ADALETİN BU MU DÜNYA? - Vedat KUŞAKLI - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









ADALETİN BU MU DÜNYA? - Vedat KUŞAKLI
Tarih: 05.02.2011 > Kaç kez okundu? 1935

Paylaş






İçkiden, sigaradan, uyuşturucudan, kumardan, terörden, fuhuş bezirganlığından, kadına ve çocuklara şiddetten, çocuk istismarcılığından, çocukların ve genç kızların fuhuş ve organ mafyalarınca kaçırılmalarından nefret ettiğimi, tiksindiğimi her fırsatta ifade ediyorum ve etmeye devam edeceğim. Ancak duyduklarım, okuduklarım ve televizyonda izlediklerim beni şaşırtıyor. İçki satışları için 24 yaş zorunluluğu Türkiye’nin bir çok yerlerinde birer kadeh içilerek protesto edildi. En güzel protestoyu da Bartınlı gençler yaptı. Bartınlı gençlere kucak dolusu sevgiler ve saygılar iletiyorum. Bartın’ı bilirim. Oraya görev gereği birkaç defa gittim. Bartınlı gençler ‘’ Buraya içmeye değil, özgürlüğümüzü ifade etmeye geldik ! ‘’ dediler ve elerindeki içkileri yerlere döktüler. 18 yaşını doldurdu diye birkaç silah sahibi olabilsin ve ruhsatlarını alsın. Oto ehliyeti, uzak yol deniz kaptanlığı sertifikaları, pilot uçuş belgeleri, ev tapusu, araba ruhsatı, gemi armatörlüğü belgeleri almaya 18 yaşından itibaren hak kazansın. Evlenebilsin, boşanabilsin, hatta olur ya, yaşadığı ülkeyi, milleti, devleti sevmeyebilir, 18 yaşına gelince vatan değiştirebilsin. Ama söz konusu içki olunca ‘’ Dur bakalım, 24 yaşına gel hele ! ’’ denilsin. İnternet, televizyon, cep telefonları, bilgisayar ve atari oyunları çocuklarımızın gelişimlerini, olgunlaşmalarını, büyümelerini maalesef geciktiriyor. Buna katılıyorum. O zaman 27, hatta 30 yaşından gün almamış olanlar, hiçbir şey yapamasın, kabul mü ? Oy da kullanamasınlar, ehliyet, ruhsat, tapu, sertifika da alamasınlar ve dahi evlenemesinler. Bunu kabul etmezsiniz, çünkü silah ve araba satışları dibe vurur. Zenginler çocuklarına liseyi bitirdi diye ultra, mega, süper lüks ( nasıl yeni teknoloji terimlerini,Türkçe olmasalar da yerli yerinde kullandım mı ? ) cip alamazlar. Oğullarına üniversiteyi kazandı diye tüfek alamazlar. Çocukları evlendi diye Onlara yat, kat hediye edemezler. Bu da ülke ekonomisinin anasını ağlatır. Bezirganlar inim inim inler. Daha başka bir adalet anlayışından söz edeyim. İlk okula hademe, adliye binasına müstahdem alırken; savcılıktan iyi hal kağıdı istiyorsun. Adli vakasının olmaması gerektiğini şart koşuyorsun. Boy, bos, kilo şartları getiriyorsun. 50 şınav, 50 mekik, 40 barfiks çekemezse, 2000 metreyi belirli sürenin altında koşamazsa bu iş olmaz diyorsun. Yaş farkı koyuyorsun. Eyvallah ! Ama milletvekili adayları için hiçbir şart yok ! Hakkında hüküm varmış, suç dosyası varmış, hiç önemli değil. Hatta terör suçundan içeride yatan tutukluyu veya hükümlüyü , dışarı çıkartıyorsun ve milletvekili sıfatıyla ballı maaşla benim için cami, cem evi, kilise gibi kutsal bir kamu binasına ,TBMM binasına asil ve öncelikli, dokunulmaz aristokrat olarak buyur ediyorsun. Kanunları değiştirip, Avrupa Birliği standartlarına uyum sağlayacağım diye, domuz bağına vurup kadınları, kızları, çocukları, ihtiyarları din adına olduğunu iddia edip öldüren canileri dışarı bırakıyorsun ve bu caniler televizyonlarda sırıtarak ‘’ İslam’da pişmanlık yoktur ! ’’ diyebilecek gaflet sergiliyorlar, yine de uyanamıyorsun ! İslam’da pişmanlık yoksa eğer; Allah tövbe kapılarını her günahkar ve suçlu için niçin son nefesine kadar açık tutmuş ! Bence o canilerin din eğitimlerine ve psikolojik, psikiyatrik desteğe ihtiyaçları var. Bir başka adalet anlayışı söyleyeyim. Subaylar, astsubaylar, uzman erbaşlar 2 yılda bir periyodik muayeneden geçerler. Sağlık kontrollerini psikiyatri, nöroloji ve kan, idrar, akciğer filmi,kalp tomografisi muayeneleri dahil olmak üzere her şeyleri kontrol edilir. Hastalık bulunursa hemen tedavisine başlatılır ve görevini yapamayacak kadar hastaysa zorunlu istirahata gönderilir. Tedavisi mümkün değilse veya yıllarca sürecekse çürüğe ayrılır, yani malulen emekliye sevk edilir. Uzak yol deniz kaptanları aynı şekilde 2 yılda bir muayene edilir ve şeker, tansiyon gibi hastalığı olanlar için bu süre 1 yıldır. Pilotlar 6 ayda bir sağlık muayenelerinden geçirilir ve en küçük bir hastalık bulgusu tespit edilenler uçuştan men edilir. Bunları hepiniz biliyorsunuz. Bu da normaldir. Gemi, uçak, askeri kıtaları yönetiyorsa, bu insanlar sağlam olmalıdır. Devleti yönetenler, milleti temsil edenler için böyle bir şart niçin yok ? Böyle bir şart yok ama ballı maaş var, dokunulmazlık var, makam aracı var, makam şoförü var, tahsisli sekreter ve danışman var, en lüksünden yurt içi ve yurt dışı harcırahlarının tahsisi var, dişinden, tırnağına, saçından başına her türlü sağlık giderlerinin devletçe ödenmesi var, telefon ve İnternet faturalarının cepten değil, resmi kanallardan ödenmesi var ama hakkımızda karar verenler psikolojik, biyolojik, nörolojik olarak sağlıklı mı yoksa tedaviye mi ihtiyacı var, bunu bilmiyoruz ? Gençler 24 yaşında değilse aman içki satmayın onlara ! Bu mudur adalet, bu mudur hak ? Merak edenler için küçük bir not ilavem var. Herhangi bir siyasi partiye karşı değilim, karşısında da değilim. Türkiye’deki ve tüm dünyadaki siyasetlerin, adalet ve hak anlayışlarının, yönetim usullerinin tümünün çarpık, sakat, bozuk olduğuna inanıyorum ve hepsine karşıyım. Atatürk ilkelerinin ve inkılaplarının ve Atatürk’ün vatan, millet sevgisinin yanındayım. Din, iman konusunda da Kuran’dan gayrı tarikat, cemaat, imam tanımam. Ruhumdaki caminin, kıblenin de bilinen cami ve kıblelerden daha hayırlı olduğuna inanırım. Yine de caminin yolunu bilirim, kıbleye de dönmem sırtımı ve cem evi, kilise, sinagog varsa etrafımda; camiye gösterilen hürmetin aynısının gösterilmesini isterim. Bunları da yazdım ki, kimse caizdir, farzdır deyip beni domuz bağına vurup öldürmeye kalkışmasın. Ben de herkes gibi bir garip Allah kuluyum.







Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 15
Dün Tekil 825
Bugün Tekil 744
Toplam Tekil 1636275
IP 54.163.94.5






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































3 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ben sadece asil bir ailenin evladı olmakla değil, fakat asil bir milletin evladı olmakla gururluyum.
(ATİLLA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.692 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu