Konuk Yazar Cahit YARGICI - Prof. Dr. İsa KAYACAN - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Konuk Yazar Cahit YARGICI - Prof. Dr. İsa KAYACAN
Tarih: 10.03.2011 > Kaç kez okundu? 2174

Paylaş


KONUK YAZAR:







Cümlelere sığmayan insan, İsa Kayacan



“Guinness Rekorlar Kitabı’na” girmelidir..







Cahit YARGICI, Şair-yazar







İsa Kayacan’ın Çalışmalarını Araştırma Ve Değerlendirme



Komisyonu Başkanlığı’na



Sayın Prof. Dr. Gazeteci yazar İsa KAYACAN BURDUR/Tefenni-Ece köyünde 20 Eylül-1943 tarihinde doğmuş, çetin yaşam koşullarıyla boğuşarak, hiçbir zaman da özünden uzaklaşmadan uzun-ince yaşam yolunda, kalem kalem, dize dize bu güne gelmiş, geçtiği yolları eserleriyle aydınlatmış ve aydınlatmaya devam ediyor.



İsa KAYACAN’ın Basın Hayatına atıldığı ilk günden bu güne kadar çalışmalarını, eserlerini, yaptığı görevleri ve bu görevleri yaparken gösterdiği insanüstü çabayı görebiliyor ve önünde saygı ile eğiliyorum.



O’nun yaptığı çalışmalar, oluşturduğu eserler, aldığı ödüller bile rekorlar kitabına girmeye yeter. Bir de bu çalışmaların sosyal boyutları, ulaştığı kitleler irdelenecek olursa araştırmaya bile gerek kalmaz.



İsa KAYACAN “Guinness Rekorlar kitabı”na girmelidir. Çünkü 42065 makale yazması, 3560 gazete ve dergide yazılarının yer alması, Türkiye de birden fazla gazetede günlük yazı yazması ve aynı gün ülke genelinde onlarca yazısının yayınlanması, edebiyatın her türünde 129 ayrı kitap oluşturup yayınlaması, Türkiye genelinde 2750 şairin, 11420 şiirine gazetelerdeki köşe ve sütunlarda yer vermesi, Azerbaycan çıkışlı 1674, Irak’taki Türkmenler için 805 makale yazıp yayınlaması ve oralardaki araştırma ve yazıları nedeniyle de “Türk Dünyasının Korkmaz ve Yiğit askeri, Türk Dünyasına ışık saçan insan” olarak kabul edilmesi, Azerbaycan’ın bağımsızlık sonrası varoluş kavgasına yazılarıyla destek verip “Hiç kimse bize İsa KAYACAN kadar yazı yazıp yayınlamadı”dedirtecek çalışmalar yapması, bu güne kadar nerede ne yazmışsa usanmadan, cilt düzenlemesiyle muhafaza etmesi, kendi istatistiğini gün gün tutması, kendi köyünde oluşturduğu kütüphanede, kendi çabalarıyla kitap sayısını 8150’ye ulaştırması, ayrıca başka il ve ilçelerin kütüphanelerine binlerce kitap temin edip bağışta bulunması nedeniyle “Guinness Rekorlar Kitap”na girmelidir.



İsa KAYACAN, yazın hayatına başladığı ilk günden başlayarak verdiği hizmetler nedeniyle günümüze kadar yerel basının duayeni, ağabeyi olarak kabul edilip uçsuz bucaksız bir basın ağının usanmaz, yorulmaz bir neferi olması yeni şair ve yazarlara el verip , destek verip yazılarını, yazarının bile aklına gelmeyecek yerel basının en uçsuz bucaksız yerlerine ulaştırması ve eserinin yayınlandığı yerel gazeteyi yazarına , hiçbir şey beklemeden “Senin eserini gerekli yerlere ulaştırdım” dercesine yazısının çıktığı gazeteyi yazarının adresine kendi el yazısıyla gönderme inceliğini, yüceliğini göstermesi nedeniyle rekorlar kitabına girmelidir.



Ayrıca bütün bu işleri yaparken de çeşitli Devlet Dairelerinde çalışması, çalıştığı her kurumdan da üstün başarılarından ötürü, hangi işte olursa olsun ödüllendirilmesi, hem edebiyat-sanat, hem gazetecilik hem de sosyal alanlarda yüzlerce ödül, yüzlerce plaket alması nedeniyle rekorlar kitabına girmelidir.



İsa KAYACAN’ın yaptığı tüm çalışmalarında Anadolu insanının gözü kulağı, yüreği olması, insanın aklına gelen-gelmeyen tüm konularda yazmış, aydınlatmış, örnek olmuş, bilgi vermiş, hem şimdiye hem de gelecek kuşaklara her bakımdan (eserleriyle, kişiliğiyle) tek başına bir zenginlik olduğu için rekorlar kitabına girmelidir.



Yaptığı bütün işlerde en doğru, en ilkeli, en cömert, en gönülden, en verici olması, insanüstü çalışma azmi ve gayret timsali olması, duruşu, insanlığı, vericiliği, koruyuculuğu, yüreklendiriliciliği, birleştiriciliği, önderliği, alçak gönüllülüğü ve daha sayamadığım pek çok erdemleri olduğu için rekorlar kitabına girmelidir.



Bir insanın sağlığında hak ettiği yeri görmesi ve o değerin yaşanmasını istediğimiz için rekorlar kitabına girmelidir.



Aslında Saygıdeğer Hocam İsa KAYACAN, bütün sevenlerinin kalbinde en büyük rekoru kırmıştır. (04 Mart 2011)



Yazımı, o dev insan İsa KAYACAN için Temmuz-2010 da yazdığım bir şiirimle bitirmek istiyorum.







ANLATAMAM (Cahit YARGICI 17 Temmuz 2010)



Seni anlatmaya yetmez ki



Mısralar,



Sözler,



Sayfalar.



Sen artık kitaplardan taşmışsın.



Dağları, taşları,



Ovaları, yamaçları



Denizleri geçmişsin.



Sen yeryüzünün



Karacaoğlan’ı, Pirsultan’ı,



Aşık Kerem’i, Aşık Veysel’i



Mevlana’sı olmuşsun.



Yunus gibi gönülleri gezersin.



Her ülkede bir gül bahçen,



Bir gönül tahtın var…



Ben, seni anlatamam,



Tereciye, tere satamam.































































































KONUK YAZAR:







SARIKAMIŞ DAĞLARINDA ÜŞÜRÜM







Cahit YARGICI



Saygıdeğer okuyucularım;



Bu yazımla sizlerle bir öykümü ve öyküye konu olan bir ağıtımı paylaşmak istiyorum. Bu öykü rahmetli dedemin bana çocukluğumda ağlayarak anlattığı bir öyküdür.



İstiklal Savaşı gazisi Velikadıoğlu Eyüp Yargıcı(Çavuş) rahmetli dedem;beş erkek kardeş olduklarını, büyük kardeşleri Şuayip, Kahraman ve Mehmet’in 1914 yılında Osmanlı- Rus savaşı için silah altına alındıklarını, bir daha onlardan hiçbir haber alamadıklarını,ve onların Sarıkamış dağlarında, Allahüekber dağlarında donarak öldüklerini bu yüzden savaştan geri dönmeyen ağabeylerinin adlarını çocuklarına verdiklerini ağlayarak anlatırdı.



Büyük amcam büyük oğluna Şuayip, küçük oğluna Kahraman adını, dedem ise babama savaşta ölen kardeşinin adı olan Mehmet adını vermiştir. Rahmetli dedem, “soğuk kış günlerinde bu savaş için alınıp bir daha dönmeyen ağabeylerim aklıma gelir, içimde onların acısını yaşarım” der ve anlatırken ağlardı.



Dedemin bana çocukluk yıllarında anlattığı bu öykü, o günden sonra benim de çocuk yüreğimi acıtmıştır. Yaşamım süresince bütün soğuk kış günlerinde bu acı, içimde hep vardır. İçimde her yıl yenilenen bu acı, onların anısına sizlerle paylaşacağım aşağıdaki ağıtımı oluşturmuştur.



Allah bu vatan toprakları için canlarını feda eden bütün vatan evlatlarına RAHMET eylesin.



SARIKAMIŞ DAĞLARINDA ÜŞÜRÜM.



Ahh Sarıkamış dağları ahh.



Ahh Allahüekber dağları ahh.



Acılar vardır içimde yığın yığın…



Adlarınızı duyduğumda



Üşür üşür, donarım.



Yüreğimde dinmeyen bir ateşle



Yanar da yanarım.



Atalarımın acı çığlıklarını



Soğukta duyar,



Ağlar da ağlarım.



Ahh karlı dağlar ahh!



Eksilmez dondurucu ayazlarınız.



Sıcak çorba görmeyen mideler,



Korunmasız yağız bedenler,



Donmuş çarıksız ayaklar,



Sefaletin en ağırını çekenler,



Şuayipler, kahramanlar, Mehmetler…



Sizin acınızı çeker ağlarım.



Yıl 1914…



Osmanlı-Rus Savaşı başladı.



Velikadıoğlu Süleyman Ağa’nın



Beş erkek evladı vardı.



Şuayip’i, Kahraman’ı, Mehmet’i



Yiğit aslandı.



Bu üç yiğit, Vatan için



Çarpışmaya adaydı.



Onlar gençliklerinin en güzel çağında,



Bu savaş için alındılar.



Yavukluyu, güzeli hiç tanımadılar.



Gençliğin baharındaydılar.



Onların iki savaşı vardı.



Biri, dondurucu soğuklara karşı,



Diğeri, vatan topraklarını işgal eden



Düşmana karşı.



Dondurucu soğuklarda, savaşı kaybettiler.



Karların içinde, donmuş gencecik bedenler,



Karların altında, boynu bükük kardelenler…



Sarıkamış dağlarına karlar yağar,



Ben üşürüm.



Allahüekber dağlarında karlar donar,



Ben donarım.



Karlı dağlarda karlar eriyince,



Yüreğim erim erim erir.



Acılarla kavrulur yüreğim.



Evet onlar hiç dönmedi,



Onların hiçbirinin haberi de gelmedi.



Atam Süleyman Ağa ve ebem onların



Acısı ile eridi.



Kalan iki çocukları,



Eyüp ve Ali’ye sarıldılar.



Osmanlı zayıfladı.



Güzel yurdumu kahpe düşman sardı.



Ulu Önder Ata’mızın liderliğinde



Kurtuluş savaşı başladı.



Tek yürek oldu Anadolu.



Türk Ulusu düşmanı yurdundan kovdu.



Kurtuluş Savaşı’nın gazileri oldu,



Süleyman Ağa’nın Eyüp ve Ali’si



Karların altında donan kardeşlerinin



Adlarını, çocuklarının adlarında yaşattılar.



Süleyman Ağa’nın Ali’si; Şuayip,



Kahraman dedi çocuklarına.



Dedem ise; Mehmet demiş babama.



Şimdi isimleri babalarımızda yaşayan



Atalarımın,



Karların altında acı çığlıklarını



Duyarım.



Onların acılarını çeker,



Ağlar da ağlarım.



Allahüekber dağlarına karlar yağar,



Ben üşürüm.



Sarıkamış dağlarında karlar erir,



Yüreğim erir.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 13
Dün Tekil 828
Bugün Tekil 832
Toplam Tekil 1638721
IP 54.161.175.236






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































6 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Türk Devletinin yenilmez, zinde hayat gücü ve Türk Milletinin teminatı ve istikbali gençliktir.
(Alpaslan TÜRKEŞ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.716 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu