardım isteyen ve kendilerinin milli sporcu, tiyatro sanatçısı, ressam, yazar-çizer ve benzeri vasıfları sayan insanlar oluyor. Bunların bir kısmı da, bu yardım talebini meslek edinmişler. İnsanların hayır duygularını istismar ediyorlar. Umarım sizin böyle bir niyetiniz yoktur. Gerçi ben âmâ, çok affedersiniz kör, bir insanın böyle bir istismarda bulunabileceğini düşünmüyorum ama yine da aklıma geliyor. Beni bağışlayınız lütfen…

— Çok haklısınız Değerli Dekanım! Gerçekten çok haklısınız. İnsanların yardım etme duygusunu istismar eden çok sayıda şarlatana her yerde rastlamak mümkün… Çok haklısınız. Şimdi, telefonu kapadıktan sonra ben sizin e-mail adresinizi sekreterinizden alayım.

— Ona gerek yok. Ben hemen söylüyorum. Alabilir misiniz?

— Bir dakika bana yardım eden kişi söylediğinizi not etsin. Malumunuz görmeyenlerin kalemleri ya hafızaları ya da yanında olan bir başkası oluyor.



E-posta adresimi söylüyorum o da yanındakine naklediyor. Sonra da, o müşfik, itimat telkin edici ve nazik ifadeleriyle bir miktar daha bana iltifat ediyor, değerimi anlatıyor, çok yoğun iş tempom içinden kendisine ilgi gösterdiğimden mutluluğunu belirtiyor ve nihayet kurtuluyorum.



Telefonu kapattıktan sonra geçtiğimi günlerde yaşadığım ve hikâyesini yazdığım ‘Bir Dolandırıcılığa Teşebbüs Hikâyesi’ geliyor ama üzerinde durmuyorum. Yarım saat sonra o hanımefendinin e-posta mesajı geliyor. İstanbul’da Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alınmış (aslının aynıdır kaşeli) ve gözlerinin görmediğine dair bir sağlık raporu ve bir mektup var. Mektup şirket kaşeli bir sayfaya yazılmış. Kendisinin Vergi Dairesi, Vergi Numarası, Banka Hesap numarası ve metin altında şirket kaşesi ve üzerinde imzası var. Yani kişi bir firma sahibi…



Mektup metni şöyle:

Bendeniz Sinema Sanatçısı ‘Filan Hanım’,

Sanat hayatımın en verimli çağında, bir talihsizlik sonucu gözlerimi kaybettim. 8 senedir görme engelliyim. Kısa bir süre önce, Amerika'da yapılacak bir ameliyat neticesinde, görebilme ihtimalim doğdu. Tek dileğim, ameliyatımı gerçekleştirip, bir nebze olsun gün ışığına kavuşabilmek ki akabinde, sanat hayatıma tekrar devam edebileyim. Böyle bir olay beni gün ışığına kavuşturacaktır. Bu nedenle içinde resmim bulunan güzel bir duvar saati yaptırdım. Bu saatleri siz sevenlerime yaptırmak ve ulaştırmak için karanlık dünyamda büyük çaba sarfediyorum. Bu çabanın karşılıksız kalmayacağını umut ediyorum. Bahsedilen saatlerimi, sizler gibi hamiyet sever insanlarımıza ve sanatsever halkımıza (250 TL) göndererek, yukarıda izah ettiğim gözlerimin açılması için sebep olacak meblağı temine çalışıyorum. Bu konu muvaciyesinde, gereken destek ve ilginin gösterilmesi ümidi ile şimdiden teşekkür eder, bilvesile saygılarımı sunarım.

Not: Saat âdeti 250TL olup isteğe göre adet belirlenir.”



Bir gün sonra arkadaşlarımla bir mekânda sohbet ederken bu konuyu açtım. Çok yakın bir arkadaşım da aranmış iki saat sipariş etmiş. Bir başkası da bir… Beni arayan o Bayan, ‘Filan Hanım’ ise eğer, tam 1996 yılından, yıllardır aynı teraneler ve duygu sömürüsü ile insanları soymaya ve istismar etmeye devam ediyor. İnternette bir sörf yapıp, google’da bir araştırayım dedim. İlginçliklerle karşılaştım.



Bakın kendisiyle ilgili yazılmış yazılardan sadece üçü aşağıda:



Eski bir film yıldızı. Bugün kör olduğunu söyleyerek beni aradı, bağış istedi. (timsah48, 16.11.2006) Adını internette aratınca "görmeyen gözlerinin ameliyatı için yardım edenler" değil, "başka şeylerin" linkleri çıkıyor... (sleepy99, 26.10.2009). İki gözünü kaybettikten sonra setlerde iş bulamayan Filan Hanım’ın şimdilerde tek geçim kaynağı bir ajansın ‘Bilmem Ne Saatleri’ adı altında sattığı saatler…



Bu, yeni ve modern bir pazarlama tekniği midir? Siz olsanız ne dersiniz ve ne yaparsınız? Şüphelenir misiniz? Saat alır mısınız? Ben işin içinden çıkamadım da…





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 13
Dün Tekil 767
Bugün Tekil 229
Toplam Tekil 1637290
IP 54.161.130.145






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































5 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Üstümüze kılıç çekilmedikçe, ülkemize girilmedikçe, teb'ama cefa edilmedikçe Bizden kimseye zarar gelmez. (Fatih Sultan MEHMET)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.098 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu