ADAYLIK VESVESELERİ - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









ADAYLIK VESVESELERİ - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK
Tarih: 18.03.2011 > Kaç kez okundu? 2153

Paylaş






* Aday olma/yapılma umudu % sıfır ihtimal olan milletvekillerinin bazıları ‘artık aday olmayacağım’ diyorlarmış. Ancak, bu zatlar, aday olmayacaklarını geçtiğimiz gün açıklayan 20 milletvekili içinde yokmuş. Niyetler halis… Allah’tan ümitlerini de hiç kesmiyorlarmış…



* Halen muhalefetteki BEYAS Parti milletvekillerinden olup, kendilerinin dahi adaylığı garanti olmadığı halde, Dimyat ve Hanya milletvekillerinden bazıları, kendilerini öyle güçlü ve yetkili görüyorlarmış, etraflarına öyle hava basıyorlarmış ki halen vekili bulundukları illerin milletvekili adaylarını dahi onlar belirliyorlarmış… Zikredilen vekillerimiz galiba müstakbel Başbakan’ın ve Parti yetkili organlarının yetkilerini daha şimdiden, ele geçirmiş görünüyorlar. Oh ne âlâ memleket… Doğru veya yanlış… Vebali nakledenlerin…



* Türkiye’nin merkezinde, çok önemli ve çok sayıda kuruluşlarında yönetim kurulu üyeliği, başkanlık, üyelik ve genel müdür yardımcılığı, müsteşarlık ve danışmanlık gibi pozisyonda bulunan bazı memleket çocukları zatı muhteremler oralarda çok başarılı oldukları için ‘Vatana ve Millete Hizmet İçin’ Milletvekili adaylığına soyunmuşlar.



* Her dönem milletvekili adaylığı için başvuran, ancak aday yapılmayan çok sayıda aday adayı, tekrar ortaya çıkmış… Yenilen pehlivanlar yenilmeye doymazlarmış… Yenilmek onlarda bağışıklık ve alışkanlık yapmış… “Ne olur ne olmaz, belki de bu sefer oltaya bir balık takılır” derlermiş. Umut fakirin ekmeğidir derler, Allah’tan ümit kesilmez ki…



* Bir kasabada ikamet eden 6 kardeş, her seçim döneminde ayrı ayrı, farklı ve bir birlerine ideolojik olarak zıt görünen partilerden aday olup, her dönem, aile boyu iktidarda kalıyorlarmış. Görünürde iktidarın değişmesinin onlar için hiçbir önemi yokmuş. Gemileri hep karada yürüyormuş. Bakın etrafınıza Ben tanıyamadım (!) ama belki de bu 6 kardeşi sizler çok iyi tanıyacaksınız…



* En çok aday adayı başvuruları, İktidar Partisi’ne yapılmış… Ya nereye yapılacaktı? İstikbal vaat etmeyen partilere mi olacaktı yöneliş? Çok kalifiye, bilgili, inançlı ve hizmet aşkı ile yanan adaylar elbette ki ‘iktidara gelecek parti’ye yönelecekler… Yoksa bilgi birikimlerini milletin hizmetine nasıl sunacaklar? İktidar partisinden olmadan hizmet de edilemez ki…



* Yıllar yılı ‘doğduğu’ memlekete uğramayan, oradaki akrabalarının dost ve arkadaşları ile diğer insanların ne durumda olduklarının farkında olmayan bazı hemşehri ve vatanseverler, milletvekili aday adayı olmak için ‘çok sevdikleri’ memleketlerine (vatanlarına) dönüp, ‘hizmet etmek aşkı ve amacıyla’, aday adaylığı başvurusu yapıyorlarmış. Hayırlara vesile olur inşallah…



* Milletvekilliği için resmi görevlerinden istifa eden bazı aday adayları, “istifa saatinden tam ‘yarım saat önce’ beni Başkent’ten aradılar. Ben de onları kıramadım” diyorlarmış… Hayret! Başkent’tekiler neden daha önce aramazlar da son yarım saat içinde arayıp garibanları şaşkına çevirirler ve şoka sokarlar? Böyle sürprizler dostlar başına… Allah, herkese böyle telefon eden dostlar nasip etsin.



* Bazı aday adayları, “aslında benim adaylık için hiç niyetim yoktu. Hatta aklımdan bile geçmiyordu ama kıramadığım bazı dostlar, muhakkak ama muhakkak aday adayı olmamı istediler. Bilgi birikimimden ülkemin istifade etmesini arzu ediyorlarmış. Bilinir ki ‘görev istenmez verilir’. “Bana da böyle davranıldığı için mecburen aday oldum” diyorlarmış.



* Bazı aday adayları, aday gösterilmeyeceklerini yüzde yüz (%100) biliyorlarmış ama yine de başvuruda bulunuyorlarmış. Kendilerine neden böyle davrandıkları sorulduğunda da “evet, aday yapmazlar ama başvurduğum parti iktidar olursa her halde yaptığım fedakârlığın (!) karşılığını da verirler… Şey değiller ya…” diyorlarmış.



* Bazı aday adayları, aday olmalarını, “yıllardır titizlikle takip ediyorum, şu garip ilimizde adam gibi bir milletvekili seçemedik ve seçtiremedik. İlimiz hiçbir imkândan faydalanamadı. Bari benim gibi bir Vekil çıksın da ‘adamı’ ve milletin ‘vekilini’ görsün, benim halkım” diyormuş.



* Bazı aday adayları, “dostlar düğünde bayramda görsünler” diye aday adayı oluyorlarmış. Aslında gerçek niyetleri, siyaset dünyasına bir çeşnilik olsun diye yola çıkmakmış. Yoksa ‘Vekil Olmak’ onların nesine gerekmiş ki… Ama bazıları bu masum teşebbüsü kötüye yorup, suizan ediyorlar ve ileri geri konuşuyorlarmış.



* Sivil toplum kuruluşlarından, özellikle TSKM Odaları gibi kuruluşlarından başvuran bazı aday adaylarına göre, sivil toplum kuruluşlarının ileri gelen temsilcilerinin milletvekili olmaları şartmış… Çünkü ülkenin sanayi ve ticaretle ilgili tüm problemlerini, bunlar bizzat yaşadıkları için, karşılaşılan problemleri de engelleri de en iyi onlar biliyorlarmış ve çözüm getirme, problem çözmede de onların bizzat meselenin içinde olmaları gerekiyormuş. Bunlar yeteri kadar varlıklı oldukları için, malları ve mülkleri ve dahi paraları da olduğu için vekil olduklarında, iş takibi, komisyon ve ihalelere aracılık gibi kamuoyunda sıklıkla dile getirilen dedikodulardan uzak olurlarmış… Kim bilir belki de doğrudur.



* Üniversitede görev yapan akademisyenlerin de milletvekili aday adayı olmaları için yeteri kadar gerekçeleri varmış. Ne de olsa ülkede çığ gibi büyüyen ve siyasi iktidarların bir türlü çözemedikleri genelde eğitim sorunları ve özelde yüksek öğretimin problemlerinin siyaset aracılığı ile çözülmesinde, problemi bizzat yaşadıkları için parlamentoda olmaları muhakkak ama muhakkak gerekiyormuş. Ne de olsa istifa ederek ayrıldıkları üniversitelerin problemlerini kısmen çözdükleri için yeterli tecrübeleri varmış…



* Bazı aday adayları, aday gösterilip seçildiklerinde, gerçekten ‘vekillik’ yapacaklarmış. İddiaya göre, bazı geçmiş-sabık ve sakıt milletvekillerinin yaptığı gibi, ‘vekil’ olduklarını unutmayıp kendilerini ‘asil’ saymayacaklarmış. Yani kendileri hiçbir zaman millet değil, milletin vekilleri olarak göreceklermiş. Vebali söyleyenlerin…



* Ortalıkta aday adaylıklarının tartışıldığı her ortamda anlatılan bir rivayete göre, milletvekilliği için çeşitli partilere aday adaylığı için müracaat eden aday adaylarının bir kısmı, toplumda ‘aykırı tipler’ olarak bilinen, ‘marjinal davranış sahipleri’ olarak tanınan, kendilerini toplum içinde bir ‘varlık olarak bulunduklarını topluma gösterme arzusunda’ olan, ‘siz beni adam yerine koymasanız bile ben de varım diyen’, ‘beni adam yerine koymayanlar bakın ben de aday adayı oldum! ‘Başka bir şey olmasam da bu bana yeter’ diyen tiplermiş. Ben böyle diyen birini görmedim ama vebali bunu anlatanların…



* Bazı sendika yöneticileri, hükümetle yaptıkları sendikal görüşmelerde işçilerin lehine bir gelişme elde edemeyince yani hükümet güçlü çıkınca, taktik değiştirmişler... Şimdi klâsik savaş taktiğini uyguluyorlarmış… Yani, ‘kale’yi içten fethetmek için iktidar partisinden milletvekili aday adayı olmaya karar vermişler. İyi de etmişler… Kale dıştan fethedilemezse onu içen fethetmek en akıllıca yoldur. Bravo… Çok ileri görüşlü ve zekidir benim memleketimin insanı…



* Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Türk Standartları Enstitüsü (TSE) ile ortak bir seçim projesi hazırlamışlar. Önümüzdeki seçimlere katılmak isteyen aday adayları, Kazakistan Cumhurbaşkanlığı seçiminde uygulanan, adayların Kazakça dilini adam gibi bilme mecburiyeti gibi, önce Türk Dili’nden imtihanı tabi tutulacaklar, sonra ıslık çalma katiyetleri’nin olup olmadığının testi yapılacak, kısa ve uzun boylular, kel-dazlak, sıska, şişko ve çok iyi yarı olanlar, bu özellikleri sebebiyle adaylıklarını tipten kaybedecekler ve aday olamayacaklarmış… Bu konuda YSK, esasları belirleyecek; TSE de ÖSSS ile işbirliği içinde imtihanları yapacak ve standartları kontrol edecekmiş. Doğru veya yanlış… Vebali bunları ortaya sürenlerin…



* Yukarıda verilen bilgiler ışığında YSK ve TSE’den bir kural daha geliyormuş... Tribünden gol atamayanlar hiçbir şekilde aday yapılmayacakmış. Bunun kontrolünü ÖSSS yapacakmış… Yeni uygulamaya göre adayların etnik yapıları ve kökenleri de incelenecekmiş… Kimin ne işine yarayacaksa? Belki de gözden kaçan bir Türk çıkar adaylar arasında… Belli olur mu hiç? Tedbirli olmak gerek…



* Milletvekilliği için aday adayı olup, ilgili partilerin her türdeki yetkililerine ulaşmaya çalışan, onlara etki edebileceği düşünülen her tür insana ulaşma gayret ve cehdinde olan bazı adaylar, aslında seçilme konusunda “ başkalarına değil sadece millete güveniyorlarmış” … Vebali söyleyenlerin…



* Milletvekili aday adaylığı için başvuran aday adayları için son bir standard daha belirlenmiş. Herkes bilir ki aday adayları, aday olarak belirlendikten sonra meydanlarda nutuk atacaklar… Partilerinin projelerini sergileyecekler. Bu sırada halkın nabzını da iyi tutmaları gerekiyormuş. Halkın üzüntülü hali görüldüğünde aday, onlarla birlikte hıçkıra hıçkıra ağlayabilmeli, diğer taraftan da istediği zamanda istediği anda ve ortamda kahkaha üstüne kahkana atabilmelidir. Ne de olsa üzüntüler paylaşılarak azalır, sevinçler de paylaşılarak artarmış… Ne güzel de söylemişler…



Az kaldı…

Bekleyin!



NOT:

Dikkat edilirse anlatılanlar hep ‘mişli’ ve ‘mışlı’ ifadeler. Dolayısıyla bu tür, yani ‘miş’ ve ‘mış’ ile anlatılanların hepsi hikâyedir, masaldır, fıkradır, fabldır, uydurmadır veya kendini bilmez birilerinin uydurduklarıdır. Sakın ola ki anlatılanların hiç birine inanmayasınız… Bunlar, güzel ülkemiz Türkiye, bir seçime daha hazırlanırken çeşni olması için anlatıldı.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 16
Dün Tekil 767
Bugün Tekil 594
Toplam Tekil 1637655
IP 54.205.150.215






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































5 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Üstümüze kılıç çekilmedikçe, ülkemize girilmedikçe, teb'ama cefa edilmedikçe Bizden kimseye zarar gelmez. (Fatih Sultan MEHMET)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.384 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu