KADINLARIMIZ - Celal DURUOĞLU - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









KADINLARIMIZ - Celal DURUOĞLU
Tarih: 09.03.2011 > Kaç kez okundu? 1219

Paylaş






8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutladık. Ülkemize



baktığımızda görünüşte Kadın Hakları var ama kullanan ya da kullandıran var mı, işte



sorunun temeli bu.



Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Avrupa ülkelerinden önce



tanıdığı haklarla birinci sınıf insan olmaya adım atan Türk Kadını, maalesef geçen



zaman içinde verilen bu hakları tam olarak kullanamamaktadır. Bugün ülkenin



gündeminde “Töre Cinayetleri” varsa, bu ülke olarak kalkınmamışlık göstergemizin



üst düzeyde olduğunu göstermektedir. Türkiye “Demokrasinin ve Özgürlüklerin



kapsamını” tartışırken, Türk Kadının özgürlüklerinden niçin söz etmez? Şimdi kimi



okuyucularımızın “Kadın erkek için ayrı ayrı özgürlükler mi olur?” dediğini duyar



gibiyim. Erkeklerle kadınlar arasında özgürlükler anlamında da uçurumlar var



ülkemizde. Dünyada ileri ülkelerle karşılaştırıldığında “Kadın Kotası” koyan başka bir



örnek verebilir misiniz? Tabii Afrika ve Arap ülkeleri hariç!



Türkiye Büyük Millet Meclisi kadın haklarının kullanımında ne kadar



geri olduğumuzu en güzel örnekleyen yer olsa gerek. Düşünsenize partilerde “Kadın



Milletvekili” sayılarını. Sayıları bir parmağı geçmeyen kadın milletvekillerinin



oluşturduğu bir meclis, bu meclisten çıkan kararlar. Örnek mi istersiniz? Zinayı suç



olmaktan çıkaran meclis örneğini veririz sizlere. Özgürlükleri ve hakları kullanmak için



bilinçli olmak baş koşuldur. Bu gerçeği hiçbir zaman göz ardı edemeyiz. Bugün Türk



Kadının genel bir profilini çıkardığımız zaman durumun hiç de iç açıcı olmadığı açık ve



seçik. Televizyonların genel yayın esasları bile bilinç oluşturma üzerine değil, bilinçli



olmayı önleme yönelik.











Kadının ikinci sınıf olduğu bir toplumun kalkınamayacağı gerçeğini



görmemiz gerekmekte. Bugün Batıda yaşayan bir kadın ile Doğuda yaşayan bir kadını



karşılaştırdığınız da farkı hemen görürsünüz. Aslında bunu bölge kavramıyla değil de,



kırsal alan kavramıyla açıklamak sanki daha doğru. Çünkü büyük kentlerimizin



varoşlarında da benzer sorunlar yaşanmakta. Oradaki kadınlar ezilmekte, eve



mahkum edilmekte. Bu kadınlarımız bırakın özgürlüklerini yaşamayı, haklarını bile



kullanmakta güçlük çekmektedir. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınlara



bıraktığı hakları bile kullanmakta güçlük çeken kadınlarımıza gereken değeri



verememiş olmak, başta biz erkekleri ve devleti yönetenleri utandırmalı diye



düşünüyorum. Kadınlarımız yeterli bilince sahip olamadıkları için mevcut durumdan



kurtulamıyorlar. Toplum olarak kadınlarımız hep belli günlerde aklımıza gelmekte. O



günlerde de hep kadınlarımıza “Sen anasın, bacısın başımızın tacısın” demekten başka



ne yapıyoruz? Hiç…..!



Gelişmekte olan ülkelerde hak ve özgürlüklerin kullanımı hep



kısıtlıdır. Bu sorun çözülmemektedir. Çözmemek mevcut yönetimlerin her zaman işine



gelmektedir. Hak ve özgürlüklerin gerçek anlamıyla kullanıldığı ülkelerde, cinsiyet



ayrımcılığı ve kısıtlamalar olamayacağı açıktır. Bugün kendini ifade etmekte sıkıntı



çeken kadınlarımız ancak daha fazla demokrasi ile kendilerini geliştirebilir. Demokrasi



kavramının yaşamın her anına yaymak gerek. Sözüne ettiğimiz demokrasi “Aile içi



demokrasi” kavramıdır. Ailenin reisi erkektir, o ne derse olur mantığının yıkılması



gerektir. Ama bunun da yıkılması için kafaların içindeki “Erkek diktatörlüğünün” de



yıkılması önceliklidir. Toplumca “Faşizm, diktatörlük vb.” kavramlara karşı



olduğumuzu belirtip de, kadınlara karşı davranışlarda bunu göstermemiz, kafamızdaki



kavramlara ne kadar yabancı olduğumuzu göstermiyor mu sizce…!







Dünya Devletleri arasında “Kadın Hakları açısından” bu kadar ileri



görünüp de özünde bir o kadar da geri olan tek ülke biziz gibi geliyor bize. 12 Haziran



2011 tarihinde genel seçimler yapılacak. Şimdi izleyin komediyi…. Partiler “Kadın



Kotası” konusunda açıklamalar yapacak. A partisi % 25 Kadın Kotası koyduğunu ve



kadınlara nasıl sahip çıktığını anlatacak. B partisi de bizde kota yok deyip % 10 kadın



milletvekilinin başvurusunu alacak, bu kadar başvuru oldu diyecek. Sonuç ortaya



koskoca bir hiç çıkacak…..! Bir Allah’ın kulu çıkıp da “Ey cemaati müslimin kadın kotası



da nedir, siz hiç erkek kotası duydunuz mu da bunu yapıyorsunuz?” diye



sormayacak…



Yaklaşan seçimler öncesi siyasi partilerimize sesleniyoruz kadınlara



sahip çıkınız. Bırakınız boyalı sözleri, boyalı hareketleri. Bu toplumda kadın



eğitilmeden, bilinçlenmeden kalkınma olmaz. Kadın etkin olmadığı yerde “Çağdaşlık,



kalkınma” kavramlarından söz edilemez. Geleceğin evlatlarını yetiştiren kimler, iyi



düşünmek lazım, yoksa….. 08.03.2011 Saygılarımızla.









Özgür UĞUR



NOT : Bize ulaşmak isteyen dostlar ozgur.ugur2000@gmail.com adresine mail



atabilir. Düşünce ve önerilerinizi bekliyoruz. Sevgiyle kalın.





Yorumlar











Aktif Ziyaretçi 9
Dün Tekil 682
Bugün Tekil 94
Toplam Tekil 1136617
IP 54.161.191.254






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:























































29 Zi'l-Hicce 1435
Ekim 2014
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
TURAN-SAM

Sayfanızı Da Tanıtın


Köpeklerin dudakları değdi diye deniz kirlenmez.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007-2014 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.098 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu