SİYASET, NEYİ DEĞİŞTİRİYOR? - Nurullah AYDIN - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









SİYASET, NEYİ DEĞİŞTİRİYOR? - Nurullah AYDIN
Tarih: 15.02.2011 > Kaç kez okundu? 1900

Paylaş


Siyaset, Arapça bir kelime, esas anlamı at terbiyesi (seyis kelimesi de buradan geliyor), daha sonra ceza anlamında kullanılmıştır. Örneğin siyaset-i amme, kamusal güvenlik ve düzen için alınan cezai tedbirler veya siyaset-i hassa, suçlulara verilen cezalar anlamındadır. Ek olarak, Osmanlıda bir de devlete mensup kişilere verilen idam cezasını ifade etmiştir. Padişah, idam ettireceği kişi için siyaset oluna derdi. Yani Osmanlı geçmişimizde siyaset, çok dar bir grup tarafından düzeni sağlamak için uygulanan cezalardan başka bir anlama gelmez. Siyasetin ibretlik olması da, halkın tamamen devredışı olduğunun göstergesidir.







Osmanlı, 18. yüzyılın sonundan itibaren batılılaşma sürecine girince, politika kelimesiyle karşılaşmış ve bu kavramı siyasetle karşılamıştır. Ama bu Batılı kavram çok farklı anlamlara sahiptir. Kökü ta Eski Yunan’a kadar giden bu kelime, özü itibariyle topluma ilişkin sorunların yurttaşlar tarafından çözülmesi demektir. Yani toplum gerekir, yurttaş gerekir ve yurttaşların bilinci gerekir. Oysa Osmanlı’da her şey padişahta bittiği için, bunların hiçbiri yoktur.







Cumhuriyetle birlikte, hatta günümüzde işler pek değişmedi. Siyaset/politika konusunda duyarsız ve bilgisiz bir kalabalık olmayı sürdürüyoruz. Siyaset; belli bir ereğe varmak ya da yurt işlerini yürütmek için tutulan ölçülü yol’ anlamına gelmekte.







Bu ülkede siyaset hâlâ politikanın anlam içeriğine ulaşamadı ve dar bir profesyonel grubun işi sanılıyor. Halka da bu dar grubun kararlarına maruz kalmak ve buna razı olmak düşüyor.







İktidar da muhalefet liderleri de; “siyaset yapmak isteyen yargı mensupları varsa, önce tarafsız ve adil olduklarını temsil eden cübbelerini çıkartmak zorundadırlar. Siyaset yaparken cübbe giyilmez diyorlar..



- Siyaset yapanlar, tarafsız ve adil değillerdir.



- Siyaset adil ve tarafsız değildir.



- Siyaset yapan din adamları da cübbelerini çıkartmak zorundadırlar. Demek ki onlara göre siyaset, bir azınlık tarafından sürdürülen ve müdahale edilmemesi gereken, taraflı ve gayri adil bir eylemdir.







Ama politika, bütün yurttaşların işidir, bir uzmanlık alanı değildir, hele bir meslek hiç değildir. Her yurttaşın, hava, su, gıda kadar gerekli bir ihtiyacıdır. Parlamentodakiler, kendilerine ait bir gücü değil, bize ait bir yetkiyi vekâleten kullanırlar. Ama vekillerin taraflı ve gayriadil olma olasılıklarının yüksekliği yüzünden, onları hukuka denetlettiririz ve hukuk da Türk Milleti adına karar verir. Ayrıca siyaset, yasama, yürütme ve yargıdan oluştuğu için, hukümetin (yürütme) ne kadar siyaset yapma hakkı varsa, yargının da o kadar vardır.







Seçilenler; kendilerini padişah zannederlerse, ki zannediyorlar, hukuka ihtiyaç daha da artar.







Yaşasın Cumhuriyet çöküyor diye içten içe sevinenler var.!



Bir kesime göre muhteşem bir dönüşüm yaşanıyor. Yeni bir ülke, yeni bir devlet, yeni bir cumhuriyet şekilleniyor. Olan bitene dair yandaşlarının yaptığı yorum bu:







Muhteşem olan ne? Tecavüzcüler, hırsızlar dışarıda aramızda...



Olan biten ne olarak sunuluyor: askeri vesayet kalkıyor, demokrasi yerleşiyor, sivilleşiyoruz. Yani rejim değişiyor!..







Elbette bu rejimin son derece sorunlu tarafları var. Ama şu anda el çırparak coşku çığlıkları atılan şey sahici bir değişim değil. Yapmaya çalışılan, parçası olunan kurgu ile yürümez.







Küçük değişikliklerle, zemini yeniden tanımlamadan ve tasnif etmeden yeni bir cumhuriyet inşa edemezsiniz. Bir anayasaya ihtiyaç var. İnsanlık tarihinde anayasasız cumhuriyet yok.







Eskinin bozuklarını; kullanarak, kotararak, ekleyerek ve bozarak yığınların zihin algısını yönetebilir ama sahici bir dönüşüm yaratılamaz.







Şu aşamada açık açık söylenmese de, el çırparak karşılanan yeni rejim esas olarak nedir? Halka açık açık bir anlatılmalı.



Halkının ezilmediği, horlanmadığı, öldürülmediği bir cumhuriyet olacak burası. Sözü kulağa ne de hoş geliyor. Olmalı, gerçekten de...Ama halktan, haklılıktan ve haktan bahsedenler bunlar olabilir mi?. Sicilleri kirli.







Bu cumhuriyeti eksikliklerden arındıracak olan da, yeni bir anayasa yazacak olan da gene bu millettir. Ama hep birliktedir, açıkça, mertçe. Gerçekten ihtiyaçsa bu zaten kendini dayatacaktır. Bu toprağa ait olmayan reçetelerle. ABD ile AB’ın dayatmalarıyla olmaz.







Devletin her biriminde kadrolaşma yaşanırken körleşen, ülke açıkça bir korku devleti haline gelirken işine geldiği için susan, herkes dinlenme, yargılanma korkusuyla yaşarken bundan utanmadan beslenenler, bu millete kalkıp 'ezilmekten, horlanmaktan' bahsedemez.







Günün Sözü: Elde ettiğine hemen sevinme sonra hayal kırıklığında yıkılırsın.











Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 16
Dün Tekil 828
Bugün Tekil 630
Toplam Tekil 1638519
IP 54.205.8.87






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































6 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Türk Devletinin yenilmez, zinde hayat gücü ve Türk Milletinin teminatı ve istikbali gençliktir.
(Alpaslan TÜRKEŞ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.192 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu