Asya’nın Ortasında Bir Dağ Çiçeği, Abakan - Timur B. Davletov - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Asya’nın Ortasında Bir Dağ Çiçeği, Abakan - Timur B. Davletov
Tarih: 12.01.2009 > Kaç kez okundu? 3671

Paylaş


Asya kıtasının coğrafi olarak tam göbeğinde Hakas-Minsu (Bengü Su) havzası vardır. Bu havzanın en büyük yerleşim yeri de Abakan şehridir. Almanya’nın Hamburg şehriyle aynı enlemi paylaşan Abakan şehri, Abakan nehrinin Yenisey nehriyle birleştiği yerde bulunmaktadır.

İlk insan yerleşmesinin 300.000 bin yıl önce vuku bulduğu bilim araştırmacılarınca tespit edilen bu topraklarda şehir uygarlığının ilk ortaya çıkışı konusunda yürütülen bilimsel çalışmanın neticesinde Güney Sibirya’da şehir gibi yerleşim yerleri tarihinin çok eski dönemlere dayandığı gün ışığına çıkarılmıştır.

Etrafında birçok ırmak ve gölün bulunduğu Abakan şehri adını Abakan nehrinden almaktadır. Abakan sözcüğünün etimolojisi ve ortaya çıkışı konusunda ise çeşitli efsaneler vardır. Hakas Türkçe’sinde Ağban, Abağan, Abığan olarak söylenen Abakan sözcüğü “Aba + Kan”, yani “Ayı kanı” anlamına gelmektedir. Bir efsaneye göre Abakan’a adını veren kişi Öcen Bek bahadırdır. Daha önceden Ala Ört (Alaca Yangın) adıyla tanınan bu nehir kıyısına gelen Öcen Bek atıyla Uy dağı hizasında nehrin karşı tarafına atlamış ve nehrin adını Abakan olarak değiştirmiş. Tanınmış Rus bilim adamı V. Titov’a göre eskiden Alairt (yani, Ala Ört) adını taşıyan Abakan nehrinin adı, kıyısında yaşayan Aba Han (“Ayı Kan” ya da “Ayı kanı”) adlı bir bahadırın atıyla birlikte bu nehrin sularında boğulmasının anısına halk tarafından verilmiştir. Bir başka anlatıya göre Abakan nehrinin kıyılarında çok fazla ayı yaşarmış, nehir adını bundan almış. Yine bir efsaneye göre çok eski zamanlarda Hakas topraklarında dev bir ayının ortaya çıktığı söylenir. Bu ayı köylere saldırır, insanlar ve mallarına zarar verir, çevredeki sakinlere korku salarmış. Bir zaman sonra bir köyde genç bir alp yiğit yetişir. İşte bu bahadır bu dev ayıyla kapışmak üzere bir gün yola çıkar. Bulduğunda da ayıyla kapışmaya başlar. Uzun süren bu mücadelenin sonucunda artık yorgunluktan dayanamayan ayı geri adım atar ve alp yiğitten kaçar. Genç bahadır da peşinden izini sürmeye düşer ve birkaç günlük yoldan sonra bir gece yaralı ayının korkunç kükremesini duyar. Hemen sesin geldiği yere koşan alp ayının etrafındaki kayaları parçalamış, ağaçları da köküyle koparmış olduğunu görür. Sabahın ilk ışığıyla genç alp yiğit dağlık ormanın içinde dev bir dağa dönüşen ayının ölü bedenini bulur. Bu dağdan güçlü bir derenin çıktığını öğrenir, alp yiğit. Dağdan geniş vadilere inen bu dere buralarda bir nehre dönüşürmüş. Bu nehre o bölgede yaşayan insanlar “ayı kanı” anlamına gelen Abakan adını vermişler. Gerçekten de Küçük ve Büyük Abakan ırmaklarının ayrışma noktasında yatan ayıyı andıran kayaların olduğu ve suların bu kayaların altından çıktığı araştırmacılar tarafından çoktan tespit edilmiştir.

Konuyla doğrudan ilgisi olmasa da son yıllarda Rusya’da geliştirilen bir otomatik silaha da “Abakan” adının verilmiş, bu ise Abakanlıların ilk önce tepkisini çekmesine karşın silahın adı olarak kalmış olduğu belirtilebilir.

Kimi araştırmacıların Abakan’ın kuruluşunu Hun dönemine dayandırır. Bununla birlikte Abakan’ın kuruluşunun Hakas Türklerinin topraklarına batıdan Rusların gelmesi ve 1675 yılında dünyanın en büyük dördüncü nehri olan Yenisey (Ana Çayı)’in sol kolu olan Abakan nehrinin kıyısında bir kale kurmasıyla birlikte gerçekleştiğini ileri süren görüşler de vardır. Hakas Cumhuriyeti Parlamentosu Sanayi Komitesi Başkanı V. Torosov’a göre şehir sınırları dahilinde yapılan arkeolojik kazıların neticesinde Abakan’ın yaşının 1200 ile 1500 yıl arasında değişebileceği söylenebilir. Şayet başlangıç noktası Hun döneminden başlatılırsa bu durumda Abakan’ın yaşı 2100 yıl civarında olabilir. Buna karşı Rusların dönemini temel alanlar Abakan’ın yaşının bu yıl 331 olduğunu savunmaktadır. Aslında yalnızca tarihlerin değil, aynı zamanda farklı siyasi görüşlerin temsil edildiği bu kuruluş tarihi etrafında süren tartışmalar özellikle 1980’lerin sonunda alevlenmiştir. Bu nedenle her yıl Ağustos ayının üçüncü cumartesi gününde Abakanlılar ve şehrin konuklarının katılımıyla sabahtan gece yarısına dek süren çeşitli etkinliklerle kutlanan “Şehir Günü” bayramlarında ilk önce şehrin kuruluş tarihi 1675’ten itibaren sayılmıştı, ardından ise toplumda yaşayan faklı halkların arasında uzlaşmayı sağlamak amacıyla Abakan’ın Hakas Özerk Bölgesinin başkenti olarak resmen ilan edildiği 1931 yılı temel alınmış, şehrin yaşı da bu yıla göre hesaplanmaya başlanmıştır.

Sovyetler döneminde sanayileşmesi gerçekleştirilen Abakan’da 1960’larda demir yolları için vagon ve konteynerler fabrikası kurulmuş, tiyatro binaları dahil olmak üzere sosyal ve kültürel alt yapı çalışmaları gerçekleştirilmiştir.

Rusya Federasyonu başkenti Moskova’dan 4054 km, Vladivostok’tan 5422 km ve Soçi’den 4967 km uzakta kalan ve toplam yüzölçümü 113 kilometre kare civarında olan Abakan, günümüzde Hakas Cumhuriyeti’nin başkentidir. Toplam nüfusu 180 bin civarında olan bu şehirde oldukça gelişmiş sosyo-kültürel ve eğitim alt yapısı var. Abakan’da başta Hakas Türklerinden tanınmış Türkolog ve Halkbilimcisi Prof. Nikolay Katanov (1862-1922)’un adını taşıyan Hakas Devlet Üniversitesi ve Hakas Devlet Tenlik Üniversitesi olmak üzere çok sayıda meslek yüksek okulu ve Rusya’daki diğer üniversitelerin şubeleri, üç televizyon şirketi, dört radyo şirketi, otuz civarında gazete ve dergi, üç Rus Ortodoks Hıristiyanlığına bağlı kilise, yirmi dört orta derece eğitim lise ve okul, otuz kreş, birkaç kütüphane, üç stadyum, müze, dört devlet tiyatrosu ve filarmoni faaliyet göstermektedir. Toplam 180 civarında sokağın bulunduğu Abakan’da birçok park ve meydan bulunmaktadır. Bunun dışında Abakan’da başta Moskova olmak üzere Rusya dahili ve Çin başta olmak üzere Rusya harici ülkelerle hava ulaşımı sağlayan uluslar arası statüye sahip Abakan Havalimanı çalışmaktadır.

Dinler arası hoşgörü ve diyalog süreci çerçevesinde Şamanlık, Hıristiyanlık ve İslam inancına mensup kişilerin yaşadığı Abakan şehrinde çok sayıda kilise faaliyet göstermektedir. 2007 yılında da bir caminin inşa edilmesi planlanmaktadır. Şehrin birkaç yerinde şehir mimarisini Hakas Türklerinin geleneksel dünya görüşü olan Kamlık inancını yansıtan dikili taş kompleksleri tamamlamakta ve bu Abakan’a diğer şehirlerden farklı kılan özgün bir hava katmaktadır. 1960’lı yıllarda düzenlenen ağaçlandırma kampanyaları sayesinde günümüzde Abakan, yeşilliğin içinde kaybolan bir şehir görünümünü arz etmektedir.

Nüfusu genç olan bu şehir çok hızlı bir biçimde gelişmekte, yalnızca Hakas Cumhuriyeti’nin değil, komşu bölgelerin içerisinde de en önemli kültür, eğitim, bilim ve teknoloji merkezi halini almaktadır. Büyüyen Abakan, giderek daha çok cazip bir yerleşim yeri haline gelmekte, başta komşu bölgeler olmak üzere ve Orta Asya ile Uzak Doğu ülkelerinden de göç almaktadır.

1930’lu yıllarda kısa bir süreliğine adı Hakassk olan, yine aynı dönemde tarihinin en karanlık günlerini yaşayan ve 1960’li yılların sonunda sel baskınına maruz kalan, ancak buna rağmen ayakta kalmayı başarabilen Abakan günümüzde huzur ve barış içerisinde geleceğe doğru uzanan yolda emin bir biçimde ilerlemektedir.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 15
Dün Tekil 880
Bugün Tekil 708
Toplam Tekil 1641943
IP 50.16.17.16






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































10 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Yüksel Türk; senin için Yüksekliğin Hududu Yoktur. (Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.002 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu